WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

ANTALYA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/162
KARAR NO : 2024/66
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2022
KARAR TARİHİ : 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, cari hesap hareketleri ile takip edildiği fatura mukabilinde mal ve hizmet karşılığı müvekkilinin alacağının bulunduğunu, taraflar arasında gerçekleşmiş bulunan bu ilişkisi neticesinde ticari defterlerden kaynaklı cari hesap ekstresinde görüleceği üzere davacı müvekkilinin alacağının tahsil edilmesi amacıyla icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafın icra takibine itirazda bulunduğunu, arabulucuda uzlaşı sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Davacı tarafın, cari hesap ekstresine dayalı olarak bir alacağının olduğunu iddia ettiğini buna bağlı olarak Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, taraflarınca yapılan itiraz neticesinde itirazın iptali davasının açıldığını, davacı tarafta müvekkili şirkete ait cari hesap ekstresinin bulunmasının, alacağın varlığı hakkında kesin bir emare teşkil etmeyeceğini, dava dilekçesinde hesap ekstresinin sebebinin taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği ve niceliğinin açıklanmadığını, taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığının dahi meçhul olduğunu, davacı tarafından müvekkiline yapılmış herhangi bir mal veya hizmet tesliminin olmadığını, davalı şirketin temerrüde düşürülmediğini bu sebeple takip tarihine kadar işlemiş olan faizin talep edilmesinin haksız olacağını, davacı tarafın icra takibine uyguladığı faiz oranının afaki olduğunu, davacının bir alacağı olmadığını belirterek likit bir alacaktan bahsedilemeyeceğini bu sebeple davacının icra inkar tazminatını talep etmesinin de mümkün olamayacağını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddini, davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından e fatura suretleri delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra dosyası celp edilmiş, tarafların defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği anlaşılmış, bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller toplanmıştır.
Antalya ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine toplam 179.840,00 TL asıl alacak üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalının süresinde itirazda bulunmuş olduğu, takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davacı tarafın defter incelemesinin yapılması için adresi itibariyle Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup, alınan 19/03/2023 tarihli raporda; Davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafından, Antalya ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ticari defter ve kayıtlarından kaynaklı faturaya bağlı cari hesap alacağı sebebiyle davalı şirket aleyhine 179.840,00 TL lik ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiğini, itiraza karşılık davacı tarafından davanın ikame edildiğini, usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre, davalı şirketin ... takip tarihi itibariyle 179.840,00 TL borç bakiyesinin bulunduğunu, takip ve dava konusu alacağa dayanak faturalar e fatura olarak düzenlenmiş olduğunu, davalı şirkete tebliğ edildiği sonucuna varıldığını, dosyada taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığını, fatura içeriği hizmetin davalı şirkete verildiğine dair kiralık araç teslim tutanağı, mail yazışmaları vs. türünde herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı bildirilmiştir.
Davalı tarafın defter incelemesinin yapılması için mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup, alınan 19/10/2023 tarihli raporda; davalının inceleme konusu olan ... ve ... yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacı şirketin davalı tarafa hizmet verilmesi şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı adına düzenlediği dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların tamamının davalı şirketin ticari defterlerinde davacı adına alacak olarak kayıtlığı olduğunu ve bu faturalara istinaden takip tarihi olan ... tarihi itibariyle davalının bakiye 170.159,65 TL tutarında davacı tarafa borcunun kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalının ticari defterlerinde davacı adına alacak olarak kayıt edilmesi ve faturalara yasal itiraz süresi olan 8 günlük süre içinde veya sonrasında davalının bir itirazının olmaması nedeniyle dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiğinin değerlendirildiğini, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı adına borç kaydedilen toplam 9.680,35 TL tutarındaki kayıttan kaynaklandığının tespit edildiğini, davalı şirketin ticari defterlerindeki davacı adına olan bu araç muayene ve araç tamir bakım yansıtması borç kayıtlarının dayanağı olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ve bilgi ibraz edilmediği, davacı vekilinin dava dosyasına sunduğu ... tarihli dilekçesi ekindeki davacı şirketin davalı şirkete gönderdiği ... tarihli mutabakat belgesi üzerinde yapılan incelemelerde ... tarihi itibariyle davacının davalı taraftan bakiye alacağının 289.840,00 TL olduğunu, davalı şirketin ise 280.159,65 TL olduğunun kabul edildiğini, mutabakat mektubundaki alacak tutarı farkının da yukarıda belirtilen davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp da davalının ticari defterlerinde davacı adına borç olarak kayıtlı olan 9.680,35 TL tutarından kaynaklandığının tespit edildiğini, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup da davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan "araç muayene yansıtması" bedelinin davacı şirkete ait olduğunun hüküm altına alındığının görüldüğünü, sözleşmede kiralanan araçların periyodik bakım onarım masraflarının davacıya ait olduğu ancak servis tarafından yazılı olarak belirlenen kullanıcı hatası sonucu oluşan bakımların zamanında yaptırılmadığı için davalıya ait olduğunun hüküm altına alındığını, dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi olan ... tarihi itibariyle, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan araç muayene bedeli ile araç tamir ve bakım bedeli olan 9.680,35 TL tutarındaki giderlerin sözleşmeye uygun olarak yapıldığının somut belgeler ile davalı tarafından ispatlanması durumunda davacının bakiye alacağının 170.159,65 TL tutarında olduğunu, ispatlanamaması durumunda davacının bakiye alacağının 179.840,00 TL turanında olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir.
Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan faturaya bağlı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda; dava araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı faturaya bağlı cari hesap alacağının tahsili kapsamında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine yönelik olup anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde davanın Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK'nın 115. maddesi gereğince yapılan incelemede mahkememizin görevli olmadığı, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmadığı saptanmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davalının ve davacı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı 25/01/2024

Katip ...
(E-İmzalı)

Hakim ...
(E-İmzalı)