WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

ANKARA BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 35. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/734 - 2025/1012
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/734
KARAR NO : 2025/1012

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2024
NUMARASI : 2021/824 Esas - 2024/299 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11/09/2025

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.09.2021 tarihinde, saat 12.00 sularında Ankara İli, Etimesgut İlçesi, Bağlıca Bulvarı'nda meydana gelen çift taraflı trafik kazasında müvekkili ...'ın ağır bir şekilde yararlanarak malul kaldığını, kazanın, davalı tarafın sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kusuru ile meydana geldiğini, 05.09.2021 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ...'ün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, savcılık soruşturmasının Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığında 2021/ 29308 soruşturma numarası ile devam ettiğini, müvekkili ...'ın bahse konu kaza nedeniyle sağ kolunun iki farklı yerinden kırıldığını ve ameliyat olmak zorunda kaldığını, kazanın üzerinden yaklaşık 4 ay geçmesine rağmen müvekkilinin eski sağlıklı hayatına dönemediğini, müvekkilinin, ...'de moto-kurye olarak çalıştığını, müvekkilinin primlerle birlikte aylık kazancının 7.500,00 TL'ye yakın bulunduğunu, kazaya neden olan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş tarafından KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, davalı sigortacının tanzim ettiği poliçenin kaza tarihi itibari ile 430.000,00 TL kişi başına geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zarar teminatı sağlamakta olduğunu, bu meblağın müvekkiline zararları oranında ödenmesi gerektiğini, meydana gelen kaza ile ilgili olarak davalı şirkete sakatlık, geçici ve sürekli iş göremezlik ve tedavi teminatı olan maddi tazminatının ödenmesi talepli ihtarname ve eklerinin 18.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığını, bu nedenle davalının temerrüt tarihinin kendisine hasar ihbarı yapılan tarihten 15 gün sonrası 03.11.2021' olduğunu belirterek, sakatlık, geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatına mahsuben şimdilik (1.000,00 TL geçici, 10.000,00 TL sürekli olmak üzere) 11.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 03.11.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak artan oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın, Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden, başvurunun usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafça KTK atfı uyarınca Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan belgelerle müvekkili şirkete başvuru yapılması gerekirken bu yükümü yerine getirmediğini, kaza sonrası malul kalındığına ilişkin uygun yönetmeliğe göre bir rapor sunulmaksızın başvuru yapıldığını, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirkete başvurulmuş olmakla birlikte; maluliyet raporu sunulmadığını, HMK'nın 121. maddesi gereğince, davaya ilişkin delil örneklerinin, taraflarına tebliğ edilmediğini, sadece dava dilekçesindeki ifadelerle poliçenin geçerliliği ve teminat kapsamı, rücu imkanları vs. yönünden davaya cevap verme imkanlarının bulunmadığını, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımında poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın kaza tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları'na tabi olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, kaza esnasında karşı araç sürücüsü olan başvuranın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle bu hususun netleştirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bir tazminat hesaplaması yapılacaksa da bu hesaplamanın genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, bu sebeple SGK'ya yazı yazılarak kaza nedeniyle davacı tarafa herhangi bir nam altında yapılmış ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi gerektiğini bildirerek, haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının dava konusu kaza sonucu yaralanarak, adli tıp raporunda belirtilen oran ve sürede geçici ve daimi olarak iş ve gücünden yoksun kaldığı, yine 16/06/2022 tarihli ATK kusur raporunda belirtildiği üzere davalı sigortalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %80 oranında, davacının dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu oldukları, davacının kusur durumu, muhtemel yaşam süresi dikkate alınarak benzer olaylar ile ilgili Yargıtay uygulamasına uygun veriler esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda davacının geçici ve daimi iş göremezlik zararının hesaplandığı, işbu rapor ile davacının sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının: 304.992,41 TL olduğu, SGK ödemesi ile bakiye geçici iş göremezlik tazminatı alacağının kalmadığına ilişkin bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli kabul edildiği gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 305.006,02TL sürekli işgücü kaybı tazminatının 03/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilin maluliyetinin tespit edilenden çok daha yüksek olduğunu, yapılan yargılamada müvekkilin maluliyetine ilişkin iki farklı rapor aldırılmış olup, bu raporlarda maluliyet oranının %4 ve %4,2 olarak belirtildiğini, hükme esas alınması gereken maluliyet oranı %4,2 iken yerel mahkeme tarafından %4 oranı üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alındığını, %4,2 engel oranının hesaplamaya esas alınmasının hakkaniyete daha uygun düşeceğini, müvekkilin zarar hesabından %20 oranında indirim yapılmasının da hatalı olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasında müvekkilin, motosiklet sürücüsü olup seyir esnasında kask dahil tüm koruyucu ekipmanları kullandığını, müvekkilin geçici iş göremezlik zararının olmadığı yönündeki kabulün usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu, davalı taraf bir ticaret şirketi olup, yaptığı işlerin de ticari iş niteliğinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza tarihi itibarıyla Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin olarak, sigortalıya, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremez durumda bulunduğu sürece, Kurum tarafından 5510 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Bu ödenek iş kazalarında olay, meslek hastalığında da tedavinin başladığı tarihten itibaren çalışmaz durumda kaldığı(raporlu olduğu) sürece ödenir. Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelir de iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararında maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır. Sigortalının zararlandırıcı olay nedeni ile tedavisinin devam ettiği ve çalışamadığı sürelerde %100 iş gücü kaybına uğradığı kabul edilerek bilirkişi aracılığıyla maddi zarar tespit edilip SGK tarafından ödenmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilen kısmı düşüldükten sonra elde edilecek sonuca göre bu dönemdeki maddi zarar belirlenmelidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/9038 Esas - 2023/12199 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle, bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir.
Faiz türüne ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde, işletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; sigortalı aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer taraftan, istinaf dilekçesinde müterafik kusur indirimi yapıldığı belirtilmişse de, müterafik kusur indirimi yapılmadığı, sigortalı araç sürücünün kusuru oranında tazminat hesaplandığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talebi de isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle usul ve Yasa'ya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.