T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/84 Esas - 2024/240
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/84 Esas
KARAR NO : 2024/240
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2023
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Nakliyat Ltd. Şti. ile davalı ... arasında ticari ilişki kapsamında nakliye ve dağıtım hizmetleri işi yapıldığını, davalı firmanın yaptığı nakliye işi sırasında müvekkilinin müşterisine ait malların zarar gördüğünü, bu durumun bizzat davalının da imzasının bulunduğu tutanak ile de kayıt altına alındığını, araçtaki malları zarar gören müvekkilinin müşterisi olan ... San. Ve Tic A.Ş'nin taraflarına hasar yansıtma bedeli açıklamasıyla fatura kestiğini, bu faturaya binaen müvekkili şirketin de davalı adına yansıtma bedeli açıklamasıyla bir fatura kestiğini ve ihtarname aracılığıyla ile de davalıya tebliğ ettiğini, bu faturaların resmi defter kayıtlarına alındığını ve herhangi bir ihtilaf olmadığını, ancak fatura bedelinin taraflarına ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi ... E. Dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı yanca yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu beyan ederek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, isticvap davetiyesi, 30/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, taşıma sırasında hasar gören emtialara ilişkin zararların tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalının tacir sıfatının tespiti amacıyla yapılan araştırma sonucunda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarihli yazısında, davalının 01/10/2019 tarihinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden nakil geldiği, adresinin ... Mah. ... Sk. No:... Sincan/Ankara olduğu, "Karayolu ile şerihler arası yük taşımacılığı" işinde faaliyet gösterdiği, kaydının devam ettiği ve bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla davalının tacir olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde "TUTANAK" başlıklı belge sunulmuş, söz konusu belgenin incelenmesinde davalının taşımasını yaptığı ... plakalı araç ve ... irsaliye numarası ile gelen ürünlerde ıslaklık sebebiyle hasar tespit edildiği, hasara istinaden firmaya fatura edilecek tutarın 52.200,56TL+KDV olduğunun yazılarak imza altına aldığı görülmüştür.
Mahkememizce davalıya, dava dilekçesi ekinde sunulan "TUTANAK" başlıklı belgedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunda beyanda bulunması amacıyla duruşma gününü bildirir ihtaratlı isticvap davetiyesi çıkarılmış, davetiyenin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı, belirlenen duruşma gün ve saatinde hazır olmamış, geçerli bir mazeret de bildirmemiş, ihtarda belirtildiği şekilde bu belgedeki imzayı ve içeriğini kabul etmiştir.
Dosyaya kazandırılan 30/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı tarafın yargılamaya konu zıyaa hali kapsamında sorumluluğuna ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davalının sorumlu olduğuna ilişkin kanaat oluşması halinde; Ankara Batı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının 61.596,66-TL üzerinden devam edebileceği, alacağın likit olduğu, davacının %20 icra inkar tazminatı talebi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dosya kapsamında davacı firmanın taşıyıcı ve davalının ise fiili taşıyıcı olduğu, uyuşmazlık taşıma sırasında ihtilaf bulunmayan hasar konusunda davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
TTK'nın 850.maddesi; “(1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar. (2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. (3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir.” şeklindedir. Yasa maddesi gereği davalı tarafın yargılamaya konu dosyada taşıyıcı olduğu ve taşıyıcının sorumluluğu hükümleri kapsamında sorumlu olacağı anlaşılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875. Maddesinde taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiş olup; ilgili madde hükmü “(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun.” şeklindedir.
Taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulma halleri ise 6102 Sayılı kanunun 876. Maddesinde düzenlenmiş olup: ilgili madde hükmü “(1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.” şeklindedir. Türk Ticaret Kanunu'nda özel haller hükmü düzenlenmiş olup taşıyıcının kanun maddesinde düzenlenen durumlara uyması halinde sorumluluktan kurtulabileceği düzenlenmiş olup; ilgili madde olan 878.madde hükmü;
“(1) Ziya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur:
a) Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması.
b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama.
c) Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması.
d) Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği.
e) Taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi.
f) Canlı hayvan taşıması.
g) 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâller.
(2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır. Birinci fıkranın (a) bendinde öngörülen olağanüstü zıya veya hasar hâlinde bu karine geçerli olmaz.
(3)Zıya, hasar veya gecikme, gönderenin eşyanın taşınmasına ilişkin özel talimatlarına taşıyıcının uymamasından ileri gelmişse, taşıyıcı birinci fıkranın (a) bendine dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.
(4) Taşıyıcı, sözleşme uyarınca eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel olarak koruma yükümlülüğü altında ise, birinci fıkranın (d) bendine ancak, hâl ve şartlara göre, özellikle de gerekli donanımın seçimi, bakımı ve kullanımına ilişkin kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir.
(5) Taşıyıcı birinci fıkranın (f) bendine ancak hâl ve şartlara göre kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir.” şeklindedir.
Davalı taraf olan taşıyıcı dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmamış ancak icra takibine itiraz dilekçesinde; “Nakliyesini yaptığım bobin kağıtların önlemini aldım, sevkiyat esnasında ambalajsız olduğundan yağış nedeniyle ıslaklık oldu, kağıtların ambalajlı olması gerekirdi.” şeklinde beyanda bulunmuş, icra takibine itiraz dilekçesinde TTK madde 878/1-b'de bahsedilen hale dayanmıştır. Gönderen veya yardımcıları tarafından eşyalar ve ambalajları üzerinde genel olarak etiketleme olarak söylenebilecek, markalama veya işaretlemenin yanlış yapılması yahut da yetersizliği yüzünden taşıma sırasında meydana gelen zararlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı sabit olsa da; dosya kapsamında ziyaa uğramış olan emtianın kimin tarafından ambalajlamasının yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya beyan bulunmamakta olup ispat yükü davalı üzerinde olan bu husus ispatlanamamıştır.
TTK. M. 878/1 b(a) ve CMR 17/4 b. (a)'da taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını sağlayan özel sebeplerden biri de , taşıyıcının, sözleşme ve teamüle uygun olarak, üstü açık araç ile taşıma yapması sebebi ile bir zararın meydana gelmesidir. Ve TTK.m. 878/1 b(a) ve CMR 17/4 b. (a) anlamında, örtüyle kapatılmamış her araç, üstü açık araç sayılmalıdır. Taşıyıcının da sorumluluktan kurtulmasında taşımanın örtüsüz bir araçla yapıldığını ve gönderenin de böyle bir aracın kullanılmasını kabul ettiğini ispatlaması zorunludur.(Adıgüzel Burak, Taşıma Hukuku)
Dosya kapsamı incelendiğinde davacı ve davalı arasında taşıma fiilinin üstü açık araçla yapılmasına ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı tespit edilmiş, davalı taraf da bu hususu ispat edememiştir.
Yine yukarıda bahsedildiği üzere TTK'nın 878/5.maddesi hükmünde bir sorumluluktan kurtulma nedeni ise “kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir” hükmüdür. Bu kapsamda dosya içerisine kazandırılan belge ve deliller incelendiğinde davacı firma tarafından davalı tarafa verilmiş herhangi bir talimata rastlanmamış olup bu hususta da dosya kapsamında bir bilgi belge bulunmamaktadır.
Fiili taşıyıcı olan davalı 26/08/2022 tarihli tutanak içeriğini ve altındaki imzayı yukarıda bahsedildiği şekilde kabul etmiş sayıldığından hasarın oluşumunu ve hasarın nedeni konusunda da bir ihtilaf ve sorumluluktan kurtulma hallerinden hiçbirisinin bulunmadığı da gözetilerek TTK'nın 875.maddesi gereğince oluşan zarardan sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Oluşan zararın belirlenmesi hususuna gelince ise; davacı firma tarafından davalı tarafa 17.10.2022 tarihinde ... fatura numaralı ödenecek tutar 61.596,66 TL olmak üzere yansıma fatura düzenlenmiştir.
Yargılamaya konu taşıma eşyasının davalı firmanın taşıması sırasında ziyaa uğramış olması halinde 6102 sayılı kanun tazminatta esas alınacak değerle ilgili TTK'nın 880 ve 882.maddelerinde düzenlemelerde bulunmuştur.
6102 Sayılı Kanun'un 880. Maddesinde “(1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satı; bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.” şeklinde hüküm mevcuttur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 882. Maddesinde ise taşıyıcının sorumluluğunun sınırı düzenlenmiştir:“(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.”
Özel çekme hakkının istisnasını oluşturan TTK'nın 886.maddesi ise şu şekildedir; "(1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz."
Dosya kapsamından davalı taşıyıcının zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiğine dair bir bilgi belge bulunmadığından ve dolayısıyla ispat edilemediğinden davalının TTK'nın 880.maddesindeki özel çekme hakkından yararlandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden gönderilenin ağırlığının 26.08.2022 tarihli mail yazışmasında toplam 3776 kg olarak belirtildiği tespit edilmiştir.
Merkez Bankası'nın SDR kuru zıyanın gerçekleşmiş olduğuna ilişkin tutulan tutanak tarihi (26.08.2022) tarihi itibari ile 22,03930 TL'dir.
SDR kuru üzerinden bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada; 8,33 X 3776 KG X 22,03930 - 692.933,38 TL olup, TTK madde 880 ve 882'de düzenlenen sınırlı sorumluluk halinde zıya olan emtianın zararının emtia bedelinden yüksek olamayacağı, işbu nedenle davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen 17.10.2022 tarihli yansıma faturada belirtilen 61.596,66-TL'nin uygun olduğu anlaşıldığından itirazın iptaline ve alacağın faturaya ve tutanağa dayalı olduğu gözetilerek likit olduğuna dair davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
2-62.596,66 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 4.207,66TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.051,92TL harcın mahsubu ile bakiye 3.155,74TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 179,90TL başvurma harcı, 25,60TL vekalet harcı, 1.051,92TL peşin harç olmak üzere toplam 1.257,42TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 2.000,00TL bilirkişi ücreti, 315,50TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 2.315,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/03/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin 07/03/2024 tarih 2023/84 Esas 2024/240 Karar sayılı ilamı re'sen incelendi;
Davanın, itirazın iptali davası olduğu dikkate alındığında, icra takip talebinde ve dava dilekçesinde dava değerinin 61.596,66 TL olarak gösterilmesine rağmen, hüküm kısmının 2. Bendinde sehven "62.596,66TL" olarak hatalı yazıldığı anlaşılmakla, hükümdeki bu açık hatanın 6100 sayılı HMK'nun 304/1 maddesi gereğince düzeltilmesine, maddi hata sonucu "62.596,66TL" olarak yazılan kısmın hükümden çıkartılarak, "61.596,66 TL" olarak TASHİHİNE karar verilmiştir. 07/03/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!