T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/76 Esas
KARAR NO : 2024/92
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 02/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan dosya incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı Vergi Dairesi tarafından müvekkili şirkete gönderilen ... tarih ve ... - ... sayılı Haciz Bildirisi konulu yazı ile kamu borçlusu davalı ... mükellefi ... numaralı ... Ltd. Şti.'nin ... tarihinde müvekkili şirkete düzenlediği ... TL tutarlı fatura nedeniyle doğmuş alacağına haciz konulduğunun bildirildiğini, yazılı olarak itiraz edildiğini, bu itirazın ilgili personelin ihmali sebebiyle 15 günlük yasal süre aşıldıktan sonra yapıldığının anlaşıldığını ve müvekkili şirketin kamu borçlusuna borcu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açtıklarını, 6183 Sayılı AATUHK'nun 79. maddesinin 3. paragrafında; “Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.” şeklinde hüküm bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı vergi dairesine, 15 günlük yasal süre geçtikten sonra bildirimde bulunmuş olması sonucunda yasanın bu hükmü gereğince “mal elinde, borç zimmetinde” sayıldığını, davalı vergi dairesince henüz ödeme emri düzenlendiğini ve tebliğ edilmediğini, 6183 Sayılı AATUHK'nun 79. maddesinin takip eden 4. paragrafının ise; “Her hangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibariyle amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır” şeklinde olduğunu, bu hükme göre müvekkili şirketin 29.12.2024 tarihine kadar menfi tespit davası açarak, haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibariyle adı geçen amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmesi gerektiğini, bu sebeple haciz bildirisinin tebliğ tarihi olan 03.01.2024 tarihi itibariyle amme borçlusu ... Ltd. Şti.'ne, haciz bildirisinin müvekkili şirkete tebliğ edildiği tarih itibariyle müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine dair işbu davayı açtıklarını, müvekkili şirketin adı geçen kamu kurumuna herhangi bir borcu olmadığını, öncelikle davalı idarece 6183 Sayılı AATUHK'nun 7/3'üncü maddesi doğrultusunda müvekkil şirket aleyhine icra takibine başlanması halinde haciz uygulanması müvekkili şirket açısından iflasına kadar gidebilecek telafisi imkânsız zararlar doğuracağından ve müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyeceğinden takdiren teminatsız olarak veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında davalı ... davaya konu borç için icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirkete gönderilen haciz bildirimi nedeniyle müvekkili şirketin davalı ...'nin ... numaralı mükellefi ... Ltd. Şti.'ne herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 79.maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.
Anılan yasa maddesinde "Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır" şeklinde ifade edildiği üzere, haciz ihbarnamesine 7 günlük sürede itiraz etmeyen üçüncü kişilerin 1 yıl içinde açacağı menfi tesbit davalarının genel mahkemelerde bakılacağı öngörülmüştür.
6100 sayılı HMK’nin ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü değil görev ilişkisi olup, somut olayda da dava bu tarihten sonra 01.02.2024 tarihinde 6183 sayılı Yasa'nın 79/4.maddesine dayanılarak açılmış bulunduğundan mahkemece dava şartı olan bu hususun resen dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve davanını dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Yargıtay 17.HD 2015/18269 E 2018/4793 K, Yargıtay 10.HD 2022/6278 E-2022/9296 K, İstanbul BAM 37.HD. 2022/1524 E-2023/153 K sayılı emsal kararları)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle GÖREV yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Karar kesinleştiğinde ve HMK.nun 20. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, TARAFLARIN YOKLUĞUNDA kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 02/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!