T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/342
KARAR NO : 2024/420
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ... tarihinde havalandırma kurulum sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ... maddesinde yer alan malzemelerin temini ile müvekkili şirkete ait fabrikada havalandırma sisteminin kurulumunu sağlayarak ortamdaki nem ve buharın sağlıklı bir şeklide atılması işinin yüklendiğini, toplam iş bedeli ... TL ve KDV bedelinin ... TL tutarındaki kısmının ödemesi için davalıya çek verildiğini ve kalan kısmın ödenmesinin iş bitiminde 7 gün içerisinde yapılacağının kararlaştırıldığını, işin tamamlanma süresinin ... olarak belirlenip kesin vade kararlaştırılmış olmasına karşın ne işin yapımı için gerekli malzemeler davalı tarafından temin edilmiş ne de montaj iş ve işlemleri gereği gibi yerine getirilemediğini, sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğinden müvekkili şirkete ait havalandırma sisteminin kurulumu sağlanamadığını, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, çekin iadesi istendiğini ancak çekin müvekkiline iadesinin sağlanmadığını, müvekkili şirket davalı ile sözleşmeyi feshetmesinin akabinde başka bir firmaya toplam ... TL tutarında ödeme yaptığını, havalandırma sisteminin kurulumunun davalı tarafından yapılmamasından dolayı ihtar ve sözleşmenin feshi için geçen sürelerle işin başka bir firmaya yaptırılması için geçen süreler nedeniyle üretilen ürünleri depolama sıkıntısı yaşamasından dolayı da müvekkili şirketin zarara uğradığını ve fiyat ve kur artışları sebebiyle sistemde kullanılacak malzemelerin fiyatlandırılması ve işçilik ücretlerindeki artışlardan zarar gördüğünü belirterek, davalı yanın ... tarihli sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin doğmuş maddi zararlarının tazmini için şimdilik belirsiz alacak davası olarak ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından sözleşme, ihtarname, fatura delil olarak sunulmuş, mahkememizce Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... D.iş dosyasında alınan delil tespiti raporu uyaptan celp edilmiş, davacının tacir olup olmadığı ile ilgili araştırma yapılmış, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve bundan doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce davalı gerçek kişi ...'ın tacir olup olmadığıyla ilgili araştırma yapılmış, Gelir İdaresi Başkanlığının yazı cevaplarında davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu görülmekle, tacir olduğu anlaşılmıştır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... D.iş dosyasındaki bilirkişi raporu incelenmesinde; karşı tarafça temin edilen malzemelerin sözleşmede belirtilen niteliklere uygun olmadığı, karşı tarafça temin edilen malzemelerin havalandırma sisteminin sözleşmede kararlaştırılan şekilde çalışmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, karşı tarafın montajını yapmış olduğu hava kanalları, ..., ... ve fanların yukarıda belirtilen malzeme, ölçü, kapasite ve montaj uygunsuzlukları nedeni ile havalandırma sisteminin kurulumun sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde sağlamadığı, mevcut sistemden gereken fayda sağlanamayacağı için ödenmiş çek ile olan ... TL'nin tespit isteyen tarafın zararı olarak değerlendirilmesi gerektiği, mevcut sistemin demontajı için yaklaşık ... TL masraf gerekeceği, toplam sözleşme bedeli olan ... TL + KDV bedelin ödenmemiş olan bakiyesinin değerlendirilmesi mahkemenin takdirinde olduğu, başka bir firmaya yaptırılması gerektiği hususu ile ilgili olarak yapılacak hesaplar ve sistem dizaynı ile malzeme kalitesi ve tipleri değişkenlik göstereceğinden ve belli olmadığından artan malzeme ve işçilik fiyatlarından hareketle bir zarar hesabı yapmanın mümkün olmayacağını bildirmiştir.
Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile keşif yapılmasına karar verilmiş, ... tarihinde keşif yapılmış, bilirkişinin 17/10/2023 tarihli raporunda, keşif sırasında dava konusu havalandırma sisteminin tamamen yenilenmiş dava dışı 3. şahıslara yaptırılmış olduğu, dosya ve eklerinde bulunan bilirkişi raporundan ve fotoğraflardan da görüldüğü üzere davalı ile davacı arasındaki sözleşmede belirtilen havalandırma kanalları tam ve eksiksiz şekilde yapılmadığı tespit edilmiş fakat bu kanallar üzerinde tarafınca keşif yapılamadığı, keşif sırasında da alanda bulunmadığı için sadece daha önceki bilirkişi raporuna bağlı kalarak değerlendirme yapıldığı, havalandırma sistemleri dizayn edilirken mahalin ne amaçla kullanıldığına bağlı olmak üzere birden fazla kez hava sirkülasyonu yaptırılacak şekilde planlama yapıldığı, dosya ve eklerinde bulunan raporda tespit edilen değerler sözleşmede kararlaştırılan makinelerin olması gereken kapasite değerinin yarısı kadar olduğu, mevcut durumda ... olarak kullanılan dava konusu mahalde yeni cihazlar, havalandırma kanalları, paslanmaz ... bulunduğunu, keşif sırasında görülen havalandırma sistemlerine ait proje, teknik veri bulunmamakta olup, yer montajlanan cihazların ise makine etiketi olmadığı için kapasite bilgisine ulaşılamadığını, dosya ve eklerinde bulunan bilgi ve belgeler ile keşif sırasında yapılan tespitler sonucunda dava dışı ... tarafından düzenlenen ... tarihli ve ... numaralı fatura evrakında KDV dahil olmak üzere ... TL tutarındaki bedellerin hangi kalemlere ve işlere ait olduğunun tespit edilemediğini, dosya ve eklerine varsa yeni kurulan havalandırma sistemine ait proje, havalandırma makinelerine ait teknik bilgi, kapasite ve tasarım verileri sunulması halinde fatura da düzenlenen tutarın doğruluğu karşılaştırılabileceğini bildirmiştir.
Tüm dosyamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket ile davalı arasında ... tarihinde, malzemelerin temini ile davacı şirkete ait fabrikada havalandırma sisteminin kurulumunu sağlayarak ortamdaki nem ve buharın sağlıklı bir şeklide atılması işi konusunda havalandırma kurulum sözleşmesi yapıldığı, toplam iş bedeli ... TL+ KDV olarak belirlendiği, davacı tarafından, bu dava ile, ... TL tutarındaki kısmın ödemesi için çek verildiği, kalan kısmın iş bitiminde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini ve işin yeniden başka bir firmaya yaptırılmasından dolayı uğramış olduğu maddi zararını talep ettiği anlaşılmıştır. Kural olarak sözleşmenin haklı feshi halinde fesheden, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 106 ve 108. maddeleri uyarınca akdin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini isteyebilir. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Menfi zarar da tıpkı müspet zarar gibi fiili zarar ve yoksun kalınan kâr yani kaçırılan fırsattan oluşur. Bu bağlamda yapılan sözleşmenin geçerliliğine güvenerek başka bir sözleşme yapmamak suretiyle kaçırılan fırsatlar da menfi zararın bir türünü oluşturur. Müspet zarar ise, aktin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Yani borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameliki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyet ile mamelekin hala hazır vaziyeti arasındaki farktır. Müspet zarar, kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türüdür. Daha az kusurlu dahi olsa müterafik kusuru bulunan bu zararı talep edemez. Sözleşmeden kusurlu olarak dönen taraftan istenebilir. Sözleşmeden dönülmemiş, dönülmüş ise dönen tarafın talep eden olmaması ve talep edenin kusursuz bulunması gerekir. Kâr kaybı ise kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir. Somut olayda davacı sözleşmeyi feshetmiş olup, 6098 sayılı TBK'nın 125/son maddesi uyarınca sözleşmeyi haklı olarak fesheden taraf ancak kaçırılan fırsat adı altında olumsuz zararını isteyebilir, olumlu zararını isteyemez. Davacının talebi müspet zarar kapsamında kaldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!