WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

ANTALYA 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/51 Esas
KARAR NO : 2024/103
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2020
KARAR TARİHİ : 06/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilİ şirketin 1997 yılından bu yana İsparta İlinde kuyumculuk faaliyetleri yürüttüğünü, bu süre içerisinde ürünlerini davalı şirketlerden olan ... A.Ş.’den ve hakim iştiraki olan ... aldığını, zaman içerisinde müvekkilin satmak için aldığı ürünlerin ... A.Ş. tarafından ‘...’ patentli olarak gönderilmeye başlandığını, müvekkilin de ... patentli ürünleri satmaya devam ettiğini, müvekkil ..., ... ile olan ticaretinin yaklaşık 20 yıl sürdüğünü, bu süre içerisinde müvekkilinin kendi dükkanında satmak üzere işlenmiş altın ürünleri (yüzük,küpe,bileklik,bilezik vb) aldığını, taraflar arasındaki alım-satım işlemlerinin ... A.Ş.’nin pazarlama/satış görevlileri aracılığı ile gerçekleştiğini, görevli çalışanın, müvekkilin vitrininde satmak istediği ürünleri ...'tan getirdiğini, karşılığında ürünlerin parasını veya iade has altın ürünleri aldığını, kuyumculuk sektöründe gelişmiş teamül de ‘çantacı/görevli/müdür’ isimleri verilen bu şahısların aracılığıyla ticaretin gerçekleştiğini ispat ettiğini, bu teamülün kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren diğer kuyumcular için de geçerli olduğunu, son yıllarda kurye aracılığı ile ticaretin gerçekleşmesi söz konusu olsa da davaya konu ihtilafın vuku bulduğu zamanlarda durumun anlatıldığı gibi olduğunu, dolayısıyla ... ..., ...'ta borç ve hakları ifaya, itfaya, tahsile yetkili çalışan olduğunu, tarafların arasındaki ticaretin uzun bir süre sorunsuz olarak devam ettiğini, ihtilafa vuku olaylar silsilesinin yaşandığı dönemde ... şirketinin çantacı olarak çalıştırdığı davalı ... yetkili kişisi davalı ... olduğunu, ..., dağıtım pazarlama yöntemini terk edip yeni sisteme geçtiğinde ... isimli ... çalışanı çantacılıktan terfi ettiğini ve ... Bölge Müdürü olarak 2017 yılı Mart ayına kadar çalıştığını, ve çalıştığı dönemde taraflar arasındaki olağan ticaretin devam ettiğini, müvekkilin gerek İstanbul merkezden toplu alımlarda gerekse de sipariş üzerine alımlarda bulunduğunu, bu aşamada gerçekleşen tüm ticarette ... adına para tahsiline, ... altın veya diğer ürünlerin müvekkile getirilmesi noktasında ...'ın tam yetki ile hareket ettiğini, ... şirketinin faaliyetleri, çıkardığı ürünlerin aktüel bülteni, müvekkilin elinde kalan ürünlerin has altın olarak iade edilmesi noktasında ... tek muhatap ve müdür olarak görev aldığını, ticaret bu haliyle devam ederken 2016 Haziran ayı itibariyle müvekkilinin 14 ayar hurda altınlarını ... aracılığıyla iade vererek şirketten alacaklı konumuna geçmeye başladığını, ...'ın, müvekkilinin bu ürünlerini fişlere yazarak aldığını, iade ürünlere karşılık yeni ürünleri de aynı yılın Eylül ayında, otelde organizasyon olacağını, oradan seçebileceklerini söylediğini, ...'ın daha sonra bu organizasyonun yönetim değişikliği nedeniyle iptal edildiğini, Aralık ayındaki organizasyonda ürünleri alabileceğini söylemiş olsa da bu organizasyonun da iptal edildiğini söylediğini, daha sonra ... Bölgesinde ... patentli ürün satan bayilerin 27 Ocak tarihli İstanbul organizasyonuna katıldığını, müvekkilinin bu organizasyonda 3 kilogram kadar has ürünlerini seçtiğini, bu ürünlerin, her zaman olduğu gibi, ... tarafından getirileceğinin kararlaştırıldığını, seçilen ürünlerin Mart ayma kadar çeşitli bahaneler ile getirilmediğini, devamında ise davalı ... yetkilisi ...'ın müvekkil şirket yetkilisine mesaj atarak ... ... merkezi olan İstanbul’a gelmelerini ve ürünlerini almalarını istediğini, bu mesaj üzerine ürünlerini almak için İstanbul’a giden müvekkil şirket yetkilisi ...’na davalı ... şirketinin diğer yönetici ve yetkilileri ürünlerini vermediğini, müvekkil nedenini sorduğunda ise ... isimli çalışanlarının hesaplarda mutabakatsızlık yaptığını müvekkile iletildiğini, ürünleri şirket merkezinde kalan müvekkili şirket yetkilisinin Isparta’ ya döndüğünü, ilerleyen tarihte şirket yetkilileri ile birlikte İsparta’ya müvekkilinin işyerine gelen ...'ın, "şeytana uydum, affedin" şeklinde beyanda bulunduğunu, müvekkilinin irtibat halinde olduğu ... yetkilileri ise bu zararın mutlaka karşılanacağını, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak sigorta şirketinin ...'un hesap hareketlerini incelemek istediğini bu nedenle sigortadan da alamama ihtimalleri olduğunu belirtiklerini, yaşanan olaylar neticesinde müvekkil şirketin, ... A.Ş. ile olan tüm ticaretini sonlandırdığını, davalı ... A.Ş., yetkili çalışanı olan ... hakkında Güveni Kötüye Kullanma suçunu işlediğinden bahisle suç duyurusunda bulunulduğunu ve Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas numarası ile devam ettiğini, davalı ... ... şikayet dilekçesinde ...’ı bayilerin ödeme olarak verdikleri hurda altın, döviz, Türk Liralarının farklı müşterilerdeki bakiye farklarını kapatmak amacıyla kullandığını, nitekim ...’ın işlediği suçun temel unsurlarından birisinin de kendisine çıkar sağlamak amacıyla müvekkil ... ve başka birçok kuyumcu esnaftan aldığı ödemeleri, yine başka kuyumcu esnaflardan tahsil etmiş gibi gösterdiğini, ... A.Ş. , müdürü ...’ı borcun ifası ve borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılması hususunda tam yetkilendirmiş olsa da şahsı denetleyemediğini, gerek bayiler ile şirket arasında farkın meydana geliş süresinde müdahalede bulunmamış gerekse de kendi rutin denetimlerinde de sadece ...’ın verdiği bilgiler doğrultusunda mutabakatları kabul ettiğini, dolayısıyla zararın meydana gelmesinde davalı ... ile birlikte davalı şirket ... ... da sorumlu olduğunu, davalı şirket ile ...’ın verdiği zarar arasında bulunan illiyet bağı da ...’ın bu şirketin yetkilisi olması ve eylemleri neticesinde müvekkil ... zarara uğrattığını, ... ile ... şirketlerinin yönetim kurulunun aynı gerçek kişilerden oluştuğunu, ... istifa eden ... ve ...' nun, ... şirketinde göreve başladıklarını ve her iki şirketin adreslerinin aynı olduğunu, herhangi bir internet arama motoruna ‘...’ şeklinde arama yapılıp ‘...” internet sitesine girilebildiğini, bu sitede ... adı ve logosu her alanda bulunmasına rağmen site ağacında bulunan satış sözleşmesi ve hesap numaralarımız linklerine girildiğinde şirket isminin ... değil de ... A.Ş. olduğunun görüldüğünü, davalı şirketlerin tüzel kişilik perdesi arkasına sığınarak bu şekilde bir gizlenme yolunu tercih ettiğini belirtmiş ve müvekkilin hak kaybının önüne geçebilmek ve yeni bir devir yaşanmaması için davalıların tüm banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki alacaklarına ve malvarlığına teminatsız ya da mahkemenin uygun göreceği bir teminat karşılığında dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasını, davalarının kabulü ile dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı olan ... TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili ... Limited Şirketi'ne ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Vekil edenin, diğer davalı ... A.Ş. şirketinde 2000 yılında çalışmaya başladığını, işe girdiği tarihten itibaren 3 yıl süre ile çantacı yardımcısı, takip eden yıllarda çanta şefi 2014-2015 yıllarında da ... Bölge Müdürlüğü pozisyonunda çalıştığını, işe girdiği tarihlerde çalışmakta olduğu ... şirketi ile davacı ... şirketi arasında hali hazırda devam eden bir ticaret bulunduğunu, müvekkilin işe girmesinin ardından bu ticaretin devam ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde vekil eden hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin yukarıda belirtmiş olduğumuz tarihler arasında davalı ... A.Ş’de çalıştığını, davacı ... Ltd. Şti. ile yapılan işlemler ve ticaretlerde müvekkilin görevlendirildiğini, şirket adına işlem yapma yetkisinin kendisinde bulunduğunu, ancak; vekil edenin gerek ... Ltd. Şti. ile yapılan gerekse diğer esnaf ve şirketlerle yapılan tüm iş ve ticaretlerde, bünyesinde çalıştığı ... A.Ş.’nin bilgisi, izni ve talimatı ile hareket ettiğini, müvekkilin ... A.Ş.’de yönetici, şirket sahibi veya ortağı olmayıp yalnızca maaşlı çalışan bir kişi olmakla görev tanımı, yetkileri ve sınırlarının belli olduğunu, bu nedenle davacı tarafın müvekkil ile ilgili olarak beyan etmiş olduğu gibi “ tam ve tek yetkili” iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin yaptığı işlemler sonucunda üzerinde olan ve ... A.Ş.'ye vermekle yükümlü olduğu tüm mal ve eşyaları eksiksiz teslim ettiğini, ... A.Ş 'de toplamda yaklaşık 18 yıl süre ile hatasız çalıştığını, ...' na ürünlerini vermeyen ... A.Ş'nin İstanbul ilinde bulunan yönetici ve yetkilileri olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete gidip “ şeytana uydum, affedin” gibi bir söylemi olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin müvekkilime karşı alacakları için neden herhangi bir icra takibi yahut alacak davası açmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ve Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ... tarihinde karara çıkmış olup, yargılama sonunda verilen kararda müvekkilinin beraat ettiğini ve tüm suçlamalardan aklandığını, dolayısıyla vekil edene yöneltilen iş bu davanın reddi gerektiğini belirtmiş ve avukatlık ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Tamamen haksız ve mesnetsiz iddialarla açılmış kötü niyetli davanın reddi gerektiğini, açılan bu davanın mahkemeyi yanıltma ve sebepsiz zenginleşme kastını birlikte barındırdığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetkili mahkemenin müvekkil şirketin adresinin bağlı bulunduğu yargı çevresi olan İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, talepleri için aynı zamanda hak düşürücü sürelerin de geçtiğini, müvekkilinin Türkiye ve dünya çapında ziynet eşyalarının satışı alanında faaliyet göstermekte olup, dünya çapında tanınmış meşhur ve saygın bir şirket olduğunu, davacı ... Tic. Ltd. Şti. nin ise müvekkil gibi toptancı şirketlerden ürün alıp satan Isparta İlinde faaliyet gösteren perakende bir kuyumcu, satıcı olduğunu, davacının müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, perakende satıcıların/bayilerin toptancı şirketten alacaklı olmalarının mümkün olmadığını, bu ilişkide borçlu olabilecek yegane tarafın bayi/satış noktası kuyumcu olduğunu, diğer yandan, müvekkilinin davacıya ürünlerini 3. kişilere satılması için satmakta olup, davacının müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmesinin hayatın olağan akışına, ticari teamüllere ve akla uygun olmadığını, ceza yargılamasında ...' ın kendi el yazılı beyanlarıyla suçunu ikrar ettiğini ve müvekkil şirket bünyesinde ... Bölgesi Satış/Saha Müdürü olarak görev yapmakta iken şirketin denetim birimlerince yapılan kontrollerde güveni kötüye kullanma eylemi içinde bulunduğunun tespit edildiğini, zararın ...-TL olduğunu, müvekkilinin haberdar olur olmaz gereğini süratle yapıp, savcılığa şikayette bulunduğunu, 18/07/2016 tarihli hesap mutabakatına göre; ... , ...-USD ..., ...-gr Altın kadar müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, 25/01/2017 tarihli hesap mutabakatına göre; müvekkilinin ...-USD ... gr altın alacaklı olduğunu, ortada meydana gelen zararın davacının işi ile ilgili olmadığını, kuvvetle muhtemel ...'ın davacı ile de işbirliği halinde olduğunu, müvekkili şirketin ...'a yaptığı eylemler için izin - onay vermediği gibi bu yönde hiçbir iradesinin de olmadığını, bu durumda davacının yaşanan olayda ağır kusuru olduğunu, müvekkiline davacının dilekçesinde bahsettiği hiçbir delili tebliğ almadıklarını, bu nedenle davacının sunduğu hiçbir belgeyi kabul etmediklerini, delillerin taraflarına tebliğ edildiğinde detaylı olarak mahkemeye beyanda bulunulacaklarını belirtmiş ve haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın esastan reddini, yetkisizlik kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben 2005-2017 yılları arasında ... Paz A.Ş'de marka müdür yardımcısı olarak çalışıyordum, çalıştığım dönemde şirkette denetleme yapıldı denetleme sonucunda 3kg civarı altının ödendiği ancak altının firmaya gelmediği tespit edildi, müşterinin elinde ödeme yaptığına dair makbuz vardı, yapılan ödeme 3 kg altına ilişkindir, müşteri görüşmesi soncunda ... firması bu durumu tespit etmiştir, hatta bu zararın karşılanacağını müşteriye söylemiştir, müşteri ... Ltd Şti'dir. Ancak bu zarar karşılanmamıştır, ... şirketinin ismi ... olarak değişmiştir, değiştikten sonra da ödeme yapılmamıştır, bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
TANIK (DAVACI ŞİRKET ÇALIŞANI) ... BEYANINDA : "Ben ... kuyumculukta yetkili çalışalım, ... ile ... arasında 25 yıllık ticaret hukuku vardır, takı ürünlerini ... kuyumculuktan alarak satıyorduk, bunun yanında şirket İstanbul'da olduğu için Antalya Bölge sorumlusu olarak ... bakıyordu, yaklaşık 20 yıl ticaretimiz bu şekilde devam etti, 20 yı boyunca ticaretimizde bir sorun çıkmadı, biz aldığımız ürünleri aldık, ödemelerimizi yaptık, ... arıcılığı ile ödemelerimizi yaptık, 2005 yılından sonra ... tarafından hesaplarda mutabakatsızlık başlamış, ama biz bunu farketmedik, şirket de aynı şekilde denetlemesine rağmen farketmemiş, son zamanlarda şirkette olan müdür değişiklikleri, eleman değişikliklerini ... bize bildirdi, bunları söyleyerek bundan sonra yeni müdür geldi, altınlarımızı değişim yapamayacağımızı 2016 yılı sonuna kadar değiştirmemiz gerektiğini, bir daha yeni şirket müdürünün izin vermediğini söyledi, altınlarımızı makbuz karşılığı iade almaya başladı, zaman zaman iade aldı, şirketin üç ayda bir organizasyonu oluyordu, önümüzdeki organizasyonda altınlarda yeni modelleri seçip alacağımızı tahsil edeceğimizi , yani iade verdiğimiz ürünleri geri alacağımızı söyledi, Ağustos organizasyonunda gitmeye hazırlanırken ... Bey müdür değişikliğinden dolayı organizasyonu iptal ettiğini, yıl başında yapacaklarını söyledi, yıl başında İstanbul'a gidip altınlarımızı seçtik, alacağımız karşılığında bakiyeyi ... aracılığı ile bize teslim edilmesini bekliyorduk, ancak Ocak ayı geçti, Şubat ayı geçti, ... tarafından türlü bahaneler ile oyalanarak ürünlerimiz bize ulaşmadı, Mart ayında yapılan İstanbul altın fuarında bize tekrar gelip aynı ürünleri seçebileceğimizi söyledi, Mart ayında İstanbul merkeze altınlarımızı almak için gittik, şirkete gittiğimiz zaman ürünlerimizin kaç aydır gelmediğini belirttik, bizi karşılayan yetkililer ...'ın hesaplarından mutabakatsızlık olduğunu ve bizim alacağımız görünen bakiyenin kendilerinde gözükmediğini, ayrıca iki kilo altın olarak ... Şirkete bizi borçlandırdığını öğrendik, yani toplam ... gram şirket hesaplarında ... mutabakatsızlık yapmış, asıl şirket yetkileri ...'ı zaman zaman denetlemeye geldiklerini, denetim yapamadan gittiklerini ve bizim hesaplarımızı bu yüzden kontrol edemediklerini söylediler, şirket yetkilileri hesapların doğru olduğunu ...'ın altınları kendilerine teslim etmediğini, ... kimsenin alacağının kalmayacağını, bu tür olaylara karşı sigorta yapıldığı, sigortadan alınca biz de size ödeme yapacağız, dediler, sigortadan aldıklarını duyduk, ancak halen bize ödeme yapılmadı, benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
DAVALI ... İSTİCVABEN BEYANINDA: "Bana göstermiş olduğunuz ve dosyada toplam 8 sayfada bulunan teslim formlarında ... isim ve imzasını inceledim, teslim alan kısmında yazılı ... yazısını ben yazmadım, yine yanında bulunan imzaları da ben atmadım, kimin attığını bilmiyorum, davacı şirket ile çalıştığım ... firması yaklaşık 18 yıl çalıştı bana sormuş olduğunuz ... da benim yardımcımdır, benim firmadaki görevim, satış temsilciliğidir, biz kuyumcuların uçak biletlerini alırız İstanbul'da merkezde ürünleri tanıtır ve satışları orada yaparız, satış faturası kesilir ve müşteriye teslim edilir, İstanbul'a müşteri götürülemediğinde, satış maksatlı olarak düzenlediğimiz form da teslim formudur, İstanbul'dan çanta ile getirdiğimiz ürünleri sıcak satış dediğimiz satış ile bizzat kuyumculara satarız karşılığında da teslim formu düzenleriz. Teslim formunda teslim alan kısmında isim ve imzası bulunduğu belirtilerek soruldu: İmzalar ve rakamlar bana ait olmadığı için bir şey diyemeyeceğim. Hurda teslimindeki usul de bilgi fişi ile kuyumcudan mal teslim alınır, bu mallar modası geçmiş ya da ikinci el olan kuyumcuda bozdurulmuş mallardır, bunları bilgi fişi ile kuyumcudan alırız, İstanbul'a teslim ederiz, oradaki gerçek değerleri belirlendiğinde tahsilat makbuzu düzenlenir, ticari defterlere kaydedilir, ticari defterlere; alış, iade faturası ve tahsilat makbuzu şeklinde işlenir. Bana sormuş olduğunuz tarihlerde yani dosyada bulunan teslim formlarının düzenlendiği tarihte ben ... firmasından mal teslim almadım zira o tarihlerde benim çocuğum rahatsızlığı vardı, ama diğer zamanlarda dediğim gibi bilgi formu düzenleyerek hurda teslimi aldığım olmuştur, ancak dediğim gibi o formun ismi teslim formu değil bilgi formudur. Mutabakat formu altındaki yazıları yardımcım ... hazırladı, yani ... ismini ve yine ... ismini kendisi yazmıştır, ... yanındaki imzaları ben attım, bunları ... firması çalışanı ... huzurunda imzalandı, patrondan sonra gelen kişidir, üçümüz de aynı anda ... firmasının mağazasında imzaladık, mutabakat formları gerçeği yansıtmaktadır. Bana ... firması bazı zararları olduğunu söyledi, sigorta şirketinden karşılayabileceklerini bana herhangi bir zararı olmayacağını söyleyerek hakkımda soruşturma başlattılar, ben de sigorta şirketinden karşılayabilsinler diye bu tür savunmalar ve ifadelerde bulundum, ... firmasından istifa ettikten sonra hakkımda soruşturma başlatıldığını öğrendim. O tarihte şirkette yönetim değişti 82'ye yakın personel çıkarıldı, ben de istifa ettim ve hiçbir hak talep etmedim" demiştir.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben şu anda ... A:Ş normal çalışanım öncesinde ... Genel Müdür yardımcısıydım, bahse konu edilen olay olduğunda ... bölge çalışanıydı, bir çok müşteri ile başka davalara konu olan mutabakatsızlıkları tespit edildi, bunun üzerine ... şirketinden alacaklı olduğunu ifade etti ancak biz ... toptancıdır, sektörsel anlanmada toptancı olan kuyumcu parekendeciye borçlu olmaz, ... diğer mutakabatsızlıklarına ilişkin olarak hiçbir kuyumcu bizden talepte bulunmadı çünkü böyle bir şey mümkün değil, ... ' a geldi, ... a altın ödemesi yaptığı iddia etti ancak ...'a hiç bir şekilde altın ödemesi yapılmadı, ...' un ... doğrudan veya dolaylı olarak almış olduğu herhangi bir altın yoktur ve dolayısıyla borcu yoktur, zaten bu durum şirketin resmi muhasebe kayıtlarında da açıkça gözükmektedir, ... firması ve ... şirketi iki ayrı tüzel kişilik olup aralarında herhangi bir bağlantı söz konusu değildir, benim çalıştığım dönemde ...'un ...'na herhangi bir borcu yoktur ve olmamıştır zaten bu husus resmi kayıtlarda da sabittir, ...'ın ... adına herhangi bir imza yetkisi ve şirketi temsile yetkisi yoktur, kendisi şirketin sigortalı çalışanı idi, olaylardan sonra kendisinin iş akdide tarafımızca haklı nedenlerle feshedilmiştir" demiştir.
DAVALI TANIĞI ... BEYANINDA: "Ben ... ve ... şirketlerinde yaklaşık 3 yıl öncesine kadar bölge müdürü olarak çalışıyordum, ... çalışanı ...' nın 3 kilo altın alarak karşılığında fiş verdiği iddası doğru değildir, o dönemde bölge müdürü olarak çalışıyordum, o tarihte bana ... tarafından davacı şirketten temin edilmiş 3 kilo altın ne fiziken ne de bilgi olarak gelmedi, zaten bölge müdürünün bilgisi olmaksızın bir şirket çalışanının bu şekilde altın tedarik etmesi de mümkün değildir, ben bölge müdürü olarak çalışırken ... şirketi davacı şirketten altın alışverişi yapmıyordu aralarında ticari bir ilişki yoktu, benim çalıştığım dönemde ... şirketinin kendisi toptancı olarak altın satar başka perakendeci firmalardan altın tedarik etmezdi çünkü kendisi satıcı idi, ben ...' ı tanırım , ... ... şirketinin Antalya'da ki müşteri temsilcisi idi , SGK çalışan idi, herhangi bir imza yetkisi yoktu, şirket adına fatura veya fiş kesme yetkisi de yoktu, zaten daha öncede beyan ettiğim gibi benim ...' nın davacı firmadan altın aldığına dair bilgim olmadığı gibi bu hususta davacı şirket bana çalışanımızın şirket adına altın aldığını ancak ücretin ödenmediğini söyleyerek şirketimizden altın bedelini talep etti, bende şirketin böyle bir alışının olmadığını söyledim, bizim sektörümüzde perakendecisinin toptancıdan alacaklı olması mümkün değildir tam aksi olur, perakendeci toptancının altınını kullanmak ister, ... müşteri temsilcisi olarak ... şirketine yeni müşteri temin etmek amacıyla çalışıyordu, bu nedenle herhangi bir alış-satış yetkisi mevcut değildi, o müşteriyi bulup İstanbula getirirdi burada ... şirketi satış işlemlerini kendisi gerçekleştirirdi, tanıklık ücreti talebim yoktur bilgi ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat dosyasında mali müşavir bilirkişi ... bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
1. Davalıların ibraz olunan ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
2. Davalı ... A.Ş'nin ticari defterlerine göre, Davacının davalıdan borç/alacağı olmadığı, Davacı vekilinin 27.11.2020 tarihli dilekçesi ekindeki “...” ve “...” imzasını havi “Teslim Formu" başlıklı belgelere ilişkin davalının ticari defterlerinde kayıt olmadığı, Davalının defterlerinde söz konusu “Teslim Formu” başlıklı belgelerde yer alan seri numaraları ile stok hesaplarında kayıt olmadığı,
3. Davalının defterlerinde davacıdan hurda ve/veya iade altın alındığına dair kaydi bir veri olmadığı,
4. Davalı ... A.Ş'nin ... tarihinde ticaret sicilinde tescil edilerek kurulmuş olduğu, Davacıya ilişkin ticari defterlerde kayıt olmadığı,
5. Davacının iddiasına dayanak olarak gösterdiği “Teslim Formu” başlıklı belgelerin tarihinin 2016 takvim yılına ait olduğu, davalının 2018 yılın hükmi şahsiyet kazandığı göz önüne alındığından dava konusu iddia olunan vakıalarla davalı ... A.Ş arasında anlamlı bir bağlantı kurulamadığı,
6. Yapılan incelemeler sonucunda toplamda ... gram toplam altın miktarının son makbuz tarihi olan ... tarihindeki TL karşılığının ...olduğu, dava tarihi itibariyle ise ... TL olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabında,
Davalı ... A.Ş ... tarihinde ticaret siciline kayıt olduğu, adresinin ... olduğu, yetkililerinin ... olduğu,
Davalı ... A.ş’nin ... tarihinde ticaret siciline kayıt olduğu, adresinin ... olduğu yetkililerinin ... olduğunun bildirildiği,
2- Sayın mahkemenizce T.C Sosyal Güvenlik Kurumu Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden istenen müzekkereye ilgili kurumun ... tarihli cevabi yazısında davalı ...’ın çalıştığı işyeri bilgilerinin gönderildiği görülmüş olup bu belgelerin incelenmesi neticesinde ...’ın 09.05.2009 tarihinde ... kodu ... Paz. A.Ş’de işe başladığı 21.07.2010 da çıkışının verildiği, 13.10.2011 tarihinde tekrar ... kodu ... Paz. A.Ş’de işe başladığı ... tarihinde de çıkışının verildiği,
3- Davacının ibraz edilen 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu,
4-Davacının ibraz edilen ticari defter kayıtlarına göre davalı ...’a herhangi bir borç ve alacak bakiyesi kaydı olmadığı,
5-Davacı kayıtlarında davalı ...’a davacının iddiasına bahsedildiği gibi 14 ayar hurda altınlarının iadesine ilişkin davacı tarafından düzenlenen bir fatura kaydı olmadığı görülmüş olup inceleme günü davacı avukatının bu işlemlerin gayri resmi yapıldığından ticari defter kayıtlarında bu işlemlerin tespitinin mümkün olamayacağının beyan edildiği,
6- Davalı ... tarafından sunulan ve yukarıda detaylı şekilde açıklanan beyan dilekçesi ekine göre davalı ...’ın yaptıklarını kabul ettiğine dair savunmasının olduğu, davalı ... Denetim Müdürü ... tarafından hazırlanan ... Bölge Bakiye farkları denetim raporlarında da davacı ile ilgili işlemlerin açıklandığı görülmüş ise de kuyumculuk sektöründe bu tarz işlemler olup olmadığının bu konuda uzman bilirkişilerce araştırılması gerektiği, davalı ...’ın savunmasında davacı ile ilgili iade aldığı ... has hurda altın ile ilgili talep edilebilecek bir tutar olup olmadığı var ise bu tutarın yine sektör ile ilgili uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiği, bu konular uzmanlık alanımız dışında olduğundan ve ticari defterlerde bu konuda bir kayıt olmadığından davacının alacağı ile ilgili tarafımızca bir hesaplama yapılamayacağı" sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ..., kuyumcu bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle:
"Dava tarihi olan 24.01.2020 tarihi itibari ile 1 gr has altın fiyatı ...'dir. 1 gr has altın fiyatı Alanya Kuyumcular odasından alınmış olup çıktısı rapora ek olarak eklenmiştir.
Dosyada yapılan incelemede 30.12.2016 tarihli son bakiye fişinde davacı adına ... tarafından teslim edilen ... has altın alacağı görülmüştür. ... has altın fiyatı ile ... çarptığımızda davalıca teslim alınan has altın bedeli, ...*...-... olarak hesaplanmıştır.
Ayrıca 30.12.2016 tarihli bakiye fişinde alacak bakiyesine dahil olmayan ... ayar altın teslim alındığı görülmüştür. ... ayar altın has altına çevrildiğinde 22 ayar altının milyemi... ayar altın (...) ... has altın etmektedir. ... has altın fiyatı ile .../Ogramı çarptığımızda davalıca teslim alının has altın bedeli, ...*...- ... olarak hesaplanmıştır.
Davalı ... tarafında teslim alınan has altın bedeli (...*...) ... olarak hesaplanmıştır." denilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 13/06/2023 tarihli ek raporunda özetle:
"1-Talimat dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda dava tarihindeki altın kurunu yanlış bir yerden aldığı için bizim hesaplamamızla fark oluştuğu, raporumuz hazırlanırken dava tarihine göre altın kurunun Kuyumcular odasından alındığı,
2- Dava tarihi olan 24.01.2020 tarihi ile 1 gr has altın gram fiyatı ... olduğu, 1 gr has altın fiyatının Alanya kuyumcular odasından alındığı,
3-İmza bilirkişinin tespitlerine göre ...’ın elinden çıktığı tespit edilen teslim formlarına göre yapılan hesaplamaya göre Davalı ... tarafından teslim alınan has altın bedeli ...+...=... olacağı" sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Grafoloji uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
A) Tetkike konu; “Teslim Formu” başlıklı; ... tarihli “...” numaralı, ...16 tarihli “...” numaralı, .. tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı (10) adet belgenin (karbonlu nüsha) “Teslim Alan” hanelerinde atılı bulunan karbonlu imzalar ve ... tarihli “...” numaralı ve ... tarihli “...” numaralı (Z) adet belgenin “Teslim Alan” hanelerinde atılı bulunan imzalar İile uygunluk müşahede edilmiş, söz konusu imzaların ... elinden çıktığı,
B) Tetkike konu; “Teslim Formu” başlıklı ... tarihli “...“ numaralı, ... tarihli “...” numaralı (2) adet belgenin (karbonlu nüsha) “Teslim Alan” hanelerinde atılı bulunan karbonlu imzalar ile farklılık müşahede edilmiş, söz konusu imzaların ... elinden çıkmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Grafoloji uzmanı bilirkişinin 24/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
“Mutabakat Formu” başlıklı; 18.07.2016 tarihli “...” seri numaralı ve ... tarihli “...” müşteri hesap numaralı toplam (2) adet belgenin sol alt köşelerinde “MÜŞTERİ” hanelerinde basılı bulunan “... Tic. Ltd. Şti...” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların ... elinden çıkmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
(Davalı ....A.Ş yönünden;) Mahkememizin davaya bakmakla yetkili olup olmadığı, davalı şirket çalışanı ...'ın davacı şirkete karşı işlediği iddia edilen hukuka aykırı - haksız eylem bulunup bulunmadığı, bu nedenle davacının zarara uğrayıp uğramadığı, varsa miktarı, davalı şirketin bu zarardan adam çalıştıranın hukuki sorumluluğu çerçevesinde sorumlu olup olmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı,
(Davalı ....A.Ş yönünden;) Mahkememizin davaya bakmakla yetkili olup olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, TBK 203 ve TMK 2 maddeleri kapsamında, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi doğrultusunda davacının diğer davalılardan haksız fiil iddiası ile talep ettiği alacaktan bu davalının da sorumlu tutulup tutulamayacağı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı,
(Davalı ... yönünden:) Davalının davacı şirkete karşı gerçekleştirdiği hukuka aykırı - haksız eylem gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının diğer davalı ....A.Ş'nin bilgisi ve talimatı doğrultusunda hareket edip etmediği, haksız eylem nedeniyle davacıya zarar verip vermediği, vermiş ise zararın boyutu ve davalının sorumlu olduğu miktarının taraflar arasında ihtilaflı olduğu belirlenmiş, davalı ... A.Ş aleyhine açılan dava tefrik edilerek Mahkememizin ayrı bir esasına (... E) kaydedilmiştir.
Davalı ...'ın yerleşim yerinin Antalya olması ve diğer davalı ... A.Ş.nin çalışanı olması nedeniyle davacıya verilen zarardan müteselsilen sorumlu oldukları dikkate alınarak HMK 7.maddesi uyarınca Mahkememizin davaya bakmakla yetkili olduğu kabul edilmiş ve esas hakkında yargılamaya devam edilmiştir.
Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E-... K sayılı dosyasının tetkikinden; şüpheli ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığı, ... A.Ş.nin davada katılan sıfatıyla yer aldığı, Mahkememiz dosyası davacısı ... Ltd.Şti'nin kamu davasına müdahale talebinde bulunduğu, talebinin Mahkemece reddedildiği, sanığın katılan şirket bünyesinde ... Bölgesinde satış saha müdürü olarak görev yaptığı, şirketin iç bünyesinde yapmış olduğu denetimlerde sanığın altın hesap bakiyelerinde toplam ... gram, pırlanta hesap bakiyelerinde ise ... USD bakiye farkını zimmetine geçirmek suretiyle katılan firmayı toplamda ... TL zarara uğrattığının iddia edildiği, yapılan yargılama sonucu sanığın CMK 223/2-e maddesi uyarınca suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, kararın Antalya BAM ...Ceza Dairesi'nin ... E-... K sayılı kararı ile "... tarihli ... Bölge Bakiye Farkları Denetim Raporu ve sanığın beyan ve ikrarına ait açıklamaya rastlandığı, mal teslimine ilişkin sanığa teslim edilen altın ve pırlantalarla ilgili delil teşkil edecek herhangi bir İrsaliye fişi ve muhasebe hesap teslim vesikasına rastlanılamadığı, söz konusu ziynetle ilgili müşterilere dağıtımla ilgili yine teslim fişleri ve İrsaliye ve Fatura kayıtlarının dava dosyasında bulunmadığı, müşteki şirketi ... TL zarara uğrattığı suçlamasına ilişkin iddianın hukuken kabul edilebilir somut bir belge ve veriye rastlanılamamış olduğunun" belirlenmesi, katılan firmanın ticari defter ve belgelerini bilirkişiye sunmaması, mal teslimine ilişkin sanığa teslim edildiği belirtilen altın ve pırlantalarla ilgili delil teşkil edecek herhangi bir İrsaliye fişi ve muhasebe hesap teslim vesikasının katılan tarafça dosyaya sunulmaması, söz konusu ziynetle ilgili müşterilere dağıtımla ilgili yine teslim fişleri ve İrsaliye ve Fatura kayıtlarının dava dosyasında bulunmaması ve sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek "Ben tahsil ettiğim bütün ödemeleri şirkete yaptım. Ben işçilikli olarak satmış olduğum altınları kuyumculardan ödeme yapamadıkları için geri aldım. Bunları şirkete iade etmek istedim. Ancak şirket işçilikli olarak satığı ürünleri, tekrar işçilikli olarak kabul etmeyeceğini, hurda olarak alabileceğini söyledi." şeklindeki savunması ve şirkete sunmuş olduğu 17/03/2017 tarihli yazılı beyanlarında da yine "Kendi şahsıma ve zimmetime hiç bir şekilde menfaat sağlamadığımı bilmenizi istiyorum" şeklindeki beyanı gözetildiğinde taraflar arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğu, katılan şirketin hukuk mahkemelerinde alacağının miktarını tespit ettirerek sanıktan tahsil etme imkanının bulunduğu, dolayısıyla atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, her ne kadar yerel mahkemece yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, bu uygulamasının hatalı olduğu sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesinin gerektiği,.." gerekçesi ile düzeltilerek sanık ... hakkında CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı ( CMK 286/2-g maddesi uyarınca kesin olarak) verilmiştir.
Davalı ... hakkında verilen beraat kararı BK 74.maddesi uyarınca Mahkememizi bağlamayacağı gibi, sanığın yargılandığı suçun niteliği itibariyle davalılar arasındaki cezai ve hukuki uyuşmazlığa ilişkin olduğu, dolayısı ile Mahkememiz dosyası davacısı ile davalıları arasındaki uyuşmazlıkta delil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
Davalı ...'ın diğer davalının çalışanı olduğu gerek Ceza Mahkemesi yargılamısında toplanan delillerden gerekse Mahkememizce celp edilen SGK kayıtları ile sabittir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan teslim formları üzerende yapılan grafoloji uzmanı bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemede;" "Teslim Formu” başlıklı; ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı, ... tarihli “...” numaralı (10) adet belgenin (karbonlu nüsha) “Teslim Alan” hanelerinde atılı bulunan karbonlu imzalar ve ... tarihli “...” numaralı ve ... tarihli “...” numaralı (Z) adet belgenin “Teslim Alan” hanelerinde atılı bulunan imzalar İile uygunluk müşahede edilmiş, söz konusu imzaların ... elinden çıktığı "
Davalı yanca dosyaya sunulan ve davacı çalışanı ... elinden çıktığı iddia edilen edilen ve taraflar arasındaki alacak-borç bakiyesini "0" gösteren mutabakat formları altındaki imzalar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise; imzaların davacı şirket çalışanına ait olmadığı anlaşılmıştır.
Kuyumcu bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporla; İmza bilirkişinin tespitlerine göre ...’ın elinden çıktığı tespit edilen teslim formlarına göre yapılan hesaplamaya göre davalı ... tarafından teslim alınan altın bedelinin ... + ... = ... TL olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak davacının davalı şirket çalışanı diğer davalıya dava tarihi itibariyle değeri ... TL olan altın teslim ettiği ancak bedelinin kendisine ödenmediği, yerine altın da verilmediği, davalı şirket çalışanını hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmakla suçlamakta ve bu nedenle davacının zararını karşılamayı kabul etmemekte ise de BK.66 maddesi uyarınca davalı şirketin çalışanının verdiği zarardan sorumlu olduğu sübuta ermekle (dava dilekçesinde faizin yasal faiz olarak istendiği de dikkate alınmak suretiyle) davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının 19.06.2023 tarihli beyan dilekçesi ile teslim edilen altının aynen iadesi bu mümkün değil ise munzam zararın da davalıdan tahsili talebi yönünden yapılan değerlendirmede; aynen iade talebi bakımından TBK'nın 99/2 maddesi uyarınca alacaklı, alacağını aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile isteme noktasında seçimlik hakka sahiptir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. Buna göre davacı seçimlik hakkını dava açarken ülke parası olarak kullanmış olmakla aynen iade talebi yerinde görülmemiştir.
Munzam zarar talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise;
TBK.nun 122.maddesi; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.
Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.03.2022 tarihli ve 2021/11-938 E., 2022/401 K. sayılı kararı “...TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. ” yönündedir.
Somut olayda davacının davalılara teslim etmiş olduğu altının yukarıda anlatıldığı gibi aynen iadesi talebi ile dava açma hakkı varken, dava tarihi itibariyle güncel altın fiyatını esas alarak alacak talebinde bulunması karşısında davacının munzam zararının dava tarihi itibariyle seçimlik hakkını kullanırken yapmış olduğu tercihten kaynaklandığı, bir kez kullanmakla tükenen seçimlik hak kanunu dolanmak suretiyle canlandırılamayacağından, davacının tercihinden kaynaklanan zarardan davalıların sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiş ve bu nedenle davacının munzam zarar talebi mahkememizce değerlendirilmemiştir.
Anlatılan düşünceler ışığında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-... A.Ş aleyhine açılan dava 05/04/2022 tarihli ara kararı ile tefrik edilerek Mahkememizin ayrı bir esasına kaydedildiğinden bu davalı hakkında hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,
2-Davalı ... A.Ş ve davalı ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; ... TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan, peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ile 54,40 TL başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davada kabul edilen miktar dikkate alınarak; davacı tarafından yapılan ... bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinden, ... TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına, davalı ... A.Ş. tarafından yapılan toplam 109,00 TL yargılama giderinden 5,20 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,
6-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, ( Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A md.11.fıkrasına göre Davalı ... A.Ş. lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.)
8-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
9-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL (davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan) arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 1.256,18 TL'sinin davalı ... A.Ş.'den , 63,82 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... vekilinin yüzüne karşı davalı ... A.Ş vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.06/02/2024

Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı