WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

ANKARA BATI ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) Esas-Karar No: 2023/401 Esas - 2024/250
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2023/401 Esas
KARAR NO : 2024/250

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/04/2023
KARAR TARİHİ: 12/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 05/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin lojistik alanında faaliyet gösteren uluslararası bir şirket olduğunu, Müvekkilinin sunduğu lojistik hizmetlerinin literatürde freight-forwarder olarak nitelendirildiğini, bu hizmetlerin müşterilerin ticari amaçlı konteyner/emtia sevkiyatının organize edilmesi suretiyle verildiğini, Davalının 11.11.2020'de müvekkili ile iletişime geçerek, ...'deki Müşterisine emtia sevkiyatında bulunacağını, bu sebeple .../... - ... yahut .../... arasında yapılacak taşıma için navlun fiyat teklifi talep ettiğini, müvekkilince sunulan fiyat teklifinin kabul edilmesiyle taraflar arasında TTK m. 1138/1-b uyarınca “kırkambar sözleşmesi” niteliğinde bir navlun sözleşmesi kurulduğunu, taşımaya konu emtianın ...'de bulunan dava dışı alıcısı ... Ltd.'ye ("...") teslim edilmek üzere, ... no'lu ... tahtında ... ve ... nolu konteynerlara yüklendiğini ve ... gemisi vasıtasıyla da .../...'den ...'e nakliyesinin gerçekleştirildiğini, ürünlerin yüklendiği 2 adet konteyneri taşıyan geminin varış limanı olan ... / ...'e ulaşması akabinde konteynerların 11.01.2021 tarihinde limana tahliye edilmiş ve alıcısının teslimine hazır edildiğini, ne var ki konteynerların gönderildiği dava dışı alıcı ...'ın, müvekkili şirkete teslim amacıyla başvurmadığını, yükler üzerinde herhangi bir hak iddia etmediğini ve en nihayetinde TTK m. 1174/2 anlamında yüklerin hiç boşaltılmadığını, emtiaların teslim alınmaması ve boşaltılması için alıcıya tanınmış serbest sürenin aşılması akabinde, konteynerların limanda fazladan beklemesi ve haksız şekilde işgal edilmesi sebebiyle demuraj ve navluna bağlı diğer giderler, fiili taşıyıcı olan dava dışı ... ("...")'in tarifesi uyarınca, işlemeye başladığını, Müvekkili şirket tarafından emtiaların teslim alınmadığına dair yazılı bildirimin davalı tarafa defaatle e-mail yolu ile yapıldığını, 03.03.2021 tarihli e-mail ekinde de ilgili tarihe kadar oluşan masraf miktarı ve rücu olasılığı hakkındaki resmi statüdeki bildirimin yine müvekkili şirketçe gerçekleştirildiğini, yapılan bildirim sonrasında da aylar geçmesine rağmen konteynerların alıcısı tarafından teslim alınmadığını, davalı şirket yetkilisi ...'ın 26.08.2021 tarihli mailinde yükün farklı bir alıcıya transfer edileceğini, bu süreçte kendilerinden fiili taşıyıcı - armatör ile görüşerek masrafların 50.000 USD'ye indirilmesini ve iki haftalık serbest süre tanınmasını talep ettiğini, bu talep üzerine fiili taşımayı gerçekleştiren ... ile iletişime geçildiğini, ... tarafından 53.000,00 USD'ye onay verilmesine rağmen, müvekkili şirketin kalan tutarı kendi malvarlığıyla karşılayarak, iki hafta serbest süre tanındığını ve 15.09.2021'e kadar konteynerların çekilmesi şartıyla 50.000 USD ödemenin yapılmasının yeterli olduğu hususunda davalıya bilgi verildiğini, buna istinaden emtianın teslim alınması için tanınan serbest sürenin aşılması sebebiyle doğmuş, doğacak demuraj, detention, ardiye, liman ve bununla sınırlı olmamak kaydıyla navlun ve navluna bağlı tüm masraflar ile ilgili sorumluluk tayini amacıyla 02.09.2021 tarihinde müvekkil ile davalı firma arasında "PROTOKOL" imza edildiğini, bu Protokol'de özetle; 15.09.2021 tarihine kadar yükün teslim alınmamış olmasına istinaden oluşmuş/oluşacak masraf tutarlarının 50.000 USD'sinden davalının sorumlu olduğu, fazlaya ilişkin tutardan sorumlu olmadığı, ancak davalı şirketin 15.09.2021 tarihi bitimine kadar ilgili konteynerlara ait masraf miktarlarının yeniden oluşmasını ve/ya işlemesini engelleyebilecek önlemleri almaması halinde 50.000,00 USD'lik tutarı aşan miktardan da sorumlu olacağının düzenlendiğini, Protokolün imzalanmasından sonra Davalının 10.09.2021 tarihli mail ile konteynerların ...'ye getirilmesi seçeneğinin de değerlendirilmek istediğini belirterek navlun teklifi talep ettiğini, müvekkili şirketçe iki konteyner için 25.000 USD'lik teklif iletildiğini ve bu teklifin de davalı tarafça kabul edildiğini, işbu kabulün hem müvekkili şirket çalışanı ...'un 15.09.2021 tarihli e-mailinden, hem de davalı şirket çalışanı ...'ın aynı tarihli e-maili ile Garanti Taahhütnamesi'ni müvekkili şirket onayına sunmasından anlaşılabileceğini, Protokol'e göre 15.09.2021 tarihine kadar yükün teslim alınmamış olmasına istinaden oluşan masrafların 50.000,00 USD'sinin ... ile görüşülüp indirim sağlanarak davalı tarafından karşılandığını, davalının yüklerin geri getirilmesi talebi üzerine deniz taşımasına ilişkin 25.000,00 USD navlun ücretinin ise müvekkil şirket tarafından karşılandığını, yüklerin fiili taşımasını yapacak olan ... Şirketi'ne 23.12.2021 tarihinde 75.000,00 USD ödeme yapıldığını, ... Şirketi'nin ödemeyi aldıktan sonra 28.12.2021 tarihinde yüklerin geri getirilmesi için ...'de gümrük işleri ile ilgilenecek acente ve yeni bir taşıtan gerektiğini belirttiğini, müvekkili tarafından bu hususun davalıya defalarca hatırlatılmış olmasına rağmen davalının yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle herhangi bir gelişme sağlanamadığını ve sonucunda da yüklerin geri getirilemediğini, Protokol'e ilişkin yükümlülüklerin davalı tarafça ihlal edildiğini, 15.09.2021 tarihine kadar yüklerin teslim alınmasının sağlanamadığını, ayrıca davalı tarafından konteynerlara ait masraf miktarlarının işlemesini engelleyecek bir önlem alınmadığını, gümrük işlemlerinin dahi üstlenilmediğini, Müvekkili şirketçe ödenen 25.000 USD'lik navlun bedelinin ...'den iadesi talep edildiğinde, yük çekilmediğinden navluna bağlı ardiye, demuraj vb. tüm masrafların arttığı bildirilerek iadesinin gerçekleştirilmediğini, varış limanında oluşan masrafın gönderilenin emtiayı teslim almaması halinde TTK m. 1207/2 uyarınca davalı taşıtana ait olduğundan ilgili bedeli ödeme yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketçe ödenmiş 25.000,00 USD'lik kısmın müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, ... No'lu taşıma senedinde gönderici (shipper) ...Tic. Lt. Şt. ("... Makineleri") olarak gözüktüğünü, işbu davanın ... A.Ş.'ye ("...") karşı ikame edilmiş olmakla birlikte esasen bu iki şirketin aynı şirket olduğunu, ... tarihli ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... sayfasında ... Şirketi'nin tür değiştirdiği ve ... A.Ş. İsimli şirketin kurulduğunun belirtildiğini, Davalı Şirketin sorumlu olduğu 25.000,00 USD'lik bedel için müvekkili şirketçe 25.04.2022 tarihli ve ... no'lu fatura tanzim edildiğini, faturanın usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı şirketin fatura bedellerini gerektiği gibi ödemekten kaçındığını, bunun üzerine davalı borçlu şirket aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasından ilamsız takibe geçilerek ödeme emri gönderildiğini, davalı şirket vekilinin borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, TTK. m. 1530/4 uyarınca davalının tacir olması sebebiyle ödeme talebini almasını takip eden 30 gün içerisinde mütemerrüt sayılacağını ve alacaklının faize hak kazanacağının açık olduğunu, nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve ... E. ... K. künyeli ilamının da bu hususun kanıtı olduğunu, talep ettikleri faiz ve faiz oranının tamamen hukuka uygun olduğunu beyanla davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların müvekkiline ait 95.325,58 USD bedelli emtia içerir ... ve ... numaralı iki adet konteynerin navlun karşılığında ...'den ...'e deniz yolu ile taşınması için anlaşma sağlanmışsa da fiili taşımanın davacı yanca gerçekleştirilmediğini, davacının dava dışı fiili taşıyan ... (...) ile anlaşma sağladığını ve taşımanın müvekkili ile aralarında herhangi bir sözleşmesel ilişki olmayan ... tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili ile davacı arasındaki navlun sözleşmesinin ifası için davacı yanın fiili taşıyan ... ile bir navlun sözleşmesi kurmuş olduğunu, yükün varış limanına ulaşması akabinde gönderilenin, davacı ... ile dava dışı fiili taşıyan ... arasında kararlaştırılan boşaltma süresi içerisinde malı teslim almadığını, malın bu süre içerisinde teslim alınmamasından kaynaklanan ve bu sebeple fiili taşıyıcı ... tarafından davacıdan talep edilen demuraj ve diğer masrafların, davacı tarafından Müvekkiline yöneltildiğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan görüşmeler neticesinde emtianın teslim alınması için tanınan serbest sürenin aşılması ve mahrece iadesi dahil, ancak bunlarla sınırlı olmayan sebeplerle doğmuş veya doğacak demuraj, detention, ardiye, liman, navlun ve navluna bağlı tüm masrafların 15.09.2021 tarihi de dahil olmak üzere bu tarihe kadar, sadece 50.000,00 USD'lik kısmının müvekkilce karşılanması hakkında taraflar arasında mutabakat sağlandığını, bu yönde 02.09.2021 tarihli Protokol imzalandığını, Protokol uyarınca müvekkilinin 03.09.2021 ve 10.09.2021 tarihlerinde iki taksit şeklinde davacı yana 50.000,00 USD ödeme yaptığını, yine Protokol uyarınca davacıdan mahrece iade kapsamında konteynerların ...'ye geri getirilmesinin talep edildiğini, davacı yanın 13.09.2021 tarihinde göndermiş olduğu fiyat teklifine istinaden ve taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde malın 25.000,00 USD navlun karşılığında ...'ye getirilmesi hususunda 15.09.2021 tarihi öncesinde anlaşma sağlandığını ve e-posta yazışmalarından da anlaşılacağı üzere, taraflar arasında ikinci bir taşıma sözleşmesi kurulduğunu, bu hususun dava dilekçesinde de "müvekkil şirketçe iki konteyner için 25.000,00 USD'lik teklif iletilmiş ve bu teklif de davalı yanca kabul edilmiştir" denilmek suretiyle açıkça ifade edildiğini, bu taşıma sözleşmesine göre davacı yanın müvekkile ait emtiaları içerir iki konteyneri ...'ye geri getirmeyi üstlendiğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacı yanın ikinci taşıma sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilecek taşımanın yine dava dışı fiili taşıyan ... tarafından gerçekleştirilmesi için dava dışı ... ile anlaşma sağladığını, müvekkili şirketin söz konusu anlaşmanın tarafı ve hiçbir surette sorumlusu olmadığını, Müvekkilince 02.09.2021 tarihli Protokol kapsamında 15.09.2021 öncesi, mahrece iade talep edildiğini, buna istinaden davacı yan ile ikinci bir navlun sözleşmesi kurulduğunu ve yine Protokol'de kararlaştırılan 50.000,00 USD'lik masrafın müvekkilince davacı yana ödenmişse de davacının Protokol kapsamında kendisine ödenen 50.000,00 USD'lik bedelin ve yine taraflar arasındaki ikinci taşıma sözleşmesi uyarınca fiili taşıma için anlaşma sağladığı dava dışı ...e ödenecek 25.000,00 USD'lik bedelin ödemesini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 23.12.2021 tarihinde yaptığını, söz konusu ödeme tarihinin Protokol ve ikinci taşıma sözleşmesinden yaklaşık üç ay sonrasına tekabül ettiğini, bu hususun dava dilekçesinde ikrar edildiğini, ikinci taşıma sözleşmesinden sonra malın akıbeti hakkında davacının müvekkiline hiçbir bilgi vermediğini, navlun veya başkaca bir talepte bulunmadığını, müvekkilince istenmesine rağmen geri dönüş programı hakkında hiçbir bilgi paylaşımı yapılmadığını, 23.09.2021 tarihinde gönderilen mail ile geri dönüş işlemlerindeki durumun ne olduğunun sorulmasına rağmen bir dönüş sağlanmadığını, müvekkili şirket yetkililerince 04.10.2021 tarihinde ürünlerin akıbetinin yeniden sorulduğunu, davacının halen gemi detayının beklendiğini belirttiğini, nitekim konteynerlerin taraflar arasındaki ikinci taşıma sözleşmesi uyarınca halen yola çıkarılmadığının anlaşıldığını, buna istinaden keşide edilen Ankara .... Noterliği'nin 02.12.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mahrece iade konulu ikinci taşıma sözleşmesi uyarınca mülkiyeti müvekkiline ait malları içerir iki adet konteynerin ek bir gider çıkarılmaksızın bir an evvel müvekkiline iadesi için davacı yana yeniden ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 07.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafın dava dışı ...in ancak "ödemeyi aldıktan sonra" 28.12.2021 tarihinde yüklerin geri getirilmesi için ...'de gümrük işleri ile ilgilenecek acente ve yeni bir taşıtan gerektiğini fade ettiğini, fiili taşımayı yapması için kendisiyle anlaşma sağlanan dava dışı ...'in davacı taraftan ödemeyi alana kadar müvekkiline ait emtiaları içerir iki konteynerin taşınması bakımından hiçbir işlemde bulunmadığını, davacı tarafından ödeme yapılmaması sebebiyle söz konusu iki adet konteynerin uzun süre bekletildiğini, Protokol'de kararlaştırılan 15.09.2021 tarihinin aşılmasına ve yeni masrafların oluşmasına davacı yanın sebep olduğunu, davacı tarafından yüklerin geri getirilmesi için ...'de gümrük işleri ile ilgilenecek acente ve yeni bir taşıtan gerektiğinin müvekkiline bildirildiğini ileri sürmekle birlikte böyle bir bildirimde bulunulmadığını, böyle bir bildirim yapıldığı düşünülse bile bildirimin en iyi ihtimalle 28.12.2021 tarihinden sonra yapılabileceğini, ikinci taşıma sözleşmesinin 2021 Eylül ayında kurulduğunu, davacı yanın navlun veya gümrük işleriyle ilgilenecek yeni bir taşıtan dahil olmak üzere müvekkilden hiçbir talepte bulunmadığını, fiili taşıma için ...'e 23.12.2021 tarihinde ödeme yaptığını ve bu ödemeyi yaptıktan sonra 28.12.2021 tarihinde ilgili gerekliliğin kendisine bildirildiği göz önüne alındığında bu tarihe kadar geçen 3 aylık sürenin müvekkilinin kusurundan değil, davacı yanın fiili taşıyana geç ödeme yapmasından kaynakladığını ve navlun olarak ödenen dava konusu 25.000,00 USD bedelin de fiili taşıyan tarafından bu 3 aylık gecikmeye istinaden alıkonulduğunun anlaşıldığını, geç ödemeden ve geç aksiyon alınmasından kaynaklanan 3 aylık süreye ilişkin masrafların müvekkilden talep edilemeyeceğini, ikinci taşıma sözleşmesi uyarınca müvekkiline taahhüt edilen taşımanın davacı tarafından organize edilememesi ve bekleme süresinin aşılmasının müvekkiline ait iki adet konteynerin davacının zilyetliğinde iken imha edilmesine neden olduğunu ve ağır zarara uğradığını, 02.11.2022 tarihinde keşide ettikleri Ankara ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile ... ve ... numaralı konteynerler içerisinde yer alan ve davacının yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesinden kaynaklı olarak gümrük idaresince imha edilen malların bedeli olarak 95.325,58 USD ve 02.09.2021 tarihli Protokol uyarınca müvekkilince davacıya ödenen 50.000,00 USD'nin 3 gün içerisinde ödenmesinin talep ve ihtar edildiğini, ihtarnamenin 03.11.2022 tarihinde tebliğ edilmekle davacının temerrüde düştüğünü, ikinci taşıma sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyen davacı yanın, ilgili sözleşme uyarınca müvekkilinden navlun talep etme hakkının bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesinin buna engel olduğunu, davacı yanın 25.000,00 USD navlun talep edebilmesi için öncelikle kendi taşıma borcunu ifa etmiş olması ya da ifasını önermiş olmasının gerektiğini, malların davacının zilyetliği esnasında zayi olduğunu, bu sebeple davacı yanın ağır kusurunun bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu m. 1178 hükmüne göre taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunu, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen haller dışında kalan (navlun sözleşmesinin hiç ifa edilmemesi gibi) diğer bütün hallerde taşıyanın sorumluluğu hakkında, navlun sözleşmesi eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan, Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesine ilişkin 470 — 486 maddeleri ile bu maddelerde hüküm bulunmayan hallerde m.112 vd. hükümlerinin uygulanacağını, Türk Borçlar Kanunu m. 471 uyarınca yüklenicinin (taşıyan), üstlendiği edimleri işsahibinin (taşıtanın) haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğunu, aksine âdet veya anlaşma olmadıkça, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisinin sağlamak zorunda olduğunu, davacı taşıyanın, taraflar arasındaki ikinci navlun sözleşmesi uyarınca taşıma borcunun ifası için gerekli olan tüm organizasyonları ve prosedürleri müvekkili taşıtanın haklı menfaatlerini gözeterek makul süre içerisinde tamamlaması ve bir an önce yükleri müvekkiline teslim etmesi gerekirken malların imha edilmesine sebep olacak şekilde gecikmesinin hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, huzurdaki dava konusu bedelin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, ikinci taşıma sözleşmesine rağmen davacının sözleşmenin ifası için gerekli olan organizasyonu sağlayamadığını, ikinci taşıma sözleşmesi kapsamındaki ediminin ifası için fiili taşıyan olarak yeniden anlaşma sağladığı ...'e 25.000,00 USD navlunu yaklaşık 3 ay sonra 23.12.2021 tarihinde ödediğini ve ancak bu tarihten sonra müvekkiline ait malları içerir iki konteynerin ...'ye getirilmesi için işlemlere başladığını, e-posta ile talep edilen "gecikme masrafının" doğmasında müvekkilinin değil, davacı yanın kusurunun olduğunu, ikinci taşıma sözleşmesi sonrası davacının yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirmiş olması durumunda bu sözleşme kapsamında kararlaştırılan ve navlun ücreti olarak dava dışı ...'e 23.12.2021 tarihinde davacı tarafça ödenen 25.000,00 USD'lik bedelin gecikmelerden kaynaklı masraf olarak dava dışı ... tarafından alıkonulmayacağını, dava dışı fiili taşıyan ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki ve irtibat bulunmadığından, keza navluna ilişkin olarak kendilerinden herhangi bir talepte de bulunulmadığından ödemenin geç yapılması sebebiyle müvekkilin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının kusuru sebebiyle imha edilen 95.325,58 USD bedelli mallar nispetinde maruz kaldıkları zararlar için davacı tarafın dava konusu alacak talebi nispetinde takas mahsup yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin borcu bulunmadığından haksız davanın reddine, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ticaret sicil kayıtları, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan 02/09/2021 tarihli protokol, faturalar, dekontlar, mail yazışmaları, 26/08/2023 ve 08/02/2024 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, navlun sözleşmesinden kaynaklı dava dışı şirkete ödenen bedelin tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 01/06/2022 tarihli ödeme emri ile 25.000,00 USD asıl alacak, 42.81 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.042,81 USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 07/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 06/06/2022 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 17/04/2023 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla dosyaya kazandırılan 26/08/2023 tarihli kök raporda ve bu rapora davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine alınan 08/02/2024 tarihli ek raporda özetle; Davacının takip tarihi itibarıyla Davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Taraflar arasında mülkiyeti Davalı ... A.Ş.'ye ait malların iki adet konteyner içinde Davacı ... Şt. tarafından ...'ndan (...) ...'na (...) deniz yoluyla taşınması hususunda bir kırkambar sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeyi tevsik etmek üzere 25.11.2020 tarihli bir deniz taşıma senedi (sea waybil) düzenlendiği, taşıma senedine göre gönderilenin ... & ... Şt. (...) olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taşıma senedi, ... sayılı olup taşınan malların içinde bulunacağı iki adet konteynerlere ilişkin bilgileri içermektedir.
Taşıma konusu mallar dava dışı fiili taşıyan konumundaki ... (...) firmasınca ... isimli gemiyle taşınmış, gemi, 11.01.2021 tarihinde varma limanına gelmiş, ancak gönderilen tarafından yapılan ihbarlara rağmen teslim alınmamıştır. 03.03.2021 tarihinde bu husus davacı Vekili tarafından davalıya ihtar edilmiştir. Netice itibariyle malların gönderilen tarafından teslim alınmadığı hususu, her iki tarafın da kabulündedir.
Malların teslim alınmamasının yarattığı demoraj ve liman masrafları gibi giderlerin ortaya çıkması üzerine taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda sorunların çözümüne ve giderlerin ne şekilde ödenerek işin tasfiye edileceğine dair 02.09.2021 tarihinde bir protokol kabul edilmiştir. Protokol, taşımaya konu emtianın teslim alınması için tanınan serbest sürenin aşılması, mahrece iadesi dâhil ancak bunlarla sınırlı olmayan sebeplerle doğmuş veya doğacak demuraj, detention (alıkoyma), ardiye, liman dâhil ancak sınırlı olmamak üzere navlun ve navluna bağlı tüm masraflar ile alakalı olarak sorumluluk tayini ve bunun sınırlarının belirlenmesi amacıyla düzenlenmiştir.
Protokol m. 2.2'ye göre Taşıtan (Davalı), söz konusu masrafların niteliği ve miktarları ile alakalı olarak ... tarafından bilgilendirildiğini, 15.09.2021 tarihi dâhil olmak üzere bu tarihe kadar oluşmuş / oluşacak masraf tutarlarının 50.000,00 USD kısmından sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt etmekte, fazlaya ilişkin miktarın söz konusu olması durumunda ... bu tarihe kadar 50.000,00 USD'den fazla miktardan Taşıtanın (Gönderici) sorumlu olmadığını kabul etmektedir.
Protokol m. 2.3'e göre Gönderici/Taşıtan (Davalı), 15.09.2021 tarihi bitimine kadar ilgili konteynerlere ait masraf miktarlarının yeniden oluşmasını ve/veya işlemesini engelleyebilecek önlemlerin kendilerince alınmaması durumunda 50.000,00 USD'yi takip eden aşan miktarlardan da sorumlu olacağını, fiili taşıyıcı dâhil diğer yük ilgilileri tarafından olası bir davalicra takibinin başlatılması hâlinde ...'yi bunlardan ari tutacağını ve ...nin zarara uğraması hâlinde tazminden münferiden sorumlu olduğunu, düzenlenecek faturaları itirazsız kabul edeceğini ve varsa vadesinin dolması ile kendilerince ödenmesinin nakden ve defaten yapılacağını kabul etmektedir.
Protokolün kabulünü müteakip taraflarca 10.09.2021 ve 15.09.2021 tarihli e-mailler yoluyla yapılan yazışmalara dayalı olarak iki adet konteynerde bekletilmekte olan emtianın ...ye taşınması ve böylece iadesi hususunda yeni bir navlun sözleşmesi yapılmıştır. Taraflar arasında müstakil yazılı bir navlun sözleşmesi yapılmamıştır. Keza, taşımayı tevsik etmek üzere bir konişmento veya deniz taşıma senedi de düzenlenmemiştir. Bununla birlikte, bu taşımanın bedelinin 25.000,00 USD olacağı hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Ne var ki, müstakil yazılı bir navlun sözleşmesi yapılmadığından taşımanın ne zaman başlayacağı ve tarafların yükümlülüklerine ilişkin ayrıntılı şartların ne olduğu ne maillerde, ne de başka belgeyle dosya kapsamında ispatlanamamıştır.
02.09.2021 tarihli Protokol gereği 50.000,00 USD'ın davalı tarafından davacıya ödendiği sabittir. Taşımanın ne zaman başlayacağı ve taşımaya İlişkin tarafların yükümlülüklerin ne olacağı tam olarak dosya kapsamında sabit olmamakla birlikte, davacı yan dava dışı ... ile anlaşarak taşımayı filli taşıyan sıfatıyla bu şirkete yaptırmak istediği anlaşılmaktadır. Nitekim davacı yan, bu amaçla, taşımanın karşılığı olarak fiili taşıyana (...) 23.12.2021 tarihinde 25.000,00 USD navlun bedeli ödemiştir.
Bahse konu taşıma işinin gerçekleştirilemediği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı yan, fiili taşıyanın (...) 28.12.2021 tarihinde yüklerin geri getirilmesi için ...'de gümrük işleriyle ilgilenecek acente ve yeni bir taşıtana gerek olduğunu bildirdiğini, bu hususun kendilerince davalıya bildirilmesine rağmen davalının gereğini yerine getirmediğini ve yüklerin taşınamadığını ileri sürmektedir. Ne var ki, yukarıda belirtildiği şekille söz konusu 25.000,00 USD bedelli ikinci navlun sözleşmesinin ne zaman ve ne şekilde ifa edileceğine ve tarafların yükümlülüklerine dair dosyada herhangi bir açıklık yoktur. Bu sözleşmenin ifa edilememesinde iki tarafın da kusurlarının olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporuyla sabittir. Sözleşme, 10.09.2021 ve 15.09.2021 tarihli maillerle kurulmuş olmasına rağmen, taşımanın gerçekleştirilmesi için Davalı yan, Davacıdan belirli bir tarihte geminin hazır edilmesini istemediği gibi emtianın gümrük çıkış işlemlerini gerçekleştirmemiş ve sair usuli işlemleri yerine getirmemiştir. Davacı yan ise ancak üç aylık süre sonunda taşımayı gerçekleştirmek üzere önceki navlun sözleşmesinde kullandığı fiili taşıyan ile anlaşmış ve fili taşıyana 25.000,00 USD ödemiştir. Taşımanın ne şekilde gerçekleştirileceği hususunda gerekli ayrıntılar, taraflarca açık bir şekilde kararlaştırılmış olmayıp dosya kapsamında da ispat edilmiş değildir.
Davacı yan, ikinci navlun sözleşmesinin gerçekleştirilmesi için dava dışı fiili taşıyana ödediği 25.000,00 USD'in protokol kapsamında Davalıdan tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. İşbu davada uyuşmazlık, tamamıyla bu nokta üzerinde toplanmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere protokolün kabulünden sonra geçen üç ayın sonunda fiili taşıyan ile anlaşma yapan davacı, taşıma işinin gerçekleştirilmemesinde kusurludur. Davacı, henüz gerçekleştirmediği taşımanın gerçekleştirilmesi için üçüncü kişi konumundaki fiili taşıyana ödediği bedeli davalıdan talep etmektedir. Taşıma işinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle fiili taşıyan geminin beklemesine bağlı olarak oluşan borçları mahsup ettiğinden bahisle ödeme talebini geri çevirmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle taşıma işinin gerçekleştirilmemesi ve gecikmeye davacının kusurlu hareketlerinin sebep olduğu mahkememiz kabulündedir.
Tüm açıklanan bu hususlar değerlendirildiğinde taşıma işi gerçekleştirilmediğinden söz konusu bedelin davalıdan iadesinin mümkün olamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı yan, henüz gerçekleştirmediği, fakat gerçekleştirilmesi amacıyla üçüncü kişi konumundaki fiili taşıyana ödediği bedeli, davalıdan talep etmektedir. Taşımanın gerçekleştirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bu bedeli iadesini fiili taşıyandan istemiş ise de filli taşıyan, maruz kaldığı masraflar nedeniyle bu miktarı kendisine ödememiştir. Davacı taraf da bu bedelin davalının sorumluluğunda olduğunu iddia etmektedir.
Şüphesiz davacı taraf, 02.09.2021 tarihli Protokol kapsamında 50.000,00 USD'i aşan masraf ve sair zararlar için yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıdan talepte bulunabilir. Ancak icra takibine konu 25.000,00 USD tutarındaki navlun bedeli, bu masraflar kapsamında olmayıp, gerçekleştirilmeyen navlun sözleşmesinin karşılığını oluşturmaktadır. İşbu davanın konusunun söz konusu navlun bedelinin ödenmesine ilişkin olması, bir başka deyişle 02.09.2021 tarihli protokol kapsamında maruz kalınan giderlerin tahsiline yönelik olmaması sebebiyle davacı tarafın dava dışı fiili taşıyana ödemiş olduğu 25.000,00 USD tutarındaki navlun bedelini isteyemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan, belirtilen miktar kadar ne tür bir demuraj, ardiye masrafı vb. giderlerin yapıldığı hususu da dosya kapsamında ispatlanmış değildir. Tüm bu nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştır.
Davalının kötüniyet tazminatı talebi değerlendirildiğinde ise, kötüniyet tazminatı takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan, ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötüniyetli kabul edilir. Bu nedenle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilme şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 6.296,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.869,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 74.016,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/03/2024

Katip Hakim
e-imza e-imza