WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

ANKARA BATI ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/60 Esas - 2024/35
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/60 Esas
KARAR NO : 2024/35

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ :
DAVALI : 4-

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/03/2019
KARAR TARİHİ: 12/01/2024
K.YAZIM TARİHİ: 12/01/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; dava dışı ... tarafından Ankara Batı ...İş Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı dosyasında davacı belediye aleyhine ikame edilen davada, davacının 2008-2017 yılları arasında belediye bünyesinde ve taşeron şirketler nezdinde işçi olarak çalıştığını beyan ederek belediyeden tahsiline karar verildiğini, işçilik davasının belediye ve ... A.Ş. ye yöneltilmişse de işveren konumunda olmaları sebebiyle diğer davalılarında da işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ilam sebebiyle Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına 29.849,69 TL ve 7.387,45 TL olmak üzere belediye tarafından toplam 37.237,14 TL ödeme yapılmak zorunda kaldığını, hizmet alım sözleşmelerinden anlaşılacağı üzere davalıların yüklenici olduğunu, işçiyi istihdam ettikleri süreyle sınırlı olarak davalı işverenlerin sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; Ankara Batı ... İş Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamına istinaden ödenen 37.237,14 TL nin şimdilik 200,00 TL nin dava dışı ...'a ödeme tarihinden itibaren 6183 Sayılı Kanuna göre hesaplanacak faiziyle birlikte, sorumluluk sınırları da belirlenmek suretiyle davalı şirketlerden müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05/12/2019 tarihli ıslah dilekçesinde; ıslah talepleri doğrultusunda Ankara Batı ...İş Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamında belirtilen taraflar arasındaki hizmet alım sözlemesi uyarınca, dava dışı işçi ...'e ödenen 37.237,14 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanacak faizi ile birlikte rücuan tahsiline, davalıların sorumluluk miktarlarının belirlenmesinde işçilik alacakları yönünden dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemlere göre, ilam ve icra takibinden kaynaklanan ödeme kalemlerine ilişkin ise davalıların eşit oranda sorumluluklarının belirlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Ortk vekili; "müvekkil şirketler adi ortaklığı aleyhine açılan iş bu davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini.. Davacı idarenin ödeme yaptığını iddia ettiği dava dışı personel; müvekkil şirketler adi ortaklığından sonra ihale yoluyla işi üstlenen müvekkil şirket ... A.Ş bünyesinde çalışmaya devam etmiştir. Gerçekten de; davacı idare ile müvekkil şirketler adi ortaklığı arasındaki hizmet alımı sözleşmesi süre biti nedeniyle sona erdikten sonra aynı iş ... İKN no'lu hizmet alımı sözleşmesi ile müvekkil şirket ... A.Ş tarafından 36 ay süreyle üstlenilmiştir. Davlı idare tarafından ödeme yapıldığı iddia edilen personel de ... A.Ş bünyesinde çalışmaya devam etmiştir…davalı idarenin yapmış olduğu uygulama nedeniyle; Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas no'lu dosyasıyla teminat mektubu bedellerinin tahsili talepli olarak dava ikame etmiş bulunmaktayız. Ancak, hali hazır var olan gerçek şu ki; davalı idare hem ortak girişimin hem de ... A.Ş. dönemine ilişkin kıdem tazminatı bedellerini müvekkil şirketin teminat mektuplarını nakde çevirerek tahsil etmiştir. şu an; müvekkil şirketlere rücu takepli olarak dava ikame etmiş olması ve bu davanın müspet sonuçlanması halinde, davalı idare müvekkil şirketlerden mükerrer tahsilat yapmış olacaktır… Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyasının celbi ile Sayın Mahkemeniz tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenmesini talep ediyoruz. 4734 sayılı Kanunun 62. Maddesinin 1. Fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında,kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/09/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. imzalanan hizmet alımı sözleşmesi incelendiğinde; davacı tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin müvekkile rücu edeceğine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle; davacı tarafından ikame olunan iş bu davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şti cevap dilekçesi ile özetle; Davacının işçinin halefi olarak açtığı işbu davada görevli mahkemelerin iş mahkemeleri olup davanın görevsizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının rücu hakkının kanunla düzenlenmediğini, Kurumun bu tutarı rücu edebileceğine ilişkin bir hükmün yasada yer almadığını, her ne kadar İş Kanunu ve Borçlar Kanunu uyarınca kurumun rücu hakkı bulunsa da 6552 sayılı kanun özel kanun niteliğinde olduğundan kurumun rücu hakkı bulunmadığını, davacı ile davalılar arasında müteselsil sorumluluk olduğunu, İş Kanunu ilgili maddeleri uyarınca davacının asıl işveren konumunda olup çeşitli ihale dönemlerine göre müvekkilim tarafından işçi alt işveren işçisi olarak çalıştırıldığını, işçinin çalışma döneminde asıl işvereni davacı kurum olup davacının işçilik alacaklarından ve kıdem tazminatından kurumun da sorumluluğu bulunduğunu, davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemenin tamamından alt işverenler sorumlu olmayıp bu tutarın en azından yarısının kurum tarafından ödenmesi gerektiği ve bu tutarın rücu edilemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkili tarafından işçinin çalıştırıldığı döneme ilişkin kıdem tazminatı ödemeleri yapılmış olup müvekkilinin kıdem tazminatından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı işçi ...' a müvekkili tarafından 23.04.2010 vadeli 2.372,42 TL bedelli, 20.09.2011 vadeli 2.390,00 TL bedelli iki adet çekle kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olup işçinin müvekkili nezdindeki çalışmasından herhangi bir kıdem tazminatı alacağı bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkilinden herhangi bir kıdem tazminatı alacağı bulunmamakla müvekkilinin kıdem tazminatına ilişkin ödemelerden de davacıya karşı sorumlu olmadığını, müvekkili aleyhine kıdem tazminatı hesaplanacaksa dahi bu hesabın yapılmasında müvekkilinin sorumluluğunun dava dışı işçinin müvekkil bünyesinde çalıştığı süre ve bu sürede en son aldığı ücret miktarıyla sınırlı olduğu hususunun dikkate alınması gerektiğini, yargılama giderlerine ilişkin ödemelerden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin işçiye kendi çalıştırdığı döneme ilişkin ödemeleri yapmış olup müvekkilinin işçi tarafından ibra edildiğini, işçinin talep ettiği kıdem tazminatı tutarının diğer alt işverenler nezdinde geçen çalışmalara ilişkin olup müvekkilinin asıl işverenin sorumluluğunu doğuracak herhangi bir ihmali bulunmadığını, bu sebeple ödeme talebine esas davada davacı asıl işveren Belediyenin ödeme yapmasına ve haksız çıkmasına sebebiyet vermemesi sebebiyle ödenmiş olan yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin tutarlardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olacağını, açıklanan nedenlerle haksız olarak müvekkiline yöneltilmiş davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taşıma ve hizmet edimlerini bir arada içeren karma nitelikteki sözleşmeden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu davacının dava dışı işçi ...'a yaptığı ödemeden davalı şirketlerin sorumlu olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Mahkememizce 17/02/2022 tarih, 2021/264 esas 2022/153 karar sayılı kararı ile kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2023/244 esas 2023/3083 karar sayılı ilamı ile özetle; "01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup, TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava, asıl işveren ve alt işveren arasındaki akdi ilişkiden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, davacının tacir sıfatına haiz olmadığı, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı, dolayısıyla olayda nispi ticari dava bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki akdi ilişkinin, TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan sayılan bir sözleşme ilişkisi olup olmadığının incelenmesine gelince;
Her ne kadar mahkemece, dava konusu sözleşmenin "çöp toplama ve taşıma" hizmetinden dolayı uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı ve taşıma sözleşmesinin de TTK'nun 4. kitabında yer aldığı belirtilerek, olayda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, "katı atıkların toplanması, nakli, cadde ve sokakların el ve makine ile süpürülmesi ve yıkanması işi" olup, asıl edimin, davalı kurumun, 5393 sayılı Belediye Kanunu gereğince görevi kapsamında olan (ve yine aynı Kanun gereğince ihale ve sözleşme yoluyla üçüncü şahıslara da yaptırabileceği) temizlik hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Temizlik hizmetinin ifası sırasında toplanan çöp ve atıkların başka yere taşınması, temizlik işinin gereği olup, sadece bu durum sözleşmenin "taşıma" sözleşmesi olarak nitelendirilmesi için yeterli değildir. Nitekim benzer bir olayda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de 09/05/2022 tarihli, 2021/2610 esas ve 2022/2541 karar sayılı kararında, "taraflar arasındaki sözleşmede baskın olan edimin, Belediyenin asli işi olan temizlik ile ilgili hizmet alımı olduğunu" belirterek, sözleşmenin "taşıma" değil, "hizmet sözleşmesi" olduğunu kabul etmiştir.
O halde taraflar arasındaki sözleşmede, "çöplerin nakli" konusunda bir taşıma edimi olsa da, baskın olan edim, Belediyenin asli işi olan temizlik hizmet alımına ilişkin olmakla, somut olayda, TTK'nın 4. maddesinde sayılan sözleşme türlerinden olan "taşıma" değil, Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki "hizmet sözleşmesi" bulunduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre; olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olup, mahkemece görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
O halde 6100 sayılı HMK’nın 353/1/a/3. maddesi gereğince, mahkemenin görevli olmadığı halde davaya bakmış olması karşısında, esas yönünden inceleme yapılmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın, Asliye Hukuk mahkemesinde yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denmekle mahkememiz kararı kaldırılmış dosya yeni esasa kaydedilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, evsel atıkların toplanması, nakli, cadde, sokak, meydan ve pazar yerlerinin insan ve makina marifeti ile süpürülmesi işi olup, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. İş bu sebeple asıl uyuşmazlık konusunun hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı kanaatine varılarak ve dosyanın daha önce mahkememize Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinden geldiği nazara alınarak Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kesin olmak üzere karar verildi.12/01/2024

Katip Hakim
E-imzalıdır. E-imzalıdır.