T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/385 Esas
KARAR NO : 2024/123
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2021
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... K sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dosya yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili kısıtlının, bütün malvarlığının haciz ve ipotekli olduğunu, hali hazırda serbestçe tasarruf edebileceği istisnasız hiçbir malvarlığı bulunmadığını, uyuşmazlığa konu olan taşınmazın dışında müvekkilinin daha pek çok taşınmazının oğlu tarafından bankalara usulsüz olarak ipotek olarak verildiğini, bu ipoteklere dayalı olarak takibe geçildiğini ve müvekkilinin en değerli taşınmazlarının usule aykırı olarak satıldığını, bunun dışında dava dışı ... Bankası A.Ş tarafından, ... günlü, ... yevmiye numaralı, ...-TL bedelli ipotek senedine ve dava dışı ... Limited Şirketi ile adı geçen banka arasında yapılan ve davacının da ... TL kefalet tutarıyla sınırlı olmak üzere müteselsil kefil sıfatıyla imza koymuş olduğu bila tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'ne dayalı olarak usulsüz olduğunu belirttiği davacı ... aleyhine Antalya ... İcra Dairesi'ne ait ... E. sayılı takip dosyasında toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda kısıtlı davacının mülkiyetindeki ... nolu bağımsız bölümün satışının gerçekleştirildiğini, yine dava dışı ..., ... Bankası, ... vb bankalar tarafından usulsüz olarak gerçekleştirildiğini belirttiği ipotek ve kefalet işlemlerine dayanarak kısıtlı ... aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, kısıtlının taşınmazlarının istisnasız tamamının hacizli ve ipotekli olduğu gibi bir kısım taşınmazlarının zaten icra yoluyla satışının gerçekleştirildiğini, kısıtlının uzunca bir zamandan beri üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir malvarlığı/gelirinin kalmadığını, takyidatlı tapu kayıtları dosyaya getirtildiğinde durumun anlaşılacağını, gelinen aşamada, müvekkili ... hakkında çoğu bankalar (... Bankası, ..., ... vd) tarafından başlatılanlar olmak üzere çok sayıda icra takibi ve alacak davası açılmış olduğunu, oğlu ...'in kendi menfaatini hedefleyen haksız işlemleri nedeniyle kısıtlı davacının tüm malvarlığını kaybetme riski ile karşı karşıya olduğunu, işbu dava ile eşzamanlı olarak diğer bankalara (... Bankası ve ...) karşı açmayı düşündükleri diğer davaların da giderlerini düşündüklerinde kısıtlının bu dava masraflarını ödeyebilme gücü ve ihtimalinin olmadığını, bu dava dışında ... Bankası A.Ş.ye karşı açmayı düşündükleri kefalet sorumluluğunun bulunmadığı ile ilgili olarak menfi tespit davasının dava değeri (işlemiş yasal faizler hariç) ....-TL olup; sadece bu tutara isabet eden başvuru ve karar harçları dahi kısıtlının ödeme gücünün kat be kat üzerinde olduğunu, malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf edebilme imkânından yoksun olan kısıtlı malvarlığının bir kısmını satmak suretiyle dava masraflarını karşılama ihtimalinin de olmadığını, zira taşınmazlarının tamamının ya hacizli ya da ipotekli; takyidatı bulunmayan tek bir taşınmazının olmadığını, kısıtlının durumunun çok özel bir durum olması nedeniyle adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Antalya ... İcra Dairesi'nin ... ve ... E.sayılı icra takiplerine ilişkin bilgiler; ... TL miktarlı ... tanzim tarihli, ... vade tarihli senet ile yine ... TL Miktarlı ... tanzim tarihli, ... vade tarihli senet nedeniyle müvekkil hakkında Antalya ... İcra Dairesi'nin ... ve ... E.sayılı dosyalarında kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılmış ise de; aşağıda ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere müvekkilinin bu senetlere (bonoya) imza attırıldığı tarihte akıl sağlığının yerinde olmaması, fiil ehliyetinden yoksun