T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/660 Esas - 2024/425
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/660 Esas
KARAR NO : 2024/425
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2023
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
K. YAZIM TARİHİ: 06/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki 25.01.2022 tarihinde sıcak ve soğuk somun alım satımı üzerine protokol imzalandığını, imzalanan protokolde Şubat 2022-Ağustos 2022 tarihleri arasında her ay için ayrı ayrı müvekkili tarafından davalıya toplam 11.500.000,00 TL tutarlı çekin peşin olarak verildiğini, peşin olarak verilen çekler,
Şubat ayı Sıcak Somun için 1.559.547 TL
Şubat ayı Soğuk Somun için 940.453 TL
Mart ayı Soğuk Somun için 1.500.000 TL
Nisan ayı Soğuk Somun için 1.500.000 TL
Mayıs ayı Soğuk Somun için 1.500.000 TL
Haziran ayı Soğuk Somun için 1.500.000 TL
Temmuz ayı Soğuk Somun için 1.500.000 TL
Ağustos ayı Soğuk Somun için 1.500.000 TL
Karşılığında davalının belirtilen aylarda ve miktarlarda anlaşmaya uygun olarak belirtilen fiyatlardan mal teslim etmeyi kabul ettiğini, belli bir müddet anlaşılan fiyatlar üzerinden anlaşmaya uygun olarak ürün gönderen davalının 30.04.2022 tarihinden itibaren ürünleri süresinde göndermemeye ve gönderdiği ürünleri de kendi belirlediği fiyat üzerinden göndermeye başladığını, bunun üzerine şifahi görüşmelerde davalının ürünleri süresinde ve anlaşılan fiyatlar üzerinden göndermeyi kabul ettiğini, ancak buna rağmen yine süresinde ve anlaşmaya uygun olarak teslimat yapmadığı için Ankara ... Noterliği 20.12.2023 tarihli ... yevmiye numarali ihtarname ile davalıya ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 22.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarname sonrasında da ürünlerin süresinde ve anlaşmaya uygun olarak gönderilmediğini, davalı aleyhine açılacak davaya esas olmak üzere kalan alacağın iade edilmesi için 07.02.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının kendisine gönderilen ihtarname sonrasında kendi belirlediği fiyatlar üzerinden 627.612,66 TL bedelinde ürün, arabuluculuk sürecinde ve sonrasında da yine kendi belirlediği ücret üzerinden toplam 1.045.525,37 TL bedelinde ürün gönderilmesine rağmen müvekkilinin halen 1.464.473,91 TL alacakları bulunduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin diğer dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin ürünlerin teslim edilmesi gereken tarih olan 31.08.2022 tarihinden itibaren, sayın Mahkeme aksi kanaatteyse ihtarname tebliğ tarihi olan 22.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 25.01.2022 tarihli satış mutabakatı kapsamında davacıya satışına karar verilen ürünlerin mutabakata uygun şekilde fabrikanın üretim durumuna uygun şekilde teslim edildiğini, mutabakatta, mutabakata varılan hem sipariş rakamlarının hem de bedele dair rakamların fabrikanın üretin durumuna göre değişiklik göstereceğinin kararlaştırıldığını, mutabakatta rakamların değişken olduğunun belirtildiğini sabit fiyatlama yapılmadığını, bu nedenle de davacının peşin ve nakit ödeme yapmadığını, çok sayıda çek ile ödemelerini vadeye yaydığını, çekler faktoring firmalarına verildiğinde davacının çekleri teminat amacı ile verdiklerini beyan ettiğinden müvekkilince söz konusu çeklerin kullanılamadığını, mutabakat tarihinden itibaren dolar kurunun fahiş artışı, piyasa koşullarındaki esaslı değişiklikler ve yüksek fiyat artışlarının olması, ... ile ... savaşının çıkması, Türkiyeye giriş yapan hammaddenin kütük halinde gelmesi ile ham madde tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle müvekkilinin üretim fabrikasının, ancak mevcut koşullar dahilinde üretim yapabildiğini ve davacıya üretim yapılan ürünlerin teslim edildiğini, davacıya mutabakata uygun şekilde bakiye ürün tesliminin yapılmaya devam edildiğini, mutabakatta siparişlerin karşılıklı mutabakat ile gerçekleştirileceğinin açıkça düzenlendiğini ve ürünlerin teslimi için süre öngörülmediğini, bu halde müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, davacının dilekçesinde 31.08.2022 tarihine kadar teslimi gerektiğini beyan etmiş ise de taraflar arasında teslim için vade belirlenmediğini ve davacının da bugüne kadar gönderilen tüm ürünleri itirazsız teslim aldığını, davacının müvekkili ile mutabık kalmaksızın her bir çeki adlandırdığı ve bir vade belirlediğinin görüldüğü, tüm iddialarında olduğu gibi davacının tek başına ve Sayın Mahkemeyi yanıltmak adına belirlediği vade ile çekleri ürün gruplarına göre sınıflandırmasını kabul etmediklerini, tarafların hiçbir şekilde bir vade için anlaşmadığını, sabit fiyat belirlenmediğini, çeklerin sınıflandırılmadığını, bu nedenle de davacının dayatmaya çalıştığı rakamlara dair faturaların kabul edilmediğini, faturalara itiraz edildiğini, davacıya gönderilen Ankara ... Noterliğinin 23.12.2022 tarihli ... ve Ankara .... Noterliğinin 09.01.2023 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnameler ile de bu hususların sabit olduğunu, bu ihtarnamelerden sonra da davacıya ürün teslimi yapıldığını ve mutabakat kapsamında alacağının kalmadığını, davacının ihtarnameler akabinde de ürünleri teslim aldığını, davacıya teslim edilmeyen ürün bulunmadığını, davacının müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını beyan ederek davacının haksız davasının ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, bilirkişi raporu, yemin ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle geç ve eksik ifadan kaynaklı zararların tazmini talebine ilişkindir.
Tarafların uyuşmazlık dönemine ilişkin BA-BS formları ilgili vergi dairelerinden celp edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosyaya kazandırılan 16/02/2024 tarihli raporda özetle; "...Dosya kapsamındaki BA-BS formları incelendiğinde, tarafların beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, Davacının 2022 ve 2023 yılları kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalıya 37.746,36 TL borçlu olduğu, davalının 2022 ve 2023 yılları ticari kayıtlarına göre davalının davacıdan 39.339,39 TL alacaklı olduğu, tarafların kayıtları karşılaştırıldığında, Davalının 2022-2023 yıllarında 103 adet davacı adına düzenlediği ve kayıtlarına aldığı faturalarının toplamının 13.612.510,49 TL olduğu, davacının 2022-2023 yıllarında kayıtlarına aldığı 104 adet davalı faturasının toplamının 13.614.690,06 TL olduğu, davacının 2022 yılına ait toplamı 1.052.020,44 TL olan 2 adet davalının davacı fiyat farkı faturalarının iade faturalarına ve 2023 yılına ait toplamı 1.640.394,443 TL olan 8 adet davalının faturalarına anlaşılan fiyatlarla faturalanmadığı için ihtarnamelerle itiraz ettiği, ancak davalı tarafından kabul edilmediği, ancak ihtarnamelere konu edilen tüm faturaların tarafların kayıtlarında yer aldığı, taraf kayıtlarında yer alan çek ve banka kanalı ile davacının davalıya yaptığı toplam ödemenin 11.593.673,60 TL olduğu, davacının tamamı 2022 yılına ait olan davalı adına düzenlediği 29 adet faturasının (2022 BS formu ile beyan ettiği 28 fatura olup, 27.10.2022 tarihli fatura beyan sınırı altında olduğundan beyan edilmediği değerlendirilmiştir) kayıtlarında yer aldığı ve toplamının ise 1.088.381,62 TL olduğu, davalının 2022 yılı BA formu ile beyan ettiği 28 adet faturanin 2022 yılı kayıtlarında 20 adedini kayıtlarına yansıtmış olup, kayıtlarına aldığı 20 adet faturanın toplamının 1.057.145,18 TL olduğu, geriye kalan 9 adet fatura toplam olan 31.236,44 TL tutarlı faturanın kayıtlarında yer almadığı, Nihai olarak davacı kayıtlarına göre davalının davacıdan 37.746,37 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre davalının davacıdan 39.339,39 TL alacaklı olduğu, bakiyeler dikkate alındığında davalı kayıtlarındaki bakiyenin davacı kayıtlarındaki bakiyeye göre 1.593,02 TL fazla olduğu, davacı kayıtlarında yer alan ancak davalı kayıtlarında yer almayan borç ve alacak tutarları arasındaki farkın 1.593,02 TL olduğu ve tespit edilen taraf kayıtlarındaki bakiye tutarlar arasındaki farka eşit olduğu, davacının sözleşme şartlarına uygun olmadığını iddia ettiği ve ihtarnamelere konu ettiği faturalara ilişkin hususlarda hukuki mülahazaların Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı taraf verdiği çekler karşılığında davalı taraftan somun alma anlaşması yaptığını, ancak verdiği toplam 11.500.000,00 TL bedelli çek karşılığında kendisine eksik mal teslimi yapıldığını iddia etmekte, davalı taraf ise davacının iddiasının yerinde olmadığını aralarında sabit fiyat anlaşması olmadığını, ürünlerin teslimi için süre öngörülmediğini, çeklerin davacının belirttiği şekilde ay ay sınıflandırılmadığını aralarındaki anlaşmanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmediğini, protokolde belirtildiği şekilde edimini yerine getirdiğini savunmaktadır.
Görüldüğü üzere taraflar arasında ticari ilişkinin olduğuna yönelik bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf davacının yaptığı ödemelere istinaden somunların fiyatları, teslim zamanı ve adetleri noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasında ihtilaf bulunmayan ve dosyaya sunulan 25.1.2022 tarihli protokol incelendiğinde;
-Davacının edimi olarak Şubat ayından Ağustos ayına kadar vadeli olarak çeklerin verildiği görülmektedir.
-Davalının edimi olarak somunların ne zaman ve ne miktarda teslim edileceği hususunda bir açıklık bulunmamakla birlikte, şubat ayı sevk edilecek sıcak somunların adetlerinin belli olduğu, verilen siparişe göre sevkiyatların yapılacağı, yine şubat ayı için soğuk somun adetlerinin belirleneceği, verilen rakamların fabrika içi üretime göre değişiklik göstereceği, diğer aylarda da sıcak ve soğuk somun siparişlerinin karşılıklı belirleneceği belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi protokol metninde ve tarafların karşılıklı beyanında davacının ediminde bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, davalının ediminin ne şekilde, ne miktarda ve ne zaman gerçekleştirileceği somut olarak belirlenmeyip fabrikanın durumuna göre daha sonra karşılıklı belirleneceği hususunda ayrı bir anlaşmaya konu edilmiştir. Bu maddeden sabit fiyat belirlendiği hususunun aksine, rakamların değişken olduğu, hem sipariş miktarları hem de bedelin fabrikanın üretim durumuna göre değişkenlik göstereceği anlaşılmaktadır.
HMK'daki genel ispat kurallarına göre iddiasını ispat etme yükümlülüğü davacı üzerindedir. Bir başka deyişle davacı iddia ettiği gibi davalıya verdiği çekler karşılığında çeklerin vadelerindeki miktar karşılığında ürün başına sabit fiyat belirlendiğini ispat yükü altındadır. Ancak dosya kapsamına protokolde belirtildiği şekilde sonradan bu şekilde mutabakat yapıldığına dair bir yazılı belge sunulmadığı gibi sabit fiyatın ne kadar olduğuna ilişkin bir delil de sunulmamış, dava dilekçesinde de bu hususa değinilmemiştir.
Tarafların birbirlerine gönderdikleri ihtarnamelerde de bu hususa değinilmiş, davalı cevap dilekçesinde belirttiği şekilde ihtarnamelerinde de 25/01/2022 tarihli protokolde belirtildiği üzere mutabakata varılan hem sipariş rakamları hem de bedele dair rakamların fabrikanın üretim durumuna uygun şekilde değişiklik göstereceği hususunu belirtmiştir.
Hal böyle iken, davacının içeriği hakkında ihtilaf bulunmayan protokolde belirtildiği gibi anlaşılan soğuk somunların adedi ve rakamlarının neler olduğuna ilişkin davalıyla yapılan anlaşmayı veya sabit fiyat anlaşmasını ve hangi sabit fiyat üzerinden anlaşıldığını ve belirttiği şekilde çeklerin vadelerinde ürünlerin teslim edileceği hususunu ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı yanın yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, bu hususta yemin delili hatırlatılmış, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince yemin metni sunulmamıştır.
Hal böyle iken tarafların ticari defterleri ve BA/BS formları üzerinde yapılan incelemede vergi dairesine bildirdikleri faturaların uyumlu olduğu, ticari defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olmadığı, davacının da kabulünde olduğu üzere taraflar arasında teslim tarihi belirlenmediği, tacir olan davacıdan beklenenin basiretli bir tacir gibi davranarak böylesine yüklü ve vadeye bölünmüş bir ticarette verdiği çeklerin karşılığında vadelerine uygun olarak teslim tarihlerinin ürün adedi ve fiyatlarının ayrıntılı olarak belirleneceği şekilde ticaret hayatının gereklerine uygun olarak daha düzenli, profesyonel ve ayrıntılı olarak protokol düzenletmek/düzenlemek olduğu, aksi halde dahi protokolün bu haliyle bazı hususların daha sonra kararlaştırılacağının belirtildiği gözetildiğinde teslim tarihi belirsiz olsa bile teslim tarihlerindeki birim fiyatı ve ürün adedinin neler olduğuna ilişkin tutanak veya yazılı belge düzenleyerek ürünleri teslim almak olduğu anlaşıldığından açıklanan tüm bu nedenler, toplanan deliller, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının sabit fiyat anlaşması olduğuna, çeklerin vadelerinde teslim yapılacağına ve birim fiyatını belirtmediği miktarlar üzerinden bakiye teslim edilmesi gereken ürünler olduğuna ilişkin iddiasını ispat edemediği sonuç ve kanaatiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!