T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/237
KARAR NO : 2024/68
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 15/08/2017
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigor- talanan ve maliki davalı olup, dava dışı ... ... isimli kişinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine önce park halinde bulunan ... plakalı aracın sol dikiz aynasına çarptıktan sonra ... ... idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu, mo- tosiklet sürücüsü ... ...'un yaralandığını ve sakat kaldığını bu sebep ile ... ...'a ...-TL tazminat ödendiğini, hasar gören aracı içinde ...-TL öde- me yapıldığını, toplam ödenen miktarın ...-TL olduğunu , KTK 'nın 95 sigorta genel şartlarının B.4/b ve B.4/f maddeleri gereğince kazadan sonra olay yerini sigortalı araç sürücüsünün terk etmiş olması sebebi ile müvekkilinin yaptığı ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait araç sürücüsü ... ...'in kazanın meydana geldiği mahalli, bu mahallin özelliklerini göz önüne alarak kaza ma- hallinde kalması halinde can güvenliğinin olmayacağı kanaati ile kaza yerinden ayrıldığını, ancak hiç vakit kaybetmeksizin ... polis merkezine gittiğini bu sebep ile müvekkilinden davacı ... şirketinin ödediği tazminatı rücu edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ekindeki incelenen sigorta poliçesine göre ...-... tarihleri arasında ... plakalı davalının sahibi olduğu ... plakalı aracın teminat altına alındığı, kaza tutanağı incelendiğinde ... plakalı araç sürücüsünün kaza meydana geldikten sonra, kaza yerinden firar ettiğinin yazıldığı, kazada yaralanan ... ...'un ifadesinde davalı araç sürücüsünün kendi şeridine geçerek kendisine çarptığını beyan ettiği aracının dikiz aynasına çarpılan ... ... ise davalı araç sürücüsünün moto- siklete çarptıktan sonra sola manevra yaparak olay yerinden kaçtığını kazadan sonra moto- siklet sürücüsünün kalkamadığını belirttiği görülmüştür. Yine kaza ve ifade tutanaklarına göre kaza olay günü saat ... sıralarında meydana gelmiş araç sürücüsü ... ... aynı tarihli tutanağa göre saat ... sıralarında kazadan sonra karakola gelmiş, karakoldaki ifadesinde kazadan sonra kendisinin araçtan inmediği, sol taraftan manevra yapıp kaza yerin- den kaçtığı bundaki amacının kaza yerine toplanan insanların kendisine zarar verebilecekleri olduğu aracı ile kaçtıktan sonra aracını tamirci önüne bırakıp karakola geldiğini beyan ettiği mahkemedeki ifadesinde ise; alkollü olmadığını, ehliyetli olmadığını beyan ettiği yine kalabalık toplandığını ve korkup kaçtığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ... Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile, "Davanın kabulü ile, ...-TL rücuen tazminat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verildiği, davalı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine dosyayı istinaf yolu ile inceleyen Antalya BAM ... Hukuk Daire'sinin ... Tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile " davalının maliki olduğu ve davacının ZMMS ile sigortaladığı ... plakalı aracın dava dışı ... ...'in kullanımında iken ... tarihinde saat ... sıralarında Antalya ... Mah. ... nolu sokakta seyir halindeyken kazaya karıştığı ve kaza sonucunda olay yerini terk ettiği, davalı tarafın ise olay yeri terk sebebinin, kazadan sonra olay yerine kalabalığın toplanması ve kendisine zarar verilebileceği şüphesiyle can güvenliğinin bulunmaması nedenine dayalı olduğu ileri sürülmüştür. Davalı taraf, aynı gün karakola gitmiş ve saat ...'da ifade vermiştir. Kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü davacı ... şirketinde bulunsa da, somut olayın özellikleri, olayın meydana geldiği yer ve saat, olayın oluş şekli, olay yerini terk eden sürücünün yaralandığını iddia etmemesi gibi durumlarda kazadan sonra can güvenliğinin bulunmadığı gerekçesiyle olay yerini haklı nedenle terk ettiği yönündeki ispat yükünün davalı sigortalıya geçtiğinin kabulü gerekir. (Y 4. HD 2022/8658 Esas 2022/10533 Karar sayılı ilamı) davalının bu yöndeki delilleri de toplanarak ve rücu sebebi olarak ayrıca ZMMS 4/b maddesine dayanıldığı da görülmekle, bu yönde gerekli araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." şeklinde kaldırılmasına karar verilerek mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Antalya BAM ... Hukuk Daire'sinin kaldırıma kararı doğrultusunda, mahkememizce kaldırma tensip zaptı düzenlenip taraflara BAM ilanı ile birlikte kaldırma tensip zaptı tebliğ edilmiştir. Davalı vekili tanıklarını bildirmiş, tanıklar dinlenmiştir.
Tanık ... ... duruşmada ki beyanında:" Ben olay günü arkadaşım olan ... ... ile kiralık ev bakmak için oraya gitmiştik. Normalde her ikimizde o semtte oturmuyoruz. Kazanın meydana geldiği yerin mahallesini bilmiyorum. Ancak ... ... vardı oradan içeri doğru yer alan sokakta meydana gelmişti. Kalabalık görünce kaza olduğunu fark ettik. Beraber kaza anının olduğu yere gittiğimizde kalabalığın toplandığını gördük yardım edebileceğimiz düşünerek gittik. Daha öncesinde arkadaşımız olan ... ... aracın içerisinde idi. Kazayı yapan o idi. Kendisi şokta idi. Kalabalık da artmaya başlamıştı. Mahalle olarak bilmediğim ancak ... diye bilinen bölgeye yakın bir yer idi. ...'i olay yerinden giderek ... gitmesini söyledik. Olay yeri tehlikeli olmaya başlamıştı. Biz bu şekilde görüştükten sonra olay yerinden ayrıldık. ... bizi aradı, karakola gittiğini söyledi. Olay tarihi ve saatini tam olarak hatırlamıyorum ancak öğleden önce diye hatırlıyorum. mağdurda motosiklet vardı. Mevkiinin ... olması nedeniyle tedirgin olduk" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... ... duruşmada ki beyanında:" Ben olay günü ... ... ile kiralık ev bakmaya yürüyerek gidiyorduk. Kalabalığı gördük gittik kaza olduğunu gördük. Merak edip yaklaştığımızda bizim arkadaşımız olan ... ...'in kaza yaptığını gördük. Biz ... ...'i ortak arkadaşımız aracılığıyla tanıyoruz. Kalabalık çoğaldı. Tartışma olur düşüncesi ile ...'e karakola gitmesini söyledim. Herhangi bir tartışma yoktu olay yerinde ancak olayın mevkisi ve kalabalık nedeni ile tartışma olur düşüncesi ile öyle söyledim. Kendisi şok halinde idi. Biz sonrasında ... ile yürümeye devam ettik. Ben ...'in olay yerinden tam olarak ayrıldığını görmedim. ..., motora çarpmıştı. Biz gittiğimizde olay yerinde ambulans falan yoktu. ...'in aracı ... ... ... idi. dedi beyanı okundu, doğrudur, aynen tekrar ederim, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili 21/09/2023 tarihli duruşmada, dava dilekçesindeki Poliçe Genel Şartlarının B.4.b maddesinin sehven yazıldığı, rücu taleplerinin olay yeri terk nedenine dayandığına ilişkin beyanda bulunmuştur.
Dava, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişilere yapılan ödemenin, Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalısından, olay yerini terk nedeniyle rücu istemine ilişkindir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının " ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI" başlıklı B.4/f bendinde düzenlenen "f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmü yer almaktadır.
Buna göre, "bedeni hasar"a neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır.
Bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği aşikardır.
Tüm dosya kapsamı ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin ilamı ve tanık beyanları ile hep birlikte değerlendirildiğinde;
Sigorta genel şartlarına göre sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini terk etmesi sigortacının zarar görene ödediği miktarı sigortalı araç malikine rücu edebilmesine yol açar. Sigortalı araç sürücüsünün bu sorumluluktan kaza mahallini terk etmesine rağmen kurtulabilmesi için makul gerekçelerinin olması gerekir. Kazanın meydana geldiği yerin bilinen bir güvenlik endişesi taşınması gereken bir yer olmaması, kazanın gündüz vakti meydana gelmesi, kaza sonrası özellikle de bir yaralanan var ise elbette diğer çevredeki insanların kazazedelere yardım etmek için de olsa kaza mahallinde toplanmalarının mümkün ve ahlaki olması, salt toplanmaya bağlı olarak kaza mahallinden kaçıldığının araç sürücüsü tarafından ifade edilmesi, hatta ceza soruşturması aşamasında kendi beyanından ve diğer araç sürücüsünün ifadesinden kaza sonrası zaman kaybetmeden, araçtan inmeden kaza mahallinden kaçıldığının anlaşılması, mahkememizce dinlenen tanıkların beyanlarındaki olay yerinde bulunma sebeplerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının ceza soruşturması aşamasında olay yerinden hemen uzaklaştığına ilişkin beyanları ile de çeliştiğinden tanık beyanlarına itibar edilmemiş, can güvenliği sebebiyle olay yerinden uzaklaşan davalının olayın hemen akabinde karakola gitmesi gerekirken gitmediği, terki haklı gösteren can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerin olayda bulunmadığı ,somut hiçbir tehlikeye dayanılmamış olması sebebi ile davacının rücu talebinin yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
... TL rücuen tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan, peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile kalan ... TL harcın tahsili için ... tarihli .../... Esas-.../... Karar sayılı .../... harç nolu harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından kaldırma kararından önce yapılan dava ilk masrafı 36,00 TL, tebligat masrafı 62,00 TL, dosya gidiş geliş masrafı 74,60 TL, olmak üzere toplam 172,60 TL yargılama giderinin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ... TL olmak üzere toplam ... TL ve kaldırma kararından sonra yapılan ... TL tebligat masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iade edilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı. 25/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!