T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/437 Esas - 2024/553
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/437 Esas
KARAR NO : 2024/553
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 23/05/2024
K.YAZIM TARİHİ: 25/06/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesaba konu fatura alacaklarından doğan ticari satım ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten 80.895,80TL bakiye alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı borçlunun 24.01.2023 tarihinde borca itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, icra takibinden ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının düzenlendiği tarihten (07.03.2023) sonra 21.03.2023 tarihinde davalı şirket tarafından 20.000,00TL kısmi ödeme yapıldığını beyan ederek; davalı tarafından Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın 60.895,80TL için iptali ve bu miktar üzerinden icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacı yanın her ne kadar taraflar arasında cari hesaba konu fatura alacaklarından doğan ticari satım ilişkisi bulunduğunu iddia ve beyan etmişse de taraflar arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, zira TTK m.89/2 uyarınca cari hesap sözleşmesinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağının düzenlenmiş olduğunu, müvekkili şirkete dava konu fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmemiş olduğunu, söz konusu malların teslim edildiğinin davacı tarafın ispatla mükellef olduğunu, aksi takdirde faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi olarak kabul edilemeyeceğini, davacı yanın icra takibinden ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının düzenlendiği tarihten sonra müvekkili şirket tarafından 20.000,00TL kısmi ödeme yapıldığının iddia edildiğini, aksini kesinlikle kabul etmemekle birlikte müvekkili şirket tarafından yapılan kısmi ödemenin asıl alacağı kabul anlamına gelmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin borcu kabul ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek, davacı tarafça haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli açılan davanın reddine, haksız ve kötü niyeti icra takibi başlatılması nedeniyle asıl alacağın %30’undan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kaydı, tarafların 2022 yılına ait BA BS formları, mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, 07/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, 14/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin 17.01.2021 tarihinde Kahramankazan İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı ... Şti. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 80.895,80TL alacaklı olduğu, davalı şirket tarafından icra takibinden sonra 21.03.2023 tarihinde yapılan 20.000,00TL kısmi ödeme, Kahramankazan İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına ilişkin kapak hesabı toplamı olan 101.353,51TL’den düşüldüğünde,davacı şirketin(101.353,51TL – 20.000,00TL) 81.353,51TL bakiye alacağı kaldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin 17.01.2021 tarihinde Kahramankazan İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile davalı ... Şti. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 80.895,80 TL’si asıl alacak, 457,71TL’si faiz ve ferileri olmak üzere toplam (80.895,80TL + 457,71TL) 81.353,51TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisi kapsamında faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 19.01.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 24.01.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında faturalara konu muhtelif kalınlıkta plazma kesim işini davalıya ifa ettiğini, bu faturalardan kaynaklı bakiye cari hesap sebebiyle alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, faturaya konu malların teslim edilmediğini, davacıya borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Uyuşmazlık konusu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 80.895,80TL kadar alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Takibe konu alacağın dayanağının faturalar ve cari hesap ekstresi olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 8 adet belge karşılığında KDV hariç 337.632,04TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 8 adet belge karşılığında KDV hariç 337.632,04TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.
Taraflara ticari defter ve kayıtların sunulması, sunulamayacak boyutta ise bulundukları yerin adresini bildirmeleri için süre verilmiş, verilen sürede davacı yan adresi bildirmiş, davalı yan ise ticari defter ve kayıtların zayi olduğundan sunulmayacağını bildirmiştir. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davalı ... Şirketi'nin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defterinin zayi olduğunun tespitine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacı yan ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda 07/11/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiş, düzenlenen raporun mahkememiz talimatına uygun olmadığı anlaşılmakla 14/03/2024 tanzim tarihli ek rapor alınmıştır. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır.
Dava konusu alacağın dayanağı faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağıdır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/işin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında muhtelif kalınlıkta plazma kesim işine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafça bilirkişi incelemesiyle tespit edildiği üzere bir kısım faturaların düzenlenerek davalıya gönderildiği, tarafların örtüşen vergi dairesine yaptıkları bildirimlerinden faturalara konu işin yapılıp teslim edildiği, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, teslim almadığı işe ilişkin düzenlenen faturalarla ilgili bildirimde bulunmaması gerektiği, ayrıca davalı tarafın yapılan işle ilgili eksik/ayıplı ifa savunmasının da bulunmadığı, her ne kadar davalı defterleri zayi olup incelenememişse de, davalı tarafça da itiraza uğramayan takipten sonra yapılan kısmi bir ödemenin bulunduğu, bu durumun da alacağın varlığını gösterdiği, tüm bu sebeplerle usulüne uygun düzenlenmiş davacı ticari defter ve kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabulü ile davacı kayıtlarında tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 80.895,80TL kadar alacaklı olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takipten sonra fakat davadan önce 21/03/2023 tarihinde yapılan 20.000,00TL ödemenin davacının takip talebi gözetilerek TBK'nın 100. Maddesi uyarınca işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edilmesi gerektiğinden bahisle dava tarihi itibariyle borç tutarı tespit edilmek istenmişse de, yapılan kısmi ödemenin ferilere mahsubunun yargılama aşamasında yapılmasının infazda tereddüte sebebiyet vereceği, güncel Yargıtay kararları uyarınca kısmi ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmış, bu sebeplerle bilirkişi raporunda yer alan mahsuba ilişkin hesaplama dikkate alınmadan davalının takibe yapmış olduğu itirazının dava değeri gözetilerek 60.895,80TL yönünden iptali ile takibin 60.895,80TL yönünden devamına, 21/03/2023 tarihinde yapılan 20.000,00TL harici ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 60.895,80TL yönünden iptali ile takibin 60.895,80TL yönünden devamına, 20.000,00TL yapılan harici ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına,
2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 12.179,16TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.159,79TL karar ve ilam harcından peşin alınan 635,47TL harcın mahsubu ile bakiye 3.524,32TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 635,47TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 840,97TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 128,00TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.628,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/05/2024
Katip- Hakim-
e-imzalı e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!