T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/89 Esas - 2024/690
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/89 Esas
KARAR NO : 2024/690
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2024
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
K. YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı taşınmazı için panel çit işini yaptığını ve yapılan işler için 31.08.2023 tarih ... seri numaralı 58.200,00 TL bedelli fatura düzenlediğini, faturanın 31.200,00 TL bakiye kısmı davalı tarafından ödenmeyince; davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeni ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davacıya fatura için itirazda bulunulduğunu, fatura bedelinin aralarındaki şifahi anlaşmalara aykırı olarak düzenlendiğinin belirtildiğini, bu itirazlar ışığında aralarında yeniden yapılan görüşmeler neticesinde varılan mutabakat çerçevesinde bu fatura tutarının KDV dahil 27.000,00 TL'lik kısmına 17.10.2023 tarih ve ... sıra nolu fatura ile alacaklı faturasına karşılık fiyat farkı faturası kesildiğini, bu nedenle davacının faturadan kaynaklı alacağının 31.200,00 TL'ye düştüğünü, bu miktarında 20.06.2023 tarihinde banka havalesi ile 6.000,00 TL avans ödeme miktarı ve geri kalan 25.200,00 TL'nin ise 20.10.2023 tarihinde banka havalesi ile ödendiğini ve davacıya borcunun kalmadığını beyan ederek, haksız davanın reddine, dava konusu icra takibinin kötü niyetli olarak açılmış olması nedeni ile davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 03/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, panel çit montajı nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacının tacir sıfatının tespiti amacıyla yapılan araştırma sonucu celp edilen Sincan Vergi Dairesinin 15/02/2024 tarihli cevabi yazısında; davacının 14/08/2015 tarihinde "...Mah.... Cad. ... No:... Sincan/ANKARA adresinde "Telden Yapılan Diğer Ürünlerin İmalatı (Örgülü Tel, Örme Şerit, Taşıma Askısı, Dikenli Tel (Elektrik Yalitimi Olanlar Hariç) Ve Demir, Çelik Veya Bakır Tellerden Mensucat, Izgara, Ağ, Kafeslik Ve Çitleri) ve Demir Veya Çelikten Dikenli Tel, Bakır Veya Alüminyumdan Örgülü Tel, Kablo, Örme Şerit Ve Benzerleri (Elektrik Yalıtımı Olanlar Hariç), Demir, Çelik Veya Bakır Tellerden Mensucat, Izgara, Ağ, Kafeslik Ve Çit Toptan Ticaret" işinden dolayı faaliyette bulunduğu ve faaliyetine halen devam ettiği, Mükellefin, 2017 yılı itibariyle "bilanço hesabı esasına" göre defter tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla davacının tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 20/11/2023 tarihli ödeme emri ile 31.200,00 TL asıl alacak, 624,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.824,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 04/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 07/12/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 31.824,00 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosyaya kazandırılan 03/05/2024 tarihli raporda özetle; "...Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası kapsamında, 20.11.2023 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 31.200,00 TL alacağı ile 624,00 TL işlemiş faiz toplamı olan 31.824,00 TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki 2023 yılı BA-BS formları incelendiğinde, tarafların beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davalıdan 33.000,00 TL alacaklı olduğu, takipteki anapara talebinin 31.200,00 TL olduğu, davalının kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı, taraf kayıtları arasındaki farkın; Davalı kayıtlarında yer alan ve dosya kapsamına sunulan 20.06.2023 tarihli 6.000,00 TL tutarlı davalı ödemesinin davalı kayıtlarında iyer alması ancak davacı kayıtlarında yer almaması, ayrıca tarafların BA-BS formu ile beyan ettikleri 17.10.2023-... nolu 27.000,00 TL tutarlı davalı faturasının davalı kayıtlarında yer alması, ancak davacı kayıtlarında yer almaması olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 203 yılına ilişkin 1 adet belge karşılığında KDV hariç 48.500,00 TL(KDV dahil 58.200,00 TL) mal satış bildiriminde bulunulduğu, aynı şekilde davalı tarafça, davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 22.500,00TL(KDV dahil 27.000,00TL) mal alış bildiriminde bulunulduğu, bu itibarla bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Bildirimlerin KDV dahil tutarları gözetildiğinde bildirilen faturaların 31.08.2023 tarihli 58.200,00 TL bedelli ve 17/10/2023 tarihli 27.000,00TL bedelli faturalar olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu iki faturanın (davacının bakiye alacak talep ettiği ve davalının iade faturası) Ba-Bs formuyla bildirildiği tespit edilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Yine davacı yanın da iade faturasını BA formuyla bildirdiği görülmüştür. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan tarafların, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya veya anlaşmadıkları hususlara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup taraflar tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin birbirlerinin kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuşlardır Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi ve iade faturaya ilişkin yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Davalının ise fiyat farkına ilişkin iade faturasına konu anlaşmayı kanıtlaması karşısında davacı yanın iddia edilip ispatlanmış aksi bir savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporu ve yukarıdaki tespitler gözetilerek davacının bakiye alacağının bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalının kötüniyet tazminatı talebi değerlendirildiğinde, kötüniyet tazminatı takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan, ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötüniyetli kabul edilir. Bu nedenle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilme şartları oluşmamıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 543,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 115,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/06/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!