olması, nereye ne için imza attığını bilebilecek durumda olmamasını belirterek bu senedin geçersiz olduğunu, senet tanzim tarihlerinde 74 yaşında olan müvekkili ...in, senedin düzenleme tarihinde akıl sağlığı yerinde olmadığı gibi ayrıca % 87 özürlü olduğunu, 2014 yılında düzenlenen engelli raporuna bakıldığında gözlerinin görmediği ve kulaklarının duymadığının görüleceğini, gözleri görmeyen, kulakları duymayan, %87 özürlü olan bir kişinin nasıl olur da kendisiyle hiçbir ilgisi bulunmayan bir firmanın/şahsın borcuna teminat olsun diye ... TL. tutarındaki teminat senedini imzalayacağını, böyle birinin üstelik kendisiyle ilgisi bulunmayan konular nedeniyle böylesine yüksek iki ayrı senede kendi iradesiyle imza koymasını beklemenin hayatın olağan akışına da aykırı olacağını, diğer taraftan belirttikleri , icra takibine dayanak alınan bu senetlerdeki yazılar ve imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, muhtemelen kendi şahsi borçlarını çeviremediği için babasının mallarını alacaklılara teminat göstermek için usulsüz vekalet alan oğlu ... tarafından babasının yerine imza attırıldığını, zaten yazı-imza karakterlerinden de bu durumun rahatlıkla anlaşılacağını, senedin teminat senedi olduğuna göre kafalete ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiği; buna göre senedin yazılı kısımlarının bizzat borçlandırılan kişi tarafından el yazısıyla yazılması gerektiğinin de açık olduğunu, aşağıda etraflıca açıklandığı üzere müvekkili ...'in 2007 yılından bu yana akıl sağlığının yerinde olmaması (bunama, demans) nedeniyle kendisini borçlandıran senetlerin hukuki sonuç doğurmasına olanak olamayacağını, gelinen aşamada müvekkilinin adli tıp kurumu veya akdeniz üniversitesi hastanesi adli tıp ana bilim dalına şevki sağlanarak usulsüz senet olduğunu belirttikleri senedin düzenleme tarihi olan 13.03.2017 tarihi itibariyle temyiz kudreti bulunup bulunmadığının tespitini talep ettiklerini, müvekkilinin bahse konu senetlerden kaynaklı olarak (asıl borçlu sıfatıyla ya da kefalet borçlusu sıfatıyla) davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, senetlerin birer örneğinin ellerinde olmadığı için müvekkilinin bu senetlere hangi sıfatla imzasının alındığının da belirsiz olduğunu, yani asıl senet borçlusu olarak mı, kefil sıfatıyla mı imzası alındığının belirsiz olduğunu, bahse konu senetlerin düzenlendiği tarihte ve öncesinde müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmaması nedeniyle yapmış olduğu işlemin, atmış olduğu imzanın mahiyetini ve sonuçlarını kavramasının mümkün olmadığını, ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, takip kapsamında satışa çıkarılan taşınmazların cebri icra ile satışı öncesinde davacının akıl sağlığı yerinde olmaması nedeniyle vesayet makamınca kısıtlandığı bilgisine de yer vermek suretiyle bu konudaki icrai işlemlere süresi içinde itiraz edilmiş olmasına karşın kısıtlı davacının sahibi olduğu gayrimenkulün satışına yönelik icra takibine devam ediliyor olması karşısında kısıtlı davacının bu yüzden uğradığı ve uğrayacağı tüm zararın tazmini ve takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere mahkemenin takdirine göre %40 oranında kötü niyet tazminatının davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda belirtilen ve resen göz önüne alınacak diğer nedenler yanında kısıtlı davacının, icra takibinin dayanağı olan teminat senetlerinin düzenlendiği 13.03.2017 tarihlerinde tasarruf ehliyetinden/tasarruf yetkisinden akıl sağlığından yoksun olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; öncelikle davacının dava harç ve masraflarını ödeme gücü bulunmadığından duruşmalı olarak yapılacak incelemeden sonra adli yardım taleplerinin kabulünü, davanın ve tarafların durumuna nazaran teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, ... TL miktarlı ... tanzim tarihli, ... vade tarihli senet ve yine ... TL miktarlı ... tanzim tarihli, ... vade tarihli senetlerin müvekkili yönünden hükümsüzlüğüne ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ...'in bu iki senet kaynaklı olarak davalıya (asıl borçlu sıfatıyla ya da kefalet borçlusu sıfatıyla) borçlu olmadığının tespitini, Antalya ...İcra Dairesi'nin ... ve ... E.sayılı icra takipleri kapsamında haczedilen taşınmazların satışına yönelik olarak yapılacak ihalelerin kesinleşmesi ve İİK 135. madde uyarınca ihale alıcılarına tescil görmesi halinde terditli olarak; ihale ile satışı gerçekleşen müvekkiline ait taşınmazların satış tarihindeki piyasa rayiç değerinin keşif ve bilirkişi marifetiyle tespit edilerek satış tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalı banka tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini, ayrıca davalının, davacının akıl sağlığının yerinde olmadığı dönemde usulsüz olarak alınan senedin hükümsüz olduğunu, müvekkinin kötü niyetli olarak borçlandırıldığı yönündeki itirazlarına rağmen kötüniyetle icraen satış işlemine devam edildiğini, davacının haksız bir şekilde zarara uğramasına yol açmış olmasını belirttiği, Antalya ...İcra Dairesi'nin ... ve ... esas sayılı icra takiplerine konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere mahkemenin takdirine göre %40 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine mahkum edilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının malvarlığı durumunun yerinde olması nedeniyle adli yardım talebinin reddi ile eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, davacı tarafın akıl sağlığının yerinde olmadığı iddiasında bulunmakta ise de; takip tarihi ve borcun doğumu esnasında ehliyetsizliğine ilişkin düzenlenmiş bir raporun mevcut olmadığını, takibin devamı müddetince sonradan bir hastalık meydana gelmiş ise de bu durum devam eden takibe etki etmeyeceğini, davacı tarafından sunulan raporlardan "Antalya Atatürk Devlet Hastanesince düzenlenen ... kabul nolu ... tarihli ... rapor nolu Psikiyatri polikliniği tarafından düzenlenen raporda "yapılan psikiyatrik muayene ve psikometrik değerlendirme sonucu akli melekelerinin yerinde olduğu vekaletname vermesinde sakınca olmadığı fiil ve hukuki ehliyete haiz olduğunu belirtilen tıbbı doktor raporu" olduğundan bahsedildiğini, önemli olanın, borcun doğduğu tarihte akıl sağlığının yerinde olması olduğunu, davacı tarafından sunulmuş olan ve borcun doğum tarihini de kapsayan dönemde davacının fiil ehliyetinin olduğunun net bir şekilde tespit edildiğini, dosyaya sunulan yakın tarihli raporlar ve ilaç dökümleri borçlanma tarihindeki fiil ehliyetinin mevcudiyetini engellemeyeceğini, davacı tarafın, davacının ilgili senetlerin keşide tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığı iddiasında olduğunu, bu iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sunduğu 19.12.2021 tarihli raporda alzheimer hastalığının tanımlanmadığının yazıldığını, aynı zamanda davacı tarafın, davacının bazı ilaçları kullandığı ve bunların alzheimer hastalığını ispat ettiğini iddia ettiğini, ancak olağan hayatın işleyişinde herkesçe bilindiği üzere tıbbi ilaçların yalnızca tek bir hastalığın tedavisi için kullanılmadığını, bir ilacın birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmekte olduğunu, davacının kesin olarak alzheimer hastası olduğu veya hastalığının fiil ehliyetini ortadan kaldırır derecede ilerlemiş olduğunu gösterir nitelikte olmadığını, dosyada mübrez rapor örneklerinde alzeimer hastalığının hafif ve orta seviyelerde olduğu tespit edilmiş olup bu dönemlerde kesin ehliyetsizlikten bahsetmenin mümkün olmadığını, davacı tarafından açılmış olan davalarda alınan raporların 2020-2021 yıllarına ilişkin olup