T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/484
KARAR NO : 2024/233
DAVA : Menfi Tespit (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2021
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı tarafından müvekkili hakkında belediye vergi ödemeleri adıyla 14.447,78 TL, ... blok daire 2 tadilat bedeli için 100.000,00 TL, ... Blok Daire ... tadilat bedeli için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 214.447,78 TL alacak için Antalya ... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun olmadığını, kaldı ki müvekkilinin davalıya taşınmaz satışı için verdiği vekaletnameye dayanarak davalının müvekkilinin bir kısım taşınmazların satmış olmasından dolayı müvekkiline borcunun olduğunu, bu alacağını tahsil etmek için takibe girişmesi üzerine hakkında davalı tarafından da davaya konu takibe girişildiğini, davacının davalıdan alacaklı olduğunu belirterek, takip konusu borçla ilgisi bulunmadığından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... yılında davacının ... ili ... İlçesi ... ada ... parselde bulunan ... Sitesi'nde ve ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ... Setisi'nde olmak üzere toplan ... adat villa tipinde dairesi bulunduğunu, söz konusu iki site de ... tarafından yaptırıldığını, ancak kooperatifin borçları dolasıyla yapımı tamamlanmamış atıl vaziyette bırakıldığını, davacının daireleri de diğer daireler gibi yalnızca dört duvardan oluştuğunu elektrik su abonelikleri dahi bulunmadığını, müvekkilinin bu sitelerde dairesi bulunduğunu, ... tarihinden beri sitelerin yöneticiliğini yaptığını, müvekkili ile davacı arasında sözlü olarak ... adet dairenin tadilatı konusunda anlaştıklarını, her daire başka 100.000 TL belirlendiğini, müvekkili tarafından anlaşılan dairelerden ... ve ... numaralı dairelerin tadilatlarının bittiğini, ödeme yapılmadığından diğer dairelere başlanılamadığını, elektrik su abonelikleri vergi dairesi gibi işlemlerin davacı tarafından yapılacağını, müvekkilinin dairenin satışı için ... gittiğinde borçların olduğunu gördüğünü, davacı taraf borçların müvekkili tarafından ödemesini talep ettiğini, müvekkilinin borçları ödediğini, davacının müvekkilini oyaladığını, davacı tarafın davaya konu icra takibinde usulsüz tebligat yapıldığını iddia ettiğini, usulsüz tebligat şikayetine ilişkin dosya devam ettiğini, usulsüz tebligat iddiasına ilişki dava dilekçesindeki hususları kabul etmediklerini, davacının borçlu olduğunun tespiti ile haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş bedeli ve ödemeler için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile dava konusu ... bölümlerde keşif yapılmasına karar verilmiş, ... tarihinde keşif yapılmış, bilirkişinin 25/02/2022 tarihli raporunda, dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada parselde bulanan ... sitesinde ...-... no'lu ... bölümde, ... ve ... katta sıva altı döşenmiş olan elektrik alt yapısının daha önceden yapılmış olduğu, elektrik kablolarının yapılmamış olduğu, pis su ve temiz su tesisatlarının yapılmış olduğu, pencerelerin plastik doğramalarının yapılmış olduğu, çatı katı yapılarak ilave kat çıkılmış olduğu, çatının demir profil üzeri ... ve ... ile yapılmış olduğu, çatı katının tavanının alçıvan ... kapatıldığı ve alçı sıva yapılmış olduğu, dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada parselde bulanan ... sitesinde ...-... no'lu ... bölümde, giriş katının dışarıya doğru yaklaşık ... mt büyültülerek ... tuğla ile görüldüğü, duvarların iç cephesinin kaba sıva dış cephenin kaba ve İnce sıva yapıldığı, pis ve temiz su tesisastların yapılmış olduğu, giriş kat ve katta sıva altı döşenmiş olan elektrik alt yapısının daha önceden yapılmış olduğu, elektrik kablolarının yapılmamış olduğu, ... Kat(çatı katı) ... sıva altı elektrik borularının ve elektrik kablolarının çekilmiş olduğu, ... kat ve ... katın pencere plastik doğramalarının takılmış olduğu çatı katında 1 adet pencerenin plastik doğramasının takılmışolduğu, çatı katı yapılarak ilave kat çıkılmış olduğu, çatının demir profil üzeri ... ve ... ile yapılmış olduğu, çatı katının iç bölmelerinin ...'lik tuğla ile örüldüğü iç cephede duvarlara herhangi bir siva işlemi yapılmamış olduğu. dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada parselde bulanan ... sitesinde ...-... no'lu ... bölümde yapılan tadilatların dava tarihi itibariyle toplam bedelinin 87.497,82 TL olabileceği, dava konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulanan ... sitesinde ...-... no'lu ... bölümde yapılan tadilatların dava tarihi itibariyle toplam bedelinin 86.582,59 TL olabileceğini bildirmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda ve madde metninde isimleri tek tek belirtilen kanunlarda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir. Yine maddeye göre her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına bakılmaksızın ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Aynı yasanın tacir tanımını yapan 12. Maddesine göre; Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, tarafların esnaf siciline kaydının bulunmadığı, tarafların Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, davalının iki adet limited şirketi olduğu, davalının vergi dairesinde adi ortaklık kaydının bulunduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, ... yılı gayrisafi hasılatının 4.237,29 TL olduğu, davacının sadece ... yılına ait yıllır gelir vergisi (kira) beyannamesi verdiği, dolayısıyla tarafların tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda dava konusu uyuşmazlık, davalının davacıya ait dairelerde yapılan işler nedeniyle eser sözleşmesi kapsamında davacıdan alacaklı olup olmadığı, davacının bu nedenle davalıya borcu olup olmadığından kaynaklandığı, davalı edimlerini yerine getirmesine rağmen davacının ödeme yapmadığını belirterek takip yaptığı, davacıda icra takibine konu nedeniyle borçlu olmadığını belirtmektedir. Eser sözleşmeleri Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlendiğinden, uyuşmazlık bu Kanun hükümlerine göre irdelenip çözüme kavuşturulacaktır. Dolayısıyla eldeki dava konusu itibariyle ticaret kanununda yer alan herhangi bir düzenlemeden kaynaklanmamaktadır. Tarafların ticari işletmesini ilgilendirmediği ve taraflar tacir olmadığından olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmayıp görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin e- duruşma ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 14/03/2024
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!