T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/702 - 2025/713
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2025/702
KARAR NO : 2025/713
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/05/2025
NUMARASI : 2025/444 Esas
TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davada davacı vekilinin ihtiyati haciz istemine ilişkin davada, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; davacı ile T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı arasında imzalanan sözleşme neticesinde, davalı ... İnternet ve İletişim Teknolojileri Bilişim Hizmetleri Dış Ticaret Ltd. Şti. ve yetkilisi dava dışı ... ile davacı arasında 120 mm Otomatik Havan Sistemi, 81 mm Otomatik Havan Silah Sistemi, 23 mm Otomatik Çekili Çift Namlulu Uçaksavar Silah Sistemi Sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından sözleşme gereği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirilirken, davalı borçlu tarafından sözleşme yükümlülükleri hiçbir suretle yerine getirilmediğini, borçlu taraf ile davacı arasında 11.01.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, 26.01.2021 tarihinde üç ödeme halinde, davacı tarafından borçluya sözleşme bedeli olan 10.675.000,00 Euro'nun %100 avans olarak ödendiğini, davalıya sözleşme kapsamında 26.01.2021 tarihinde 5 adet 23 mm Otomatik Çekili Çift Namlulu Uçaksavar Silah Sistemi için 3.075.000,00 Euro; 26.01.2021 tarihinde, 10 adet 120 mm Otomatik Havan Sistemi için 5.150.000,00 Euro; 26.01.2021 tarihinde 5 adet 81 mm Otomatik Havan Silah Sistemi için 2.450.000,00 Euro ödeme yapılmış olup bu tutarlar toplamında 10.675.000 Euro bedelli bono alındığını, bahse konu ödemelerin huzurdaki uyuşmazlığın konusunu oluşturduğunu, yapılan ödemeler ve sözleşme haricinde davalıya, ayrıca 1507 adet Bixi ağır makina tüfek için 4.407.975,00 Euro; 32 adet 23 mm Otomatik Çekili Çift Namlulu Uçaksavar Silah Sistemi için 3.321.160,78 Euro ve 1.468.800,00 USD daha %100 avans olarak ödeme yapıldığını, bahse konu ödemelerin işbu dava kapsamında tutulmamış olup mahkememize davacının zararlarının başlatılan icra takibi tutarından çok daha fazla olduğunu anlatmak üzere izah edildiğini, huzurdaki dava ile de davacıya fazladan ödenen tutarlara ilişkin her türlü talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davalının sözleşmede belirlenen kesin sürelere hiçbir suretle uymadığını, süresinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı kesin süre içerisinde kalifikasyona uygun bir ürün üretmek bir yana kalifikasyon sürecini başlattığına ilişkin evrak bile sunamadığını, davacıya teslim edilen bir ürün bulunmadığını, gelinen aşamada, davalı tarafça sözleşme yükümlülükleri hiçbir suretle yerine getirilmediğinden ve davacıyı telafisi mümkün olmayan zararlara uğrattığından bahisle, Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/29927 Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, sözleşme kapsamında davalıya ödenen ve sözleşme bedelinin tamamı olan 10.675.000,00 Euro bedel için davalıdan bono alınmıştır. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.04.2024 tarih 2024/42 D.İş ve Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15.04.2024 tarih 2024/44 D.İş dosyalarında bahse konu bononun şarta bağlı olduğu kanaati ile "kambiyo senedi vasfı taşımadığı" tespiti yapıldığından taraflarınca kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu yerine, ilamsız icra takibi başlatılmak mecburiyetinde kalındığını, davalının bahse konu ilamsız icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, borçlu tarafından davacı şirketten 10.675.000 Euro ödemenin banka kanalı ile alındığını, karşılığında bono verildiğini, borçlu tarafından bononun varlığına yönelik bir itiraz sunulmadığı gibi bu bonoda yer alan imzanın da borçlu tarafından ikrar edildiğini belirterek davalıya ödenen miktar ödeme dekontları ile ispat edildiğinden, davacı şirketin alacağının senetle teminat altına alınmadığının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.04.20024 tarih 2024/42 D.İş ve Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15.04.2024 tarih 2024/44 D.İş dosyalarında tespit edildiğini ileri sürerek, davalı şirketin mal varlığı üzerinde dava değeri kadar, teminatsız olarak ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Talep, hukuki nitelikleri itibari ile ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin birinci fıkrası ile vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları, ikinci fıkrası ile ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş/istenebilir/muaccel olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Bahsedilen bu şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinin ikinci fıkrasına göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. İhtiyati haciz isteminde yaklaşık ispat kuralı geçerlidir. Başka bir ifadeyle, tam ispat kuralı uygulanmayacak, mahkemeyi ikna edici yeterli kanıt sunulması yeterlidir.
Somut olayda talep eden, 05/05/2021 tarihli bono içerikli senede istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Ancak, sunulan senet her ne kadar bono olarak düzenlenmiş ise de anılan senedin TTK'nun 776/b maddesinde düzenlenen "kayıtsız şartsız belirli bir bedeli" ödeme unsurunu içermediği, ibraz edilmesi için 36 (otuzaltı) ay şartını öngördüğü, başka bir ifadeyle bir senedin bono vasfını taşımadığı anlaşıldığından, bono olarak mahkememizce kabul edilmemiştir. Öte yandan, dayanak belge mücerret bir borç ikrarı olarak kabul edilse bile, belgenin düzenlenme tarihinin 05/05/2021 tarihi olduğu, 36 ay içinde ödenmesi için ibraz edilmesi şartına bağlandığı, talep tarihi itibariyle de ibraz edilip karşı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair tebliğ şerhi bulunmayan ihtarname dışında delil sunulmamış olup belgenin bono vasfını taşımadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan ihtiyati haciz için yaklaşık ispat kuralı geçerli olup alacaklıdan kesin ispat delillerin istenmesi gerekli değil ise de dava dilekçesi ile sunulan delillerin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispatlar mahiyette olmadığı gibi sözleşmesel ilişkide tarafların edimlerinin değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği, İİK 257 maddesinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı" gerekçesi ile, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sözleşme kapsamında davalıya ödenen ve sözleşme bedelinin tamamı olan 10.675.000,00 Euro bedel için davalıdan bono alındığını, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.04.2024 tarih 2024/42 D.İş ve Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15.04.2024 tarih 2024/44 D.İş dosyalarında bahse konu bononun şarta bağlı olduğu kanaati ile "kambiyo senedi vasfı taşımadığı" tespiti yapıldığından tarafımızca kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu yerine, ilamsız icra takibi başlatılmak mecburiyetinde kalındığını, davalının bahse konu ilamsız icra takibine haksız şekilde itiraz etmesi neticesinde huzurdaki davayı açtıklarını, müvekkili tarafından % 100 avansın davalıya banka kanalı ile ödendiğini, davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin tebliğ şerhinin dosya kapsamına daha önce sunulduğunu, davalıya ödenen bu denli yüksek meblağın müvekkilin geri dönülemez zararlar ile karşı karşıya kalmasına neden olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı taşerondur. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, hüküm ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin ödendiğinden, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ihtiyati haciz talep eden davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından aleyhine haciz istenen davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!