rapor tanzim edilirken eldeki veriler kullanılarak geçmişe yönelik ihtimallere dayalı sonuçlara ulaşıldığını, varsayımlara dayalı olarak hazırlanan bu raporun kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, kısıtlı ...'in 2017-2018 tarihlerinde gerek bizzat davanın tarafı olması gereken noter huzurunda vekil tayin işlemleri gerçekleştirmiş olmasının, icra dosyasında mal beyanında bulunulması vb işlemleri kendi adına yürütmesi nedeniyle ehliyet noksanlığının söz konusu olmadığını, davacı kısıtlının 2017 yılından bu yana kendi adına bir çok dava açtığını ve dava takip ... ve işlemleri için vekaletname düzenleyerek kendisini vekil ile temsil ettirdiğini, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosya ve Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. takibe itiraz talepli ...'in davacı sıfatı ile borca itiraz davası açtığını, aynı dava dosyası içerisinde bulunan ... yevmiye numaralı Antalya ... Noterliğine ait vekaletname ile yine kısıtlı ... 'in kendi adına vekil tayininde bulunduğunu, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile kıymet takdirine itiraz davası açtığını ve bu dosyada da kendisini vekil ile temsil ettirdiğini, ... yevmiye numaralı ve 16.06.2017 tarihli vekaletname ile kendi nam ve hesabına bir avukat yetkilendirdiğini, belirtilen her üç dava içerisinde de davacı kısıtlı ve diğer borçluların borcu bilmekte ve kabul etmekte olduklarını, borcun veya senedin varlığına ilişkin bir itirazlarının söz konusu olmadığını, senet üzerinde ... ile beraber akrabası olan ... ve ... imzası bulunmasının da tanzim tarihinde ...'in tam ehliyetli olduğunun kanıtı olduğunu, ayrıca, bir senedin teminat senedi olabilmesi için ilgili senette, bu senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olarak verildiğinin gösterilmesi gerektiğini, nitekim Yargıtay uygulamalarının da bu şekilde olduğunu, davacı tarafın, senetlerin teminat senedi olduğu iddiasında bulunmuş ise de bu iddianın yersiz olduğunu, davaya konu senetler üzerinde senetlerin hangi hukuki ilişkinin teminatı olarak verildiğinin belirtilmediğini, ayrıca teminatı olduğu iddia edilen hukuki ilişkinin davacı tarafça ispat edilemediğini, borcun doğum tarihi ve kısıtlılığına dek ...'in fiil ehliyetini bulunduğunun açık olduğunu, gerek 2017 yılına ait fiil ehliyeti bulunduğuna dair rapor gerek belirtilen ve belirlenemeyen çeşitli davaların ... tarafından açılmış olmasının ve birden çok defa noter huzurunda vekaletname işlemlerinin yapılmış olmasının ayrıca, borca itirazlarından bir netice alamamış olmalarının ve bir anda satış aşamasında fiil ehliyetinin olmadığı iddialarının ortaya atılması gibi nedenler bir arada değerlendirildiğinde, davacı kısıtlının takibe konu borcunun borçlusu olduğu ve borcun doğum tarihinde fiil ehliyetinin mevcut olduğu, bu nedenle iddiaların haksız olması neticesinde davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerektiğini, görevsiz yerde açılmış olan davanın görevsizlik nedeniyle reddine, dava harç ve masraflarının dava şartı olması nedeniyle eksik harın tamamlatılmasına, aksi halde davanın işlemden kaldıırlmasına, usuli itirazlarının kabul görmemesi neticesinde esas incelemesine geçilecek ise davanın esastan reddine, haksız açılan dava neticesinde %20'den az olmamak üzere müvekkili alacaklı yararına icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya ... İcra Dairesinin ... E sayılı takip dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... Ltd Şti vekili tarafından borçlular ..., ..., ... aleyhine ... TL bedelli bono, 7.853,42 TL işlemiş faiz, 900,00 TL komisyon, 257,89 TL protesto masrafı olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için, 09/08/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, bono keşidecisinin ... olduğu anlaşılmıştır.
Antalya ... İcra Dairesinin ... E sayılı takip dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... Ltd Şti vekili tarafından borçlular ..., ..., ... aleyhine ... TLbedelli bono, 1.297,15 TL işlemiş faiz, 3.642,00 TL komisyon, 262,39 TL protesto masrafı olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için, 29/09/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, bono keşidecisinin ... olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 28/04/2023 tarihli raporunda özetle:
"Mahkemelerinin 04/10/2022 tarihli duruşma karanda "takibe konu bonoların düzenleme tarihleri olan ... tarihi itibariyle fiil ehliyeti (ayırt etme gücü: eylem ve işlem ehliyeti) olup olmadığı , sorulan ... oğlu , ... doğumlu ... ’in Kurulumuzca 07/06/2021 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan (demans) denilen bunama halinin saptandığı, bonoların düzenlendiği ... tarihinden yaklaşık 9 ay önce düzenlenen Antalya Kepez ... Nolu AHB nin ... tarih ve ... nolu tek hekim sağlık raporunda “...sorulara tam ve düzgün cevap verdiği bu haliyle akli melekeleri yerinde olup, hukuki ehliyetini kendi iradesiyle kullanabilmesine ve temyiz kudretine haiz olmasına engel bir durumu olmadığı” ve Antalya Kepez ... Nolu AHB nin ... tarih ve ... nolu tek hekim sağlık kurulu raporunda “.... sorulara tam ve düzgün cevap verdiği bu haliyle akli melekeleri yerinde olup, hukuki ehliyetini kendi iradesiyle kullanabilmesine ve temyiz kudretine haiz olmasına engel bir durumu olmadığı” , 7 gün önce düzenlenen Antalya Atatürk Devlet Hastanesinin ... tarih ve ... nolu “ akli melekeleri yerinde olduğu , vekaletname vermesinde sakınca olmadığı, fiili ve hukuki ehliyete haiz olduğu” , yine 3 ay sonra düzenlenen Antalya Kepez ... Nolu AHB nin 16/06/2017 tarih ve ... nolu “akli melekeleri yerinde olup , hukuki ehliyetini kendi iradesiyle kullanabilmesine ve temyiz kudretine haiz olmasına engel bir durumu olmadığı” şeklinde belirtildiği, bonoların düzenlendiği tarihte fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, zeka geriliği, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulguya rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıklarının da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, bonoların düzenlendiği tarihte telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı; Bu duruma göre ...'in işlem tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu” sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Birinci Üst Kurulu'nun 16/11/2023 tarihli raporunda özetle:
"Takibe konu bonoların düzenleme tarihleri olan ... tarihi itibariyle fiil ehliyeti (ayırtım gücü: eylem ve işlem ehliyeti) olup olmadığı hususunda davacı vekilinin itirazları göz önünde bulundurularak Birinci Üst Kurul tarafından rapor düzenlenmesi istenen ... ve ... oğlu,... Doğumlu ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler ile dava dosyası ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların tüm olarak 14/11/2023 tarihinde Adli Tıp Birinci Üst Kurulunda değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; Adli Tıp Kurumu Adli Tıp ... İhtisas Kurulunca 07/06/2021 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda; fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan (demans) denilen bunama hali saptanmış olsa da bonoların düzenlendiği ... tarihinden yaklaşık 9 ay önce düzenlenen Antalya Kepez ... Nolu AHB’nin ... tarih ve ... nolu tek hekim sağlık raporunda “...sorulara tam ve düzgün cevap verdiği bu haliyle akli melekeleri yerinde olup, hukuki ehliyetini kendi iradesiyle kullanabilmesine ve temyiz kudretine haiz olmasına engel bir durumu olmadığının kayıtlı olduğu ve işlemden 7 gün önce düzenlenen Antalya Atatürk Devlet Hastanesinin ... tarih ve ... nolu “ akli melekeleri yerinde olduğu, vekaletname vermesinde sakınca olmadığı, fiili ve hukuki ehliyete haiz olduğu”, yine işlemden 3 ay sonra düzenlenen Antalya Kepez ... Nolu AHB’nin 16/06/2017 tarih ve ... nolu “akli melekeleri yerinde olup, hukuki ehliyetini kendi iradesiyle kullanabilmesine ve temyiz kudretine haiz olmasına engel bir durumu olmadığı” şeklinde belirtildiği, bonoların düzenlendiği tarihte fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, zeka geriliği, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulguya rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıklarının da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, bonoların düzenlendiği tarihte telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre ...'in işlem tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK 72/3.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulü ile; davacının Adli Yardım Kapsamında HMK.nun 335/1-a, b, c bentlerinde sayılan hususlardan yararlanmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz tensip ara kararı ile; davacıya (vasisine) vesayet makamından alınmış husumet izin kararı sunmak üzere bir sonraki celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın usulden reddolunacağının ihtarına (işbu tensip tutanağı ile ihtar edilmiş sayılmasına), karar verilmiş, davacı yanca Antalya ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... K sayılı husumete izin kararı dosyaya ibraz edilmiştir.(Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasının yer aldığı)
Davacı vasi Antalya ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı takip dosyasına dayanak ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli ... TL bedelli senet ve Antalya ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı takip dosyasına dayanak ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli ... TL TL bedelli senet nedeniyle açmış olduğu bu davada; senetlerin düzenleme tarihlerinde keşideci kısıtlının ( davacı) fiil ehliyetine haiz olmadığını iddia etmiştir.
Yine Mahkememiz 04/10/2022 tarihli celsesinde: Dava dilekçesinin 5.sayfasında aynı zamanda imza inkarında bulunulduğu, ancak Antalya ...ASHM'nin ön inceleme duruşmasında bu hususun ihtilaflı hususlar arasında yer almadığı belirlenmekle; davacı vekilinden sorulmuş, davacı vekili imza inkarlarının devam ettiğini söylemiş ise de daha sonra Mahkememize verdiği 21.10.2022 tarihli dilekçesinde imza itirazından vazgeçildiğini bildirmiştir.
Davacının tüm tedavi evrakları ilgili kurumlardan temin edilerek ve yine davacı yanca sunulan ATK raporları ile birlikte değerlendirilmek üzere alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulu'nun 28/04/2023 tarihli raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Birinci Üst Kurulu'nun 16/11/2023 tarihli raporları ile davaya ve takibe konu senetlerin düzenleme tarihleri olan ... tarihinde davacı ...'in ayırtım gücü=eylem ve işlem ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip olduğu anlaşıldığından davacının her iki takip dayanağı senet için açmış olduğu menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir. Yine Mahkememiz tensip ara kararı ile her iki takip dosyası için İİK 72/3.maddesine göre verilen ihtiyati tedbir kararı infaz görmüş olduğundan; davacı yasa gereği tazminata mahkum edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davacının Antalya ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı takip dosyasına dayanak ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli ... TL bedelli senet nedeniyle açmış olduğu menfi tespit davasının REDDİNE,
Mahkememizin 15/06/2022 tarihli tensip ara kararı ile İİK 72/3.maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararı infaz görmüş olduğundan dava konusu alacak (... TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Davacının Antalya ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı takip dosyasına dayanak ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli ... TL TL bedelli senet nedeniyle açmış olduğu menfi tespit davasının REDDİNE,
Mahkememizin 15/06/2022 tarihli tensip ara kararı ile İİK 72/3.maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararı infaz görmüş olduğundan dava konusu alacak (... TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın davacıdan tahsiline, Hazine'ye irad kaydına.
5-Alınması gerekli 427,60 TL başvuru harcının davacıdan tahsiline, Hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan iki adet Adli Tıp fatura bedeli olan 6.750,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
8-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.13/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!