WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

ANTALYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/617 Esas
KARAR NO : 2024/113
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 13/09/2022
KARAR TARİHİ : 09/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle: Davalı şirketin kurucu ortağı ... ile davacı müvekkili ...' nın kardeş olduğu, müvekkilinin ... yıllarının başından itibaren kişisel olarak ticaretle uğraştığını, davalı şirketin kurucu ortaklarından ve çoğunluk hisse sahibi olan ...' nın şirketteki işlerinin iyi gitmemesi, kötü bir yönetim sergilemesi nedeniyle şirketi iflas noktasına getirmesi üzerine kardeşi ...' a 2010 yılında şirketteki %5 olan hissesini yükselterek şirkette aktif olarak çalışmasını ve şirketi yönetmesini teklif ettiği, müvekkilinin ağabeyinin zor günlerinde ona destek olmak, ticaretten edindiği çevre, bilgi ve tecrübe birikimi ile kardeşi ile birlikte ticari faaliyeti yürüterek hem kardeşini zor durumdan kurtarmak hemde işi geliştirip büyütmek amacıyla ortaklık teklifini kabul ettiğini, elindeki birikimi kardeşine vermek suretiyle davalı şirketin % 40 hissesini aldığını, böylelikle davalı şirkete %40 hisseli ortak olduğunu, müvekkilinin şirkete ortak olduğu günden sonra yapılan ilk genel kurul toplantısında, çoğunluk hisseye sahip diğer ortak tarafından yönetim kuruluna alındığını, münferit temsil yetkisi verildiğini, o tarihten sonra müvekkilinin bütün bilgi, tecrübe ve ticari çevresini şirketin hizmetine sunduğunu, gece gündüz demeden şirketi önce kar eder hale getirdiğini, daha sonrada şirketi Antalya'nın karlı ve önemli şirketlerinden biri haline getirdiğini, bu süreçte çoğunluk hisseye sahip olan ...'nın şirket işleriyle ilgilenmek yerine sosyal hayatına önem verdiğini, devamlı olarak sportif faaliyetlere yöneldiğini, 120 yaşına kadar yaşamayı hedeflediğini iddia ederek, '' ... '' adlarında marka ve unvanları bile tescil ettirdiğini, her sportif aktivite ve yarışmaya katıldığını, dolayısıyla iş yaşamından ve şirket işlerinden tamamen uzaklaştığını, şirket genel kurulu kararı ve yönetim kurulu kararı olmadan, yönetim kurulu üyesi ve %40 ortak olan müvekkilinin bilgisi dışında kendisininde sahip olduğu münferit temsil yetkisini kullanarak şirketi zarara uğrattığı gibi büyük bir borç yükü altına da soktuğunu, Müvekkilinin üniversite eğitimi almış ve üst düzeyde Almanca ve İngilizce bilen oğlu ...'nın şirkette fiilen genel koordinatör olarak çalışmaya başlamasından sonra ... firmasıyla önceden başlamış olan ve alt düzeyde seyreden ticaretin en üst seviyeye çıktığını, şirketin ülkenin her yerinde iş ortağı ve bayisi olan Antalya'nın ve Türkiye'nin sayılı firmalarından biri haline geldiğini, ...'nın çocukları gelişmesine ve büyümesine hiç bir katkı sağlamadıkları şirkette söz sahibi olmak istemeleri üzerine, çoğunluk hisseye sahip ...'nın çelişkili ve tutarsız davranışlar sergilemeye başladığını, müvekkilini şirketten dışlamak, şirket yönetiminin tek başına kendisinin ve çocuklarının eline geçmesini sağlamak amacıyla müvekkilinin 15 yılı aşkın süre harcadığı büyük emeği ve sağladığı başarıyı yok sayarak ... tarihli genel kurul toplantısında müvekkili ...'yı çoğunluk hissesine sahip olmasından yararlanarak yönetim kurulundan uzaklaştırıp, kendisinin ve o güne kadar şirket işleyişi hakkında hiç bir bilgi ve tecrübesi olmayan kızı ...'ın yönetim kuruluna seçilmesini sağladığını, hatta % 40 hisseye sahip müvekkilinin finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi talebini dahi TTK.'nun 420. maddesinin açık hükmüne rağmen reddini sağladığı gibi, yönetim kuruluna seçtiği kendisi ve kızına 60.000 TL aylık maaş bağlanması kararı aldırdığını, ...'nın şirket işleriyle ilgilenmediği halde, arkadaşları olan ... ve ... isimli şahısların ... İlinde yapacakları termal otel için kurdukları ... A.Ş isimli şirkete, davalı şirketin genel kurul ve yönetim kurulu kararı olmadığı, keza yönetim kurulu üyesi müvekkili ...'nın bilgisi dışında davalı şirketi münferiden temsil yetkisini kullanarak davalı şirketi hissedar yaptığını, ayrıca kendisinin de şahsen hissedar olduğunu, münferiden temsil yetkisini kullanarak ... isimli şirkete yaklaşık ... Euro tutarında nakit para ve bedelini almadan otel inşaatında kullanılmak üzere ... boru gönderdiğini, adı geçen şirketin ... Bankası ... Şubesinden kullandığı banka kredisine davalı ... A.Ş' yi kendi imzasıyla yine genel kurul ve yönetim kurulu kararı olmadığı, keza yönetim kurulu üyesi müvekkili ...'nın bilgisi dışında kefil yaptığını, ... isimli şirketin bilahare borca batık hale gelip, ödeme güçlüğüne düştüğünü, bu şirketin borca batık olması nedeniyle davalı şirket tarafından verilen mal bedellerinin tahsil edilemediği gibi kefalet nedeniyle bu şirketin ... TL' yi aşkın banka borcundan dolayı davalı şirketin sorumluluğunun halen devam ettiğini, davalı şirketin ... aracılığıyla satıp teslim ettiği mal bedellerinin tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı dosyalarında icra takibi başlatılmış ise de bugüne kadar hiç bir tahsilat yapılamadığını, ...'nın kendi el yazısıyla yazıp müvekkiline gönderdiği mektuplarda kusurun tamamen kendisinde olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, davalı şirketin çok sayıda gayrimenkulü olduğu gibi depolarında da önemli miktarda mal bulunduğunu, ...'nın kendisini ve kızını yönetim kuruluna seçerek şirketi tek başlarına temsil yetkisi aldıkları ve ortaklar arasındaki ihtilafların yoğunluğu ve artık ortakların bir araya gelmelerinin ortadan kalktığı gözetildiğinde çoğunluk hisse sahibi ve yönetim kurulu başkanı ...'nın münferit temsil yetkisini kullanarak aynen daha önce ... şirketine davalı şirkte ortak edip büyük zarara uğrattığı gibi, bu defa şirket gayrimenkullerini ve depolardaki malları üçüncü kişilere devretme ve satma, bu suretle davalı şirketi dolayısıyla davacı ortağı zarar uğratma ihtimali bulunduğundan, keza şirketin ihtiyaç fazlası bankalarda bulunun paralarının usulsüz olarak eksiltme ihtimali de mevcut olduğundan, telafisi imkansız zararların doğmasının önüne geçmek amacıyla şirket gayrimenkullerinin ve depodaki malların satışının ve bankada hesaplarındaki paraların çekilmesinin ihtiyati tedbiren önlenmesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Şirketin 2010 yılı ve sonrasında kar ettiğinin yapılacak incelemeler sonunda görüleceğini, şirket ortaklarının başka şirketlere ortak olmasının hukuka uygun olduğunu, şirket ortaklarının kendi arasında yapmış oldukları taşınmaz satışının şirketin istikbali ile hiçbir bağlantısı olmadığını, vekil edeni şirketin görevde olan çoğunluk hissedar olan yönetim kurulu (%51 ..., %9 ...) tarafından son derece hukuka uygun şirket menfaatleri çerçevesinden yönetildiğini, kaldı ki yeni yönetim kurulunun göreve 14.06.2022 tarihinde gelmiş olup bu kadar kısa sürede davalının iddiaları gibi kötü yönetimden söz etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kanunda belirtilen ve Yargıtay kararları çerçevesinde, anonim şirketin haklı nedenle feshi için ileri sürülen sebeplerden hiçbiri gerçekleşmediğini, şirketin feshedilmesine son çare olarak karar verilmesi gerektiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasının, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının ve Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... esas ile ... esas sayılı takip dosyaları UYAP sistemi üzerinden temin edilerek dosya içerisine alınmıştır.
... Bankası... Şubesi' ne müzekkere yazılarak davalı şirketin dava dışı 3. kişi ... isimli şirketin çekmiş olduğu kredilere kefil sıfatıyla imza attığı kredi sözleşmelerinin bir örneğinin gönderilmesi ve davalı şirketin kefil olması nedeniyle aleyhine gönderilen kat ihtarı ve aleyhine başlatılan icra takibi bulunup bulunmadığının bildirilmesi istenmiş gelen müzekkere cevapları dosya içerisine alınmıştır.
... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı ... Tic. A.Ş'nin kuruluş tarihinin ve kuruluşundan bu yana ortak ve yetkililerinin bildirilmesi istenmiş, gelen müzekkere cevabı dosya içine alınmıştır.
Davacı vekiline 04/01/2024 tarihli dilekçesinde bildirdiği savcılık soruşturma evrakları ve Mahkeme dosyaları UYAP sistemi üzerinden temin edilmiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben 25 yıldır davalı şirketin yeminli mali müşaviriyim ancak defterlerini ben tutmuyorum, tasdik ve danışmanlık hizmeti veriyorum, şirketin %40ı ...'nın %60 hissesi ise ...'nındır, ... ne yönetim kurulu kararı ne genel kurul kararı almaksızın ve ...'nın da muvafakatini almaksızın Afyonda bulunan Termal Otel İnşaatı ve işletmesi için açılan bir şirkete hem kendisini hem de davalı şirketi ortak etti ve bu şirket zarar etti şöyle ki inşaat yapım aşamasındaki banka kredi borçlarını ödeyemedi ve battı, oteli açamadan firma battı, burdaki zarar doğrudan davalı şirket de zarar gördü, yaklaşık ... EURO'nun büyük kısmı şirkete ait olmak üzere zarar edildi ve dediğim gibi firma faaliyete girmeden iflas etti, resmi anlamda iflas kararı yoktur, bu aşamadan sonra taraflar arasındaki anlaşmazlıklar başladı zaten ... ve ... kardeştirler, aralarındaki ihtilafı çözmek üzere beni hakem tayin ettiler, ana sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararı alındı, sözleşme değişikliği yapıldı ancak tescil aşamasında ... çocuklarının etkisinde kalarak vazgeçti, bu arada şirket kazancı ile yapılan bir takım gayrimenkul alışları olmuştu bunların mülkiyeti ile alakalı olarak da kendi aralarında ihtilafa düştüler, uyuşmazlık büyüdü, ayrıca şöyle açıklama getireyim, davalı firma bir Alman firmasının inşaatlarda kullanılan atık su borusunun Türkiye Distrübütörlüğünü yapıyordu, bu amaçla ... ile birlikte Almanya'ya gittik, oradaki üretici firma yetkilisi davalı firmanın kurumsallaşması adına bazı tavsiyelerde bulundu, bu tür tavsiyeleri ben de daha önce kendilerine yapmıştık, ... Türkiye'ye geldiğimizde tavsiyeler doğrultusunda ana sözleşmenin düzeltilmesini istemişti, bahsettiğim ana sözleşme değişikliği de bu nedenle ve bu şekilde yapıldı ancak dediğim gibi daha sonra tescil aşamasında vazgeçti, ... artık aralarındaki uyuşmazlığın arabuluculukla çözülemeyeceğini ve giderilemeyeceğini anlayınca bu davayı açtı, ana sözleşme değişikliği ...'nın hisselerini A grubu, ...'nın hisselerini ise B grubu hisse olarak nitelendirilmesini ve her ikisine de müşterek imzalı eşit temsil yetkisi vermek üzere hazırlanmıştı, ... daha sonra mahkeme kararı ile genel kurul toplantısı yapmaya izin aldı ve yapmış olduğu genel kurul toplantısı ile alınan kararda ...'nın yetkisini kaldırdı, yönetimden uzaklaştırdı, şirketin ofisine girmesine de izin vermedi, her ikisinin de münferiden temsil yetkisi var iken 3 yıllık süre dolması nedeniyle şirket yetkilisiz kaldı, onun üzerine de ... şirketi genel kurula davet etmek üzere mahkemeden yetki aldı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben ...'in yanında 2017 yılına kadar 11 yıl kadar çalıştım, serbest muhasebeci mali müşavirim bu sebeple davalı şirket hakkında ve ortakları hakkında bilgi sahibiyim, benim haricen bilgim şu şekildedir, en son yapılan genel kurul toplantısı ile ... yönetimden uzaklaştırılmış ve bu sebeple aile arasında ve şirkette uyuşmazlık çıkmıştır, sebebini tam olarak bilmiyorum, alacak verecek meselesi olduğunu haricen duydum, benim çalıştığım dönemde imza yetkisi her ikisinde de vardı ancak, şirketin işlerini daha çok ... takip ediyordu ve herhangi bir sorun yoktu, ... bey genelde yurt dışında oluyordu, Afyonda faaliyete geçen firmanın ismi hatırladığım kadarıyla ... idi, Termal otel işletmesi olacaktı ve bu firmaya ortak olunması ... Bey'in fikri idi ancak faaliyete geçmeden ekonomik sıkıntılar yaşandı, bunlar da aile sıkıntının başlamasına neden oldu sorunlar davalı şirkete de yansıdı zira finansman ... Firmasından karşılanıyordu, Bahsettiğimiz son genel kurul kararından sonra ... Bey'in şirketteki odası ve yine oğlu ...'nın odası boşaltılarak eşyaları bir kutuya konulmuş diye duydum, ancak şunu söyleyeyim telefon hatları da iptal edilmiş, ben aradığımda kendilerine ulaşamadım bu şekilde hatların iptal edildiğini öğrendim, yeni telefon numaralarını temin ettikten sonra kendileri ile görüşebildim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI - DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben şirketin kuruluşundan bu yana şirketin muhasebe işlerini yürütürüm, hatta haftada 1 gün şirket ofisine gider ön muhasebeyi yapan personelin işlemlerini kontrol ederim, beyannamelerini doldururum, hala da muhasebesini ben yapıyorum, son genel kurulda ... Bey'i yönetime almadılar bu sebeple aralarındaki uyuşmazlık büyüdü, daha önce aralarında mal taksimine ilişkin uyuşmazlıklar baş göstermişti, mal taksimi dediğimden kasıt şirket kazancından elde edilen kar ile alınan gayrimenkullerdir, başka da bir bilgim yoktur, Ben haricen şirket ofisinde ... ve oğlunun odalarının tahliye edildiğini duydum, görgüye dayalı bir bilgim yoktur, taraflar arasındaki uyuşmazlık dediğim gibi şirket üzerine kayıtlı gayrimenkullerden değil, şirket ortakları üzerine kayıtlı taşınmazlardan çıktı, Taşınmaz alındığında biri diğerinin rızası ile eskiden aralarında ayrı gayrı olmadığı için biri diğerinin yerine tapuya giderdi ama hangi taşınmaz gerçekte kimin tapuda kimin üzerine kaydedildiği benim bir bilgim yok" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben şirkette 2014-2022 yılları arasında depo sorumlusu olarak çalıştım, şirket ortakları ... ve ... da tanırım, ben ... ve ... Bey'in arasındaki uyuşmazlığın sebebini bilmiyorum ancak ... Beyin ve oğlu ... Bey'in şirket adına kayıtlı telefonları iptal edildi, bir gün öğlen yemeği molasında idik ... Bey ile ... Bey'in tapu meselesi ile ilgili tartıştıklarını duydum, ben o sırada yemekhaneye iniyordum, ... Bey ... Bey'e ben sana altı tapu verdim daha ne istiyorsun diye söyledi, ... Bey'in buna karşılık ne cevap verdiğini duymadım, yine ... Bey'in ve ... Bey'in kendi ofislerindeki eşyalar onların haberi olmadan toplandı ve şirket binasının depo kısmına konuldu, başkaca bir bilgim yoktur, Şirketin kar ve zararı hakkında bir bilgim yoktur, sadece ...'nın Afyondaki bir oteli batırdığını biliyorum, dedi.
Soruldu: Tam tarihini hatırlamıyorum ama ofisler henüz boşaltılmamıştı, ... bir gün şirkete geldi biz de o sırada çay molasındaydık, ...'nın kayın biraderi ... bizi oturduğumuz yerden molamız bitmeden apar topar kaldırdı, bizi toptancılar birliğine gönderdi, orada sayım yapıyorduk, ben çıkarken ...'yı şirketin giriş kapısında gördüm, ... şirkete girmesini engelledi, otomatik kapıyı kilitledi daha doğrusu şöyle ifade edeyim, ... arabası ile şirketin bahçesine girdi ancak şirket binasının olduğu otomatik kapı ... tarafından kilitlendi ve içeriye alınmadı, ondan sonra neler yaşandı bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben 23 yaşındayım, ... isimli tur şirketinde çalışıyorum, ... aile dostumuz olur babamın yakın arkadaşıdır, ... Bey'in ... bir çiftliği var, oğlu yönetir, büyükbaş hayvan yetiştirip satıyorlar, oğlu ilgileniyor, ...'yı şahsen biliyorum ancak bir tanışıklığımız yok, ben tarafların arasındaki uyuşmazlığı bilmem ancak sık sık bahsettiğim çiftliği ziyarete giderim, bir yaz ayı idi tam tarihini hatırlamıyorum, ... amcanın arabasında koli koli eşyalar vardı ne olduğunu sorduğumda şirketten atıldık dedi, şaşırdım, bir kaç ay sonra da ... amcamın ve oğlunun kullandığı telefon hatları kapandı ulaşamadık, başkaca bir bilgim yok" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben davalı şirketin iştirakçisi olduğu ... A.Ş'de 2008-2021 tarihleri arasında muhasebe müdürü olarak çalıştım, ... Bey ile ... Bey'i de bu sebeple tanıyorum, ben taraflar arasında yani ... Bey ile ... Bey arasında uyuşmazlık çıktığını biliyorum ancak neden kaynaklı olduğu hakkında herhangi bir bilgim yok sadece duyuma dayalı bilgilerim var, ben 2021 yılı Ocak ayında ... firmasından ayrıldığım için sermaye artırımı ile ilgili bir bilgim yok, daha doğrusu ben çıkmadan önce sermaye artırımına ilişkin karar verildi ancak daha sonra neler oldu bilmiyorum, dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: ... Bey daha önce ikili görüşmelerimiz sırasında Afyonda bir otele ortak olduklarını ve hata ettiklerini, söyledi ancak ne kadar para batırdığını yada para batırıp batırmadığı hakkında ne söylediğini hatırlamıyorum sadece pişmanlık duyduğunu ifade etmişti, benim bildiğim kadarıyla ...'nın da bu ortaklıktan haberi yokmuş" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA:"Biz daha önce ... ile beraber Almanya idik, küçük kardeşimiz ... ise Türkiye'de idi, ancak daha sonra ... ülkeye dönme kararı aldı, hatırladığım kadarıyla 1987 yılıydı, güneş ısısı sistemleri üzerine bir firma kurmaya karar verdi, o dönemde tek kişi ile şirket kurmak yasal olarak mümkün olmadığı için ...'ya %1 oranında hisse verdi, ... banka işlerini yapıyordu getir götür işlerine bakıyordu, daha sonra 1993 yılında ben de Türkiye'ye geldim, şirkette çalışmaya başladım, depoda sevkıyat işlerine bakıyordum, daha sonra bir Alman firmasının sıhhi tesisat malzemesiyle ilgili Türkiye Distribitörlüğü alındı, geldikten bir süre sonra ortak olmak istedim ancak kabul etmek istemediler, üstü kapalı reddettiler, sanırım ... istemedi, ben 2000 yılına kadar firmada belirttiğim şekilde çalışmaya devam ettim, ben çocuklarımla başka bir şirket kurdum ayrıldım, ... abim şirketin büyümesi için gecesini gündüzüne kattı, bir süre sonra ... hissesinin büyütülmesinde ısrar edince hissesi %40'a çıkarıldı, şirketi beraber yönetmeye başladılar, ... genelde şirketin yurt dışı ve şehir dışı işlerini takip etti, maddi bakımdan kardeşine güvendiği için şirketin mali durumu birebir ilgilenmedi, muhasebecilere ve ...'a bıraktı, bir süre sonra ... hisselerin %50'sini istedi, uyuşmazlık buradan baş gösterdi, daha sonra da Afyonda bir otel işine girdiler ve burada işler kötü gitti ortaklık battı, asıl sorun buradan çıktı, davalı şirketin yüklü miktarda parası battı, Afyondaki işe bildiğim kadarıyla beraber girdiler, evrakları ...'da imzaladı, Davalı şirket kurulduğunda sermayeyi ... koydu, hatta ben de maddi destek oldum, Afyondaki şirkette bildiğim kadarıyla 1 tane ortakları vardı, Ana sözleşme değişikliği ile ilgili aralarında yapılan sözleşmeden, görüşmeden haberim yok, şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben ... ve ...'nin teyze çocuğuyum, 27 yıl davalı şirkette depo sorumlusu olarak çalıştım, 2016 yılında ayrıldım, bu yıl başında yeniden çalışmaya başladım, şirketi kuran ... bey'dir, yine Alman firması ile anlaşmaya vararak malları Türkiye'ye getiren ve satış işi ile ilgilenen ... bey'dir, ... bey mali işlerle, personel işleriyle ilgilenirdi, anlaşmazlığın nereden çıktığı hakkında bir bilgim yok, Ben ... ve oğlu ...'ın iş yerindeki odalarının tahliye edilip edilmediği yada ne şekilde edildiği hakkında bilgim yok, o tarihte şirkette değildim, ben arka taraftaki depodayım, ofis binasına gelip gideni görebilecek durumda değilim"şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI... BEYANINDA:"Ben makine mühendisiyim, aynı zamanda şirketim var, ...'yı 1989 yılından itibaren tanıyorum, benim firmam ısıtma-soğutma sistemleri üzerinedir, ... ile tanıştığımda bizim sektördeki kişilere, bana Almanya menşeili bir firmanın Türkiye temsilcisi olarak plastik boru pazarlamak istedi, bu amaçla Türkiyedeki firmaları gezip ürün tanıtıyordu, hatta defalarca 5 yıldızlı otellere tanıtıp amaçlı götürdü hatta Almanya'ya da firma yetkililerini, beni götürdü, bu şekilde tanıtım yaptı daha sonra da bu firmanın Türkiye temsilcisi oldu, biz ürün satın almaya başladık, yaklaşık 30 yıldır ...'nin firmasından ... marka boruyu satın alıyoruz, firmanın kuruluş aşamasında ... gece gündüz emek sarfetti, neredeyse evine uğramadı, akıcı bir Almanca ile konuşuyordu, Almanyadaki firmanın patronu da ...'yi çok sevdiğini yanımızda ifade etmişti, şöyle söyleyeyim ben ... ile birlikte Almanya'ya defalarca gittim, ...'ı ise yıllar sonra ...'nin yanında tanıdım, ...'nin firmasına gittiğimiz zaman çay getirip götürme işlerine bakardı, yine ... bizim yanımızda sevkiyat işi vs. sordururdu, kardeşi olarak da tanıttı, şirket ortağı olduğunu da hiç söylemedi daha sonra öğrendim, zira ben kardeşini yanında çalıştırdığını düşünüyordum, bizim sektörde Türkiyede 300 firma var ise bu firmaların tamamı kendisini tanır, korkunç bir efor harcadı ve hepimizi ikna etti, ben de hala kendisinden aylık ortalama ... TL değerinde boru alıyorum, bizim muhatabımız ...'dır, tüm satış ve pazarlama işleri ile kendisi ilgilenir, aralarındaki uyuşmazlığın nereden çıktığına dair hiç bir bilgim yok, yeni öğrendim, davalı şirketin iştigal konusu çok teknik bir iştir, elemanların eğitim vs. de gerekmektedir, tüm bu işlerle biz ...'ye de yardımcı olduk, karşılıklı fikir alışverişinde de bulunduk, ...'ın bu işlerle hiç bilgisi ve ilgisi yoktur, ... bu sektörde çok değerli bir insandır, idolümüzdür, hatta şirketin %40'nı daha sonra ...'a verdiğini ...'nin çocuklarından öğrendim, sorduğumda onun da çoluğu çocuğu var, %60 bize yeter paylaşmak iyidir, Ben ...'nın oğlunu ilk defa bir Almanya seyahatinde gördüm, Endüstri Müh. Olduğunu ve Ankara'daki Bölgeye baktığını öğrendim, Ankara'da şubeleri olup olmadığını bilmiyorum, şöyle ifade edeyim ben ...'a, ...'nin ofis içindeki işlerde talimat verdiğini görüyordum, o sebeple hiç ortağı olduğunu düşünmedim, biz sözleşmeli bir ilişki kurmadığımız cari hesaba dayalı ve karşılıklı güven esasına dayalı alışveriş yaptığımız için ...'ın şirket temsilcisi olduğunu bilmiyordum, dediğim gibi %40 ortaklığını daha sonra öğrendim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben davalı şirkette 22 yıldır sekreter olarak çalışıyorum, şirket ortaklarının ... ve ... Bey olduğunu biliyorum, aralarındaki uyuşmazlığın nereden çıktığı hakkında net bir bilgim ve fikrim yok, ... Bey genelde şirkette bulunur, ... Bey'de sürekli aktif satış için, proje görüşmeleri için yine fuarlara katılmak üzere çoğunlukla il dışında olurdu, onunla da gün içerisinde telefonla sürekli görüşürdük, aktif satış işini satış bölümünde çalışan arkadaşlarla koordineli bir şekilde yürütürlerdi, ben de gerekli rezervasyonları yapardım, ... Bey'de bizim gibi sabah mesaiye gelirdi, odasında olurdu, personelden ve muhasebeden sorumluydu, Ben en son ... Bey'i ofise eşyalarını almak için geldiğinde gördüm, kendisinin odası üst katta idi, beni yukarıya çağırdı, odasını kamera ile çekiyordu, odada kasa duruyordu, ancak diğer eşyaları yoktu bana eşyaların dışarıya atıldığını söyledi, dışarıdaki kolileri ben de gördüm, ancak dediğim gibi iki ortak kardeş arasında ne yaşandı, niçin tartıştılar bilmiyorum, ..., ... Bey'in oğludur, çoğunlukla Ankarada durur, Ankara projelerini takip eder, Ankara Bölge sorumlusudur, Ankara'da şubemiz yok, ancak dediğim gibi ... Bey Ankara bölgesinden sorumlu olduğu için genelde Ankarada olur, bazen merkez ofise gelir, Bayilerle ... Bey de muhatap olur, ... Bey de muhatap olur, ... Bey ile iletişim içerisinde çalışırlar, birlikte Almanya'ya da gittikleri olur, fabrika ve bayi ziyaretlerini birlikte yaptıkları da olur, Bayiler ofise geldikleri zaman ... Bey ile görüştükleri de olur ancak iş nedeniyle aralarındaki iletişimi sağladığım, randevu ayarladığım hiç olmadı, şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben 10 yıldır şirketin satış departmanında çalışıyorum, şuanda da satış müdürü olarak çalışıyorum, ben ve bizim ofisimiz satış ile ilgili talimatları daima ... Bey'den alırız, ... Bey genelde muhasebe ve personelle ilgilenirdi, aralarındaki uyuşmazlığın neden çıktığı hakkında pek bir bilgim yok, 5-6 aydır ... Bey'in şirkete gelmediğini biliyorum, en son geldiğinde biz artık burada yokuz dedi, vedalaştı, ... Bey'in ofisteki odasının tahliye edilip edilmediği hakkında bir bilgim yok" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben 2003 yılından 2018 yılına kadar şirkette satış sorumlusu olarak çalıştım ve kimya mühendisiyim, ... Bey yurt dışı menşeili sıhhi tesisat malzemesinin Türkiye temsilcisi idi ve bu konuda çok deneyimli ve donanımlı bir kişidir, otel, tatil köyleri, büyük plazalar dahil Türkiye'de birebir müşterilerle görüşüp, sipariş alıp satış yapardı, ben de kendisine satış departmanı olarak yardımcı oluyordum, ... Bey şirketin kurucusu ve en büyük ortağıdır, yönetim kurulu başkanı idi, ... Bey'de muhasebe ve personelin özlük işleri ile ilgilenirdi, satışı yapılan ürünler hakkında teknik bilgiye, herhangi bir donanıma sahip değildi, benim çalıştığım dönemde aralarında belirgin bir uyuşmazlık yoktu diyebilirim, ancak son bir kaç yılda aralarında hafif bir soğukluk hissetmişliğim vardı ancak bize anlatılan yada söylenen bir şey yoktu, şunu söyleyebilirim şirketin büyük ortağı olarak şirketi yöneten ve ayakta tutan ...'dır, Afyonda bir termal otel için şirket kurulduğundan haberim var, ... isimli bir kişi ile ortak olundu, ismi yanlış hatırlıyor da olabilirim, ortaklık şirketle miydi yoksa ... ile miydi tam olarak bilemiyorum, bu otel inşaatı için sıhhi tesisat boruları davalı şirket tarafından temin edildi sadece bunu biliyorum, ... sanıyorum orta okul mezunu olabilir tam olarak bilmiyorum ancak çok zeki biridir, dediğim gibi sıhhi tesisat konusunda kendisini yetiştirmiş bir kişidir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mali müşavir bilirkişi ... ile şirketler hukukunda hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;
Dava dosyası ile davalı şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde yapılan
incelemelerde;
*Davacı ...’nın dava tarihi itibariyle %40 hisse oranı ile davalı şirketin ortağı olduğu,
*Davalı şirketin 31.12.2022 tarihi itibariyle finansal
durumunun ve öz varlığının oldukça iyi durumda olduğu, bu nedenle de davalı şirketin iyi yönetilmediği ve zarar ettiği iddiasının takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere şirket kayıtları gereği yerinde olmadığı,
*TTK m.408/2-b gereği yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belireme yetkisinin genel kurulun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğu, somut uyuşmazlıkta bu hususta genel kurul kararı alındığı,
*Davalı şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilen ilgili ...’a genel kurul kararı gereğince davalı şirket tarafından huzur hakkı ödenmesinde takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bir uygunsuzluğa rastlanmadığı,
*Davalı şirketin borç para alma ihtiyacı olmamasına rağmen, ilgili ...’dan ....-TL. tutarında borç para aldığı, karşılığında senet verildiği, verilen senet bedeli de davalı şirketin kasa ve banka hesaplarında yeterli para olmasına rağmen vadesinde ödenmediği ve senedin icra takibine konu edildiği, daha sonra senet bedelinin 30.03.2023 tarihinde ...’a ödendiği,
*Davalı şirketin ilgili ... A.Ş.ne ortaklık için toplam ....-TL. tutarında para ödediği, bu ....-TL. karşılığında davalı şirketin ticari defterlerinde “İştirakler” hesabında ilgili ... A.Ş. ne ortak olduğu, davalı şirketin ilgili ... A.Ş.ne ortak olunması ile ilgili olarak davalı şirketin bir genel kurul kararı veya yönetim kurulu kararının olduğuna dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği,
*Davalı şirketin ... tarihinden ... tarihine kadar olan dönemde faturalar mukabilinde sattığı mallara istinaden davalı şirketin bakiye ....-TL tutarında ilgili ... A.Ş.nden cari hesap alacağının olduğu, bu cari hesap halen tahsil edilmediği ve şüpheli ticari alacaklar hesabına devir edildiği,
*TTK m.375 ‘te yönetim kurulunun devredilemez görev yetkilerinin düzenlendiği, m.375/1(c) ‘de belirtilen şirketin muhasebe ve finans denetimini yapma, buna ilişkin finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporunu hazırlama görevinin yönetim kurulunun devredilemez yükümlülüğü olduğu, m.514 gerekçesinde anonim şirket yönetim kurulunun yıl sonu finansal tablolarını, eklerini belirli süre içinde genel kurula sunma görevinin yönetim kurulunun tüm üyelerine yönelik bir kurul görevi olduğu,
*İlgili ... A.Ş.nin ... TL limitli banka kredisine davalı şirketin kefilliğinin olduğu, bu kefillik sözleşmelerinde davalı şirketi temsilen ...’nın imzasının olduğu, kefaletten kaynaklı olarak davalının zarara uğradığına dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanmadığı,
*Yapılan tespitlere göre, davalı şirketin ... tarihinden ... tarihine kadar ilgili ... A.Ş.ne banka aracılığı ile para gönderildiği, ... tarihinden itibaren ... tarihine kadar olan dönemde fatura mukabilinde davalı şirketin mal sattığı, 28.03.2014 ve 08.04.2015 tarihlerinde kredi sözleşmesine kefil olunduğu ve tüm bu dönemlerde davacı ...’nın davalı şirketi münferit imza ile temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu, makul süre bakımından değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
*Davalı şirketin ticari defterlerine göre, davacının yönetim kurulu üyeliğinin sonra erdiği 14.06.2022 tarihinden sonra davalı şirketin aktifinde kayıtlı olan taşınır ve taşınmaz malların satışının yapılmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
TTK 531.maddesi uyarınca davalı A.Ş'nin haklı nedenle feshini gerektirir yasal nedenlerin oluşup oluşmadığı taraflar arasında ihtilaflıdır.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi hükmü ile anonim şirketler bakımından haklı sebeplerle şirketin feshine olanak tanıyan düzenleme getirilmiştir. Anılan maddeye göre; “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir”.
Davacı ...'nın ortaklık payı % 40 olup, diğer ortakların % 51 payla kardeşi ..., %9 payla yeğeni ... olduğu, bu halde davacının haklı nedenle fesih talebi için yeterli sermaye payına sahip olduğu belirlenmiştir.
Anonim şirketlerde, ortağın doğrudan doğruya haklı sebepler ileri sürerek ortaklıktan çıkmayı talep hakkı TTK'da düzenlenmemiştir. Şirket ortağının sadece TTK'nın 531.maddesine dayanarak haklı sebeplerin bulunması halinde şirketin fesih ve tasfiyesini talep hakkı mevcuttur. TTK'nın 531.maddesine göre açılan davada mahkeme, haklı sebeplerin mevcudiyetini tespit ederse şirketin durumuna göre, davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir. Şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup; düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır.
TTK'nun 531.maddesinde "haklı sebep" tanımlanmamış ve hangi hallerin haklı sebep sayılacağı belirtilmemiştir. Kanun koyucu bu hususta hakime taktir yetkisi tanımıştır. Hakim, uyuşmazlıkta olayın tüm özelliklerini ve şartları dikkate alarak TMK'nun 4.maddesi hükmü çerçevesinde haklı sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmelidir.
Bu bağlamda, haklı sebeple fesih davasının esprisi çoğunluğun sahip olduğu gücü azınlığa karşı kötüye kullanmasını engellemektir. Özellikle pay devrinin çok zor olduğu şahsi özelliklerin öne çıktığı anonim şirketlerde pay sahibi adeta şirket içinde hapis kalmaktadır. Nitekim, limited şirketlerden farklı olarak anonim şirketlerde pay sahibine haklı sebeple çıkma davası hakkı da tanınmamıştır. Bununla birlikte, şirketin karar alamadığı ve faaliyetlerine devam edemediği durumda çoğunluğun gücünü kötüye kullanması gibi bir durum söz konusu olmasa dahi haklı sebepten söz edilebilir. Öğreti ve uygulamada haklı sebep oluşturabilecek durumlar örnek olarak açıklanmıştır: Şirketin faaliyetlerini sürdürmesine rağmen yeteri kadar kazancı sürekli olarak elde edememesi; şirketin kötü yönetilmesi, özellikle şirketi yönetmek için gerekli vasıflara sahip olmayan kimselere yönetimin teslim edilmesi, bu kötü yönetime karşı şirkette çoğunluğu oluşturan pay sahiplerinin bu duruma müdahale etmemesi; çoğunluk tarafından pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkının sürekli bir şekilde engellenmesi; şirketin yeteri ölçüde kar elde etmesine karşın bu karın uzun süreden beri pay sahiplerine dağıtılmaması; şirketin finansal açıdan durumunun iyi olmasına rağmen şirket aktifleri ve karının çoğunluğa veya onun işletmelerine aktartılması; yönetim kurulunun sürekli olarak toplanamaması veya karar alamaması; pay sahipleri arasında şahsi ilişkilerin ön planda olduğu anonim şirketlerde pay sahipleri arasındaki husumetler ve güven sarsıcı eylemler.
Dava dilekçesinde; ... tarihli genel kurul kararı ile çoğunluk hissesine sahip ...'nın diğer ortak kızı ... ile birlikte davranarak davacının yönetim kurulundan uzaklaştırıldığı, hiç bir tecrübeye sahip olmayan ...'nın yönetime alındığı, ...'nin kendisine ve kızı ... ya 60.000,00 TL aylık maaş bağlandığını, davacının oğlu olan ve şirketin genel koordinatörlüğünü üstlenen ...'nın şirketten uzaklaştırıldığı, ...'nın genel kurul kararı olmamasına rağmen şirketi ... İlinde termal otel yapılması amacıyla kurulan ... A.Ş isimli firmaya yönetim kurulunda bulunan davacının bilgisi dışında ortak yaptığı, ...'nin münferiden temsil yetkisini kullanarak otel inşaatında kullanılmak üzere davalı şirketten nakit para ve ... boru gönderdiği, davalı şirketin dava dışı bu şirketin ... Bankası ... Şb.den çektiği krediye kefil yapıldığı, daha sonra ... Ticaret A.Ş isimlişirketin borca batık duruma düştüğü, davalı şirketin ... aracılığı ile bu şirkete sattığı mal bedellerinin tahsil edilemediği, yapılan icra takiplerinin sonuçsuz kaldığı, tahsilat yapılamadığı, ...'nin kendi kusuru ile davacının payına düşen zararın telafisi için davacıya 6 adet gayrimenkul vermiş ise de uğranılan zararın büyüklüğü karşısında taşınmaz devirlerinin yetersiz olduğu, ayrıca bu taşınmazlar için Antalya ...Asliye Hukuk mahkemesi'nde tapu iptal ve tescil davası açıldığı, tarafların ... tarihinde ...'nın oğlu ... kendisine ait firma için bundan sonra davalı şirket hesaplarından herhangi bir ödeme yapılmayacağı, davacının oğlunun yeniden şirkette koordinatör olarak çalışacağı, davacı ile ...'nın müşterek imza ile yetkili ortak olacakları, aile mensuplarına ait şahsi gayrimenkullerin ve araçların vergi ve sigortalarının bundan sonra şirket tarafından ödenmeyeceği hususunda anlaşıldığı ve davacı tarafından protokol hükümleri yerine getirildiği halde çoğunluk hisseye sahip ... tarafından yerine getirilmediği iddia edilmiş ve tüm bu nedenlerin şirketin haklı nedenle feshi sebebi olduğu ileri sürülmüştür.
TTK 408/2.maddesinde genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri sayılmış olup bunlardan bir tanesi " Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları."dır. Dolayısı ile davacının yeniden yönetim kurulu üyesi seçilmemesi husundaki tasarruf genel kurulun yetkisinde olup, bu iddianın haklı nedenle fesih talebine dayanak olamayacağı anlaşılmıştır.
TTK 375/a maddesinde " şirketin üst düzey yönetimi" yönetim kurulunun devredilemez yetkilerinden biri olarak kabul edilmiş olup, bu halde şirkette genel koordinatör olarak çalışacak kişinin belirlenmesi yönetim kurulunun yetkisindedir. Davacının oğlu ...'nın şirkette genel koordinatör olarak çalıştırılmaması yönetim kurulunun takdirinde olduğundan, yönetim kurulunun kanundan kaynaklanan yetkisini kullanması haklı fesih nedeni olarak kabul edilemez.
Dava dışı ... A.Ş'nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden temin edilerek incelenen ticari kayıtlarından; ... tarihinde hükmi şahsiyet kazandığı, ortakları arasında davalı şirketin ve ...'nın bulunduğu, ... Bankası ... Şubesine yazılan müzekkere cevabının tetkikinden;... Ticaret A.Ş nin çekmiş olduğu krediye davalı şirket tarafından kefil olunduğu, ... tarihli genel kredi sözleşmesi için davalı şirkete bir kat ihtarnamesi gönderilmediği ve başlatılan bir icra takibi bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava dışı bu şirketin daha sonra zarar etmesinden kaynaklı olarak davalı şirketin de zararda olduğu, bu şirkete verilen malların bedelinin tahsil de edilemediği, bu şirkete kefil olunarak ... yüzünden davalı şirketin riske atıldığına yönelik iddianın değerlendinilmesinde; ... tarihinde kurulan ve kuruluşundan itibaren davalı şirketin ortak olduğu ... A.Ş için davacının iş bu dava tarihine kadar hiçbir hukuki uyuşmazlık çıkarmadığı halde ve kefalet nedeniyle bu güne kadar şirket nezdinde oluşan bir zarar bulunmamasına göre bu hususların haklı neden olarak kabul edilemeyeceği, davalı şirketin sattığı mal bedelleri için ise icra takibi yapıldığı, henüz tahsilat yapılamamasının ticari hayattaki olağan kabul edilebilecek risk düzeyinde olduğu görülmüştür.
Dosyaya düzenlenen bilirkişi heyet raporunda; davalı şirketin 31.12.2022 tarihi itibariyle finansal
durumunun ve öz varlığının oldukça iyi durumda olduğunun belirlendiği, bu nedenle de davalı şirketin iyi yönetilmediği ve zarar ettiğinden bahsedilemeyeceği, TTK m.408/2-b gereği yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belireme yetkisinin genel kurulun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğu, somut uyuşmazlıkta bu hususta genel kurul kararı alındığı, davalı şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilen ilgili ...’a genel kurul kararı gereğince davalı şirket tarafından huzur hakkı ödenmesinde bir uygunsuzluğa rastlanmadığı görülmüştür.
Yine davacının, şirket ortaklarının ve çocuklarının şahsi mal varlıkları için bu güne kadar şirketten yapılan vergi ve sigorta ve diğer giderleri için yapılan ödemelere ses çıkarmadığı, ancak aralarında yapıldığını iddia ettiği ... protokol hükümlerine aykırı davranıldığına yönelik talep ve iddiaları için TTK 437.maddesinde düzenlenen bilgi alma ve inceme hakkını kullanabileceği gibi şirket yöneticileri hakkında TTK 553.madesinde düzenlenen sorumluluk davasını yöneltebileceği değerlendirilmiştir.
Davacı vekilinin dava açıldıktan sonra dosyaya celbini talep ettiği dava ve soruşturma evraklarının tetkikinden; soruşturma dosyalarına konu suçların dava tarihimizden sonraki tarihe ait olduğu, hukuk davalarının da daha sonra açıldığı, yine şirket yöneticisi ... tarafından şirket aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlattığı icra takibi de dava tarihimizden sonra başlatıldığı için, yine davalı şirketin %32 hisse ile ortak olduğu ... A.Ş nin sermaye artırımına ilişkin alınan ... tarihili genel kurul kararından sonra ana sözleşme ve TTK hükümlerine göre rüçhan hakları bulunmasına rağmen bu hakkın kullanılmayarak bu hakkın ...'nın eşinin iş ortağına devredilmek suretiyle şirketin hissesinin %16 lık kısmının bu kişiye devrinin sağlandığı, kasten zarara uğratıldığı iddiasındaki olay da dava tarihinden sonra yaşandığı için ve dava, dava tarihindeki duruma göre incelenip karara bağlanması gerektiğinden ( İstanbul BAM 14.HD 2018/479 E- 2018/1474 K sayılı emsal kararı) haklı nedenle fesih nedeni olup olmadıkları değerlendirilmemiştir. Bahsedilen icra takibinden sonra Mahkememiz ... tarihli ara kararı ile şirkete tedbiren denetim kayyımı atanmış, bu ihtiyati tedbir kararı istinaf denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Sonuç olarak toplanan deliller ve tüm dosya mündericatının tetkikinden; somut olayda TTK 531.maddesi kapsamında anonim şirketin feshini ya da fesih yerine, davacı pay sahibine payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilmesini gerektirir haklı neden bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
Mahkememizce verilen tedbir kararlarının KARAR KESİNLEŞİNCEYE KADAR DEVAMINA,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.09/02/2024

Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza