T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/310 Esas - 2024/173
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/310 Esas
KARAR NO : 2024/173
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
K.YAZIM TARİHİ: 14/03/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili firmanın 30.10.2020 tarihli bakiye fatura alacağı ve 30.12.2020 tarihli fatura alacağına istinaden Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalı borçluya yapılan satış karşılığında e-fatura düzenlendiğini, davalı borçlunun bu faturaya karşılık herhangi bir itirazı olmadığını, müvekkili firma tarafından yapılan satışa ilişkin ürünlerin teslim edildiğini, müvekkilinin tüm şifahi uyarıları ve çabasına rağmen söz konusu alacağın ödenmediğini, bu nedenle alacağın yasal yollarla tahsili yoluna gidildiğini beyan ederek, davanın kabulü ile davalı tarafın Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; müvekkili şirketin muhtelif çelik konstrüksiyon, baraj daimi teçhizatları, yüksek kapasiteli gezer köprü ve portal vinçler, konveyörler ve ağır makina ekipmanlarının imalatı konularında faaliyet göstermekte olduğunu, 28.10.2020 tarihli onaylı sipariş formundan anlaşılacağı üzere davacıdan; 4 adet: ... Cinsi İ: 103,50 Çift Giriş Milli, Tek Çıkış Milli Redüktör, 2 adet ... Cinsi A13 İ: 15,88 Redüktör siparişi vermiş olduğunu, sipariş formunun açıklama kısmında; ... cinsi redüktörlerin; 2 adet sağ çıkışlı, 2 adet sol çıkışlı olacağı, ... cinsi redüktörlerin; çift çıkış milli, giriş dişi milli, standart dişi kamalı olacağı, Redüktör gövdelerinin; ... olacağı, Kullanılan malzemelerin; ... veya ... menşeili olacağı, Redüktörlerde kullanılan rulmanların; ... marka olacağı, Redüktörlerin; üretici firma ...'e ait sertifikalar ve test raporlarının müvekkili ile paylaşılacağının kararlaştırıldığını ve her iki firma yetkilisi tarafından imzalanmış olduğunu, söz konusu redüktörlerin tesliminin akabinde, henüz bir inceleme yapılmadan dahi redüktörlerle birlikte gelen kalite dosyalarındaki eksiklikler ekte sunulmuş olan müvekkili şirket genel müdürü ... tarafından davalı şirket yetkilisi ...'a gönderilen 20.01.2020 tarihli mailde ortaya konulmuş olduğunu, kontrol sağlandığında ise gönderilen imalatın müvekkilin projede öngörülen şartları taşımadığı, sipariş formu ve üretici firmanın kataloğunda yer alan teknik çizimlerle uygun olmadığı tespit edilmiş olduğunu, sipariş formu, teknik çizimler, şartname ve üretici firma ...'ün ürün kataloğu incelendiğinde görüleceği üzere; dişli kutusunun bir tarafının giriş çapının 50x100 ölçüsünde, diğer tarafının 40x100 ölçüsünde sipariş edilmesine rağmen; dişli kutusunun giriş millerinin bir tarafı 40x100 diğer tarafı ise 40x100 olarak teslim edilmiş olduğunu, bu detayın müvekkil şirketin projesine uygun olmadığı gibi ...'ün katalog detaylarına da uygun olmadığını, dolayısıyla söz konusu millerin müvekkilinin projesinde kullanılmasının mümkün olmadığını, dişli kutusunda mevcut olan bu uygunsuzlukların vakit geçirmeksizin ekte sunulu maillerden de anlaşılacağı üzere davalıya bildirmiş olduğunu, davalının da üretici firmaya bildirmiş olduğunu, fakat müvekkil şirketin projesinde yurtdışı sevkiyat tarihi geldiği için karşılıklı mutabık kalınarak redüktörün sökülüp giriş millerinin müvekkili firma tarafından yeniden yapılmasına karar verilmiş olduğunu, bu kapsamda dişli kutusu müvekkili firma tarafından demonte edilip giriş milleri sökülmüş, numuneye uygun olacak şekilde bu millerin yeniden imalatı yapılmış, giriş millerinin kutu gövdesinin dışında kalan ölçüleri bu şekilde projeye uygun hale getirilmiş olduğunu, izah edilen hatalı üretimden kaynaklı olarak müvekkili firmanın 21.000,00 TL+KDV imalat ve 8.000,00 TL +KDV montaj, demontaj zararı ortaya çıkmış olduğunu, ayrıca montaj ve demontaj işlemlerinin yapılmasından kaynaklı olarak imalatların tamamının müvekkilinin ...'da yer alan projesine teslimi 15 gün gecikmiş, müvekkil firmanın ticari itibarı zarar gördüğü gibi, mevcut işte de birtakım problemler ortaya çıkmış olduğunu, dişli kutusu sökülüp kontrolleri yapıldığında ise sipariş formunda bütün rulmanların ... marka olacağı açıkça belirtildiği halde burada kullanılan rulmanların (12 adet x 4 takım = 48 adet) tamamının ... olmadığı, çıkış milinde ... marka giriş milinde ise ... markalı düşük kalite rulmanların kullanıldığının tespit edilmiş ve fotoğraflarla belgelenmiş olduğunu, müvekkilinin dişli kutusunda gerçekleştirilen ayıplı üretimi düzeltmek için malzemeyi demonte etmese söz konusu ayıbı tespit etmesi veya gözle görmesinin mümkün olmadığını, ticari ahlakla bağdaşmayan bu durumu davalıya bildirdiğinde ise davalı üzerine herhangi bir sorumluluk almadığı gibi, bu durumu üretici firmaya bildirmiş, üretici firma ... müvekkil şirkete sadece 8 adet ... rulmanı bedelsiz olarak teslim etmiş olduğunu, fakat kalan 40 adet rulman taleplerine rağmen değiştirilmemiş olduğunu, yaşanan tüm bu süreç sonunda davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile bakiye fatura alacağından kaynaklı icra takibi başlatmış, taraflarınca 28.06.2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile "borcun tamamına, faize, faiz oranına, fer'ilerine" itiraz edilmiş ve İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, davacının ayıp/gizli ayıplı ifasından kaynaklı olarak müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığının açık olduğunu, aksine söz konusu ayıptan kaynaklı müvekkilinin zararı oluşmuş olup, zarar miktarı davanın alacak talebinden katbekat fazla olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacak talebi zamanaşımına uğradığı gibi talep icra takibi ile talep edilen faiz ve fer'ileri de hatalı hesaplanmış olduğunu beyan ederek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2020 yılına ait BA BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 27/11/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi kurulu raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin 17.06.2022 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı ... A.Ş. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 20.677,60TL alacaklı, bununla birlikte davacı şirketin icra takibinden önce alacağının tahsili hususunda davalıya yazılı ya da sözlü ihtarı bulunmadığı için, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşüremediği, bu nedenle icra takibinde davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 22.06.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 28.06.2022 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana faturalar tanzim edildiğini, faturalara konu malların davalı yana teslim edildiğini, ancak davalı tarafça fatura bakiye borcunun ödenmediğini iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise faturalara konu malların ayıplı olduğunu, bu sebeple davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 19.212,60TL asıl alacak ile 4.466,80TL işlemiş faizi, 1.465,00TL asıl alacak ile 337,24TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 25.481,64TL alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Uyuşmazlık konusu faturaların 12/01/2021 tarihli KDV hariç 1.241,53TL, KDV dahil 1.465,00TL bedelli fatura ile 07/01/2021 tarihli KDV hariç 184.820,00TL, KDV dahil 218.087,60TL tutarlı fatura olduğu, 12/01/2021 tarihli fatura bedelinin tamamının, 07/01/2021 tarihli faturanı ise bakiye 19.212,60TL'nin tahsilinin talep edildiği tespit edilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2021 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 186.061,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 186.062,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre iddia ve savunmanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen 27/11/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, delil vasfını haiz olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 20.677,60TL alacaklı olduğu, davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, delil vasfını haiz olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 20.677,60TL borçlu olduğu, davalının iddia ettiği ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu ve ayıba ilişkin süresinde yapılmış bir ihbarın ve alınmış bir raporun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanan bakiye alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi rapoları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen ticari defter ve kayıtlardan gerekse taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere ticari alım - satım ilişkisi bulunduğu, her iki tarafın defterlerindeki kayıtlar ve vergi dairesine yapılan bildirimler ile davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve malın teslimi yönündeki iddiasını ispatladığı, nitekim davalının da malın teslim alınmadığına yönelik bir savunmasının bulunmadığı, davalı yanın savunmasının ayıplı mal teslimine yönelik olduğu, davalı yanın bu savunmasına dayanak olarak davacı yana gönderilmiş herhangi bir ihtarının bulunmadığı ve ayıplı mal satışına yönelik karşı dava/birleşen davasının bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, TTK'nın 23. Maddesinin 1. Fıkrasının c bendine göre "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür." davalının teslim aldığı malları belirtilen sürede incelettirmediği ve davacıya süresi içerisinde ihbar etmediği gibi faturaların defterlere işlendiği ve vergi dairesine bildirildiği, bu sebeple davalının ayıp savunmasına itibar edilemeyeceği, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacı yana borçlu olduğu, bu itibarla alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler sonucu davalının davacıya 20.677,60TL borçlu olduğu, davalının takibe vaki itirazının kısmen haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı yan takip talebinde işlemiş faiz de talep etmiş ancak davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından işlemiş faiz yönünden davalının itirazının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Bu itibarla davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 20.677,60TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 20.677,60TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarı likit(belirlenebilir/bilinebilir) olduğundan ve davalı yan takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 4.135,52TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 20.677,60TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 20.677,60TL yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 4.135,52TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 1.412,48TL karar ve ilam harcından peşin alınan 435,17TL harcın mahsubu ile bakiye 977,31TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 1.051,33TL'sinin davalıdan, 244,26TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 435,17TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 640,67TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 148,00TL tebligat ve posta gideri ile 4.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.148,00TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 3.365,97TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 4.804,04TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 22/02/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!