T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/77 Esas - 2024/178
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/77 Esas
KARAR NO : 2024/178
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ: 27/02/2024
K. YAZIM TARİHİ: 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'in, davacı ... aleyhine olacak şekilde Keşidecisi ..., Lehtarı ... olan, 21.02.2022 Düzenleme Tarihli, 30.06.2022 vade tarihli, 700.000,00-TL tutarlı olarak düzenlenen bonodan dolayı, Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında on örnek kambiyo takibi başlattığını, Davalı ... lehine olacak şekilde davacı ... adına kayıtlı olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Kat, ... nolu Bağımsız Bölümde bulunan taşınmaz üzerine 700.000,00-Türk Lirası tutarında, 21.02.2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı işlemle ipotek tesis edildiğini, davalı ... tarafından, Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi istemli dokuz örnek icra takibi başlatıldığını, davacı ...'nın ne Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu edilen işbu bono yönünden ne de Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ipotek senedi yönünden herhangi bir ad ve nam altında borcu bulunmadığını, davalı ...'in, davacının oğlu olan dava dışı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'a, 150.500,00-TL, 250.000,00-TL, olmak üzere toplamda 450.500,00-Türk Lirası tutarında tefecilik faaliyetleri çerçevesinde para gönderdiğini, gönderilen bu paraların karşılığında, davalı ...'in, dava dışı ... T.C. Kimlik Numaralı ... üzerinde baskı uygulamaya başladığını ve bu paralar karşılığında teminat vermesi için zorladığını, müvekkilinin uygulanan bu baskılar nedeniyle, davalı ...'e hiçbir şekilde borcu olmamasına rağmen yukarıda bilgileri verilen 21.02.2022 düzenleme tarihli bonoyu tanzim ettiğini, buna ek olarak 21.02.2022 tarihinde ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... kat, ... nolu bağımsız bölüm üzerine lehine olacak şekilde ipotek tesis ettiğini, Dva dışı ... tarafından, anılan paranın tamamının fazlasıyla, davalı ...'a ödendiğini, işbu davacı yana ait olmayan tefecilik borcu, dava dışı ... tarafından ödenmiş olmasına rağmen, davalı ... tarafından, müvekkili ... aleyhine olacak şekilde Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... ve ... Sayılı icra takip dosyaları üzerinden icra takipleri başlatıldığını, davacı ...'nın herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen, takip sonrası işlemiş faiz, vekalet ücreti, takip giderleri ve harçları hariç olmak üzere 1.443.481,51-Türk Lirası tutarında borçlandırıldığını, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Kat, ... Nolu Bağımsız Bölümde bulunan taşınmaz üzerinde bulunan dava dışı ... Bankası ... Şirketi lehine tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi istemli iş ve işlemlerin gerçekleştirildiğini ve ipoteğin paraya çevrildiğini beyan ederek, davanın kabulü ile davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... Sayılı İcra Takip Dosyasında ve ... Sayılı İcra Takip Dosyasında borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalı yandan alınarak davacı yana ödenmesine, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Kat, ... nolu Bağımsız Bölüm üzerine, davalı ... lehine tesis edilen ipoteğin terkin edilmesine, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak, alacağın esasına dair davanın açılmış olduğunun bildirilmesine ve davalı ... lehine paylaştırılacak olan 187.420,36-Türk Lirası tutarında ki paranın müdürlük kasa hesabında muhafaza edilmesinin istenilmesine, tedbir taleplerinin kabulü ile Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra takip dosyasının ve ... sayılı icra takip dosyasının tedbiren durdurulmasına ve hacizlerin fek edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 01 Eylül 2023 tarihinde yapılan düzenleme ile menfi tespit davaları da bu kapsama alınmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Eldeki dava, menfi tespit talebini içeren ticari davadır. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
16/01/2024 tarihli tensip tutanağının 1. maddesi ile davacı vekiline, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir davetiye çıkartılmış, davacı vekilince 24/01/2024 tarihli dilekçe ekinde dava tarihinden (12/01/2024) sonra 18/01/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair "Arabuluculuk Son Tutanağı" aslının ibraz edildiği görülmüştür.
Davalı vekili mahkememize sunduğu 23/02/2024 tarihli dilekçesi ile; davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadan huzurdaki davanın açıldığını, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığını, dava açılması sırasında arabuluculuğa başvurulmuş olmasının yasal zaruret olduğunu beyan ederek, arabuluculuğa dava açıldıktan sonra başvurulmuş olması nazara alınarak dava şartı eksikliğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dahi tek başına yeterli olmayıp, arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanması ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince davacı vekiline verilen bir haftalık kesin süre, dava öncesi olumsuz neticelenmiş arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemeye sunumu için öngörülmüş bir süredir. Somut olayda arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının ve davalı vekilinin 23/02/2024 tarihli beyanını ile bu hususa muvafakatının bulunmadığının anlaşılması karşısında, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 24.651,06TL harçtan mahsubu ile, bakiye kalan 24.223,46TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/02/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!