T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/560 Esas
KARAR NO : 2024/383
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 24/08/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı firma arasında bir bakır bara satış sözleşmesi yapıldığını, varılan anlaşma gereğince taşınacak malzeme için davalı ile anlaşıldığını fakat davalının yaptığı taşıma sonrası müvekkiline teslim edilen bakır baraların oksitlendiğini ve kullanım amacını yitirdiğini, bunun tespiti üzerine durumun davalıya ihbar edildiğini ve hasar tespiti yaptırıldığını belirtmiş malzeme bedeli ve tespit giderlerinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davaya konu malzemelerin taşınması için dava dışı firmanın müvekkili ile anlaştığını, malzemenin müvekkiline şeffaf ambalajlı şekilde teslim edildiğini ve bu şekilde sağlam olarak davacıya teslim edildiğini teslimden uzun süre sonra malzemenin zayi olduğundan bahisle kendilerine ihtar gönderildiğini, varsa gönderenin yetersiz ambalajlamasından müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkiline ürünün özelliklerinin de bildirilmediğini, davacının da ürünü ihtirazi kayıt koymaksızın kabul ettiğini belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.
Ara buluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Davacının dayandığı Antalya ...ATM ... D.iş sayılı dosyasından alınan raporda malzemelerin deforme olduğu ve kendisinden beklenen faydayı sağlamayacağı, zararın taşıma sırasında meydana geldiğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalının talep ettiği şekilde sigorta şirketine ihbar yapılmış, sigorta şirketince bir hasar dosyası açıldığı ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davaya konu malzemenin ekonomik faydasını yitirip yitirmediği, yitirmişse sebebi ve taşımacılık teamülleri de dikkate alındığında meydana gelen zararda taşıyıcıya atfedilecek bir kusurun olup olmadığının değerlendirilmesi için talimat yazılmış alınan bilirkişi heyet raporunda malzemenin ekonomik değerini kısmen yitirdiği, zararın oksitlenmeden oluştuğu ancak bunun taşıma sırasında mı teslimden sonra mı olduğunun tespit edilemediği, davalının özel bir şekilde taşıma taahhüdü olmadığından zarardan sorumlu tutulamayacağı bildirilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Eldeki dava eşya taşıması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebidir. Davacı vekili taşıyıcı olan davalının kusuruyla müvekkilinin malzemesinin zarar gördüğünü öne sürüp bunun tazmin edilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında bir taşıma işi yapıldığı, davaya konu malzemenin üçüncü kişiden alınarak davalı tarafından taşındığı uyuşmazlık dışıdır. Sorun malzemede meydana gelen zararın kimden kaynaklandığı ve zararın miktarı noktasındadır. Davacının iddiası ayıp yönündedir. Bilindiği üzere tacirler arası sözleşmelerde ayıp ihbarı ayıp nedeniyle tazminat talep edilebilmesinin ön şartıdır. Buna göre açık ayıplarda hemen hemen belli olmayan ayıplarda ise 8 günlük muayene sonrası ayıbın bildirilmesi gerekir. Buna göre davaya konu malzemenin şeffaf paketleme ile davalıya teslim edildiği ve aynı paketleme ile davacıya teslim edildiği, davacının da iddiası olduğu üzere malda meydana gelen zararın oksitlenme olmakla ilgili malın yüzeyinde oluşan ve gözle görülür bir ayıp olduğu ve taşıma sırasında oluştuğu bu haliyle talebe dayanak ayıbın açıkça görülebilir olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ise ayıp ihbarını malları teslim aldığı ... tarihinden sonra ... tarihinde yapmıştır. Ayıbın açık olduğu olayda teslim anında bildirilmemiş olmakla ayıp ihbarı süresinde değildir. Ayıbın hemen görülemeyecek ve bir muayene sonrası tespit edilecek ayıp olarak kabul edilmesi halinde dahi üç aylık bir süreden sonra yapılan bir ayıp ihbarının süresinde olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Diğer yandan alınan ve hükme esas almaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre malın dış etkenler sonucu ayıplı hale geldiği ancak kendisine teslim edildiği şekliyle davalı tarafından aynı paketleme ile davacıya ulaştırıldığı anlaşılmaktadır. Meydana gelen zararın taşıma sırasında oluştuğu kabul edilse dahi taşıyıcının TTK 878/2,3 ve 4.maddeleri kapsamında malzemenin TTK m.878/1-d maddesindeki niteliğine göre bir taşımayı taahhüt ettiği de ispatlanamamıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında davacının ayıp ihbarını süresinde yapmadığı, taşıma sözleşmesi kapsamında davalının malzemenin özel şartlarda taşınmasını taahhüt ettiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 797,59 TL harcın mahsubu ile artan 369,99 TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsiline,
6-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 27/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!