WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

ANTALYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/27 Esas
KARAR NO : 2024/52
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2022
KARAR TARİHİ : 18/01/2024

Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E, ... K sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Bankası, ... Şubesine ait, ... numaralı, 429.000,00 TL bedelli, ... tarihli çek, davalı ...'ün sahibi olduğu, dava dışı ... ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edildiğini, davalı borçlu ... ve ... tarafından ciro edilerek, müvekkili şirkete verildiğini, çek yetkili hamil olan müvekkil tarafından bankaya ibraz edildiğinde karşılığının hazır edilmediği anlaşıldığını, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip borçlularına ödeme emri 20/03/2021 tarihinde tebliğ edilerek, icra takibi borçlular ... ve ... ... yönünden kesinleştirildiğini, borçlular adına kayıtlı her hangi bir araç, gayrimenkul, banka hesabı veya başkaca bir malvarlığına rastlanmadığını, 26/05/2022 tarihinde, davalı borçlu ...'ün "... Mah. ... Sk. No:... İç Kapı No: ... " adresinde bulunan ikamet adresine hacze gidildiğini, Adreste de 3 adet televizyon ve 3 adet klima dışında haczi kabil her hangi bir malvarlığı olmadığı tespit edildiğini, adresteki bu taşınmazın, davalı borçlu ... adına iken tapuda, diğer davalı ... firmasına devredildiğini, davalı borçlunun dava konusu taşınmazı borçlularından mal kaçırmak, hakkında yapılan ve yapılacak olan icra takiplerini boşa çıkarmak için muvazaalı olarak, diğer davalı ... firmasına tapuda devrettiğini, tapu devrinden önce ve sonra da davalı borçlu ... bizzat kendisi oturduğunu, dava konusu taşınmaz/daire denize sıfır olup deniz manzaralı ve havuzlu bir binada bulunduğunu, dairenin güncel fiyatı ....TL - ... TL civarında olduğunu, kira bedeli ise 45.000,00 TL - 60.000.00 TL arasında olduğunu, borçlu ... gerek sahibi olduğu ... ... ve gerekse kendi üzerindeki bütün taşınmaz ve diğer mal varlığını borçlanmadan kısa bir süre ünce, muvazaalı olarak diğer davalı ... firmasına devrettiğini. Bu kapsamda davalının, ... İli, ... İlçesi, ... Mah, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazda bulunan, piyasa değeri yaklaşık ... TL (... ) olan iki ayrı iş yerini de, dava konusu taşınmaz ile aynı tarihte yani 18/09/2019 tarihinde yine çok düşük bir bedel göstermek suretiyle, davalı ... firmasına devrettiği öğrenildiğini beyan ederek davalıların muvazaalı işlemlerle müvekkilinin alacağını ve hakkındaki icra takiplerini akim bırakmaya çalıştıklarını, davalıların arasındaki tasarruf işlemlerinin geçersiz olduğunun tespitine, taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu davalı ... adına kayıt ve tescili ile tarafımıza Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle: Açılan davayı kabul etmediklerini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirket ile diğer davalı arasındaki tasarruf işleminin muvazaalı olduğunu, diğer davalının alacaklılarından mal kaçırmak saiki ile hareket edildiği iddiaları tasarrufun iptali davasını ikame ettiğini, ileri sürülen iddialar somut gerçek ile örtüşmediğini, müvekkili şirket ... ile dava dışı ... ... arasında uzun yıllara dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkiline ait ürünler Antalya'da ... ... tarafından satışa sunulmakta olduğunu, müvekkili şirketin, ... ...'tan cari hesap alacağı bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin alacakları halen devam ettiğini, Cari hesaplar incelendiğinde bu durum kolaylıkla tespit edileceğini, ... ... yetkilisi ..., işbu cari hesap ve şahsi borcu nedeni ile farklı taşınmazlarını gerek teminat amacıyla gerekse de cari hesap borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili şirkete devir ve temlik edebileceğini beyan ettiğini, 3. kişi ...'ün talebi neticesinde işbu davaya konu taşınmazın 18.10.2019 tarihinde imza altına alınan "İnanç Sözleşmesi" kapsamında yine 18.10.2019 tarihinde müvekkil şirkete devredildiğini, sözleşme kapsamında davacının "... Mah. ... Sok. No: ... İç Kapı No: ... " adresli olarak bildirdiği ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak davaya konu taşınmazı, 18.10.2019 tarihli inanç sözleşmesi kapsamında alacağın teminatı amacıyla üzerindeki ipotek ve takyidatlar ile birlikte devir aldığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ...'ün yetkilisi olduğu dava dışı ... ... arasında ticari ilişki ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin halen ... ...'un alacaklısı olduğunu, davalı ..., ... tarihli kira kontratı ile kiracı olarak mecurda bulunduğunu, davalı ... kira bedellerini de ödemediği için Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ı dosyası ile hakkında tahliye ve haciz talepli icra takibi başlatıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... K sayılı kararında"...01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde her iki tarafında ( tacirlerin ) ticari işletmesi ile ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ile T.T.K. hükümlerinin uygulanmasını gerektiren tüm uyuşmazlıklar ticari dava sayılır. Yasanın bu maddesinde hiçbir istisna gözetilmeden tacirlerin ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğan tüm davalar ticari dava olarak kabul edilmiştir. 6103 sayılı kanununun 5/3 md. ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisine dönüşmüş olması nedeniyle ticari davaların nispi veya mutlak ticari dava olmasının görevli mahkemenin belirlenmesinde bir önemi kalmamıştır. Bu yüzden davalılar arasındaki satış işleminin nispi sonuç doğuracak şekilde iptali söz konusu olsa bile bu durum bu uyuşmazlığın ticari dava olarak kabulüne engel değildir. Tacir sıfatına sahip olan davacı yine tacir sıfatına sahip olan davalı şirketin muvazaalı olarak hareket ettiğini iddia ettiğine göre şirket malvarlıklarının incelenmesini gerektirir. Bu durum ise ancak 6103 sayılı T.T.K.'nın hükümleri uyarınca yapılacak inceleme ile ortaya çıkacaktır. T.T.K. ise T.B.K.ya göre daha özel yasa niteliğinde olduğundan mahkemenin görevinin de özel yasa hükümler uyarınca belirlenmesi gerekir.Bu nedenlerle yukarıda açıklandığı üzere her iki tarafı da tacir olan ve T.T.K. hükümleri uygulanmak suretiyle çözümü gereken uyuşmazlık ticari dava niteliğindedir.
6103 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vazifesi içinde bulunan ve T.T.K’nun 4. maddesinde ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesinde bakılır. 6335 sayılı kanunun 2. maddesi ile değişen 6103 sayılı kanunun 5/3 maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak kabul edilmiş olduğundan taraflarca itiraz edilmese dahi görev konusunun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir.Bu nedenlerle; dava dilekçesinin 6100 Sayılı HMK 114/1-c maddesi gereğince görev yönünden reddi ile mahkememizin görevsizliğine ve Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna.." gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosyanını Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dava, TBK 19.maddesi uyarınca açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan iptal davası olup, davacı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının alacaklısı, davalı ... takip dosyasının borçlusu, diğer davalı ise taşınmazın muvazaalı olarak devraldığı iddia edilen 3. Kişidir. Davacının iddiasının kanıtlanması halinde iddianın, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1.maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacıya taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteyebilmesi yönünde hüküm kurulması gerekecektir (Emsal Ankara BAM 26.HD 2018/1762 E-2019/2143 K sayılı kararı). Bu haliyle davanın TTK 4.maddesinde sayılan nispi ve mutlak ticari dava türlerinden olmadığı açıktır.
Antalya BAM 11.HD.nin emsal 2023/103 E-2023/2019 K sayılı kararında;" ...Tasarrufun iptali talebiyle açılan davalarda görevli mahkemenin tarafların tacir ve işin de ticari işletmeleri ile ilgili olup olmamasına bağlı olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeye itibar edilmediği, son dönemde verilen kararlarla tüm tasarrufun iptali davalarının Asliye Hukuk mahkemesinde bakılması gerektiği yönünde verildiği anlaşılan yüksek yargı kararları ve Yargıtay'da bu tür davalara en son bakan 4. Hukuk Dairesi'nin de emsal kararında belirtildiği gibi "İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı davalarda görevli mahkeme İİK'nın 281. maddesi uyarınca genel mahkemeler olduğu da kanunda belirtilmiştir. Bu sebeple; tasarrufun iptali davaları ticari davalardan olmayıp arabuluculuğa başvurmak dava şartı olmadığı" (Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 2021/15338 E 2022/937 K sayılı ilamı) belirtildiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinafının kabulü gerekmiştir... "şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Nitekim bu tür davaların (hem İİK 277 vd. maddeleri hem de BK 19.maddesine dayalı olarak açılan iptal davaları) bakıldığı emsal kararlar olan Ankara BAM 26.HD 2018/1762 E-2019/2143 K, 2022/1027 E-2022/1161 K, İstanbul BAM 40.HD 2019/1815 E-2022/515 K, 2022/1453 E-2022/2158 K,2022/2687 E-2023/253 K kararlarında da görüldüğü üzere davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılarak karara bağlanmıştır.
Dolayısı iş bu davaya bakmakla görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan Mahkememizce karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin ANTALYA ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3-Kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, Mahkememiz ile Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan, görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç, yargılama gideri ve vekelat ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.18/01/2024

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza