T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/834 Esas
KARAR NO : 2024/294
BİRLEŞEN DOSYA : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2003/1470
KARAR NO : 2005/478
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 02/05/2003
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
Mahkememizin ... tarih ve ... E, ... K sayılı kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... E, ... K sayılı kararı ile bozulmuş, bozma kararına karşı taraflarca bulunulan karar düzeltme talebi de Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... E, ... K sayılı kararı ile reddedilerek, dosya gelmiş olmakla ... E sırasına kaydedildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davalı kooperatifin arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca üstlendiği inşaat işini yine kooperatif ile addettiği sözleşme gereği ... birim fiyatları + % 10 (KDV hariç ) bedelle yapma işini üslendiğini, müvekkili şirket tarafından inşaatın gerek sözleşmede belirtilen işler, gerekse üyelerin ve yönetimin istekleri üzerine sözleşme dışı iş ve imalatlarda dahil olarak yaptığını,sözleşmeye göre müvekkiline aylık hak edişler karşılığı ödeme yapılacağını, ödeme yapılmadığı takdirde aylık %10 gecikme faizinin öngörüldüğünü, davalı kooperatifin inşaat aşamasında müvekkiline hak ediş alacağı karşılığında kayda değer ödeme yapmadığını, toplanan paraların öncelikle inşaat çalışmalarına aktarılması,arsa sahiplerine karşı cezai şart ve kira sorumlulukları olduğu belirtilerek müvekkilinden inşaatların biran önce bitirilmesinin istendiğini, hak edişi ödenmeyen müvekkiline davacı tarafından sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı yaptığı işlere karşılık öncelikle işlemiş aylık % 10 faize mahsup edilmek üzere ... keşide tarihli ... TL tutarında çek keşide edilerek verildiğini, bu çek bedelinin ödenmemesi üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibine geçilmek zorunda kalındığını, bakiye alacaklarının tahsili amacı ile bu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... TL nin davalıdan tahsiline aylık % 10 faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise davacı yanın birinci maddede ( dava dilekçesinde ) belirtilen hususların doğru olduğunu, davacı şirketin yapmış olduğu imalatların sözleşme gereği yapılan imalat olup, sözleşme harici bir iş yapmadığını, üyeler için yaptıkları iş bedellerinin bu üyelerden tahsil ettiğini, davacı şirketin sahibinin ... olduğunu, bu şahsın aynı zamanda kooperatifin müdürlüğünü yaptığını, o zamanki kooperatif başkan ve yöneticilerinin resmi görevli olmaları nedeni ile Antalya dışında ve silahlı kuvvetlerde görevli olduklarını, müdür olan davacıya tüm yetkilerin verildiğini, tüm banka hesaplarının davacının elinde olduğunu, istihkakların gecikmesinin söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen çekin keşidecisinin ve lehtarının ... olduğunu, davacının alacağının kaynağını açıklamadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ... tarihli dilekçe ile de davacı ile yapılan sözleşmede ... fiyatları dendiğini, ayrıca %10'luk müteahhitlik kar payının istenemeyeceğini, davacının taahhüt ettiği işlerin bir kısmını yapmadığını, yönetimin özel isteklerinin olmadığını, üyelere yaptığı işin parasını aldığını, yüklenici firmanın bugüne dek kullanım ruhsatını almadığını, bunun da yüklenicinin görevlerinden olduğunu, yine davacı yüklenicinin ... tarihli genel kurulda ... TL verildiğinde ... tarihinde inşaatı tamamen yapıp teslim edeceğini beyan ettiğini ve ek sözleşme yapıldığını, bu meblağın 3 ay içersinde ... TL olarak üyelerden toplanıp kooperatife teslim edildiği halde yüklenici firmanın taahhüt ettiği sürede işi bitirmediğini, ayrıca davacı şirket temsilcisinin ve eşi ...”ün kooperatif üyesi olduğunu, aidatları kasti olarak ödemediklerini, yapılan işe ilişkin tüm faturaların kooperatif adına kesildiğini ve kooperatife kaydedildiğini ve kooperatif tarafından firmalara ödendiğini, istihkaklarda ise ... birim fiyatları ve + % 10 olarak hesaplanarak kooperatife borç çıkarıldığını, buna göre emtia için kooperatifin iki kez ödeme yapmak durumunda kaldığını, yüklenici davacının hiçbir alacağı olmadığı gibi müvekkiline birçok kez borcu bulunduğunu, hakkında suç duyrusunda bulunduklarını, istihkakların gerçek dışı yapılıp naylon fatura kullanıldığını, ayrıca çok sayıda eksik iş bulunduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu "... davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında yapmış olduğu imalat tutarı ve sözleşme haricinde yapmış olduğu ekstra işler tutarının toplanması neticesinde davacı yüklenicinin toplam imalatlardan olan alacağı ... yılına eskale edilmiş fiyatlarla ... TL olmaktadır. ( ... + ... TL )
Davacı yüklenicinin ... yılında arsa sahibine davalı kooperatif adına ... YTL ödediği tartışmalı olmadığından, ... yılında yapılan bu ödemenin ... yılına eskale edilmesi halinde (... cetveline göre ...- ... yılları eskelasyon tutarı ... olmakla ) ... TL tutmaktadır. ... adet eski binanın yıkımı ve nakliyesi davacı tarafından ispatlanamadığından bu kalemden davacı alacağı bulunmamaktadır.
Buna göre, yüklenicinin davalı kooperatiften toplam alacağı ... TL dir. ( ... + ... )
Buna karşılık, davalı kooperatif tarafından davacı yükleniciye kooperatifin genel giderleri düşüldükten sonra ödenmeyen çekler hariç yapılan toplam ödeme tutarı ... yılına eskaleli hali ile ... TL dir.bu rakamın ... yılına ... oranı gözetilerek eskale edilmesi halinde ( ki ... tarihli ek raporda bu eskale doğru olarak yapılmıştır. ) ... TL bulunmaktadır.
Davalı kooperatifin bu ödeme tutarından Davacı yüklenicinin alacağının düşülmesi halinde ( ... - ... = ... TL ) davacı yüklenicinin alacaklı olmayıp aksine davalı kooperatifin ... TL fazla ödemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda,MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN: Davacıyüklenicinin davalı kooperatiften yapmış olduğu imalatlar karşılığında alacaklı olmayıp aksine davalı kooperatifin fazla ödemesi olduğu anlaşıldığından, davacı yüklenicinin imalat alacağına yönelik davasının reddedileceği anlaşılmıştır." gerekçesi ile asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen ... esas sayılı dosya yönünden: Davacı kooperatif tarafından davalı yüklenici ... Şti ve ... aleyhine naylon faturalar ile kooperatifin davalı şirket ile yetkilisi ve aynı zamanda kooperatif müdürü olan ... tarafından zarara uğratıldığından bahisle dava açılmış ise de, bu faturaların geçerli fatura olduğunun Vergi Mahkemesi kararı ile tespit edilmiş olması ve ayrıca fatura içeriğinde yazılı olan malzemelerin inşaatta kullanılmış olduğunun, ... tarihli rapor ve takip eden ek raporlarda açıklanmış olması nedeni ile davacı kooperatifin naylon faturaya dayalı davasının reddedileceği anlaşılmıştır.
Birleşen ... esas sayılı dosya yönünden : Davacı kooperatif tarafından davalılar ... Şti ve ... aleyhine bedeli tahsil edilip yapılmayan imalatlar nedeni ile alacak davası açılmış olup, mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan hesaplama neticesinde davacı kooperatif tarafından davalı yükleniciye ... YTL fazla ödeme yapıldığı anlaşıldığından, davacı kooperatifin fazla ödemenin istirdadına ilişkin bu davası yönünden, yüklenicinin davalı şirket olması nedeni ile davalı şirkete yönelik ... TL bedelli davanın kooperatif tarafından yapılan fazla ödemeye mahsup olmak üzere kabul edileceği, davadan önce temerrüt olmadığından faizin ise dava tarihinden itibaren başlatılacağı anlaşılmıştır. Davalı ... yönünden ise adı geçenin davalı şirketin temsilcisi olması, fazla ödemeden şahsi sorumluluğuna ilişkin bir delil sunulmamış olması nedeni ile bu davalıya yönelik davanın ise husumetten reddine" gerekçesiyle karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli, ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile "1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yanlar arasında adi yazılı şekilde ... tarihli asıl ve ... tarihli ek sözleşmeler yapılmıştır. Bu sözleşmeler, niteliğince Borçlar Kanunu'nun 355. maddesinde tanımı yapılan birer “eser” sözleşmeleridir. Davacı-karşı davalı şirket yüklenici; davalı-karşı davacı kooperatif ise eser sahibidir. Yüklenici şirket, ..., ... mahallesinde bulunan, tapu sicilin ... ada ve ... numaralı parselinde kayıtlı taşınmaza; “... Birim Fiyatları + %10 (KDV hariç)” bedelle, sözleşmedeki koşullarla inşaat yapımını yüklenmiştir. Yüklenici şirket, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak, tüm iş bedelinden ödenmeyen ... TL'nin kooperatiften tahsilini dava etmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşmeleri şirket adına imzalayan ...'ün, sözleşme tarihinden ... yılına kadar ki süre içinde aynı zamanda davalı-karşı davacı kooperatifin müdürü olduğu mahkemece saptanmış ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/VI. maddesi gereğince, sözleşmelerin geçersiz olduğu kabul edilmiştir. Mahkemenin bu yöndeki kabulü isabetli olmuştur. Çünkü, 1163 Sayılı Kanun'un 59/VI. maddesi gereğince, kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ve personeli, ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatif ile kooperatifin konusuna giren bir ticari muamele yapamaz. Anılan bu yasa hükmü, “emredici” hukuk kuralıdır. Emredici hukuk kuralına aykırı olarak sözleşme yapılamaz ve hukuksal bir tasarrufda da bulunulamaz. Aksi halde, aykırı yapılan sözleşme veya tasarruf “batıl” olur. Borçlar Kanunu'nun 20/I. maddesi gereğince de; bir sözleşmenin konusu olanaksız ise, o sözleşme batıldır. Bir sözleşme ile yüklenilen edim, eylemli olarak veya hukuksal nedenlerle yerine getirilemiyorsa, o sözleşme olanaksızdır.
Yanlar arasındaki sözleşmelerin “batıl” olması sebebiyle; kooperatif vekilince sunulan ... tarihli dilekçesinin; "imalât ve birim fiyat esasına tabi olarak yapılan bir işte, ek iş olamaz. Yüklenici ne imâl ettiyse onun birim fiyata göre hesaplanan bedelini alır. Kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla ek iş olabileceği varsayımında ise ek iş için verilecek ücret hiçbir zaman sözleşme fiyatı olamaz. Rayiç bedel olur. Bu ise en basit yöntemle ... Fiyatıdır. Bilirkişilerin yaptığı gibi bir hesaplama yapılamaz. Kesinlikle kabul etmediğimiz ek işlere, sözleşme birim fiyatı olan ... Fiyatı+%10 uygulanamaz" içerikli (III.A) maddesindeki açıklama mahkemece dayanak alınmış ve “...davacı yüklenicinin imâlat tutarı yapıldığı yıl kârsız rayiç tutarı üzerinden hesaplanması gerekmekte ise de, davalı kooperatif vekili ... tarihli dilekçesinin III.A bendinde rayiç bedelin en basit yöntemle kârsız ... Fiyatı olduğunu kabul etmiş olması nedeni ile bu anlamda davacı lehine usulü müktesep hak doğduğu kabul edilerek ve bilirkişilerin ... Fiyatları üzerinden hesaplama yapıldığı gözetilerek, ayrıca rayiç bedel üzerinden yeniden hesaplama yapılmasına gerek görülmemiştir” gerekçesiyle ... günlü bilirkişi raporu mahkemece doğrudan revize edilerek sözleşme kapsamındaki işlerin bedelinin ... yılından ... yılına eskale edilerek ve %25 kâr düşülerek (...) TL ve ... tarihli ek raporda aynı sebeple de eskale edilerek sözleşme dışı iş bedelinin de (...)TL olduğunun kabulü ile toplam (...) TL tutarındaki iş bedeli, yine eskaleli hesaplanan (...) TL miktarındaki kooperatif ödemesinden düşülerek, Kooperatifin ... TL fazla ödemesinin bulunduğundan bahisle yüklenicinin davasının reddine karar verilmiştir. Oysa, yukarıda gösterildiği üzere, davalı vekilinin, mahkemenin kabulünün aksine kooperatif vekilinin ... günlü dilekçesinde ve dilekçesinin (III.A) maddesinde hiçbir konuda “kabulü” yoktur. Davacı yararına da oluşan bir kazanılmış haktan da, belirtilen davalı vekilinin bildirimiyle söz edilemez. Nitekim, Kooperatif vekilinin, ... tarihli temyiz dilekçesinin “2.” bendinde aynen: “bizim söylemediğimiz bir beyan karara dayanak alınmıştır” denilmektedir.
Yüklenici ile eser sahibinin arasındaki sözleşmenin “batıl” veya bağlayıcı olmaması durumunda; sözleşme dışı iş yapıldığında bu işlerin bedeli, Borçlar Kanunu'nun 413. maddesi hükmüne ve dolayısıyla “vekâletsiz gerçek-tam işgörme” kurallarına göre hesaplanır. Anılan yasa hükümlerine göre, iş-eser sahibi ya da işi görülen, kendi yararı için yapılmış olan bir işde, yüklenicinin durumun gereğine göre, zorunlu veya yararlı olan harcamalarının tümünü, faizi ile birlikte, ödemek ve bu tür yüklenimlerini yerine getirmek ve hâkimin takdir edeceği zarar için tazminat vermek zorundadır. Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur: Bunlardan birincisi, işgörende iş-eser sahibi çıkarına davranmak amacı ve iş sahibinin çıkarına işin görülmesi gerekli olmalı; ikincisi ise, yüklenici, eser-iş sahibini borç altına sokmak amacını taşımalıdır. Bu madde hükmündeki “gider” kavramı ise geniş tutulmalı, yalnız harcanan paralar değil, her türlü mali fedakarlık anlaşılmalıdır. Örneğin: (Y.4.H.D.23.02.1984 gün, E.767 ve K.987, 11.H.D. 06.03.1975 gün, E.4377 ve K.1580, 15.H.D. 28.09.1995 gün E.2185 ve K.5109, 25.12.2009 gün E.2008/6857 ve K.2009/7149, Y.H.G.K. 02.11.1968 gün E.1966/4-977 ve K.1968/718 sayılı kararlar).
Dairemizin yerleşen uygulamaları şudur: Borçlar Kanunu'nun 413. maddesi hükmünün uygulanmasıyla, batıl veya bağlayıcı olmayan sözleşmeler sebebiyle yüklenici tarafından yasal olarak yapılan ya da sözleşme dışı yapılan işlerin bedeli, yapıldıkları yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da kurulu aracılığıyla yapılacak keşif ve inceleme sonucu belirlenir. Mahalli piyasa rayiçleri ise ...'nca hazırlanan birim fiyatların oluşturulmasında yararlanılan rayiçler değildir. Yapılan imalâtın, yapıldığı zamanki serbest piyasa fiyatlarına göre değerinin Borçlar Kanunu'nun 413. maddesi gereğince hesaplanması gerekir ve buna yüklenici kârı da dahildir. (Örneğin; Dairemizin uygulamayı gösterir kararları: 29.03.2010 gün E.2009/7436 ve K.2010/1727; 19.03.2009 gün, E.2008/1125 ve K.2009/1574; 06.11.2009 gün, E.2009/3368 ve K.2009/5981; 02.07.2009 gün, E.2008/3523 ve K.2009/4063; 28.04.1987 gün, E.2332 ve K.1848 sayılı kararlar).
Diğer yandan, sözü edilen işlerin bedelleri yapıldıkları yıl mahalli rayiçlerine göre hesaplanırken; katsayı uygulanarak güncelleştirilemeyeceği gibi; yapılan ödemeler de güncelleştirilemez. (Y.15.H.D.12.11.2002 gün, E.3462 ve K.5093; 25.10.1990 gün, E.4678 ve K.4327 sayılı kararları).
Mahkemece, Dairemizin istikrarlı uygulamasını yansıtmayan kararını ve yasal yöntemine uygun olmayan bilirkişi raporlarını dayanak alarak, doğrudan iş bedelinin hesabını yaparak ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davacı yüklenicinin davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkat alamaz. (HUMK.md.76; HMK.md. 25/I.).
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak yasa hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Ancak, hâkimin hükme yeterli görmediği rapor ya da raporlar karşısında, yeniden bilirkişiden görüş almasına veya gerekirse başka bir bilirkişinin düşüncesine başvurmasına HMK'nın 281 ve 282. maddeleri olanak vermektedir.
Tüm bu sebeplerle; mahkemece, öncelikle taraflarca sunulan iddia ve savunma doğrultusunda tüm delillerin toplanması; uzman bilirkişi kurulu oluşturularak yerinde keşif yapılması; yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak ve gösterilen yasal yönteme uygun şekilde bilirkişi kuruluna yüklenicinin hakettiği ve istenebilir alacağının hesaplattırılması; rapora vâki itirazların değerlendirilip karşılanması, belirlenen iş bedelinden, kooperatifce kanıtlanan ödemelerin mahsubunun yapılması ve varılacak sonuca göre yüklenicinin davasının çözüme bağlanması gerekmektedir.Noksan araştırma ve hukuksal olmayan gereçelerle karar verilemez, verilen karar, taraflar yararına bozulmalıdır. " gerekçesi ile bozulmuştur. Tarafların tashihi karar talebi, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli, ... Esas, ... karrar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Mahkememizce ... tarihli ... E-... K sayılı karar ile;"... Davacı ile davalı kooperatif arasında imzalanan sözleşmenin 1163 sayılı Yasanın 6.10.1988 tarih, 3476 sayılı Yasa ile değişik 59. maddesinin 6. fıkrasının amir hükmüne aykırı olmakla geçersizliği kuşkusuzdur. Bu geçersizlik sonradan ortaya çıkan yani sözleşmenin taraflarınca (olayda aynı kişi ) sözleşmenin yapıldığı anda bilinmeyen bir geçersizlik değildir. Davacı şirket yetkilisi ,aynı zamanda kooperatif başkanı sözleşmeyi yaptığı anda geçersiz olduğunu bilmektedir. Davacı bu geçersiz sözleşmeye göre gerçekleştirdiği ve kooperatifin yararlanabileceği imalatların bedelini vekaletsiz iş görme hükümleri değil ancak sebepsiz iktisap hükümleri dairesinde isteyebilir. Aşağıda örnek olarak sayılan Yargıtay kararlarında da açıkça bu şekilde kabul edilmiştir.Bu nedenle vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair bozma yerinde değildir. Mahkememizin verdiği ilk kararın bu nedenle yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Kaldı ki aksi düşünce , yapıldığı dönemde şirketlerin bir kısım avantajlardan faydalanmak üzere kurdukları kooperatifler eliyle yaptıkları müteahhitlik işlemleri ile yine bilerek kanuna aykırı sözleşmeler yaparak kazanç elde etmelerinin teşvik edilmesi ve bu tür işleri ödüllendirmek olacaktır. Bu durum adeta kanunu amir hükmünün yok sayılması anlamı da taşıyacaktır. (Yargıtay ... H.D ... esas ,... karar , ... esas,... karar , ... esas, ... karar ve. ... esas, ... karar sayılı örnek kararları)" gerekçesi ile önceki kararda direnilmiş, birleşen ... E ve birleşen ... E sayılı dava dosyaları için verilen kararlar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, karar asıl dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkememizce asıl dava yönünden verilen karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... tarih ve ...-... Esas ... Karar sayılı ilamıyla"... yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçeler ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile bozulmuştur.
Taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmiştir.
HGK kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmak üzere mahallinde yapılan keşif sonrası;
Mali müşavir bilirkişi ..., makine mühendisi bilirkişi ..., elektrik mühendisi bilirkişi ..., inşaat mühendisi ..., yüksek mimar ... tarafından düzenlenen 19/10/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
"1- Yüklenicinin yaptığı işlerin yapıldığı yıl itibari ile karlı mahalli serbest piyasa rayiçleri hesaplanan bedellerinin
... imalat bedeli ...
... imalat bedeli ...
... imalat bedeli ...
... imalat bedeli ...
... imalat bedeli ...
... imalat bedeli ...
Toplam imalat bedeli ... TL olduğu;
2-Kooperatifçe yapılan ödemelerin toplamının ... TL olduğu;
3- Yüklenicinin ödenmesi gereken asgari SGK prim bedelinin ...TL olduğu, kooperatif adına çalışanlara ait primlerden ve primlerin geç ödenmesinden dolayı ödeneri gecikme bedelinden yüklenicinin sorumlu tutulamayacağı
4- Yüklenicinin (... -... - ...=) ... TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 17/03/2017 tarihli ek raporunda özetle:|
"Tarafımızdan yapılan hesaplamalarda; kooperatif adına alınan faturalar incelenerek imalatların yapıldığı zaman aralığının belirlenmesine çalışılmış ayrıca birbirini takip eden imalatların yapım zamanları da dikkate alınarak inşaatın sürdüğü yıllar boyunca hangi imalatın hangi yılda ve ne miktarda yapılmış oldukları tespit edilmiştir. İmalat metrajlarında onaylı proje ölçüleri üzerinden hareket edilmiş, yerinde değişen ve fazlaya dair yapılan kısımlar metrajlara dahil edilmiştir. Yargıtay Bozma kararı doğrultusunda imalatların yapıldığı yıllardaki fiyatlar ise tarafımızdan yapılan araştırmalar neticesinde karlı mahalli serbest piyasa rayiçleri kullanılarak hesaplanmıştır.
Yerinde mahkeme heyeti ile yapılan keşif esnasında özellikle kooperatif yetkililerince daire içlerinin gezilmesi istenmemiş ve adeta engellenmiştir. Aradan geçen zaman zarfında bir kısım kullanıcıların değiştiği, kullanıcıların daire içlerindeki bazı imalatları değiştirdikleri, tekrar tekrar boyandığı beyan edilmiştir. Heyetimize kullanmaya mani olmayan görünüşü bozuk, işçilik hatası olan nefaset kesilmesi gereken imalatlar gösterilemediğinden, imalatların tamamlandığı dönemde eksik ve kusurlu imalatlar için herhangi bir tutanak tutulmadığından ve o döneme ait nefaset kesintisi yapılması gerektiğini belirten bilirkişi raporu bulunmadığından heyetimizce nefaset kesintisi hesaplanamamıştır.
... yılında başlayıp ... yılına kadar devam eden dava konusu iş de yıl sonu tespit tutanakları bulunmamakta, herhangi bir yapım aşamasını gösteren fotoğraf da bulunmamaktadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre yapılan hesahımıza iki tarafça da yapılan itirazlarda yeni bir belge ve bulgu sunulmadığından kök raporumuzda yapılan hesabımızda SGK prim hesabı dışında vardığımız kanaat değişmemiştir.
İnşaatta çalışan işçilerin sigorta giriş bildirgeleri, görevleri, çalışma sureleri, ve işçiler adına ödenen sigorta primlerinin bildirilmesi halinde gerçek ödenen ve yüklenicinin alacağından düşülmesi gereken prim miktarı hesaplanabilecektir." denilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ..., mimar bilirkişi ..., inşaat mühendisi ..., makine mühendisi ..., elektrik mühendisi ..., avukat ... tarafından düzenlenen 09/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
Taraflar arasında görülmekte olan iş bedeli alacağı davasında;
1- Davanın bugüne kadarki seyrinde, ... Şti'nin yüklenici olarak kabulünün hatalı olduğu, huzurdaki inşaat işinin bir taahhüt işi olmayıp, emanet usulüne benzer şekilde yapıldığı, yukarıdaki tespitler ışığında kesin olarak heyetimizce kabul edilmiştir.
2- Somut olayda, aslen ... şirketi taraf olarak görünse dahi, ...'ün -şahsen- hem kooperatif ortağı hem de kooperatif müdürü olarak, sanki yönetim kurulunca atanmış emanet komisyonu üyesi gibi, kooperatifin faaliyetlerini yürüttüğü görülmektedir.
3- Kooperatif yönetim kurulu, inşaatı hangi yöntemle tamamlayacağını net olarak belirlemeyerek, yönetim kurulu kararıyla bağdaşmayan bir sözleşmeye imza atarak, sözde yükleniciyi hem idari hem teknik yönden denetlemeyerek, bütçe planlaması yapmayarak, SSK vb giderleri zamanında ödemeyip faiz işlemesine sebep olarak, KDV ve diğer vergi istisnalarını üyeler lehine kullanmayarak üyelerin zararına sebep olmuş, kusur işlemiştir.
4- ... Şti. nin, ... x 0,1 (yada ... 'nin %10'u) şeklinde ifade edilebilecek ara hakedişlere itirazının olmayışı, faturalarını sözkonusu ara hakediş kapaklarına uygun düzenlemiş olması, uygulanmasına malen imkan olmayan sözleşmenin evrildiği yeni duruma ( 110 -—--> %10 ) rızası olduğu anlamına gelmektedir.
5- Vekaletsiz iş görme ile iki taraf arasında oluşan hukuki ilişki, taraflara bazı haklar sağlamakta, ayrı zamanda borçlarda yüklenmektedir. İş gören, iş sahibi menfaatine ve tatmin olunan maksadına uygun hareket etmekle yükümlü olup, her türlü ihmal ve dikkatsizlikten sorumludur. İş sahibi de iş görenin yaptığı tünt zorunlu ve faydalı masrafları ödeünekle yükümlüdür.
5.1 İşgören ...'ün, kooperatif menfaatine yürüttüğü faydalı işler arasında, kooperatif fikrinin mimarı olması, arsanın bulunmasına katkısı, boş üyeliklerin doldurulmasındaki rolü, işin yönetimini üstlenmesi (proje çiziminden, ruhsat ve izinlere, mal tedariğinden, taşeronların bulunmasına, ödemelerin yapılmasına vb.) ve kurumsal olarak temsili sayılabilir.
5.2 İhmal ve dikkatsizlik olaraksa; arsa sahiplerine verilen sözlerin tutulamaması, kanuni ödemelerin zamanında yapılmayarak katlanmasına sebep olmak, vergi avantajlarından mahrum olunmasını engellememek vb sayılabilir. Naylon faturalar ile ilgili olan, heyetimizce sabit görünen suçun değerlendirilmesi ise sayın mahkemeye aittir.
6- Heyetimiz, BK. 413. maddesi kapsamında vekaletsiz iş görme kuralı çerçevesinde, imalatın yapıldığı yıldaki serbest piyasadaki rayiç fiyatı üzerinden bir bedel tespiti için başvuracak bir veritabanı veyahut merci bulunamayacağına kanaat getirmiştir. Zira olayımızda olduğu şekli ile bir inşaat işini hem fikir hem de yönetim olarak sunan servis sağlayıcı yapılar ülkemizde mevcut değildir. Heyetimiz rayiç fiyat konusunda kanaat belirtmekten fazlasına muktedir değildir.
7- Heyetimiz, işgörenin, yapılan işin %10'u oranında bir “komisyona” razı olduğuna kanaati oluşmuştur. Ancak hangi bedelin %10'u hesaplanacağı konusu tartışmalıdır. Zira inşaat yaptırma işi ideal olarak yönetilse idi, hem toplanmış aidatlar hem de muhasebeleşmiş gider faturaları, mevcut seviyesine varmadan inşaat (imalat yapılması planlanlanmayan ince işler dışında) bitmiş olmalıydı.
8- Heyetimiz toplanan aidat gelirleri üzerinden bir çıkarım yapmayı uygun bulmaktadır. ... TL'nin ideal durumda 15' inin işgören tarafından hak edildiği kanaatindeyiz. Bu oran içindeki en büyük fayda kooperatif iş fikrinin ortaya atılması ve arsa temini olarak değerlendirilmiştir. Öte yandan 5.2 maddesindeki kusurlar sebebi ile bu oranın % 8'e düşürülmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ..., mimar bilirkişi ..., inşaat mühendisi ..., makine mühendisi ..., elektrik mühendisi ..., avukat ... tarafından düzenlenen birinci ek raporunda özetle:
Heyetimiz, kök raporundaki tespitlerinin arkasındadır. HGK kararı ve talepleri heyetimizce kök raporda dikkate alınmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olmasından ötürü vekaletsiz iş görme ilkesi ile hareket edildiği raporumuzda açıkça belirtilmiştir.
Heyetimiz, dosyada bugüne kadar hiç değinilmeyen bir konuya değinmiş ve davacının , aslen -yaygın manada- bir inşaat işi yüklenicisi olmadığını, komisyon karşılığı bir inşaat işinin yönetimini üstlendiğini tespit Ve kabul etmiştir. Bu kabulumuzu destekleyen hususlar kök raporda açıkça belirtilmiştir. Burada tekrar özetler isek:
Kooperatif yönetim kurulu, inşaat işine ait gider faturalarının kooperatif adına tanzim edilmesini kararlaştırmıştır. Öyle de yapılmış, mal tedarikleri karşılığında kooperatif tüzel kişiliği piyasaya borçlanmıştır. a işçilik, sigorta giderleri de tamamen kooperatifçe ödenmiştir.
Malzemeleri kooperatif alıp işçi ücretlerini de kooperatif öderken, bir de üstüne sözleşme gereği ... %10 bedelle yüklenici faturası ödemek, açıktır ki, konutları iki kez yapmış olmak anlamına gelecektir. Bu açmaz farkedilerek, yüklenici faturaları ... x 0,1 formülüne indirgenmek zorunda kalınmıştır.
Sözde yüklenici, hiçbir finansal risk almaksızın, kooperatif kasasını kullanarak inşaat işini idare ve koordine etmiştir. Piyasadaki tedarikçilere veya şantiyede çalışan emek sahiplerine, şahsen veya şirketi adına borçlanmamıştır.
Kooperatif işyeri SSK sicil numarası altında hiçbir alt yüklenici bulunmayışı, koperatif dışında hiç kimsenin bu iş için resmi olarak emek harcamadığı anlamına gelmektedir.
Zaten bir gün dahi SSK primi ödemeksizin yüzlerce metrekare inşaatın bitirildiğini iddia etmek anlamsızdır.
Ortada gerçek bir yüklenici bulunmadığının kabulu üzerine, artık kaç metrekafe boya işi yapıldığı, kaç adet küvet montaj edildiği vb. hesap ile uğraşmak tamamen anlamsız hale gelmektedir. Açıktır ki işin hangi yıl hangi seviyede olduğunun da hiçbir anlamı yoktur. Davacı şirket yetkilisi -aynı zamanda kooperatif müdürü- olan şahıs, üyelerden toplanan aidatın miktarı ölçüsünde inşaat işini koordine ve idare etmiştir. Heyetimiz, bu şahsın yönetim hizmetlerinin yanında, kooperatif kurma fikrinin sahipliği ve arsanın teminindeki rolünü de teslim etmektedir.
Heyetimizin, yukarıda tarif edilen inşaat yönetim işine rayiç bedel bulması mümkün değildir. Açıktır ki kooperatif fikri ve hayata geçirilmesi inşaatın yönetimindeni de değerli kabul edilebilir. Peki bu fikri üretmenin değeri nasıl tespit edilecektir. Heyetimiz bu soruya çözümü kök raporunda belirtilen yöntem ile getirmiştir.
Davacının, kooperatife fatura ettiği onu aşkın faturada, yapılan işin %10'u kadar bir bedele razı olduğu aşikardır. Buradan hareketle varılan sonucun adil olduğu düşüncesindeyiz.
Ara karar ile mahkemece ilgili belediyeden talep edilen, inşaat ruhsat tarihi, iskah tarihi gibi bilgilerin raporumuzu etkileyici bir yönü bulunmamaktadır" denilmiştir.
Bilirkişi heyetinin ikinci ek raporunda özetle:
Kooperatif ve yüklenici şirketin aynı tarihlerde kurulması, kurucusunun aynı kişi oluşu ve dahi tüzel kişilik isimleri, bunların bu taşınmazı yapmak amacı ile kurulduğunu göstermektedir. Dava konusu işin ihale sonucu verildiği kanaatinde değiliz.
2- Heyetimiz kök raporunda sunduğu hesabı yaparken rayiç fiyat kullanmamıştır. Zira önceki raporlarımızda izah edildiği üzere, davacı şirket bu işin bildiğimiz manada yüklenicisi değildir. Kök raporda verilen hakediş kapakları özet tablosundan da anlaşılacağı gibi 14 adet faturasını sözleşmesinden çok aşağıda bir fiyattan düzenlemiştir.
Daha açık ifade ile ... tarihli hakediş kapağında ... birim fiyatları ile, bitirilen kümülatif imalat miktarı ... TL dir.
Bu rakama karşılık gelen hakediş tahakkuku sözleşme uygulansa;
...: 2 x 1.1 =... TL olacak iken sözleşme uygulanmadan:
... x 0.1 = ... TL olmuştur.
Burada heyetimizin yanıt aradığı soru şu olmuştur. Şirket toplam 14 faturasında, 14 ayrı kez neden yukarıdaki ikinci hesaba uyarak ... milyar TL'den vazgeçmektedir?
Önceki raporlarımızda bu soruya yanıt sunulmuş ve rayiç fiyatların kullanılmasının hem imkansızlığı hem de lüzumsuzluğu sebebi ile kök rapordaki hesaplama yapılmıştır.
SIHHİ TESİSAT YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE:
Mahkemeye sunmuş olduğum kök raporda yapılan incelemede yargıtay bozma kararında belirtildiği üzere imalatın yapıldığı yıldaki serbest piyasa rayiç fiyatları dikkate alınarak dosyada mevcut metraj cetveliyle karşılaştırmak suretiyle ... yılı rayiç fiyatlar belirlenmiş olup bu bedel ... yılına eskale edilmiştir. " denilmiştir.
Makine mühendisi ... tarafından düzenlenen 10/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
1. Sıhhi tesisat yönünden, yüklenicinin yapmış olduğu imalatların ... yılı müteahhitlik karı dahil bedelinin ... TL olduğu, bu bedelin ... yılına ... oranında eskale edilmesi ile yapılan imalatların müteahhitlik karı dahil bedelinin ... TL. olduğu,
2. Branşımın haricinde heyetçe düzenlenen ve katılmadığım rapora katılmama nedenim ise, Yargıtay kararında " ... davacı - karşı davalı yüklenici şirketin, iş bedelini BK. 413. maddesi kapsamında vekaletsiz iş görme kuralı çerçevesinde, imalatın yapıldığı yıldaki serbest piyasadaki rayiç fiyatı üzerinden mütcahhit karı da dahil olmak üzere .... " hesaplanması gerektiği belirtilmesine rağmen, diğer bilirkişilerin bu yönde hesaplama yapmamalarından kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişinin 06/09/2018 tarihli ek raporunda özetle:
Kök rapor tekrar incelendiğinde sonuç olarak sayın mahkemenizin takdirlerine arz olunmak üzere.
Sıhhi tesisat yönünden, yüklenicinin yapmış olduğu imalatların ... yılı müteahhitlik karı dahil bedelinin ... TL. olduğu, bu bedelin ... yılına ... oranında eskale edilmesi ile yapılan imalatların müteahhitlik karı dahil bedelinin ... TL olduğu ... yılına (... eskale) edilmesi halinde ise yapılan imalatın müteahhitlik karı dahil ... x 2.15 =... TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Tal sayılı dosyasından bilirkişiler ..., ..., ..., ... tarafından düzenlenen 21/07/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle:
Bilirkişi Heyetimizde dava dosyasına bilirkişi raporu sunan beşinci bilirkişi (bilirkişi heyeti) olan, inşaat mühendisi, yüksek mimar, elektrik mühendisi, makine mühendisi ve mali müşavir unvanlı beş kişilik bilirkişi heyetinin Yargitay Hukuk Genel Kurulunun ... E, ... K sayılı ilamında belirtilen: hesaplama şekline uygun olarak hesaplanan 19.10.2016 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamanın teknik anlamda uygun olduğu ve bu haliyle davacının (yüklenici) davalıdan (kooperatif) ... yılı itibariyle ... TL alacaklı olduğu görüş ve kanaati oluştuğu sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 26/05/2021 tarihli ek raporunda özetle:
16.07.2020 tarihli bilirkişi heyet raporumuz sonrasında dava dosyasına kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizi değiştirmemizi gerektirecek yeni bilgi ve belge sunulmamış olması ve itiraz dilekçelerinde zaten dava dosyasında bulunan ve bilirkişi heyetimizce incelenen bilgi ve belgelere referans verilmesi nedeniyle bilirkişi heyetimiz 16.07.2020 tarihli kök raporundaki görüş ve kanaatlerini aynen korumaktadır. Buna göre; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...-... Esas, ... karar sayılı ilamında belirtilen hesaplama şekline uygun olarak hesaplanan 19.10.2016 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin ve hesaplamanın teknik anlamda uygun olduğu ve bu haliyle heyetimizde davacının (yüklenici) davalıdan (kooperatif) ... yılı itibariyle ... TL alacaklı olduğu sonuç ve kanatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkemizce yapılan yargılama sonucu;
".. Taraflar arasındaki eser sözleşmesi niteliğindeki sözleşmeleri davacı yüklenici şirket adına imzalayan ...'ün, sözleşme tarihinden ... yılına kadarki süre içinde aynı zamanda davalı kooperatifin müdürü olduğu ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/VI. maddesi gereğince, sözleşmelerin geçersiz olduğu, zira, 1163 sayılı Kanun'un 59/VI. maddesi gereğince, kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ve personeli, ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatif ile kooperatifin konusuna giren bir ticari muamele yapamacağı, anılan bu yasa hükmü, “emredici” hukuk kuralı nitelinde olup; buna aykırı olarak sözleşme yapılamacağı ve hukuksal bir tasarrufta da bulunulamacağı, aksi takdirde, aykırı yapılan sözleşme veya tasarruf “batıl” olduğu (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m.20/I.; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.27) ,
Yine yüklenici ile eser sahibi arasındaki sözleşmenin “batıl” ve dolayısıyla bağlayıcı olmaması durumunda veya sözleşme dışı iş yapıldığında bu işlerin bedeli, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61 vd. maddelerinde düzenlenen “sebepsiz zenginleşme” kurallarına göre değil; aynı Kanunun 413. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.529) hükmüne ve dolayısıyla “vekâletsiz gerçek-tam işgörme” kurallarına göre hesaplanacağı ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 413.maddesi hükmünün uygulanmasında, batıl veya bağlayıcı olmayan sözleşmeler sebebiyle yüklenici tarafından yasal olarak yapılan ya da sözleşme dışı yapılan işlerin bedelinin, yapıldıkları yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da kurulu aracılığıyla yapılacak keşif ve inceleme sonucu belirleneceği, mahalli piyasa rayiçleri ise ...'nca hazırlanan birim fiyatların oluşturulmasında yararlanılan rayiçler değil, yapılan imalâtın, yapıldığı zamanki serbest piyasa fiyatlarına göre değerinin BK'nun 413. maddesi gereğince hesaplanması gerektiği gibi, buna yüklenici kârın da dahil olduğu, bunun yanında, sözü edilen işlerin bedelleri yapıldıkları yıl mahalli rayiçlerine göre hesaplanırken; katsayı uygulanarak güncelleştirilemeyeceği gibi; yapılan ödemelerin de güncelleştirilemeyeceği,
Somut uyuşmazlıkta, batıl olan sözleşmeler nedeniyle yapılan ve iş sahibi kooperatifçe de benimsenen imalatın bedeli talep edilmekle, davacı yüklenici şirketin, iş bedelini BK. 413.maddesi kapsamında vekaletsiz işgörme kuralı çerçevesinde, imalatın yapıldığı yıldaki serbest piyasadaki rayiç fiyat üzerinden müteahhit karı da dahil olmak üzere isteyebileceğinin kabulü gerektiği hususları kesinleşmiştir.
Bu nedenle Mahkememizce yapılan ikinci keşif sonrası düzenlenen bilirkişi heyeti raporuna itibar edilmemiş, ilk keşif sonrası rapor düzenleyen bilirkişi heyetinin kök ve ek raporları ile bu raporu teyit eden Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarına itibar edilerek; davacının ... TL üzerinden açtığı davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (Taraflar arasındaki sözleşmenin batıl olması nedeniyle davacının ancak yasal faiz talebinde bulunabileceği dikkate alınması gerekirken, sehven davacının faiz talebinin 3095 Sayılı Yasa'nın 2/1.maddesi ve TBK 'nın 120/2.maddesi uyarınca kabul edilmesi doğru olmamış ise de, bu hata gerekçeli kararın yazılması aşamasında fark edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m.298/2). Buna nedenle, tefhim edilen hüküm sonucu faiz yönünden yanlış da olsa, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmiştir.)" gerekçesi ile verilen ... tarih ve ... E, ... K sayılı karar ( asıl davada davacı ... Şti.yönünden kabulüne, birleşen davalar yönünden karar verilmesine yer olamdığına yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı-birleşen dosyalarda davacı iş sahibi vekilince asıl dosya yönünden davacı birleşen dosyalarda davalı yüklenici vekilince birleşen ... E. dosya yönünden temyiz edilmesi üzerine) YARGITAY ...HUKUK DAİRESİ'NİN ... TARİH VE ... E, ... K SAYILI KARARI İLE:
"...İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eser sözleşmesini davacı yüklenici şirket adına imzalayan ...'ün, sözleşme tarihinden ... yılına kadar aynı zamanda davalı kooperatifin müdürü olduğu ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/VI. maddesi gereğince imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğu, sözleşmenin “batıl” ve dolayısıyla bağlayıcı olmaması durumunda veya sözleşme dışı iş yapıldığında bu işlerin bedelinin “vekâletsiz gerçek-tam işgörme” kurallarına göre hesaplanacağı bu durumda yüklenici tarafından yasal olarak yapılan ya da sözleşme dışı yapılan işlerin bedelinin, yapıldıkları yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanacağı, mahalli serbest piyasa rayiçlerine yüklenici kârının da dahil olduğu, asıl davada batıl olan sözleşme nedeniyle yapılan ve iş sahibi kooperatifçe benimsenen imalatın bedelinin vekaletsiz işgörme kuralı çerçevesinde, imalatın yapıldığı yıldaki serbest piyasadaki rayiç fiyat üzerinden müteahhit kârı da dahil olmak üzere hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek; asıl davada şirket tarafından açılan alacak davasının kabulü ile; ... TL'nin 3095 Sayılı Yasa'nın 2/1. maddesi ve TBK 'nın 120/2.maddesi hükmü uyarınca dava tarihi olan ... tarihinden ... tarihine kadar işleyen yıllık %110 oranında, ... tarihinden ... tarihine kadar işleyen yıllık %100 oranında, ... tarihinden ... tarihine kadar işleyen yıllık %86 oranında, ... tarihinden ... tarihine kadar işleyen yıllık %76 oranında, ... tarihinden ... tarihine kadar işleyen yıllık %24 oranında, ... tarihinden itibaren işleyen yıllık %18 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsili ile davacıya verilmesine, mahkemenin bozma öncesi ... tarihli kararı ile birleşen ... esas ve birleşen ... Esas sayılı dava dosyaları için verilen kararlar kesinleşmiş olduğundan bu davalar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı/birleşen dosyalarda davacı iş sahibi vekilince asıl dava yönünden, davacı/birleşen dosyalarda davalı yüklenici vekilince birleşen ... esas sayılı dosya yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı/birleşen dosyalarda davacı iş sahibi vekilinin asıl davaya yönelik olarak ileri sürülen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı iş sahibi vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki akdedilen ancak emredici hukuk kuralına aykırılık sebebiyle geçersiz bir eser sözleşmesi bulunduğu ihtilafsız olup, yüklenici tarafından geçersiz sözleşme sebebiyle yapılan iş ve imalat davalı iş sahibi yararına olup, davalı tarafından kabul edilmiş ve kullanılmakta olduğundan, yüklenicinin vekaletsiz işgörme hükümlerine göre iş bedelini isteyebilir. İşin yapıldığı tarihe göre uygulanması gereken 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 410 ve izleyen hükümleri gereğince iş bedeli işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlendiği ve mahkemece bu bedele hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İşbedeli alacağına uygulanacak faiz türüne gelince; mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12/3 ve 3. maddeleri uyarınca her çeşit imâl ve inşa işleri ticari iş sayıldığından 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca davacı yüklenici, işbedeli alacağının ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep edebilirse de, dava dilekçesinde alacağa ticari faiz uygulanması talep edilmemiş olup, akdi gecikme faizi istenildiği belirtilmişse de geçersiz sözleşmede yer verilen akdi faiz oranı dikkate alınarak hüküm kurulamayacağından, mahkemece hükmolunan alacağın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde değişen oranlarda ve TBK m. 120/2 uyarınca sözleşmesel yıllık temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesi hatalı olup, hükmün bu sebeple asıl davada davalı iş sahibi yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı/birleşen dosyalarda davalı yüklenici vekilinin birleşen ... esas sayılı dosyaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Asıl davada yüklenici şirket bakiye işbedeli alacağını talep etmiş, birleşen ... esas sayılı dosyada ise iş sahibi kooperatif fazla ödenen işbedelinin iadesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen işbu davada ileri sürülen taleplerin birbiri içine geçen ve birlikte görülmesi gereken talepler olduğu, yüklenici tarafından yapılan imalatın bedeli ile iş sahibince yapılan ödemenin birbirini karşılayıp karşılamadığının, eksik yahut fazla olup imalat/işbedeli olmadığının tespitinin zaruri olduğu ancak bu şekilde bir hesaplama yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekeceği bu bağlamda davacı yüklenicinin alacaklı çıkması halinde davalı iş sahibinin fazla ödemesinin olmadığı sonucuna varılması gerektiği, öte yandan Yargıtay (kapatılan) ... Hukuk Dairesinin ... tarihli bozma ilamı ve sonrasındaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... tarihli direnme kararını bozma ilamında yerel mahkemece uygulanması gereken işbedeli alacağının hesaplama yönteminin açıklandığı ve bu hususta yanlış hesaplama ve hatalı değerlendirme yapan mahkeme kararının bu yönden bozulmasına karar verildiği, eş deyişle bozma ilamının hem asıl hem de birleşen ... esas sayılı davayı ilgilendirdiği gözetildiğinde, birleşen ... esas sayılı davanın kesinleştiğinden söz edilmeyeceğinden yerel mahkeme kararının bu sebeple yüklenici yararına bozulmasına karar verilmiş, bozma sebebine göre yüklenici vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı iş sahibi vekilinin asıl davada sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile asıl davada hükmün davalı iş sahibi yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenici vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birleşen ... esas sayılı dosyada davalı yüklenici yararına BOZULMASINA,.." gerekçesi ile bozulmuştur.
Yargıtay bozala ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, Mahallinde yapılan keşif sonrası;
İnşaat mühendisi bilirkişi ..., mimar bilirkişi ..., makine mühendisi ..., elektrik mühendisi bilirkişi ..., mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle:
1-... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan ...-...-... bloklara ... tarih ... nolu ruhsatla inşaat izni verildiği, ...-...-... bloklara tadilat ruhsatının ... tarih ... no ile düzenlendiği, ..., ..., ... bloklara ... tarihinde ... blok (... no ile), ... blok (... no ile) ... blok (... no ile) genel iskan belgesinin düzenlendiği, iskan belgesine göre ... blokta ... katta ... dükkan, ... ve ... normal katta ...'şer mesken, ...katta ... ... mesken olmak üzere blokta ... ... bölüm bulunduğu, ... blokta ise ... katta ... dükkan, ... ve ... normal katta ...'şer daire, ...katta ise ... adet ... daire olmak üzere toplam ... ... bölüm bulunduğu, (iskana göre ... ve ... blokta toplam ... ... bölüm bulunmaktadır) ...-... bloğa ... tarihinde tadilat ruhsatının düzenlendiği, bu ruhsat ile ... blok altında bulunan ... dükkanın| adet meskene, ... blok altında bulunan ... dükkanın ise ... adet meskene dönüştürüldüğü, buna göre ... blokta ... mesken ve kapıcı dairesi, ... blokta ise ... mesken, olmak üzere ... ... bölüm, kapıcı dairesi bulunduğu, keşif esnasında görülen durumun da son tadilat projesine uygun olduğu,
2-Parselde yüklenici tarafından ...-... yıllarında yapılan işler bedelinin (piyasa rayiç bedeline göre, KDV dahil) toplam ... TL olduğu,
3-Kooperatif yönetimince yükleniciye yapılan ödemeler toplamının ... TL, yeni para ile ... TL olduğu,
4-SGK ödemelerinin rayiç bedel içerisinde değerlendirilemeyeceği, yüklenici tarafından ödenmesi gereken asgari SGK priminin ... TL olarak hesaplandığı, bu bedelin de yüklenici alacağından düşülmesi gerektiği,
5-Parsele yapılan ... bloğun inşaatlarının tamamlanarak iskan belgelerinin alındığı, yüklenici tarafından yapılan fazla imalatlar da değerlendirilerek imalat bedelinin ... TL olduğunun hesaplandığı, buna göre yüklenici alacağının (... TL - ... TL= ... TL) ... TL olduğu,
6-... Esas nolu dava dosyasında davacı Kooperatifin davalı şirkete fazla ödemesinin olmadığı" sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 12/03/2024 tarihli ek raporunda özetle:
"...Şti.nin bilirkişi raporuna itirazı olarak sunulan dilekçelerde yer alan hususlar kök rapor tanziminde sunulan dilekçelerde de aynen belirtilmiştir. Dosyaya sunulan tüm belgeler/dilekçeler vs. incelerek kök rapor oluşturulmuştur.
İmalat bedellerinin hesabında imalatın yapıldığı yıldaki rayiç bedele göre (KDV dahil) fiyatlandırma yapılmıştır.
Kök raporda yer alan hesaplamalara yapılacak ekleme ve düzeltme söz konusu olmadığından kök raporda hesaplanan değerleri aynen tekrar ediyoruz." denilmiştir.
ASIL DAVADA; Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi Mahkememizin ... E, ... K sayılı kararı ile yüklenici tarafından geçersiz sözleşme sebebiyle yapılan iş ve imalat davalı iş sahibi yararına olup, davalı tarafından kabul edilmiş ve kullanılmakta olduğundan, yüklenicinin vekaletsiz işgörme hükümlerine göre iş bedelini isteyebileceğinden işin yapıldığı tarihe göre uygulanması gereken 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 410 ve izleyen hükümleri gereğince iş bedeli işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre belirlenmiş ve Mahkememizce bu bedele hükmedilmiştir. Hüküm altına alınan asıl alacağın doğru belirlendiği, kararın bu kısmının bozma konusu yapılmadığı açıktır. Yargıtay bozma ilamında asıl dava geçersiz sözleşmede yer verilen akdi faiz oranı dikkate alınarak hüküm kurulamayacağından, mahkemece hükmolunan alacağın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde değişen oranlarda ve TBK m. 120/2 uyarınca sözleşmesel yıllık temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesi hatalı bulunmuş, hükmün bu sebeple asıl davada davalı iş sahibi yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyularak; asıl davanın kabulü ile; ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kooperatiften alınarak davacı ... Şti'ye verilmesine karar verilmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA; Davalı ...’ün hem davacı Koop.müdürü hem de davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, ...’ün para kazanmak için girişimde bulunarak, davacı kooperatif ve davalı şirketin kurulmasını sağladığı, her ikisinin de yetkilisi olarak kooperatif ile ile davalı
şirketi ticari ilişkiye soktuğu, hukuk dışı kazanç elde etmeye çalıştığı, davacı şirketi bu nedenle pek çok zarara soktuğu, bu nedenle açılmış devam eden davalar ile açılacak davaların bulunduğu, belirtilen hususların yasa ve hukuka aykırı olduğu, davacı şirkete zarar verdiği,
davacı Kooperatif genel kurulunun ... tarihinde olağanüstü toplantısında ...'ün kooperatif müdürü olarak açıklamada bulunurken davalı şirket için de taleplerde bulunduğu, genel kurulda ...'ün açıklamaları ve talepleri doğrultusunda,
... TL gecikme zammı ve faiz karşılığı,
... TL elektrik ve su sayaçları takılması karşılığı,
... TL arsa sahiplerinin 3 normal ve 1 dubleks dairesinin kalan işlerinin tamamlanması karşılığı olarak,
... TL iş merkezi ile ...-... blok arasına duvar yapımı karşılığı olarak,
... TL’nin özel imalatların yapılması karşılığı olarak, toplam ... TL davacı kooperatif tarafından davalı şirkete ödenmesine karar verildiği, bu karar doğrultusunda her bir kooperatif üyesinin ... yılı ... ayında ... TL, ... yılı ... ayında ... TL,... yılı ... ayında ... TL yatırmasına karar verilmiş olduğu ve kooperatif üyelerince yatırılan ... milyar TL’nin davalı ... tarafından davacıdan alındığı, buna karşılık davalı şirketin ... TL değerinde su saati taktığı, takılan su saatinin ise işe yaramadığı, söktürüldüğü, ... TL gecikme zammı ve faiz ödemesinin de doğru olmadığı, genel kurul kararında belirtilen işlerin yapılmadığı, alınması gereken malzemelerin alınmadığı, gecikme zammı ve faiz ödemesinin doğru olmadığı, davalı ... tarafından diğer davalı şirkete verilmek üzere davacıdan alınan ... TL’nin karşılıksız kaldığı, davacının bu nedenle zarara uğradığı iddia edilerek; sonuç olarak, davanın kabulüne, fazla ve diğer haklar saklı kalmak kaydıyla alacağın (tazminatın) ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de; Bozma ilamından sonra yapılan keşif, bilirkişi heyeti tarafından keşif sonrası kooperatif genel kurul toplantı tutanakları, yönetim kurulu kararları, denetleme raporları, inşaat ruhsatı, tadilat ruhsatları, iskan ruhsatı, blokların teslim tutanaklarının incelenmesi ve mahallinde yapılan ölçüm ve incelemeler sonrası oy birliği ile düzenlenen heyet raporunda, yüklenici sorumluluğunda olan SGK primlerinin düşülmesi ile birlikte yüklenici tarafından yapılan imalatın bedeli ile iş sahibince yapılan ödemenin birbirini karşılamadığı, davacı yüklenicinin alacaklı çıktığı, davalı iş sahibinin fazla ödemesinin olmadığı sonucuna varıldığı, raporun Yargıtay bozma ilamı içeriğini karşıladığı, davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin rapora yaptığı itirazlarının asıl dava yüklenici şirket bakiye işbedeli alacağının belirlenmesinde yapılan maliyet hesaplarına ilişkin olduğu, ancak Yargıtay bozma ilamında asıl davada işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre ( ilk keşif sonrası rapor düzenleyen bilirkişi heyetinin kök ve ek raporları ile bu raporu teyit eden Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarına itibar edilerek) belirlenen ve hükmedilen yüklenici bakiye iş bedeli alacağı yönünden bir eleştiri yapılmadığı, sadece hükmedilen faiz yönünden kararın bozulduğu dikkate alınmış ve sonuç olarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davanın KABULÜ İLE; ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kooperatiften alınarak davacı ... Şti'ye verilmesine,
2-Birleşen davanın (... E) REDDİNE,
Asıl davada:
a-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, keşif masrafı, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada (... Esas)
a-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere ( ... TL bozma ilamından önce, ... TL Yargıtay ...HD bozma ilamından sonra yapılan ) toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı - birleşen ... E sayılı dosya davalısı ... Şirket yetkilisi ... ile davalı - birleşen ... E sayılı dosya davacısı ... vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.
22/04/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!