WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

ANKARA BATI ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/71 Esas - 2024/338
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/71 Esas
KARAR NO : 2024/338

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : Menfi Tespit (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/01/2024
KARAR TARİHİ: 28/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... merkezli çalışmakta olan davalı ... A.Ş. ile bir süredir ticari ilişki içinde olduğunu, kozmetik satışı yapan davalı firmadan toptan fiyatı ile kozmetik ürün satın alıp, üzerine kâr marjını ekleyerek kendi müşterilerine sattığını, Müvekkilinin satın aldığı ürünlerin bedelini şirket ile aralarındaki protokol gereği 2 ay vadeli olarak aldığını, satamaması halinde ise 2 aylık vade dönemi içerisinde almış olduğu ürünleri davalı firmaya iade edebildiğini, bu kapsamda müvekkilinin, davalı firmadan yaklaşık 20.000,00-TL tutarlı ilk toptan alışverişini yaptığını ve satın aldığı ürünlerin ücretlerini peşin ödediğini, müvekkilinin ikinci kez Haziran 2022 tarihinde bir kez daha toptan alışveriş yaptığını ve 4.496,00-TL bedelsiz, 22.479,98-TL ise geri ödemeli ürün satın aldığını, davalı şirket yetkilisi ile müvekkili arasındaki ... yazışmalarından da anlaşıldığı üzere bahsi geçen 4.496,00-TL tutarlı ürünün müvekkiline hediye edilmek suretiyle gönderildiğini ve ilgili ürünler için bedelsiz (0 TL bedelli) fatura kesildiğini, böylece müvekkilinin, 30.06.2022 tarihli faturadan da anlaşılacağı üzere davalı şirketten temin etmiş olduğu ürünlere karşılık ödeyeceği toplam tutarın 22.479,98-TL olduğunu, müvekkilin ortağı dava dışı üçüncü şahıs ... tarafından davalı firma hesabına ve müvekkili adına 5.000,00-TL ödeme yapıldığını, bir kısım ürünlerin de satılmaması nedeniyle davalı şirkete iade edildiğini, böylece 5.000,00-TL tutarlı ödeme ve yapılan 16 adet iade işlemi ile müvekkilinin borcunun 12.479,98-TL'ye düştüğünü, dava dışı ... tarafından yapılan 16 adet ürün iadesine ek olarak müvekkili tarafından da 65 adet ek ürün iadesi daha gerçekleştirilerek toplamda 81 adet ürünün iade edildiğini, ancak müvekkili tarafından yapılan 81 adet ürün iadesine karşılık davalı şirket yetkilisince toplam 76 adet ürünün iade işlemlerinin kabul edildiğini, 5 adet ürünün ise hasarlı olduğu gerekçesiyle müvekkilinin bakiye borcunun 3.899,21-TL olduğunun belirtildiğini, bununla birlikte davalı şirketçe hasarlı olduğu iddia edilen 5 adet ürünün müvekkiline geri iade edileceği belirtilmişse de müvekkilinin bakiye borcundan düşülmeyen söz konusu ürünlerin müvekkile iade de edilmediğini, müvekkilinin bakiye borcunun 3.899,21-TL olduğu davalı şirket yetkilisince açıkça belirtilmiş olmasına rağmen müvekkili aleyhine 29.03.2023 tarihinde Ankara Batı İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile toplam alacak miktarı 13.736,04-TL olmak üzere haksız olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin yasal süre içerisinde itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, müvekkilinin Ankara Batı İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında belirtilen tutar kadar borcu bulunmadığının ve bakiye borcunun 3.899,00-TL olduğunun tespitine, - Haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatan davalı yanın takip konusu alacak miktarının yüzde 20'sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının takip tarihi itibariyle müvekkili şirkete faizi ile birlikte 13.736,04 tl borçlu olduğunu, davacının müvekkilinden 140 adet ürün satın aldığını ve buna ilişkin taraflarınca 30/06/2022 tarihli, ... numaralı fatura düzenlendiğini, ancak davacının vadesi içinde ödeme yapmadığını ve ürünleri iade etmek istediğini, kaldı ki müvekkili ile davacı arasında davacının iddia ettiği şekilde aldığı ürünleri 2 ay içerisinde iade edebileceğine ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmadığı gibi, müvekkilinin her halükarda iade talebini kabul etme yükümlülüğü de bulunmadığını, davacı yanın, önce 16 adet sonra da 65 adet ürünü müvekkiline kargo ile iade ettiğini ve faturaya ilişkin yalnızca 5.000,00 tl ödeme gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından da gelen 65 ürün içerisinde 5 adet ürünün hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve davacı yana bu hususun bildirildiğini, sonrasında müvekkili şirket muhasebesi tarafından yapılan hesaplama borç bakiyesinin 12.479,98 tl olduğu, 60 adet ürün bedelinin 8.580,77 tl olduğu ve geri kalan ödenmesi gereken tutarın 3.899,21 tl olduğunun beyan edildiğini, ancak davacının iade ettiği ürünler için iade faturası düzenlemediğini, bu nedenle iade edilen ürünlerin müvekkili tarafından stoğa alınamadığını ve yeniden satılamadığını, bu nedenle taraflarınca davacı aleyhine 08/03/2023 tarihinde Ankara Batı İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davacı yanca yasal süresi içerisinde itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini ve haciz işlemlerine devam edildiğini, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını beyan ederek, davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacı aleyhine İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere tazminata hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı olarak Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla vergi dairesine yazılan müzekkereye, ... Vergi Dairesince verilen 24/01/2024 tarih ... sayılı yazıda; davacı ...'ün, ... vergi kimlik numarasında 25/02/2020-31/05/2022 tarihleri arasında "Radyo, Tv, Posta Yoluyla Veya İnternet Üzerinden Yapılan Perakende Ticaret" faaliyetinden terk vergi kaydının bulunduğu, terk tarihi itibariyle gerçek usulde ticari kazanç türünden bilanço esasına tabi olduğu bildirilmiş, dolayısıyla davacının 31/05/2022 tarihi itibariyle ticari faaliyetinin sona erdiği anlaşılmıştır.
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17/01/2024 tarihli cevabi yazısında ise davacının herhangi bir tacir kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu m. 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki davada; uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkememizce, ilgili vergi dairesi ve ticaret sicil müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucunda, davacı ...'ün dava tarihinde aktif tacir kaydının bulunmadığı, mükellef ve tacir kaydının 31/05/2022 tarihi itibariyle sonlandığı, dava(11/01/2024), icra(29/03/2023) ve icra takibine dayanak fatura tarihi(30/06/2022) itibariyle davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davanın nispi ticari dava olduğu söylenemez. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, davacının tacir olmaması ve davanın da mutlak ticari dava olmaması sebebiyle somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.28/03/2024

Katip Hakim
e-imza e-imza