T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/704 Esas - 2024/672
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/704 Esas
KARAR NO : 2024/672
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 23/06/2023
KARAR TARİHİ: 25/06/2024
K. YAZIM TARİHİ: 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağına ilişkin kayıt ve kabul taleplerini 25.01.2023 tarihli dilekçe ile süresinde Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... İflas dosyasına bildirdiklerini, iflas tarihi olan 09.12.2020 itibari ile alacak tutarlarının 235.274,89 TL olduğunu, dilekçe ekinde alacağa ilişkin tüm belgelerin sunulduğunu, taraflarına 20.06.2023 tarihinde tebliğ edilen 05.05.2023 karar tarihli ... karar numaralı iflas idaresi kararında “Her ne kadar alacaklı vekili talep dilekçesi ve sair evrakları sunmuş olsa da UYAP sisteminde iflas dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde ilgili şirketin TMSF'ye devredildiği ancak başvurunun yetkili kayyum yahut TMSF tarafından yapılmadığından ötürü işbu başvurunun yetkisizlik sebebiyle reddine ve 4. Sıraya kaydına karar verilmiştir.” denilerek alacaklarının esastan reddedilmemekle birlikte yetkisiz başvuru nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, oysa ki 25.01.2023 tarihli başvuru ile birlikte sunulan vekaletnamede adı geçen ... ve ...'in yetkili olduğunun vekaletname içeriğinden anlaşılmakta olduğunu, iflas idaresi tarafından gerekli ve yeterli araştırma inceleme yapılmadığı kanaatinde olduklarını, buna ek olarak “Yukarıda açıklanan nedenlerle ve dosyada mevcut belge ve suretleriyle yapılan inceleme neticesinde İİK'nun 206, 207, 230 maddeleri gereğince; Talep edilen alacağın reddine, 4 üncü sıraya kaydına oybirliği ile karar verilmiştir.” denilerek kayıt taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, Müvekkili şirkete Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D.İş sayılı ve 31.10.2016 tarihli kararı ile ... sayılı KHK'nın 19/2 maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde CMK'nın 133. Maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyım olarak atandığına dair karar verildiğini, fon kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı olmak üzere ... ve ...'nın şirkete müdürler kurulu üyesi olarak atandığına karar verildiğini, bu hususun ise fon kurulunun ... tarih ve ... sayılı yazıları ile Ticaret Sicili Gazetesi 16.11.2016 tarih ... sayı Ile ... sayfasında tescil ve ilan olunduğunu, Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarih ve ... sayı ile ... Sayfasında "Yukarıda bilgileri bulunan şirkette Yönetim-Müdürler Kurulu üyesi ... görevinin sona erdiği boşalan görevlere ...'in görevlendirildiğinin tescil ve ilanı istenilmiş, konuya ilişkin fon kurulunun ... tarih ve ... sayılı yazılarının Müdürlüğümüze verilmesiyle keyfiyetin 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ... tarihinde re'sen tescil edildiği ilan olunur.” şeklinde tescil ve ilan olunduğunu, yetkiye ilişkin yukarıda yer alan açıklamalara ek olarak müvekkili şirkete kayyım olarak atanan yetkililer tarafından taraflarına çıkarılan vekaletnamenin ekinde yer alan imza sirküleri içeriği incelendiğinde ... ve ...'in yetkili olduğunun anlaşılacağını, iflas idaresi tarafından verilen red kararının hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin alacağının kabulü ile ek sıra cetveline dahil edilmesini talep ettiklerini, Esasa yönelik olarak; Müflis davalı şirketin müvekkiline ekte sunulan faturalardan kaynaklı borçlu olduğunu, işbu faturalara karşılık müflis şirket tarafından borcuna karşılık gelmek üzere; 13.08.2016 vadeli ... numaralı 75.000,00 TL bedelli ... çeki, 20.08.2016 vadeli ... numaralı 75.000,00 TL bedelli ... çeki, 17.09.2016 vadeli ... numaralı 78.000,00 TL bedelli ... çekinin müvekkiline verildiğini, anılan çeklerin müflis şirket tarafından geri istendiğini ve müvekkili şirket ile müflis şirket arasında 22.04.2017 tarihinde ödeme protokolü imzalandığını ve ödeme protokolüne istinaden yukarıda belirtilen çeklerin müflis şirkete iade edildiğini, 22.04.2017 tarihli ödeme protokolünde müflis şirketin müvekkiline toplamda 279.902,97 TL borçlu olduğunun görüldüğünü, müflis şirketin protokol gereği 01.06.2017 tarihinde 7.775,08 TL, 25.07.2017 tarihinde 7.775,08 TL, 18.06.2018 tarihinde 10.000,00 TL, 27.08.2018 tarihinde 10,000,00 TL, 02.02.2019 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yaptığını, protokol imza tarihinden sonra toplam 45.550,16 TL ödeme yaptığını, ancak 02.02.2019 tarihinden sonra müvekkili şirkete herhangi bir ödemenin yapılmadığını, müflis şirketin iflas tarihi itibari ile 235.274,89'TL müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, bu tarihten sonra işleyecek faiz hakkını saklı tuttuklarını, 29.04.2017 tarihli 690 sayılı OHAL kapsamındaki bazı düzenlemeler yapılması hakkındaki KHK'nın 73. Maddesi gereği harçtan muaf olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin talep, dava ve faiz talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin müflis şirketten 235.274,89 TL alacağının iflas Masasına kaydına ve sıra cetveline dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı/müflis şirket iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Tic. Ltd. Şti.'nin Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.04.2019 tarih ... E. ... K. sayılı dosyasında iflas ettiğini, Ankara Batı İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında iflas işlemlerinin yürütüldüğünü, iflasın hukuki neticelerinin masa menfaatinin gözetilerek düzenlendiğini, söz konusu borçla ilgili iflas idaresine şu zamana kadar herhangi bir ihtarname çekilmemiş olduğunu, bunun da davanın açılması için gereken şartı oluşturduğunu, iflas açıldıktan sonra bu fahiş faiz ve bazı taleplerin artışlarının istenilmesinin müflis şirket yetkilileri arasında bir muvazaaya işaret etmekte olduğunu, tüm alacaklıların lehine işlem yapmakla ve tüm alacaklıların menfaatini gözetmekle yükümlü olan iflas idaresince kabul edilebilir bir durum olmadığını, davacının bunca yıldır hukuki olarak istemediği her hangi bir bedel ve fahiş faiz ve de ne olduğu belli olmayan bedellerin şuanda talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, İflas İdaresinin dosya tarafları haricinde şirketin diğer alacaklılarını, çalışanlarını ve hatta çeşitli vesilelerle vergi ve sigorta primi alan kamuyu da ilgilendirdiğini, davalı şirketin piyasa borçları olarak şahıslar ve şirketlere olan borçları ile bankalara borçlarının bulunduğunu, iflas tedbirlerine hükmedildikten sonra geçen süreçte faaliyet belgesi ile şirketin işletmelerinin nizami bir şekilde işletilerek alacaklıların menfaatine çalışmakta olduğunu, bu hususta önemli mesafeler alındığını, bu şekilde ne olduğu belli olmayan alacakların istenilmesi ve bu bedellerin sorgulanmadan taraflarınca ödenmesinin iflas tedbirleriyle korunan gerçek alacak ve alacaklıların korumasını fiilen ortadan kaldıracağını nazara almak gerektiğini, davacının iddiası hakkında bilirkişi raporu bile alınmadığını, hangi borcun hangi miktarlarda ve oranların, faizlerinin gerçek olup olmadığını netleştirmeden taraflarınca bu bedellerin kanaatle kabul edilmesinin hukuki ve yasaya aykırı olacağını beyan ederek haksız ve mesnetsiz olarak açıklan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Mahkememizin ... esas sayılı iflas dosyası, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası, Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin ... D.iş sayılı kararı, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, mahkememizce alınan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporu, talimat mahkemesince davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 16/05/2024 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, fatura ve protokolden kaynaklı alacak nedeniyle kayıt kabul istemine ilişkindir.
Müflis ... Tic. Ltd. Şti. hakkında, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2020 tarih 2020/221 Esas 2020/644 Karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2021 tarih ve 2021/196 Esas 2021/213 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2021/2771 Esas 2022/2111 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verildiği, kararın kesin olarak verildiği, böylelikle iflas kararının 14/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İlgili vergi dairelerinden tarafların uyuşmazlık dönemini kapsayan BA-BS formları dosya arasına celp edilmiştir.
Dosyaya kazandırılan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Tarafların 2016 yılı BA-BS formları ile beyan ettikleri tutarların birbiri ile uyumlu olduğu, davacının ticari defter adresinin ... olması nedeni ile ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, Müflis davalı şirketin 2015-2023 yılları ticari defter kayıtlarına göre; Davacının dosya kapsamına sunduğu faturaların davalı müflis şirketin ticari defterinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında akdedilen 22.04.2017 tarihli dosya kapsamındaki protokole göre, 2016 yılında müflis şirket tarafından davacıya verilen ve cari hesaptan düşümü yapılan 228.000,00 TL tutarlı 3 adet çekin davacı tarafından davalı müflis şirkete iadesinin yapıldığı, geri alınan bu 3 adet çekin davacının hesabına alacak kaydedildiğinin kayıtlarda görülmekte olduğu, ilgili protokolde tarafların çek iadeleri de dahil 279.,902,97 TL bakiye davacı alacağı üzerinde taraflarca mutabık kalındığı, bu tutarın davalı müflis şirket tarafından ilk 12 taksitinin 7.775,08 TL olarak, sonraki 6 taksitinin 31.100,33 TL olarak toplamda 18 taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kayıtlarda bu tutarlardan ilk 2 taksitin 2017 yılında ödendiğinin görülmekte olduğu, bilahare 10.000,00 TL tutarlı 2 ödemenin daha yapıldığı,
Nihai olarak 10.04.2019 iflas tarihi itibariyle davacının davalı müflis şirketten 235.276,03 TL alacaklı olduğu, davacının bakiye alacağının 2020-2021-2022 ve 2023 yılı davalı müflis şirketin kayıtlarında da yer aldığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Talimat mahkemesince davacı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 16/05/2024 tarihli raporda özetle; "...Dosya kapsamında davacı şirketin defterlerinin incelenmesi sonucu; davalının 2016 takvim yılında ... hesap koduyla cari kaydının bulunduğu davalıya kesilen faturaların ticari defterlerine kayıt edildiği, Davacının ticari defterlerine göre 2017 takvim yılında ... hesap koduyla davalının cari hesabının bulunduğu, yapılan protokole göre 1. ve 2. taksitlerin ödemelerinin yapıldığı diğer taksitlerin ödenmediği, bu hesabın borç bakiyesinin 264.351,39 TL olduğu yani bu tutar kadar davalıdan alacaklı olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; tarafların kayıtlarının ve bildirimlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, HMK 222.maddesi gereğince bu kayıtların esas alınması gerektiği, davacı tarafça alacağının ispat edilmesine rağmen, davalı tarafından ileri sürülmüş ya da ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, bu nedenlerle 235.274,89 TL davacı alacağının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına 4.sıradan kayıt ve kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ; 235.274,89 TL davacı alacağının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına 4.sıradan KAYIT VE KABULÜNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı ile 427,60 TL başvuru harcı toplamı 855,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 449,75 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 4.949,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/06/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!