WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

ANTALYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/338 Esas
KARAR NO : 2024/171

DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali), Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2022
KARAR TARİHİ : 05/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali), Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı kooperatifin ... tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yaptığını, işbu Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının usul ve yasaya aykırı olarak yapıldığını, alınan kararlar mutlak butlan ile batıl ve yok hükmünde olduğunu, Olağanüstü Genel Kurula çağrı davetiyesi usulsüz olduğunu, ortaklara gönderilen ... tarihli çağrı davetiyelerinde olağanüstü toplantı tarihinin ... pazar günü saat ... olarak belirtildiğini, ancak toplantı tutanağı ilk sayfası ilk paragrafında ... tarihli toplantıya katılan olmadığından ... pazar günü aynı yer ve saate toplantının yapılması için tutanak tutulup ayrıldıkları belirtildiğini, kooperatif ortaklara ... tarihinde toplantı çağrı davetiye göndermeden gönderilmiş gibi yaparak usulsüzlüğü kapatmaya çalıştığını, toplantıya katılmış gibi görünen ve hazirun cetvelinde imzası bulunan ortakların imzalarının sahte olduğunu, hazirun cetvelindeki imzaların aynı elden çıktığını, imzaların incelenmesini talep ettiklerini, çağrı davetiyesinde belirtilen gündemin ... nolu bendinde, "... grup konut talebinin görüşülmesi" konu edildiğini, gündemin başka hiçbir maddesinde taşınmaz satışına dair yetki verilmesi bulunmadığını, ancak genel kurul toplantı tutanağının, ... maddenin son bendinde "... ili ... ilçesi, ... mah. ... ada, ... parselde" kayıtlı taşınmazın satış yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi hususunun oya sunulduğunu ve 2 ret oy ve oy çokluğu ile kabul edildiğine dair karar alındığını, gündemde olmamasına rağmen kooperatife ait taşınmazın satış yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi hususu usul ve yasaya aykırı ve kararı mutlak butlanla sakat olması sebebiyle geçersiz olduğunu, sahte imzalarla ve gündemde olmamasına rağmen alınan satış yetkisine dayanılarak; yönetim kurulu tarafından kooperatifin, "... ili ... İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazdaki .../... hissesi", ... tarih ve ... Yevmiye ile kooperatif üyesi dava dışı ... ...'e satıldığını, tapu kayıtlarındaki hareketliliğe bakıldığında ise dava dışı (kooperatif ortağı) ... ... de satış yoluyla ... ... ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. (VKN....)'ne devrettiğini, Firma Tüzel kişi unvan değişikliği yapmış ve son olarak ... ... ... ... AŞ. unvanlı olduğu görülmüş ve husumet bu şirkete yönlendirildiğini, davalı şirket kötü niyetle taşınmaz maliki olduğunu, şirket yetkilileri ve ortakları ile dava konusu taşınmazı kooperatiften satın alan ve işbu şirkete satan dava dışı ... ... arasında menfaat ilişkisi olduğu gibi aralarında ticari ilişkiler ve akrabalıklar bulunduğunu, dava konusu taşınmazı kooperatiften ilk satın alan Kooperatif ortağı ... ... olduğunu, bu kişi de ... ... ... ... ... Tic. Ltd. Şti.ne devrettiğini, daha sonra firmanın bir kaç kez unvan değişikliği yaptığını, dava konusu taşınmazın satış bedeli kooperatif kayıtlarına girmediğini, kooperatif kayıtlarında ve hesaplarında işbu satışa dair hiçbir bilgi ve belge (bilançolarda, muhasebe kayıtlarında, faaliyet raporlarında vs kayıtlarda) bulunmadığını, dava konusu taşınmazın satışı uzun yıllar boyunca kooperatif ortaklarından gizlendiğini, kooperatif genel kurul toplantılarda ortakların soruları geçiştirilmş ve asılsız - uydurma tutanaklar tutulduğunu, 2003 ve 2004 yılı genel kurul toplantılarında ortaklara işbu taşınmaz üzerinde yapılacak inşaatlar hakkında kasıtlı olarak gündem oluşturup usulsüz işlemlerine zemin sağlandığını ve ortakların aldatıldığını, bu sebeplerle fazlaya ilişkin sair hak ve alacaklar ile maddi - manevi tazminat talebi saklı kalmak kaydı ile; telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabileceğinden dava konusu "... ili, ... ilçesi, ... ... ada ... nolu parselde bulunan taşınmazın" satışının vs tüm tasarruf işlemlerinin önlenmesine yönelik şerh konulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile; Davalı ... Kooperatifinin ... tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının mutlak butlanla sakat olduğunun toplantıda alınan kararların geçersizliğinin (yok hükmünde olduğunun) tespitine ve ... ili, ... ilçesi, ... ... ada ... nolu parselde bulunan taşınmazın tapu kayıtlarında en son maliki olan ... ... ... adına kayıtlı olan tapunun iptal edilerek davalı ... adına tescil edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple H.M.K. 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
Mahkememiz 16.05.2022 tarihli tensip ara kararı ile; Davalı ... ... ... ... A.Ş. aleyhine açılan Tapu İptal ve Tescil davasının tefriki ile Mahkememizin ayrı bir esasına kaydına, davacının ihtiyati tedbir talebinin tefrik edilen dosyada değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Davalı kooperatif yönetim kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında ... tarihinde saat ...'da ... Cad. ... ... K:... No:... ... adresinde yapılmasına karar verildiği,
Dava konusu genel kurul toplantı kararı ve çağrısının yönetim kurulu üyelerinden ... ... ve ... ...'nin imzasının bulunmakla yetkili organ tarafından yapıldığı,
Davalı kooperatif ana sözleşmesinin 28.maddesinde Olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılara çağrının taahhütlü mektupla, ayrıca gerektiğinde gazete ile ilan yoluyla yapılacağının düzenlendiği, dosya içerisinde çağrının taahhütlü mektupla yapıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, çağrının ilan edildiği gazetenin tarih ve adının dosyadaki nüshasında görünmediği, Bakanlık Temsilcisi raporuna göre ortaklara duyurunun ... tarihinde yapıldığı, davet şeklinin ... ... ...de ilan yoluyla yapıldığı, gazete ilanında ...toplantı gününün yazılı olduğu, davacının kooperatife ilişkin ... Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısına çağrı göndermeden göndermiş gibi göstermesi iddiasına ilişkin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Davalı kooperatif başkanı ve bakanlık temsilcisi ... ...'ın imzası bulunan ... tarihli tutanak gereği toplantının yapılacağı adreste ...'a kadar bekledikleri ancak toplantıya katılan ortak olmadığından ... pazar günü aynı yer ve saatte toplanmak üzere dağıldıklarının yazılı olduğu,
... Tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağına göre toplantıya 70 ortaktan 40 ortağın asaleten katıldığı, hazır bulunan listesine göre 8 kişinin vekaleten katıldığı, toplantı tutanağına göre; davalı kooperatif ana sözleşme m.33 de belirtilen nisaba uygun olarak genel kurulun toplandığı, hazır bulunanlar listesinde davacının toplantıya asaleten katıldığına dair imzası bulunduğu, toplantının Bakanlık Temsilcisi huzurunda yapıldığı ve bakanlık temsilcisi raporunda "Toplantı kanun ve Ana Sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılmıştır" görüşünün yer aldığı,
Davacının ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı eki hazır bulunanlar listesindeki imzaların sahte olduğu iddiası uzmanlık alanımızda bulunmadığından değerlendirme yapılamadığı,
Etki kuralı, iptale tabi genel kurul toplantılarında alınan kararlar bakımından söz konusu olmakla birlikte davacının iddiaları arasında olmakla; davacının, 1 oy hakkının bulunması, davalı kooperatifçe ilan edilen gündem maddelerinde oy çokluğu veya oy birliği ile karar alındığı, davacının kararının alınmamasında sonuca etkili oyu bulunmadığı değerlendirildiği,
Dava konusu genel kurul toplantı tutanağında davacının muhalefet şerhine veya olumsuz oyuna rastlanmadığı,
Genel Kurul Toplantı Tutanağının ...maddesinin "...Grup konut talebinin görüşülmesi" olarak ilan edildiği, toplantı tutanağına göre "... Grup inşaata başlama (... ada, ... parselde) ve yeteri kadar ortak alımı yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi", "... Grup Ortaklardan aidat belirleme yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi" "inşaatların yapım biçiminin (a- bayındırlık birim fiyatları esasına, b- maliyet artı kar esasına, c- pazarlıkla ve emanet usullerinin birine göre ) belirlenmesi yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesi" , "... ada, ... parselin emlak değeri üzerinden satış yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesi" ne ilişkin karar alındığı, gündemin açıkça ilan edilmesi gereği ...madde alınan işbu kararların ilan edilen gündemden sayılıp sayılmayacağı hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, "... ada, ... parselin emlak değeri üzerinden satış yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesi" ne ilişkin gündemde madde bulunmadığı, Kooperatifler Kanunu m.46/2 ‘de düzenlendiği üzere davalı Kooperatifin ilan edilen gündeminde yer almadığı, KK m.46/3 gereği “kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10’unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları”na ilişkin toplantı tutanağında gündeme madde eklenmesi talebinin bulunmadığı, Sayın Mahkemece satış yetkisi verilmesinin ilan edilen ... Gündem maddesi konularından sayılması halinde gündeme bağlılık ilkesine aykırılık bulunmayacağı, aksi halde gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edilmiş olacağı,
Kooperatifler Kanunun 45/3 ‘te toplantı gündeminin toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirme ve üyelere çıkarılacak toplantı çağrısı ile yapılacak ilana gündemin yazılması yükümlülüğünün bulunduğu, tutanakta gündeme madde eklenmesi teklifinin bulunmadığının yazılı olduğu, toplantı çağrısına ve ilana gündemin yazılmasının zorunlu olduğu, m.46 uyarınca kural olarak gündemde olmayan hususların genel kurulda görüşülemeyeceği, gündemin ...maddesinde yönetim kuruluna satış yetkisi verilmesine ilişkin alınan genel kurul kararının butlana tabi olup olmadığı hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Butlanı veya yokluğunun tespiti istenen genel kurulun ... tarihinde yapılmış olması nedeniyle aşağıda alıntılanan Yüksek Mahkeme kararı tespit talebinin geciktirilmesi, kararının uygulanmasına uzun yıllar itirazsız rıza ve tahammül gösterilip de sonradan butlanın ileri sürülmesi noktasında konunun hakkın kötüye kullanılması yasağı bakımından da değerlendirilmesi yönünde olup bu hususta takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Antalya C.Başsavcılığının .../... sayılı soruşturma evrakının tetkikinden; "Yukarıda yazılı şikayetçilerin ... ... ... ... ... ...nin halen başkanı ve başkan yardımcısı oldukları; Cumhuriyet Başsavcılığımıza verdikleri ... tarihli dilekçede ve ifadelerinde kooperatifin ilimiz ... ilçesi ... ada ... parselde bulunan ... metre kare arsasının ... yılında kooperatif üyesi ... ...'e usulsüz biçimde satıldığından bahisle ve bu satış kararının alındığı genel kurulun tutaklarının, genel kurula katılmayan kişilerin de adı ve imzalarının yazılması suretiyle düzenlendiğinden bahisle şikayetçi oldukları arsanın satış bedelinin de kooperatifin kayıtlarına girmemiş olduğunu şikayet ettikleri;
Ancak sözü geçen arsanın satış işleminin ... ...'e resmi senetle ... günü yapılmış olduğu; şikayete konu genel kurulun da bu tarihten önceki genel kurul olduğu;
Şikayetçilerin iddiasının kooperatif arsasının şüpheliler tarafından satılarak zimmete para geçirme ve sahte genel kurul tutanağı düzenleyerek resmi belgede sahtecilik yapmak suçlarına isabet geldiği; kooperatif yöneticilerinin bu sıfatları altında işledikleri suçlar bakımından memurlar gibi sorumlu olduğu;
Olay tarihinin ... yılı olması göz önüne alındığında, olay tarihinde 765 Sayılı TCK'nın halen yürürlükte bulunduğu ve olaya konu suçlar bakımından zaman aşımı düzenlemelerinin lehe olduğu;
Çünkü zimmet suçunun 765 Sayılı TCK'nın 202/1. Maddesinde 6 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmış oluduğu ve aynı kanunun 102/3. Maddesine göre bu suç için 10 yıl dava zaman aşımı süresi konulmuş olduğu; resmi belgede sahtecilik suçunun ise, 765 Sayılı TCK'nın 339/1. Maddesinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmış oluduğu ve bu suç bakımından da gene aynı kanunun 102/3. Maddesi gereğince 10 yıllık dava zaman aşımı süresinin geçerli olduğu;
Dolayısıyla şikayete konu olaylar bakımından dava zaman aşımı süresinin 2013 yılı itibariyle dolmuş olduğu; buna karşılık şikayetçilerin dilekçesinin ancak 2018 yılında verilmiş olduğu; bu itibarla dava zaman aşımı süresi olan suçlar bakımından soruşturma ve kovuşturma yapma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla,
Olayla ilgili olarak CMK'nın 172/1. Maddesi gereğince kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına " dair verilen kararın itiraz üzerine verilen Antalya ...sulh Ceza Hakimliğinin .../... D.İş sayılı ... tarihli kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı Kooperatif yöneticileri daha sonra yargılamaya iştirak ederek davayı kabul ettiklerini beyan etmişler ise de; Mahkememiz 06.10.2023 tarihli ara kararı ile Davalı kooperatif yetkililerinin (yönetim kurulunun davayı kabul yetkisi bulunmadığından) davalı yana bu hususta genel kurul kararı alınarak dosyaya sunulması için bir daha ki celseye kadar süre verilmesine karar verilmiş, davalı Kooperatif Mahkememizce verilen ara kararını rağmen kooperatif genel kurulunu toplayamadıklarını belirtmiş, davacı vekili de Mahkememize sunduğu dilekçe ile mevcut delil durumuna göre davanın subut bulduğunu belirterek esas hakkında verilmesini ve davanın kabulünü talep ettiklerini bildirmiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı Kooperatifin ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının mutlak butlanla sakıt olduğu, toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine yönelik açılmış olup,
Davacı hazirun cetvelindeki imzaların sahte olduğunu iddia etmiş, Mahkememiz ara kararı doğrultusunda davacı vekili tarafından verilen 16.01.2023 tarihli açıklama dilekçesinde davacının genel kurul toplantısına bizzat katılmadığı ve birine vekaletname de vermediği beyan edilmiştir.
Davalı Kooperatif temsilcilerinin kendilerinden önceki yöneticilerden kooperatifin ticari kayıtlarının tamamını temin edemediklerini, ihtarla bir kısım evrak temin edebildiklerini bildirdikleri görülmüştür.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden temin ediyen ticari kayıtları, ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... nolu parsel sayılı taşınmaza ait tedavüllü tapu kaydı ve tüm dosya mündericatının tetkiknden;
Davaya konu genel kurul toplantısının ... yılında yapılmış olması nedeniyle; toplantıya ilişkin kayıt ve belgelerin TTK 64 ve TTK 82/5.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle on yıllık saklama yükümlülüğü sona ermiş olan ticari defter ve belgelerden olduğu, dolayısı ile davacının imzasında ki sahtelik iddiasının araştırılmasının mümkün olmadığı, genel kurul toplantı tutanağının bakanlık temsilcisinin huzuru ile hazırlanması ve tutanakta bakanlık temsilcisinin imzasının da bulunması karşısında resmi evrak niteliğini taşıdığı, bu halde sahteliği ispatlanana kadar geçerli evrak niteliğini taşıdığı, davacının ya da diğer kooperatif üyelerinin bu güne kadar toplantı tutanağı ile ilgili bir suç duyurusunda da bulunmadıkları, bu halde toplantı tutanağında ismi ve imzası bulunan davacının toplantıya iştirak ettiğinin kabulü gerektiği, yine toplantı tutanağında kooperatife kayıtlı 70 ortaktan 40 ortağın asaleten 8 ortağın vekaleten iştirak ettiğinin, toplantı duyurusunun tüm ortaklara taahhütlü mektupla bildirildiği, toplantıya ait ilanın ... ... ...'nin ... tarih ve ... sayılı nüshasında yayınlandığının belirtildiği, nitekim Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden gelen evraklar arasında ilgili gazete nüshasının bulunduğu ve toplantı gündeminin, toplantı yerinin ilk toplantı tarihinin ve ilk toplantı tarihinde yeterli nisap sağlanamadığında aynı yerde yapılacak ikinci toplantı tarihinin usulünü uygun ilan edildiği, bu ilana göre ... tarihinde yapılan genel kurul kararında alınan kararların dava konusu edildiği, mevcut delil durumuna göre toplantıda alınan kararların yok hükmünde sayılmasını gerektirir yasal neden bulunmadığı gibi toplantıya katılan davacının muhalefet şerhini içerir bir karar alınmadığı, yine KK 53.maddesi uyarınca bu maddede belirtilen bir aylık hak düşürücü sürede açılmış bir iptal davası da bulunmadığı tespit edilmiştir.
Toplantıda ... nolu gündem maddesinin; Açılış ve yoklama, ... nolu gündem maddesinin Divan heyetinin seçimi, ... nolu gündem maddesinin; Atatürk ve Türk Büyükleri için 1 dakikalık saygı duruşu, ... nolu gündem maddesinin; Arsamıza 39.m2 lik hissesi olan ... ... nin, bu hissesinin satın alınmasının görüşülmesi, ... nolu gündem maddesinin; Dilek ve temennile, ... nolu gündem maddesinin; Kapanış oluğu, bu gündem maddeleri yönünden yapılan görüşme ile alınan kararlardan ; 1-2-3-6-7 nolu kararların icrai nitelik taşımadığı, 5 nolu gündem maddesinde gündeme uygun görüşme yapıldığı ve kararın oy birliği ile alındığı, dolayısı ile alınan bu kararların butlan ile malul sayılmasını gerektirir yasal neden bulunmadığı,
Toplantıda alınan ... nolu kararının gündemin 4.maddesi olarak görüşüldüğü, bu maddenin gündemde " ... Grup konut talebimizin görüşülmesi" olarak yer aldığı, görüşme sonucu;
* ... Grup inşaata başlama (... ada, ... parselde) ve yeteri kadar ortak alımı yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi oya sunulduğu 2 ret oy ve oy çokluğu ile kabul edildiği, red oyu veren ortağın adının yazılı olmadığı ve muhalefet şerhinin bulunmadığı,
* ... Grup Ortaklardan aidat belirleme yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi oya sunuldu. 2 ret oy ve oy çokluğu ile kabul edildiği, red oyu veren ortağın adının yazılı olmadığı ve muhalefet şerhinin bulunmadığı,
*İnşaatların yapım biçiminin (a- bayındırlık birim fiyatları esasına, b- maliyet artı kar esasına, c- pazarlıkla ve emanet usullerinin birine göre ) belirlenmesi yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesi oya sunuldu. 2 ret ile oy çokluğu ile kabul edildi. red oyu veren ortağın adının yazılı olmadığı ve muhalefet şerhinin bulunmadığı,
* ... ada, ... parselin emlak değeri üzerinden satış yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesi oya sunuldu. 2 ret ile oy çokluğu ile kabul edildiği, red oyu veren ortağın adının yazılı olmadığı ve muhalefet şerhinin bulunmadığı,
Bu halde ... nolu kararın " ... ada, ... parselin emlak değeri üzerinden satış yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesi oya sunuldu. 2 ret ile oy çokluğu ile kabul edildi " kısmının gündem dışı alınan karar olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
KK 46/3.maddesi uyarınca gündemde olmayan hususlar görüşülemez. Aynı maddede gündemde olmamakla birlikte belirli sayıda ortağın gündem maddelerinin görüşülmeye geçilmesinden önce yazılı teklif vermesi halinde gündeme alınabileceği hususlar belirtilmiş olup, kooperatife ait taşınmazın satışı ve satış yetkisinin yönetim kuruluna verilmesinin bu hususlardan olmadığı anlaşılmıştır. Davacının kararın alınması sırasında muhalefet şerhi bulunmasa da kararın KK 46.maddesi uyarınca belirli sayıda üyenin teklifi ile dahi gündeme alınamayacak hususlardan olması nedeniyle butlan sebebi sayılması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiş ise de;
Söz konusu taşınmazdaki Kooperatif .../... hissesinin ... tarihinde ... ...'e satıldığı, bu kişi tarafından ... tarihinde ... ... ...Ltd.Şti,ye satıldığı, bu tarihten sonra da birden fazla kez satışının yapıldığı, ... ... ...'nin 39/6853 hissesinin de satın alınarak tam hisseye dönüştürüldüğü, en son ... ... ... ... A.Ş. tarafından ... tarihinde ... ... ...'e satıldığı,
Yargıtay 6.HD.nin 2022/4092 E- 2023/4002 K sayılı emsal kararı".. Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında kabul edilmektedir..." şeklinde,
Yargıtay 23.HD.nin 2014/1083 E- 2014/4348 K sayılı emsal kararı "....
Bir hukuki işlem konusu (içeriği) itibariyle olduğu gibi meydana gelişi bakımından da emredici hukuk kurallarına aykırı bulunabilir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları hukuki işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyeti şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikte hükümlerdir ve bu özellikleriyle konuya (içeriğe) ilişkin olan maddi nitelikteki hükümlerden ayrılırlar. Öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde hukuki işlem şeklen mevcut ve meydana gelmiş olmakla beraber konusu bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı doğurmaz. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık halinde ise kurucu unsurların, örneğin irade beyanının veya kanuni şeklin eksikliği sebebiyle hukuki işlem şeklen meydana gelememektedir. İşte bu değişik özellikler gözönüne alınmak suretiyle öze ilişkin emredici hükümlere aykırılık halinde mutlak butlandan ve hukuki işlemin şekli unsurlarını tespit eden emredici hukuk kurallarına aykırılık sebebiyle hukuki işlemin mevcudiyet kazanamaması halinde ise hukuki işlemin yokluğundan söz edilmektedir. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. Batıl bir hukuki işlem unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla beraber konusu veya içeriği bakımından amaçlanan hukuki hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana getiremez; yani mutlak olarak hükümsüzdür. Bu mutlak hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez (ıslah edilemez) nitelikte olup, buna istinat etmekte hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir ve mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşulu ile Hakim tarafından da kendiliğinden (re'sen) gözönünde tutulur. Şeklen mevcut olan batıl bir hukuki işleme konversiyon (hukuki tahvil) yolu ile bir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün olduğu gibi; bir hukuki işlemin butlanı da dürüstlük kuralına (TMK md. 2) aykırı olarak ileri sürülemez. Yokluk halinde bu hukuki imkânlar kesin olarak söz konusu değildir. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlâl edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. İptal edilebilir bir karar, şekil veya özü bakımından sakat olsa bile, iptaline dair hüküm kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olarak kabul edilir. (Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Türk Ticaret Kanunu'na göre Anonim Ortaklara Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 3. Bası, İstanbul, 2001, Sh. 18 vd.)
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda ve bu Kanun'un 98. madde uygulaması ile bazı hallerde uygulanması mümkün olan ve dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nda "yokluk" ya da "butlan" kavramlarına yer verilmemiş olup, doktrinde yapılan eleştiriler üzerine (dava tarihinden sonra yürürlüğe giren) 6102 sayılı TTK'nın 447. maddesinde batıl sayılması gereken genel kurul kararlarına bazı örnekler verilmiş, madde gerekçesinde "butlan" teriminin tercih edildiği, bundan daha geniş olan "Hükümsüzlük" ve "Geçersizlik" terimlerinin tercih edilmediği vurgulanmıştır. Gerekçede "Tüm butlan hallerinin ve sebeplerinin kanunda gösterilmesi veya tanımlanması ise imkânsızdır. Onun için batıl kararları iki kategoriye ayırmak, şekil yönünden batıl genel kurul kararlarını veya sebeplerini belirlemeyi içtihata ve öğretiye bırakmak, konu açısından batıl genel kurul kararlarına da sınırlayıcı olmamakla birlikte, örnekler göstererek-kesin çizgilerle işaret etmek en isabetli yol olarak değerlendirilmiştir. " açıklamasına yer verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, ... tarihli genel kurul toplantısının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine dair maddesinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 48. maddesi hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak, davacının muhalefet şerhi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde verildiği,
Bu bilgiler ışığında; davacının davaya konu ... genel kurula katıldığı halde ve hatta bir an için katılmadığı dahi varsayılsa dahi yaklaşık 20 yıl süreyle bu duruma sessiz kaldığı, bu güne kadar ne davacı ne de diğer kooperatif üyelerinin bu yönde açtıkları bir dava bulunmadığı, yönetim kurulunun ... yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığı ... tarihli toplantıda sunduğu faaliyet raporunda söz konusu taşınmaz için yapılan suç duyurusundan bahsedildiği, yukarıda belirtildiği gibi ... tarihli dilekçe ile yapılan suç duyurusu ile başlatılan soruşturma neticesinde zaman aşımı süresinin geçtiğinden bahisle takipsizlik kararı verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği, bu defa aradan yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra kooperatif üyesi davacı tarafından 16.05.2022 tarihinde açılan bu davada; toplantıda alınan kararların mutlak butlanla sakıt olduğunun tespiti ile taşınmaz tapu kaydının (davanın tefrik edilen kısmı) iptalinin talep edildiği görülmüş, izah edilen bu nedenler ve yine taşınmazın davalı kooperatifin mülkiyetinden çıktıktan sonra birden fazla kez malik değiştirmesi de dikkate alındığında, genel kurul tarihinden yaklaşık 20 yıl geçtikten sonra alınan kararın butlanının talep edilmesi MK 2.maddesinde düzenlenen:
" Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." dürüst davranma kuralına aykırı olarak kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.05/03/2024

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza