T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/204 Esas
KARAR NO : 2024/102
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2021
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının, davacı şirketlerden ... A.Ş.'in ... tarihine kadar tek ortağı ve şirket yetkilisi olup, şirketteki ortaklığının Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı Hisse Devri Sözleşmesi ile hissesini davacılardan ... Limited adlı şirkete devri, şirkete ait nama yazılı hisse senetlerini alıcıya ciro ve teslim ve şirket yönetim kurulunun devre ilişkin aynı tarihli onay kararı ile sona erdiğini, davalının, davacı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin ise en son ... tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesiyle, davalının şirketteki yönetim kurulu üyeliği görevinin de sona erdiğini, davalının davacı şirketteki ortaklığı ve yetkili sıfatı kalmadığını, davalının davacı şirketlerden ... A.Ş.'in 16.10.2019 tarihine kadar tek ortağı ve şirket yetkilisi olup, şirketteki ortaklığının Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı Hisse Devri Sözleşmesi ile hissesini davacılardan ... Limited adlı şirkete devri, şirkete ait nama yazılı hisse senetlerini alıcıya ciro ve teslim ve şirket yönetim kurulunun devre ilişkin aynı tarihli onay kararı ile sona erdiğini, davalının, davacı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin ise en son ... tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesiyle, davalının şirketteki yönetim kurulu üyeliği görevinin de sona erdiğini, davalının davacı şirketteki ortaklığı ve yetkili sıfatı kalmadığını, davalının davacı şirketlerden ... İnşaat Ticaret A.Ş. ile arasındaki Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı Marka Hakkının Devri Sözleşmesi İle “... hizmet” marka numaralı, “... ” marka/işareti ile “... hizmet” marka numaralı “... ...” marka/işaretlerindeki marka haklarını devrettiğini, davalının yapılan bu hisse devri ve marka marka hakkı devri sözleşmelerinden çok sonra, Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile 28.01.2021 tarihinde ... Limited aleyhine açtığı davada; sözleşmelerin öncelikle, yağma suçu işlenmek suretiyle korkutma yoluyla iradesi fesada uğratılarak akdedildiklerinden bahisle hisse devir sözleşmelerinin ve marka hakkının devri sözleşmesinin ikrah nedeniyle geçersizliğinin tespiti ile ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'ndeki davalı müvekkil şirkete ait hisselerin iptalini, ikrah nedenine dayalı iptal isteği yerinde görülmediği takdirde yapılan sözleşmelerin gabin nedeniyle iptali ile şirket hisselerinin adına tesciline karar verilmesini, ayrıca dava dilekçesi ile birlikte devredilen şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması, hisseleri devredilen şirketlere denetim kayyımı atanması ile hisseleri devredilen şirketlerin araç ve taşınmazlarının kaydına devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması istendiğini, Mahkemece ... tarihli ara kararı ile, ...'nun dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir taleplerinden şirket hisselerine tedbir konulması ve şirketlere denetim kayyımı atanması talebinin reddine karşılık, davadışı ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'nin araç ve taşınmazlarının kaydına ihtiyati tedbir konulması talebinin ...-TL teminat mukabilinde kabulüne karar verildiğini, ... tarafından, Mahkemece verilen ... tarihli ihtiyati tedbir kararında öngörülen teminat için ...-TL tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubu dosyaya ibraz edildiğini, ihtiyati tedbir kararının infaz edildiğini, Mahkemece verilen ... tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı, anılan davanın davalısı müvekkili ... Limited tarafından 10.02.2021, 11.02.2021 ve 17.02.2021, 26.02.2021 ile 02.03.2021 tarihli dilekçeler ile maddi, yasal ve yargısal gerekçeleri dayanakları ile itiraz edildiğini, ihtiyati tedbire itiraz yargılaması devam ederken bu defa, şimdi eldeki bu davanın davalısı ...'nun açtığı davasına dayanak yaptığı soruşturma dosyası hakkında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... tarih ve ... Soruşturma ... Karar sayı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, ihtiyati tedbire itirazlarını inceleyen Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... tarihli duruşmada aldığı ara kararı ile ihtiyati tedbire itirazlarının kabulü ile dosyaya sundukları belge ve fotoğraflar ile Cumhuriyet Savcılığı'nın takipsizlik kararının tetkiki neticesinde; davanın haklılığının yaklaşık olarak ispatlanamadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu olmayan şimdi eldeki bu davanın davacılarından ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'ne ait araç ve taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı gerekçeleriyle tedbirin kaldırılmasına karar verildiğini, davalının açtığı haksız ve mesnetsiz davada, haklı olmadığı halde, kötüniyetli olarak ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, mahkemeyi yanıltarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine neden olduğunu ve bu kararı uygulatarak, davacıların hem maddi varlığına hem de manevi değerlerine kasıtlı olarak saldırdığını, aldığı-uyguladığı haksız ihtiyati tedbir kararı ile davacıları zarara uğrattığını, 6100 Sayılı HMK.nun 399.maddesi uyarınca yetkili ve görevli mahkemenin ihtiyati tedbir kararının verildiği davanın görülmekte olduğu Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, esasen genel mahkemelerde görülmesi gereken bu tip tazminat davaları için ise arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmadığından doğrudan dava yoluna başvurulduğunu belirterek, öncelikle tensiple birlikte davalı tarafından Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas Sayılı dosyasına ihtiyati tedbir kararının infazı ve müvekkillerinin uğramış olduğu zararların teminatını teşkil etmek üzere yatırılan teminatın (dosyaya sunduğu teminat mektubunun) anılan dosya davacısı ...'na iadesinin işbu davada verilecek hüküm kesinleşinceye kadar durdurulmasına, yapılacak yargılama sonunda Mahkemece belirsiz alacak davası hükümlerine göre Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Uğranılan zarara yönelik belirlenecek zarar miktarlarından müvekkiline atfı mümkün her türlü kusur ve indirimler düşüldükten sonra davacı ... A.Ş. 'nin hak edeceği maddi tazminata hükmedilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacılar ... Limited için 100.000,00-TL, ... A.Ş. İçin 150.000,00-TL, ... İnş.Tic.A.Ş. İçin ...-TL olmak üzere toplam ...-TL manevi tazminata hükmedilmesine, tazminat alacaklarının haksız fiil tarihi olan ihtiyati tedbir kararının uygulandığı ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesinin "Bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesini içerdiğini, TTK 4. Maddesinin ilk fıkrasında da" Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın." denildiğini, söz konusu dava her ne kadar ihtiyati tedbirden kaynaklı bir tazminat talebine ilişkin de olsa kaynak olarak tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğunu, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacılardan ... Ltd'nin yabancı şirket olmakla teminat göstermek zorunda olduğunu, davacı ... A.Ş'nin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, tüm dünyada etkili olan covid-19 pandemisinin turizm sektöründe de meydana getirdiği belirsizlikler sebebiyle, acantalardan ön ödeme alma noktasında yaşadığı sorun ve sıkıntıları müvekkilin üzerine yıkmak gayreti içinde olduğunu, davacı tarafın, dava dışı ... firmasının Ocak, Şubat, Mart aylarında ön ödeme yaptığını, 2019 yılında 18.01.2019 ve 15.02.2019 tarihinde ön ödeme yapmayı taahhüt ettiklerini ödemelerin 11.02.2019 ve 20.02.2019 tarihine yapıldığını beyan ettiğini, 2019 yılında dahi, dava dışı firmanın ön ödeme için taahhüt ettiği tarihten yaklaşık 1 ay sonra ödeme yaptığının görüldüğünü, yani acentenin ön ödemeyi geç yapmış olmasının ihtiyati tedbir kararı ile hiç bir ilgisi bulunmadığını neticeten, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, ... A.Ş 'nin maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... Limited'in manevi tazminat talebinin husumet yokluğundan reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerindeki bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben davacı şirketlerden ... ve ... İnşaatın üst düzey yöneticisiyim, bu şirketlerden ... 'de 5 yıldızlı bir oteli var, ...'ın ise bir tane ...'de bir tane de ... 'de olmak üzere iki tane 5 yıldızlı oteli vardır, otel işletmeleri olarak yaz sezonu için Ocak ayında acentelerle anlaşmaya varılır ve kontenjan sözleşmeleri yapılır, kontenjan sözleşmelerinde her tur operatörü ile bir protokol yapılır ve protokol uyarınca da bir kısım nakit ve bir kısım çek olmak üzere ödeme alınır, tedbir konulduğu sırada biz bu acentelerle görüşme aşamasındaydık, tedbir kararı verilince acentelerde tedirginlik oluştu, aynı şekilde bizde de oluştu, tedbirler kalkana kadar bu kontratlar yapılamadı, ön ödeme alınamadı, bu süre içerisinde de nakit ihtiyacı için bankalardan kredi çekilmek zorunda kalındı, hatırladığım kadarıyla daha önce çalışmadığımız ... Bankası'ndan daha fazla faiz oranı ile kredi çekilmek zorunda kalındı. Daha önce çalıştığımız bankalar tedbir kararı nedeniyle bize kredi vermek istemediler. Dava açıldıktan ve tedbir verildikten sonra piyasada davacı şirketler yönünden olumsuz dedikodular yapıldı. Biz genelde 5 tur operatörü ile çalışırız, bunlar Türkiye'nin ana parçası olan operatörlerdir, işimizin, ciromuzun %80'i bu operatörler ile yapılan anlaşmalardır, 2020 yılı pandemi dönemiydi bu sebeple o yılı ayrı tutmak gerekir, 2019 yılı ve öncesinde Kasım, Aralık ayında bir sonraki yaz sezonu için tur operatörleri ile görüşmeye başlarız, kontratlar yapılır, bu kontratlar kontenjan sözleşmesi dediğimiz sözleşmelerdir, bu sözleşmelerde her bir tur operatörüne kaç oda tahsis ettiğimiz ve kaç EURO'dan tahsis ettiğimiz belirlenir, daha sonra Ocak - Şubat aylarında kontenjan sözleşmesi uyarınca karşılıklı ödemeleri belirleyen bir ödeme protokolü yapılırdı, pandemiden sonra da aynı şekilde devam ediyoruz. Biz tur operatörleri ile her ülkeden gelecek turistler için farklı anlaşma yapılır, bir kısmı peşin bir kısmı yine vadeli olmakla birlikte nakit ödeme şeklinde ya da çekle ödeme şeklinde kabul edilir, çek aldığımız zaman bunları bankalardan alacağımız kredilere teminat olarak kullanırız. ... ile yaptığımız ödeme protokolüne göre Mart ayından itibaren her ay ... bin -... bin EURO gibi bir ödeme yapacaktı, tedbir nedeniyle bu ödemeyi geciktirdiler, ne kadar geciktiğini şu an hatırlamıyorum, ticari kayıtlarımızda mutlaka vardır" demiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"... ve ... İnşaat şirketlerinin toplamda 3 oteli var, bu oteller ... unvanı ile anılır ve piyasada bu şekilde bilinir, ben bu otellerde satış - pazarlama müdürü olarak çalışırım, son 8 yıldır pazarlama müdürüyüm, ... şirketleri devrettikten sonra geri almak amacıyla bir takım hamleler yapacağı, davalar açacağı zaten piyasada duyum olarak yayılmıştı, sonra zaten duyumlar gerçek oldu ve dava açıldı, davanın açıldığı ve tedbirin verildiği tarih itibariyle otellerimiz için rutin ödeme protokollerinin hazırlandığı döneme denk geldi, kontenjan sözleşmeleri uyarınca ödeme protokollerini Ocak-Şubat ayında hazırlarız, kontenjan sözleşmesini yaptığımız acenteler davalar açılınca ödeme protokolleri yapmak istemediler, imtina ettiler, tedirgin oldular, tedbirler kalktıktan sonra Mart ayı içerisinde ödeme protokolleri ancak yapılabildi. O dönem içerisinde maddi sıkıntı çekilip çekilmediğini finans birimi daha iyi bilir, bu konuda benim bir bilgim yoktur, sadece kredi çekildiğini biliyorum. 2020 yılında pandemi başlamadan önce sözleşmeler ve protokoller yapılmıştı, ancak pandemi başlayınca force majör kapsamında sözleşmeler kısmen askıya alındı, 2020 yılı Temmuz ve Ağustos ayında yine 2020 yaz sezonu için gecikmeli de olsa tekrar protokoller yapıldı, 2021 sezonu için de aynı şekilde protokol yapılması için herhangi bir fiili ya da hukuki engel olmadı, çünkü protokolü zaten pandemi şartlarına göre oluşturuyoruz pandemi koşullarında her ülkeden gelebilecek turist sayısı göz önünde bulunduruldu"demiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben 2015 yılından bu yana ... ve ... 'ın oteller grubu olan ve ... olarak piyasada anılan otellerde ki 3 oteldir, mali ve idari işler koordinatörü olarak çalışıyorum, beni zaten işe davalı ... almıştı, şirketleri devrettikten sonra ben çalışmaya devam ettim, davalının hisse iptali için dava açtığı söylentisi yayıldı, çalıştığımız firmalar bize bu yönde sualler sormaya başladı, biz kış aylarında yani müşterinin az bulunduğu kış sezonunda otellerde tadilat yapmak üzere bankalardan kredi alma çalışmalarımız olur ve yine her yıl Ocak, Şubat, Mart ayı için kontenjan sözleşmesi yaptığımız acentelerden ön ödeme alırız, davanın açıldığı ve tedbirin verildiği tarih itibariyle ön ödeme almamız gerekiyordu, ancak söylentilerden dolayı acenteler isteksiz davrandı, çalıştığımız bankalar da "devam eden bir dava süreciniz var" diyerek nakit akışına destek olamayacaklarını üstü kapalı olarak söylediler "süreci bekleyelim, görelim" dediler, biz de bu süreçte hem tadilat işlemleri hem de sabit çalışan personelin giderlerini karşılamak için nakit ihtiyacımızı gidermek üzere ... Bankası'ından KGF kredisi çektik, ... TL kredi çekildi, yıllık %19 faiz ile anlaşıldı, daha önce ise ... Bankası ve ... ile çalışıyorduk, ancak dediğim gibi acentelerin bize verdiği ön ödemeler faizsiz finansmanlardır, bu ödemeler alınsaydı ilave kaynağa ihtiyacımız olmayacaktı, biz her riskli durum için belirli bir miktarı kasamızda tutmayı ön görürüz bu sebeple sürekli kredili çalışmamız gerekir, çünkü acenteler bazı dönemlerde ön ödemelerini yapamıyor ya da geciktirebiliyorlar, kendimiz temerrüde düşmemek için kasamızda her zaman yedek akçe olarak nakit bulundururuz. 2020 yılını pandemi nedeniyle çok esas almamak gerekir, ancak önceki yıllarda biz sürekli çalıştığımız ve en çok iş yaptığımız acente olan ... firmasından Ocak, Şubat, Mart dönemlerinde ön ödeme alırdık, hiçbir zaman boş dönmedik, nakit ihtiyacımız olduğunda da bize destek olmuşlardır, onlar bu söylentilerden dolayı 2021 yılının Ocak ve Şubat ayında bize ön ödeme yapmadılar, ne nakit ne de çek olarak" demiştir.
Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ..., mali müşavir bilirkişi ...,, turizmci bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/09/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle:
1.Davacı Şirketin 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin e- berat onayları ile noter açılış ve kapanış onaylarının Vergi Usul Kanunu Tebliğleri Kapsamında yasal sürelerinde imzalandığı, defterlerin birbirini doğruladığı, TTK ve HMK 222/2 md kapsamında sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
2.Kullanılmış olan kredinin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile kayıtlarına alındığı, ve toplam 92.500,00 TL olan masrafları aynı tarih ve yevmiye numarası ile ... kodlu hesaba işlendiği,
3.Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı dosyada ... tarihinde davacılardan ... A.Ş. ve ... A.Ş. 'nin araçlarının trafik kaydına ve ... İli ..., ..., ... ve ... İlçelerindeki taşınmazlarının tapu kaydına ... tarihinde ihtiyati tedbir konulduğu, ihitiyati tedbire itiraz üzerine Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. Sayılı dosyada ... tarihinde konulan tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği,
4.Davacının ... tarihinde konulan ve ... tarihinde kaldırılan ihtiyati tedbiri gerekçe gösteren iddiasına ilişkin olarak; Davacı taraf ile dava dışı ... arasında yapılmış olan 2020 ve 2021 yıllarına ait sözleşmeler ve bu sözleşmelere istinaden imzalanan ön ödeme ve diğer şartları içeren ek protokoller ile davacıya yapılması gereken ön ödemelerin eksik ödenmesinin ve kararlaştırılan tarihlerde ödenmemesinin sebebinin Dünya Turizmini etkileyen Covid-19 salgını olmasının kuvvetle muhtemel olduğu; Ülkelerce uygulanan seyahat ve uçuş yasaklarının dava dışı .... firmasının ödemeleri geciktirmesinin sebebi olabileceği, 2019 yılındaki sözleşmede kararlaştırılan ön ödemenin tamamının yapılmış olmasına rağmen, 2020 yılında ön ödemenin ilk taksiti yapılmış olup planlanan diğer iki ödemenin yapılmadığı, 2021 yılında ise planlanan ön ödemelerinin hiçbirinin yapılmadı
5. Sayın Mahkeme'nin; davanın açıldığı 2021 yılına ait planlanan ön ödemelerin yapılmamasının nedeni 2020 yılında başlayan ve 2021 yılında da devam eden Covid-19 salgını nedeniyle olduğu kanaatinde ise davacı tarafın kullandığı KGF kredisi masrafları ve faizleri ile davalının bir sorumluluğunun olmadığı,
6. Sayın Mahkeme; 25.03.2021 tarihinde dava dışı ... tarafından yapılan ön ödeme vadesi verilen (Bu ödeme gerçekleşmemiştir.) 2021 yılına ait gecikmenin davacı hakkında verilen tedbir kararı nedeniyle olduğu kanaatinde ise bu durumda davacı tarafın 25.02.2021 tarihinde kullanmış olduğu ...,- TL tutarındaki KGF kredisinin masraflarının ve 25.02.2021 ile dava dışı ... tarafından ön ödeme vadesi verilen tarih olan 25.03.2021 tarihleri arasında kalan süredeki kredi tahsis ücret, masraf ve komisyon ile BSMV ve kredi faiz'inin davacı tarafa ödenebileceği
7. Takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
a. 25.02.2021 tarihinde 40.000,00 TL, 2.292,00 TL, 45.840,00 TL, 208,00 TL, 4.160 TL, Toplam 92.500,00 TL kredi kullanım komisyon masrafı olarak 25.02.2021 tarih ve ... numaralı mahsup fişi ile ... kodlu hesaba muhasebe kayıtlarına alındığı, toplam 92.500,00.-TL. kredi masrafının davacının talep ettiği 03.02.202 ltarihinden itibaren tedbirin kaldırıldığı tarihe kadar 1.117,60 TL, dava tarihine kadar işlemiş ticari avans faizinin 2.514,61 TL. olduğu,
b. Kredi faizi için 25.03.2021 tarihinde 158.400,00 TL faiz 7.920 TL BSMV ödenmesi ile birlikte toplam ... TL 25.03.2021 tarih ve ... numaralı mahsup fişi ile muhasebe kayıtlarına alındığı, toplam ....-TL. kredi faiz ve BSMV'nin davacının talep ettiği 03.02.202 1tarihinden itibaren tedbirin kaldırıldığı tarihe kadar 2.009,51 TL, dava tarihine kadar işlemiş ticari avans faizinin 4.521,40 TL. olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 27/10/2022 tarihli ek raporunda özetle:
1-Davacının ... tarihinde konulan ve ... tarihinde kaldırılan ihtiyati tedbiri gerekçe gösteren iddiasına ilişkin dosyadaki bilgi ve belgeler ile kesin bir sonuca varmak mümkün olmamakla birlikte bu türlü değerlendirmelerin taraflar arasında önceki yıllara ilişkin ticari çalışma şartları, sözleşme hükümlerine uyulup uyulmadığı, sözleşmede belirtilen vade ve tutarlara sadık kalınarak ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususları ile dava konusu dönem mukayese edilerek yapılabileceği,
2-Bu kapsamda ön ödemelerin 2019 yılında 15.02.2019 tarihinde, 2020 yılında ise 21.02.2020 tarihinde olduğu, buna karşın dava konusu döneme ait olmayan 2020 yılında kararlaştırılan ön ödeme tutarının sadece 96 15'lik kısmının davacıya ödendiği, ... A.Ş.'nin dava dışı dönemde de protokol hükümlerinde yer alan ödeme tutarları vadelerine uygun ödemede bulunmadığı,
3- 2021 yılında ise yine kararlaştırılmış olan ön ödemenin sadece 907,5 “lik kısmını gerçekleştirildiği, 25.03.2021 tarihinde ödenmesi planlanan ancak ödenmeyen 2021 yılına ait ön ödemedeki gecikmenin pandemi etkisiyle mi yoksa davacı hakkında verilen tedbir kararı nedeniyle mi geciktirildiği hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 2020 yılında da ödemede gecikme yaşanması vakıasının 2021 yılındaki gecikme sebebinin salgın hastalık etkilerine delalet edebileceği, bu nedenle kararlaştırılan tarihlerde ön ödemelerin yapılmamasının dünya turizmini etkileyen Covid-19 salgını olmasının kuvvetle muhtemel olduğu; ülkelerce uygulanan seyahat ve uçuş yasaklarının dava dışı ... firmasının ödemeleri geciktirmesinin sebebi olabileceği,
4-Açıklanan nedenlerle kök rapordaki kanaatimizde bir değişiklik olmadığı,"sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 14/06/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle:
"Dosyaya sunulmuş 2015- 2016 yılları ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge yoktur. Bununla birlikte 2015-2016-2017 yıllarına ait herhangi bir ödeme dekontu veya ödeme protokolü de bulunmamaktadır. Davacı taraf ile ... arasında 2017 yaz sezonu için yapılmış olan Konaklama sözleşmesi mevcut olup, dosyaya sunulan bu sözleşmenin içeriğinde herhangi bir ön ödeme bilgisi bulunmamaktadır. Yine dosya ek'inde herhangi bir ön ödeme protokolü de bulunmamaktadır. ... A.Ş. firması tarafından 2018 yılında davacı tarafa yapmış olduğu toplam 9 adet ödemenin dekontları sunulmuş olup, 2018 yılına ait herhangi bir Konaklama Sözleşmesi veya bu sözleşmeye istinaden imzalanan ödeme protokolü yoktur. 2018 Yılı için davacı otele yapılan ödemelerin listesi de yukarıda belirtildiği gibidir. Yapılan bu ödemeler yılın ilk çeyreğine ait değildir" denilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 03/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle:
"2017 yılına ait davacı 3 otel için kontenjan sözleşmelerinin dosyaya sunulduğu, ancak 2017 yılı için yapılmış olan ödemelere ait belge ve ödeme protokolünün bulunmadığı,
2018 yılı için davacı otellere toplam ...,- USD ödeme yapıldığı, bu ödemelerin içesinde Ocak, Şubat, Mart 2018 dönemine ait olan herhangi bir ödeme ve 2018 yılı için imzalanmış ödeme protokolünün bulunmadığı,
2019 yılında ise toplam : ...,- Euro ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin içerisinde sayın davalı vekilinin tespitini istediği Ocak- Şubat ve Mart 2019 aylarında yapılan - ödemelerin toplamının ...,- Euro olduğu, dosya içerisinde Ocak 2019 ayı içerisinde imzalanmış herhangi bir ödeme protokolünün bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın TTK 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvuru dava şartına tabi olup olmadığı, davacı ....Ltd'nin yabancı şirket olması nedeniyle teminat gösterme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, Mahkememizin ... E sayılı dosyasında 03/02/2021 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının tedbire itiraz üzerine ... tarihli karar ile kaldırılması nedeniyle davacıların HMK 399.maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep etme haklarının bulunup bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacılar nezdinde zarar oluşup oluşmadığı varsa miktarı taraflar arasında ihtilaflıdır.
Davanın arabuluculuk dava şartına ilişkin itirazının emsal Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25 HD'nin 2021/1914 E, 2021/1662 K sayılı kararı da dikkate alınarak reddine karar verilmiş,
Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye arasında karşılıklılık esasına göre çok taraflı veya iki taraflı anlaşma olup olmadığı veya bu hususta fiili mütekabiliyet bulunup bulunmadığı sorulmuş, olumsuz gelen müzekkere cevabı üzerine; Davacı ... Ltd Şti'nin MÖHUK 48.maddesi uyarınca bu davacı yönünden açılan 100.000,00 TL manevi tazminat davası için taktiren %10'una tekabül eden 10.000,00 TL teminatın Mahkememiz veznesine yatırılması için davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davacı yan belirlenen teminatı Mahkeme veznesine yatırmıştır.
Bekletici mesele yapılan Mahkememizin ... E-... K sayılı dosyasının tetkikinden; davacı ... tarafından davalı ... Limited aleyhine açtığı davada ... A.Ş isimli şirketler adına kayıtlı taşınmazlar ile araçların devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek Antalya Tapu Sicil Müdürlüğüne ve Antalya Trafik Tescil şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, bu iki şirkete fiktif borçlanmanın önlenmesine, Antalya ... Noterliği tarafından düzenlenen ... tarihli ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile aynı noterlikte yapılan ... tarih ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesinin ve Antalya ... Noterliği tarafından düzenlenen ... tarih ... yevmiye numaralı marka hakkının devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine, ... A.Ş ve ... A.Ş isimli şirketlerdeki davalı ... Limited hisselerinin iptaliyle müvekkili ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, Mahkemece verilen ... tarihli tensip ara kararı ile; Davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; takdiren ... TL nakdi teminat yatırılması ya da bu miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun gösterilmesi halinde, ... A.Ş. ve ... ... A.Ş isimli şirketlerin adına kayıtlı taşınmaz ve araçların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, bu yönde; ... Muratpaşa Tapu Müdürlükleri ile Antalya Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ve İstanbul Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına karar verilmiş, tedbir kararı ... tarihinde infaz edilmiş, daha sonra ihtiyati tedbire yapılan itiraz üzerine ... tarihli ara kararı ihtiyati tedbire yapılan itirazın kabulü ile; Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, karar verilmiş, daha sonra davacının davadan feragat etmesi üzerine davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı yanca "taraflar arasında borç-alacak mahsuplaşması ve yeni bir düzenleme yapılacağı şeklindeki irade fesatlanması nedeni ile davadan feragat ettiğini, feragat beyanının irade sakatlanması nedeni ile geçersiz olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını" gerekçesi ile istinaf ve temyiz yasa yoluna başvurulmuş, karar Yargıtay .... tarihli ... K sayılı kararı ile kesinleşmiştir.
... A.Ş'ye müzekkere yazılarak 2019-2020-2021 yılı için ... ...A.Ş ile yapılan kontenjan sözleşmeleri, ön ödeme protokolleri ve ön ödemelerin yapıldığı tarihlere ilişkin bilgi ve kayıtların gönderilmesi istenmiş, ... A.Ş'ye ikinci bir müzekkere yazılarak bu sefer 2015-2019 yılları arasındaki kontenjan sözleşmeleri, ön ödeme protokolleri ve ön ödemelerin yapıldığı tarihlere ilişkin bilgi ve kayıtların gönderilmesi istenmiş, müzekkere cevapları ile birlikte davacı ....A.Ş'nin ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle davacı ... ...A.Ş nin Mahkememizin ... E sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca uğradığı zararın belirlenmesi için dosya mali müşavir, turizmci ve nitelikli hesap uzmanı hukukçu bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, yukarıda özetlenene kök ve ek bilirkişi raporları alınmıştır.
Davacı ... A.Ş için HMK 399.maddesi uyarınca açılan maddi tazminat davasında; davacının ... ila ... tarihleri arasında infaz gören ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uğradığı maddi zararların oluşma şeklini, nedenini ve miktarını "2020 yılında sezonda yaklaşık toplam 2000 kişinin çalıştığı tesislerin, ortaya çıkan pandeminin zorlu koşullarında, açık tutulması, ayakta kalması için ciddi emek ve sermaye sarf edilmiş, pandemide dahi kaliteli hizmetten taviz verilmeden tesislerde konaklayan misafirlerin memnuniyetini sağlayıp, çalışanların ise işsiz kalmalarının önüne geçildiği, ancak, 2020 yılı bitip 2021 yılına geçiliğinde şirketin mevcut kredi yükünün yanında, pandemi ortamı devam etmekteyken, 2021 yılı yaz sezonu hazırlıkları için yapılan kontrollerde, davacıya ait otellerde, 2021 yılının yalnızca Mart ayı içerisinde toplam ...-TL yatırım harcaması yapılması gerektiği belirlendiği ve fakat bu yatırımın özkaynaklarla yapılmaya kalkışılması halinde, pandemi koşulları devam etmekteyken bu yıl içerisinde ödenmesi gereken toplam ...-Euro tutarındaki banka kredi taksit ödemeleri, personel maaşları, işletmenin diğer giderleri için ihtiyat (yedek) akçesi ayrılması mümkün olmayacağı, bunun için zorunlu yatırım harcamalarına gerekli finans kaynağının, bankadan kredi alınıp şirketin borç yükünü artırarak değil, ticari faaliyetin konusu olan konaklama hizmeti kapsamında elde edilecek gelirle sağlanması, otellere turist getirecek acentalardan önödeme alınarak yatırımlara kaynak yaratılmasının amaçlandığı, bu yatırımların finanse edilmesi amacıyla, davacı ....A.Ş., tarafından daha önce normal turizm ortamının olduğu 2019 yılında olduğu gibi, sahibi olduğu ... ve ...'deki iki adet Beş yıldızlı turizm tesisinde Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden getirilecek misafirler için her yıl kontenjan sözleşmesi yaptığı seyahat acentalarından dava dışı "... işletme adıyla bilinen ... ... ŞİRKETİ - ... ŞUBESİ'ne (... V.D.: ...) (... ... mah. ... Sok. No: ... Merkezi ... Blok K:...)" ile 2021 yılı yaz sezonu için 15.01.2021 tarihli kontenjan sözleşmesi yapıldığı, her yıl yaz sezonu için otellerle yaptığı kontenjan sözleşmeleri uyarınca, otellerle her sene Ocak ayında ödeme protokolü imzalayıp, yine Ocak, Şubat ve Mart Aylarında BANKA HESAPLARINA NAKİT (ÇEK DEĞİL) önödeme yapan "... işletme adıyla bilinen ... ... ŞİRKETİ - ... ŞUBESİ (... V.D.: ...) (... ... mah. ... Sok. No:... ... ... ... Blok ...: ...)" ile davacı arasında 2021 yılı yaz sezonunda getirecekleri rezervasyonlara mahsup edilmek üzere önödeme protokolü yapılarak önödeme tahsil edileceği sırada; davalı tarafından 28.01.2021 tarihinde, anılan davanın açıldığı ve Mahkemenin yanıltılarak ihtiyati tedbir kararı vermesi sağlandıktan sonra, davalı, davacılar ... İnşaat Ticaret A.Ş. ve ... ... A.Ş.'nin eski ortağı ve yöneticisi olmasının verdiği şirket işleyişine ilişkin bilgilerden istifade ederek, şirketlerin sürekli ticari ilişkisi olan seyahat acentaları yetkili ve çalışanlarına, davacının çalıştığı kredili banka ve finans kuruluşları yetkililerine, tedarikçilere, otel kiracılarına ve otel personellerine, şirket hisse devirlerinin iptali için dava açtığını, yine marka haklarının devrinin iptali için dava açtığı ve Mahkemece otellerin tapu kaydına ihtiyati tedbir konulduğu, ayrıca şirketlerin araçlarına da tedbir konulduğu haberini ilettiği, yayıldı ve bu surette davacı şirketin acentalar ve bankalar nezdinde şüpheli müşteri/otel konumuna düştüğü, nitekim, davacıya ait araç ve taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması sonucu, turizm piyasasında acentalara yönelik; finans sektöründe davacıya kredi veren bankalara yönelik başlattığı bu karalama kampanyası sonucu, davalının herkeste yarattığı şüphe ve tedirginlik dolayısıyla, davacı şirketin, ... işletme adlı seyahat acentası ile önödeme protokolü yapamadığı, davalının aldığı ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacının her sene başında, yılın ilk çeyreği içerisinde, aldığı önödemeyi acentadan alamadığı, bu gelirden yoksun kaldığı, zira, davacı ile seyahat acentası arasında önödeme protokolünün, ancak ihtiyati tedbir kararı kaldırıldıktan sonra, ... tarihinde yapılabildiği, ilk ödeme tarihi olarak ise en yakın 25.03.2021 tarihine ödeme vadesi alınabildiği, Otellerin yeni sezonda misafir kabul edebilmeleri için zorunlu olan ...-TL yatırım maliyetinin karşılanması için, davalının açtığı davada aldığı ihtiyati tedbir kararı nedeniyle, acentalardan önödeme alamayan davacının mahkemece taşınmaz ve araçlarına konulan ihtiyati tedbir nedeniyle taşınmaz ve araçlarını satıp paraya çeviremediği gibi, taşınmaz ve araçlarındaki tedbir nedeniyle, daha önce kredi kullandığı, taşınmazlarına ipotek tesis ettirdiği kredili müşterisi olduğu ... Bankası A.Ş. ve ... A.Ş.'den kredi talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, davalının aldığı ihtiyati tedbir kararının yarattığı finans açığını kapatmak için çare arayan davacının, Kredi ... ... ... ile turizmcilere turizm destek paketi adı altına sağlanan KGF Kredi için daha önce kredi kullanmadığı ... Bankası ... Şubesi'nden, ... İBAN no'lu hesaptan, ... kredi numaralı, 25.02.2021 tarihinde 25.02.2021 tarihinde ...-TL asıl kredi tutarlı, 33 ay vadeli yıllık %17,3394+200 baz puan sabit faizli, 01.11.2021 tarihine kadar yapacağı yatırımlar için fatura karşılığı kredi kullandırılmak üzere, kredi kullanmak zorunda kaldığını, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacı, yaşadığı finansal sıkıntıyı gidermek amacıyla kullandığı bu krediden dolayı pasifinde artış meydana geldiği, şirketin kredi-borç yükünün arttığı,, bu şekilde maddi zararı oluştuğunu, Keza, davacı, çekilen bu kredi için kredi kullandırımı sırasında,-25.02.2021 tarihinde 40.000-TL, kredi kullandırım ücreti,-25.02.2021 tarihinde 2.292-TL, kredi kullandırım ücreti BSMV,
-25.02.2021 tarihinde 45.840-TL, kredi kullandırım ücreti,-25.02.2021 tarihinde 208-TL, kredi kullandırım ücreti BSMV, -25.02.2021 tarihinde 4.160-TL, kredi kullandırım ücreti olmak üzere toplam, 92.500-TL kredi tahsis ücret, masraf ve komisyon ile BSMV ödemek zorunda kaldığı ayrıca, bu kredinin faizi için 25.03.2021 tarihinde 158.400-TL faiz, 7.920-TL BSMV ödemesiyle birlikte davacı ... A.Ş.'nin çektiği bu kredi nedeniyle, toplam 258.820-TL (kredi tahsis ücret, masraf ve komisyon ile BSMV, faiz ve masraf) ödemek zorunda kaldığı, davacının acentalardan avans alamaması, taşınmaz ve araçlarını satamaması, kredili müşterisi olduğu bankalardan yeni kredi kullanamaması nedeniyle ... Bankası'ndan çekmek zorunda kaldığı bu kredi ile davacı müvekkil tarafından kredinin kullanıldığı 25.02.2021 tarihinden seyahat acentasının önödeme yapmayı taahhüt ettiği 25.03.2021 tarihine kadar ...-TL'lik yatırım harcaması yaptığı, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacının, yaşadığı finansal sıkıntıyı gidermek amacıyla kullandığı bu krediden dolayı ödediği faiz, masraf, komisyon, bsmv ve kullandırım ücretleri nedeniyle malvarlığında azalma meydana geldiği, bu şekilde de maddi zararı oluştuğu, davalı tarafından talep edilen ve uygulatılan ihtiyati tedbir kararı olmasaydı, davacı tarafından seyahat acentasından önödeme alınabilecek veya seyahat acentası tarafından önödeme yapılmasa dahi taşınmaz veya araç satışı ile finans yaratılabilinecek veyahut ipotekli kredili müşterisi olunan bankalardan rahatlıkla daha avantajlı kredi kullanılarak yapılması zorunlu yeni sezon yatırım harcamaları çok daha az finans maliyeti ile karşılanabilecekken, davalı tarafından talep edilen ve uygulatılan ihtiyati tedbir kararı nedeniyle kullanılmak zorunda kalınan krediden dolayı davacının hem pasifinin arttığı, hem de ödediği masraf, komisyon, bsmv giderleri ve faiz taksidi nedeniyle mal varlığının azaldığı" gerekçesi ile açıkladığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 399/1. Maddesi uyarınca "Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür."
Haksız ihtiyati tedbirden dolayı maddi tazminat davası açılabilmesinin şartları; icra edilmiş bir tedbir kararının bulunması, bu tedbirin haksız olması, tedbir sebebiyle zarar meydana gelmesi ve haksız ihtiyati tedbirle ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır.
Toplanan deliller ve tüm dosya mündericatının tetkikinden; Dava dışı ... firmasının 2017 yılı sezonu için davacıya ait 3 otelle kontenjan sözleşmesi yaptığı ancak 2017 yılı için yapılmış olan ödemelere ait belge ve ödeme protokolünün bulunmadığı, 2018 yılı için davacı otellere toplam ...,- USD ödeme yapıldığı, bu ödemelerin içesinde Ocak, Şubat, Mart 2018 dönemine ait olan herhangi bir ödeme ve 2018 yılı için imzalanmış ödeme protokolünün bulunmadığı, 2019 yılında ise toplam : ...,- Euro ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin içerisinde Ocak- Şubat ve Mart 2019 aylarında yapılan ödemelerin toplamının ...,- Euro olduğu, Ocak 2019 ayı içerisinde imzalanmış herhangi bir ödeme protokolünün bulunmadığı, yine ticari kayıtların tetkikinden 2019 yılında; 18.01.2019 tarihinde planlanan ödemenin 11.02.2019 tarihinde yapıldığı ( 1 ay gecikmeli) , 15.02.2019 tarihinde planlanan ödemenin 20.02.2019 tarihinde yapıldığı, 19.03.2019 tarihinde planlanan ödemenin 19.03.2020 tarihinde yapıldığı ( 1 yıl gecikmeli), 19.03.2019 tarihinde planlanan ödemenin 19.03.2020 tarihinde yapıldığı ( 1 yıl gecikmeli), 2020 yılında (dava açılmadan önce) 21.02.2020 tarihinde ... € ödendiği, ancak; 20.03.2020 tarihinde ödenmesi gereken ...€ ödemenin17.04.2020 tarihinde ödenmesi gereken ...€ ödemenin yapılmadığı, yani davalı tarafından açılan bir dava ve verilen bir ihtiyati tedbir kararı olmadan 1 yıl öncesinde ... firmasının davacı şirkete planlanan ...€ gibi bir ödemeyi yapmadığı 2021 yılında; 26.03.2021 tarihinde ödenmesi beklenen 1.... €- 16.04.2021 tarihinde ödenmesi beklenen ... €- 21.05.2021 tarihinde ödenmesi beklenen ... €-.28.05.2021tarihinde ödenmesi beklenen ... € olmak üzere toplam ... € ödemenin hiçbirisinin yapılmadığı, sonuç olarak Mahkemece verilen davaya dayanak ihtiyati tedbir kararının davacı şirketin ... firması ile 2021 yılı yaz sezonu için 15.01.2021 tarihinde yaptığı kontenjan sözleşmesi için ön ödeme protokolü yapılamamasına neden olduğu iddiasının ispatlanamadığı, zira daha önceki yıllar içinde ön ödeme protokolü yapılmadığı, kaldı ki tedbir kararı kalktıktan sonda yapılan ön ödeme protokolüne istinaden belirlenen ön ödememelerin de hiç birinin yapılmadığı, 2020 ve 2021 yılı için kararlaştırılan tarihlerde ön ödemelerin yapılmamasının dünya turizmini etkileyen Covid-19 salgını olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, ancak Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı ile ilişkilendirilemeyeceği, bu halde davacının tedbir kararı yüzünden alınamayan ön ödemeler nedeniyle oluşan finansal kaynak ihtiyacı için kredi çekilmek zorunda kalındığı yönündeki iddiasının da gerçekçi olmadığı, davacının tedbir sebebiyle zarar uğradığını ispat edemediği görülmekle, davacı ....A.Ş tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Davacıların manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde;
Haksız haciz/ihtiyati tedbir nedeniyle "manevi tazminata" hükmedilebilmesi için davalının haksız tedbir/hacizde kötü niyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. ( Manevi tazminat şartlarına dair Yargıtay4. Hukuk Dairesi 2021/706 ESAS, 2021/3102 KARAR; aynı daire 2016/3332 Esas, 2018/1914 Karar sayılı ilamları)
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi), isme saldırı (Türk Medeni Kanunu’nun 26. maddesi), nişan bozulması (Türk Medeni Kanunu’nun 121. maddesi), evlenmenin feshi (Türk Medeni Kanunu’nun 158. maddesi), bedensel zarar ve ölüme neden olma (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi) Bunlardan Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi ile 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. (Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi) maddesi daha kapsamlıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir olgunun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; Türk Medeni Kanunu’nun 26, 174, 287. maddeleri); bunların dışında Borçlar Kanunu'nun 49. (Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi) maddesi uygulanır. Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. (Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi) maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir. Somut olayda ... tarihinde infaz gören ... tarihinde kaldırılan ihtiyati tedbir kararından sonra davanın feragat nedeniyle reddi ile haksız hale gelen ihtiyati tedbirin davacı şirketlerin ticari itibarını manevi tazminat gerektirir düzeyde zedelediği ispat edilemediğinden; davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ....A.Ş tarafından açılan maddi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının ayrı ayrı REDDİNE,
3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile artan 2.987,90 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 8.538,75 TL harçtan mahsubu ile artan 8.111,15 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Maddi tazminat davası yönünden; A.A.Ü.T 13/4. maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ....A.Ş'den alınarak davalıya verilmesine,
7-Manevi tazminat davası yönünden: A.A.Ü.T 10/3. maddesi uyarınca uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
8-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.06/02/2024
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!