WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

ANKARA BATI ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/365 Esas - 2024/92
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2023/365 Esas
KARAR NO : 2024/92

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ: 06/02/2024
K. YAZIM TARİHİ: 29/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı otomobili ile 24.10.2021 günü seyir halinde iken ... önüne geldiğinde sürücü ...'ın kullandığı ... plakalı aracın şerit değiştirmek maksadıyla sola manevra yaptığı sırada bu aracın sol yan ön kısımlarıyla çarpıştığını, çarpışmanın şiddeti ile ... plakalı otomobilin sol tarafa doğru savrularak sol yan kısımlarıyla; soldan ikinci şeritine seyir halindeki sürücü ...'ın kullandığı ... plakalı otomobilin sağ yan ön kısımlarıyla çarpıştıklarını, böylece üç araçlı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası olduğunu, müvekkilinin kullandığı ... plakalı otomobilin yolun sağ şeridinde gidiş yönündeki sol ve sağ yan kısımlarından hasarlı olarak durduğunu, bu kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazanın oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ani manevra ile kazaya neden olduğunu, sürücünün çarpışma noktasının 21 metre ilerisindeki beton bariyere çarparak ağır hasarlı olarak durmasından şerit değiştirme sırasındaki hızının olması gerekenin çok üzerinde olduğunun anlaşıldığını, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da sürücü ...'ın asli olarak birinci derece kusurlu olduğunun belirlendiğini, aracın ruhsatının ... adına kayıtlı olduğunu, kazanın oluşumunda ...'ın % 100 tamamen kusurlu olup müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, davalı ... ve sigorta eden şirket kazayı yapan, araç sahibi olarak ( maddi tazminat talepleri, değer kaybı ) sorumlu olduğunu, davalıların neden olduğu bu kaza nedeni ile müvekkilinin aracının zarar gördüğünü, çekici yardımıyla otoparka çekildiğini, tamir ettirildiğini ancak bir ödeme yapılmadığını, sigorta şirketi başvurduklarını ancak olumlu dönüş yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşmaya varamadıklarını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, taleplerinin kabulü ile ... plakalı araçta oluşan zararın ve değer kaybının saptanarak ödenmesine ( sigorta şirketinin poliçe ile sınırlı sorumluluğuna ), kaza tarihinden başlayarak yasal faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/11/2023 tarihli dilekçesi ile özetle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 15.000 TL maddi tazminat ( işçilik + tamir ) bedelinin, KDV dahil 1.458 olmak üzere dava değerini arttırdıklarını, 1.000,00 TL değer kaybı istemi yönünden dava değerini 9.000 TL arttırdıklarını beyan etmiştir.
CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararı bulunmadığını, HMK’nın dava şartlarına ilişkin 114-1/h maddesi kapsamında konu davada belirsiz alacak davası açmakta “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının, müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuruda başvuru şartını yerine getirmediğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için; gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacının müvekkili sigorta şirketine başvurusunda zararın hesaplanması için gereken bilgi ve belgelerin sunulmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından atanan ekspere gösterilmeyerek gerçek zarar miktarı muteber delillerle ortaya konulmamış olup zararın varlığının denetimine engel olunduğunu, davacı tarafından iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde davranılarak Kanunla kendisine yüklenen sorumluluklarını yerine getirmediği dikkate alındığında TMK m. 2 uyarınca iyi niyet kurallarına ve sigorta hukukunun temel prensiplerine aykırılık teşkil eden bu eylem karşısında huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazları saklı kalmak kaydıyla; araçta meydana gelen hasar bedelinin araç üzerinde fiziki inceleme yapılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu kaza bakımından başvuran tarafın müvekkili şirketin araç üzerinde inceleme yapmasını engellediğini ve aracın onarımını yetkisiz ve anlaşmasız serviste sağlamış olup başvuranın zararı artırdığını, her ne kadar zararın giderilmesini talep hakkı olsa da bu hakkını dürüstlük kuralına uygun yöneltmek zorunda olduğunu, aksi hukuk düzenince koruma alanı bulamayacağını, dolayısıyla her halükarda müvekkili sigorta şirketi yalnızca iskonto uygulanmış bedel üzerinden ve o bedelle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğinden hesaplanan tazminattan %20’den az olmamak üzere iskonto uygulanmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulması mümkün olmadığını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkili sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, fakat davacı tarafından herhangi bir onarım faturası vb. evrak sunulmadığı görüldüğünü, bu nedenlerle sigorta şirketinin, hesaplanan işçilik ve hasar bedeline ilişkin KDV’den sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, her halükarda değer kaybı hesaplamasının zmss genel şartlara göre yapılması gerektiğini, somut olayda kaza tarihi ve poliçe tanzim tarihi nazara alındığında; 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni genel şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, her durumda değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacının faize ilişkin taleplerinin de kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacının faize ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, yargılama masrafı ve vekâlet ücretinden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, dava açılmasına, müvekkili şirketin neden olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından huzurdaki davanın usulden reddini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru yapmadan huzudaki davayı ikame ettiği dikkate alındığında tazminat taleplerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmamasını, fazlaya ve faize dair taleplerin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...ve ... davaya karşı cevap dilekçesi sunmamışlar, davalı ... katıldığı duruşmada özetle; davayı kabul etmediğini, asgari ücretli çalıştığını, evinin kira olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, tramer kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, araç trafik tescil kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 17/10/2023 tarihli raporu ile özetle; meydana gelen trafik kazasında; ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın %100 (Yüzde Yüz) oranında tamamen kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ... ile ... plakalı aracın sürücüsü ...’in her biri kendi nam ve hesabına olmak üzere ayrı ayrı tamamen kusursuz olduklarını, ... plakalı araçta dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasar bedelinin ise çıkma nitelikli parça kullanılması itibariyle KDV hariç 15.100,00 TL (On Beş Bin Yüz Lira) kısmi KDV dahil olmak üzere ise 16.558,00 TL (15.100 TL KDV hariç bedel + 1.458,00 TL KDV) (On Altı Bin Beş Yüz Elli Sekiz Lira) olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle ... plakalı araçta oluşan reel değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle olmak üzere 10.000,00 TL (On Bin Lira) olacağını bildirmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeni ile araç değer kaybı ve hasar bedeli tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu olay davalı sigortalı araç sürücüsü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile 24.10.2021 günü saat 15.10 sıralarında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde dört şeritli tek yönlü bölünmüş yol bandı olan ... yolunu takiben ... istikametine doğru en sağ şeridi takiben seyri esnasında ... mahallesi dönüş varyantı mevkünde marka ve modeli belli olmayan bir aracın önüne doğru direksiyon kırması nedeniyle yönetimindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek kontrolsüz olarak seyir istikameti itibariyle sol yan tarafındaki seyir şeridine doğru manevra yaptığı esnada yönetimindeki aracın sol yan ön köşe kısmı ile sol yan tarafındaki seyir şeridi üzerinde düz istikamette seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın sağ yan ön kısmına, yine yönetimindeki aracın sol yan arka kısmı ile de yine sol yan tarafındaki ikinci şerit üzerinde düz istikamette seyir halinde olan davacı araç sürücüsü ... yönetimindeki ... plakalı aracın sol yan orta kısmına çarpması şeklinde devam eden üç araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kusur yönünden yapılan değerlendirme ile davalı araç sürücüsü ...'ın kontrolsüz olarak sol yan tarafındaki seyir şeridine doğru manevra yaptığı süreçte gireceği şerit üzerini tam ve özenli olarak yeterince kontrol etmemesi sonrasında sol yan tarafındaki şerit üzerinde seyir halinde olan araçların geçişini beklememesi sonrasında bu şerit üzerindeki araçlar ile çarpışmaya sebebiyet verdiği davalı sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın meydana gelen trafik kazasında “asli ve tamamen kusurlu” olduğu kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).Bu kapsamda davacı, aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden ve ...'tan talepte bulunmuştur. Davalı araç sürücüsü ...'dan ise haksız fiil sorumluluğu kapsamında talepte bulunmuştur.
Hasar yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebilir. Davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse; kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki haliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile KDV dahil olmak üzere ise 16.558,00 TL olacağı, Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 10.000,00 TL olacağı, bu kapsamda 16.558,00 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 17.02.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına) karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 16.558,00 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 17.02.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına)
2-Alınması gereken 1.814,18 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 273,24 TL harç ile 180,30 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.360,64 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.473,90 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 273,24 TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı ile 180,30 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 659,04 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 884,50 TL tebligat ve posta gideri ile 2.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.884,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 06/02/2024

Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı