WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

ANTALYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/541 Esas
KARAR NO : 2023/754
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 16/08/2023
KARAR TARİHİ : 13/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... ... ve San. LTD. ŞTİ.'nde hissedar olduğunu, şirketin davalı tarafından halen yönetilmekte olduğunu, davalı şirket müdürü olduğunu, ... tarihli ticaret sicil gazetesi ilanından da anlaşılacağı üzere yeniden ve aksi karar alınıncaya kadar halen yetkilisi olduğunu, davalının özen ve bağlılık yükümü, şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi sebebi ile iş bu davanın açıldığını, açılan davada tedbiren davalı şirket müdürünün kayyum onayına tabi olarak yetkilerinin kısıtlanmasının talep edildiğini, davalının müvekkilinin öz kızı olduğunu, şimdilik kızının maddi olarak halen zarara uğramaması adına zararın tazmini talebinde bulunmadıklarını, davalı müvekkillin ve kendisinin ortak murisi olan babası ...'nün vefatı sonrası ailenin de güvendiği kişi olarak şirket müdürü yapıldığını yani işin başına getirildiğini, müdürlük süresinin dolmasından sonra da son genel kurulda oy çokluğu ile müdürlük görevini halen devam ettirdiğini, davalı şirketi yönetmeye başladığı yıllarda şirketin mali olarak durumu mal varlığı oranı ile çok iyi durumda olduğunu lakin yıllar içinde şirketin iyi yönetilememesi sebebi ile şirketin bölgede bulunan faaliyet gösterdiği fide yetiştiriciliği alanındaki mali olarak da dahil en iyi firmalardan biri iken şuan en son sıralara gerilemesine ve iş yapamaz hale gelmesine sebep olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin bu güne kadar ... Bankasından defaatle kredi kullandığını ve bu kredilerden elde edilen gelir şirkette kullanılmadığını, davalı yan şirket hesaplarından kendi şahsi nam ve hesapları ile eşi adına ödemeler, para göndermeleri yaptığını, şirket muhasebe evraklarını dahi imha ettiğini, buna ilişkin güvenlik kamera kayıtlarında davalının beyanları da sabit olduğunu, ayrıca davalı dilekçemiz ekindeki güvenlik kamera kayıt görüntülerinde de yaptığı tüm bu usulsüzlükler tebdire esas olmak üzere sabit olduğunu, şirkete ait olan ... marka aracı yakın arkadaşına satmış yani şirket malını şirketten çıkarıldığını, şirkete ait araçları tek tek sattığını, bu satışlar ile şirket malları rayiç değerinden çok aşağı satılmakta ve şirket zarara uğratılarak elde edilen para davalı uhdesinde tutulduğunu, davalının eşi ...'e şirket araçlarının da satışını içerir vekalet verdiğini, bu vekaletname davalının eşi ... şirkete ait ... plakalı ... model ... marka aracı Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye ile davalının yakın arkadaşına satış gösterildiğini, araç kasko değeri 2.203.518 TL iken aracı ... TL bedel ile satış gösterildiğini, ... TL şirket zarara uğratıldığını, bu zarar kasko değeri ile satış değeri arasındaki fark olup günümüzde araç değerleri kasko değerinden fazla olduğu göz önünde bulundurulduğunda çok daha fazla olduğunu, davalının eşine verdiği vekalet ile şirketi zarara sokulmasına sebep olduğunu, yine ... tarihinde şirkete ait olan ... plakalı ... marka ... model aracı sattığını, araç kasko değeri ... TL olan aracı bu kez de ... TL'ye satarak ... TL en az zarara soktuklarını, bununla birlikte şimdi de şirketin ticari olarak işlerinin yürütüldüğü şirkete ait olan ... plakalı ... marka ... model aracı satmanın girişiminde olup araç satılmak üzere bir galeride olduğunu, şirket alacaklarına karşılık firmalardan tahsil edilen çekleri şirket hesaplarına koymayarak bankalarda kendi adına takasa koyarak tahsil ettiğini ve tahsilatları şirket hesaplarında aktarılamadığını, şirketin ticari faaliyetten elde ettiği geliri şirket hesabına değil de kendisi hesabına aldığını, davalının kredi kartı borcuna varıncaya kadar şirket hesaplarından ödediğini, yargılama neticesine kadar bir hukuki koruma uygulanmaz ise telafisi imkansız sonuçların doğacağını, davalının şirketi temsil yetkisinin dava sonuna kadar tedbiren kısıtlanmasına ve şirket ile ilgili yapacağı tüm iş ve işlemlerin denetim kayyumunun onayına tabi tutulmasına yani denetim ve onay kayyımı atanması gerektiğini, bu sebepler ile haklı davalarının kabulüne karar verilerek; davalının ... Ticaret Odasına kayıtlı olan ... ... ve San. LTD. ŞTİ.'nde olan temsil yetkisinin dava sonuna kadar tedbiren kısıtlanmasına, dava sonuna kadar söz konusu şirketin telafisi güç ve imkansız sonuçlar doğmaması adına yönetim kayyumu atanmasına, mahkeme bu talebin reddi halinde ise davalının şirket ile ilgili yapacağı tüm iş ve işlemler için denetim ve onay kayyumu atanmasına, atanan kayyum ücretinin şirket tarafından karşılanmasına, TTK 630 maddesi kapsamında davalının yöneticisi olduğu ... ... ve San. LTD. ŞTİ (T.C. VK No: ...) şirket müdürlüğünün azline, yargılama harç ve giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının müdürlüğünü yapmakta olduğu ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... sicil numarası ile tescilli bulunan ..., her biri 150,00 Türk Lirası itibari değerde 20.000 adet esas sermaye payı ve toplam ... TL ödenmiş sermayeli bir şirket olduğunu, şirketin 5.000 adet (% 25) esas sermaye payı davacı ..., 7.500 adet (% 37,5) esas sermaye payı ... ..., 7.500 adet (% 37,5) esas sermaye payı da davalı ...’e ait olduğunu, davacı ..., davalı ... ile dava dışı şirket ortağı ... ... isimli öz kardeşlerin, öz anneleri olduğunu, Ticaret Sicili Gazetesinin 17/07/2013 tarih, 8365. sayı ve 364. sayfa incelenmesinde, davalı ...’in şirkette 10 yıldır müdür olarak görev yaptığının görüldüğünü, şirketin gerek tarım sektöründeki girdi maliyetlerinin beklenmedik surette artması ve pandemi sürecindeki kısıtlamalar nedeniyle, ekonomik dalgalanmalar sonucu bankaların kredileri açmaması ve finansa erişmenin zorluğu hatta ödemelerini yerinde ve zamanında yapabilmek için bir kısım şirket için çok da önem arz etmeyen, kullanışsız ve zaman içerisinde değer kaybına uğrayan, şirketin mali yapısı dikkate alındığında önemsiz birtakım mallarını elden çıkardıklarını ve ödemelerini yaptıklarını, tüm bu hususlar davacı tarafından da bilinmesine rağmen işbu davanın açılmasının sebebinin davacının şirkette müdür olarak görev yapma isteği olduğunu, dava dışı ...’nin davanın açılmasından altı gün önce ... tarihinde şirket merkezi ... adresinde olağanüstü genel kurulu yapılmış ve ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayı ile tasdikli genel kurul tutanağının incelenmesinde; davacının müdür olmak istediği, müdürlüğe aday olduğu ve seçilemediği açıkça görüldüğünü, davacı tarafın dava dışı şirketin mülkiyetinde bulunan 2 adet aracın, emsallerine göre düşük bedelle satışının yapıldığı ve şirketin zarara uğratıldığını iddia ettiğini, ... plakalı araç; model ve sel-su sebebiyle hasar almış bir araç olduğunu, araçta ... tarihinde sel-su sebebiyle hasar meydana geldiğini ve ... TL hasar onarım bedeli oluştuğunu, ayrıca raporun son bölümünde de “Onarım işlemlerinin başlaması akabinde özellikle motor bloğu başta olmak üzere diğer mekanik parçaların (marş motoru, şarj dinamosu, klima kompresörü) hasarlı çıkması sonucu hasar miktarında artış meydana gelmesi mümkündür” denilerek zararın onarım bedelinin artabileceği belirtildiğini, söz konusu araçla ilgili ... tarihinde bağımsız, kurumsal ve yetkilendirilmiş bir ekspertiz firması olan ... tarafından düzenlenen ekspertiz raporunun 5. sayfasının 84 ve 85. sıralarında, hava yastığı elektroniği Ecu/Obd arıza kaydı ile ABS/ESP/ESR fren elektroniği Ecu/Obd arıza kaydı olduğunu, söz konusu arızalar, aracın hava yastık ünitelerinin tamamen arızalı olduğunu, bununla birlikte aracın ABS fren sisteminin, egsoz sisteminin ve yine aracın kaymasını engelleyen EPS sistemini kontrol eden beyninin hâlâ hasarlı olduğunu ortaya koyduğunu, bu sebeple söz konusu araç, hasarlı bir şekilde üçüncü bir kişiye satıldığını, bir araç kasko firmasından ... TL civarı bir hasar ödemesi alarak tamir ettirildiği takdirde, işlenen hasar kaydının da etkisiyle, aracı satmak çok zor olmakta, 2. el piyasasında tercih edilirliği ancak çok düşük rakamlara satılırsa olduğunu, ayrıca kasko firması, bu hasar ödemesinden sonra, şirkete ait tüm araç poliçelerini bundan sonraki yıllarda çok yüksek primler ile poliçelendirileceğini, ... plakalı araç ise şirketin faaliyet konusuna uygun şekilde bağ ve bahçe işlerinde kullanıldığı için iç döşemeleri tamamen yırtık, ... kilometrede ve muadillerine göre ağır bir yıpranmış olarak üçüncü bir kişiye satıldığını, diğer taraftan kayyım tarafından sunulan rapor içeriğinden de görüleceği üzere; şirketin, "ortaklara borçlar" hesabında, ... ve ... ...'ye ... TL'yi aşkın bir borcu (ortakların şirketten alacacağı) bulunduğunu, salgın sürecinde; davacı hariç iki kardeş, şirkete adete finans kaynağı olduğunu, dava dışı şirkete ait araçlar, her ne kadar binek araçlar ise de şirketin faaliyet konusuna uygun şekilde zorunlu olarak bağ ve bahçe işlerinde ve işçi ile yük taşınmasında da kullanıldığı için kilometre aralığı ve modeli dikkate alınarak emsalleri ile aynı şekilde değerlendirilmesi doğru olmayacağını, araç satışı nedeniyle, şirkete ödenen satış bedelinin şirket kayıtlarından belirlenmesi ve ona göre bir değerlendirme yapılması daha doğru olacağını, bu sebeple davacı tarafın soyut iddialarının dikkate alınmasının mümkün olmadığını, değerlendirilmesi gereken bir diğer husus; dosya içerisindeki ... tarihli bilanço da dikkate alındığında, duran varlıkların yeniden değerlemesi yapılmasıksızın şirketin ödenmiş sermayesi ... TL olmasına rağmen öz kaynakları, ... TL'den fazla olduğunu, bu durum da şirketin iyi yönetildiğine bir kanıt olacağını, buna rağmen davacı tarafça, müdürün azlini istemek dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacı dava dilekçesinde, davalı müdürün özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiğini ve şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmiş olduğunu soyut bir şekilde ileri sürdüğünü, genellikle haklı sebep olarak yolsuzluk, yetersizlik, bağlılık yükümünün ihlâli, birçok şirkette üyelik sebebiyle görevin ifasında güçlük, geçimsizlik, nüfuzun kötüye kullanılması kabul edilmekte olup sayılanların hiçbiri somut olayda bulunmadığını, başka bir deyişle davalı müdürün azlini gerektiren herhangi bir sebep bulunmadığını, davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak açılan ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Denetim Kayyumu ... tarihli raporunda özetle;
1-Mahkemenin ... tarih ve 2023/541 Esas nolu kararın Ticaret Siciline Tescil ve ilan edildiği,
2-Şirketin ... tarihi itibari ile aktifinde bulurıan duran varlıkların tespit edildiği,
3-Mahkeme kararının verildiği tarihten ... tarihine kadar;
a-Şirketin günlük işleri dışında, borçlanması, bu sinın aşan nitelikte kredi çekilmesi ve borçlandırılması, kambiyo senedi düzenlemesi olnıadığı,
b-Şirket faaliyeti kapsamındaki malların satışı dışındaki malvarlığının satılması işlemleri olmadığı, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirimiştir.
Davacı vekilinin ... tarihli davadan feragat ettiklerini bildirir, davalı vekilinin ... tarihli vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını bildirir dilekçelerini sundukları görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK. 307. maddesinin "Feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.". HMK. 310. maddesinin "Feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükümleri uyarınca, davacı asilin ve davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflar karşılıklı olarak vekalet ücreti talep etmediklerinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, TARAFLARIN YOKLUĞUNDA gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, anlatıldı. 13/11/2023

Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır