T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/570 Esas - 2024/279
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/570 Esas
KARAR NO : 2024/279
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/02/2021
KARAR TARİHİ: 19/03/2024
K.YAZIM TARİHİ: 18/04/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili ile ... arasında navlun sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre ...’dan getirilecek mal ... gümrüğünden ...’a götürülmesi için 1100 € ve İspanya ydg ücreti 65 € olarak anlaşıldığını, sonraki süreçlerde ... temsilcisiyle an be an mailleşerek durumdan haberdar edildiğini ve gerçekleştirilen hiçbir işlem ... temsilcisi onayı alınmadan yapılmadığını, sunulan tüm mail içerikleri ve onay teyitini içerir yazışmalar mevcut olduğunu ve bu mailler ışığında anlaşılacağı üzere yaşanan olumsuzluklar davacı müvekkilinden kaynaklı olmayıp, davacı müvekkiline; yurt içi gümrükleme 65.00 €, yurt dışı gümrük masrafı 330.00 €, yurt dışı ara nakliye ücreti 420.00 €, navlun ücreti 1100.00 € olarak toplam 1ç915.00 €’ya mal olduğunu, davacı müvekkili şirketin plan program dahilinde üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini, ancak gümrükteki resmi işlemlerin, ...’daki gümrükte giriş-çıkışı sağlaması gereken davalı şirketin yardımcı olmaması, davalı şirketin davacı müvekkiline sağlıklı bir şekilde iletişim kurmaması, aksayan işten doğacak sorumluluktan kaçınmak için müvekkilini zan altında bırakarak sorunların çözümden kaçınması üzerine gelişen olaylar gözönüne alındığında haksız olarak yapılan itirazın aleniliği ortaya çıkacağını beyan ederek, navlun sözleşmesi gereği hak edilen ücret ile fazladan yapılan masraf için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; yetki itirazında bulunduklarını belirterek, davacı şirket ile müvekkili şirketin, ... Gümrüğünden ... ...'daki müşteri adresine ürün götürülmesi için anlaştıklarını, taraflar arasındaki maillerde müvekkili şirket tarafından ... ...'daki müşterinin adresine teslimat yapılması gerektiği belirtildiğini, söz konusu maillerden de anlaşılacağı üzere ürünlerin vaktinde teslim edilmesinin müvekkili şirket için çok önemli olup, davacı şirket yüzünden aksayan işlerden dolayı müşteriye karşı itibar kaybına ve maddi kayba uğranıldığını, ancak davacı tarafça sorumluluk üstlenilmediğini ve kendileri yüzünden aksayan işler yüzünden oluşan ekstra masraflar için müvekkili şirkete fatura kestiklerini, söz konusu maillerde, davacı şirketin ... Gümrüğünde sıkıntı yaşanma ihtimalinin yüksek olduğunu belirttiğini, ... Gümrüğünün uygun olup olmadığını müvekkili şirkete sorduklarını ve bu işlemin müvekkili şirket tarafından onaylandığını, buna rağmen anlaşmaya aykırı şekilde ... Gümrüğüne gidildiğini, sözleşmeye göre taşımacının sorumluluğunun, yükü teslim aldığı andan başlamakta, teslim edinceye kadar devam etmekte olduğunu, bu hususun, CMR md. 17’de düzenlendiğini, bu sebeple ürünlerin ... Gümrüğü'ne bırakılmasıyla teslim gerçekleşmemiş olup, hali hazırda taşımacının sorumluluğunun devam etmekte olduğunu, o halde söz konusu gümrükte davacının sebep olduğu sıkıntılardan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin haksız olacağını, ürünlerin, ... Gümrük Deposuna müvekkili şirketin onayı olmadan bırakıldığını, onay verilmeyen işlemler sebebiyle olmasından dolayı bekleme ücreti, depolama masrafı vs. gibi tamamen davacı şirketin sorumluluğunda olan masrafların müvekkili şirkete yöneltilmesinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ... ATM'nin 2021/580E-2021/728K sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
DELİLLER :
İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, tarafların 2020 yılına ait BA - BS formları, 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporu, 09/02/2023tarihli bilirkişi heyet raporu, 05/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu, 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda, davacı ... Şirketinin davalı ... A.Ş.'den 14.667,17TL cari(Acık) hesap alacaklısı olduğu rapor edilmiştir.
Davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi heyet raporunda, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre; davacı ... A.Ş.’nin 23.06.2020 tarihinde Ankara ... İcra Müdürlüğü’ne ... E. sayılı dosyası ile davalı ... A.Ş. aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 23.06.2020 tarihi itibariyle davalı şirketten 4.507,29 TL alacaklı olduğu, bununla birlikte, davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre ise; 23.06.2020 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete borcu olmadığı, gelinen noktada, taraflara ait ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde; davalıya ait ticari defter kayıtlarında görünen ve takip konusu faturayla ilgili olarak davacıya tanzim edilen iade faturası ile ilgili somut bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, takibe konu edilen 10.06.2020 tarihli, ... nolu ve 1.915,00 EURO (faturanın düzenleneme tarihinde TL karşılığı 14.667,17TL) tutarlı 1 adet faturaya istinaden davalı tarafa ait ticari defter kayıtlarında görünen 15.06.2020 tarihli davacıya tanzim edilen iade faturasının ispatlanması durumunda davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığı, aksi durumda ise davacının davalıdan bakiye 14.667,17TL tutarında alacaklı olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda, takip dayanağı olarak gösterilen davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş olan 10.06.2020 tarihli, ... nolu ve 1.915,00 EURO (faturanın düzenleneme tarihinde TL karşılığı 14.667,17TL) tutarlı 1 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak ilgili fatura bedelinin tamamının davalı tarafından davacıya 15.06.2020 tarihinde iade faturası düzenlenerek iade edildiği, ancak; kök raporumuzda da belirtildiği üzere, söz konusu iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan işbu iade faturasının davacıya tebliğ edilip edilmediği hususunda dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, diğer itirazlar incelendiğinde; hukuki değerlendirme kapsamında kaldığı, HMK’nın Bilirkişi Açıklamalarının Tespiti ve Rapor başlıklı 279. Maddesinde bulunan düzenleme gereği, hukuki değerlendirme yapılması hukuken mümkün olmayıp hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin sayın mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda, davacı ... Şirketinin davalı ... AŞ'den 14.667,17TL cari(Acık) hesap alacaklısı olduğu tespit edildiği, ek rapor talebine ilişkin olarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda herhangi bir iade faturasının davacının belgeleri arasında yer almadığı ve yasal defterlerinde herhangi bir iade kaydına rastlanmadığı, kök raporda belirtilen tespitlerden başka bir tespit ve değerlendirmenin olamayacağı belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasındaki navlun sözleşmesi kapsamında bulunduğu iddia edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki navlun sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 26.06.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 29.06.2020 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Takibe konu alacağın dayanağı 10/06/2020 tarihli 1.915 EURO bedelli faturadır.
Davacı taraf, taraflar arasında ... Gümrüğü'nden ...'a ürün götürülmesi için navlun anlaşması yapıldığını iddia ederek faturadan kaynaklı alacağının tahsili talebiyle davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının hasız itirazının iptalini talep etmiş, davalı taraf ise, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul etmiş ancak taşımanın usulüne uygun gerçekleştirilmediğinden bahisle faturaya konu alacak kalemlerinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce deliller toplanarak taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 23/11/2022 tanzim tarihli kök ve 31/10/2023 tanzim tarihli ek bilirkişi raporundan uyuşmazlık konusu faturanın davacı tarafça ticari defter ve kayıtlarına işlenerek BS formuyla vergi dairesine bildirildiği, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan fatura tutarı kadar alacaklı olduğu, davalı tarafça düzenlenen iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Davalı defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 08/02/2023 tanzim tarihli kök ve 05/05/2023 tanzim tarihli ek bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu faturanın davalı tarafça deftere kaydedildiği ancak daha sonra iade faturası düzenlenerek iade edildiği, bu sebeple davalının bu fatura sebebiyle kendi kayıtlarında davacıya borçlu olmadığı, davalının 2020 dönemi içinde vergi dairesine 4 adet belge karşılığında davacıdan KDV hariç 47.951,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunduğu, ancak iade faturasına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığı, taraf defterleri arasındaki farkın iade faturasından kaynaklandığı, iade faturası davalı defterinde kayıtlıyken davacı defterinde kayıtlı olmadığı, bu sebeple iade faturasının ispatlanması halinde davalının davacıya borçlu olmayacağı, aksi halde davacının fatura tutarı kadar alacaklı olacağı rapor edilmiştir. Düzenlenen raporların gerekçeli ve denetime elverişli oldukları değerlendirilmekle raporlar hükme esas alınmıştır.
Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslimini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
İddia ve savunma, taraflarca sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ... Gümrüğü'nden ...a ürün götürülmesi için navlun anlaşması bulunduğu, taşımaya ve yapılan masraflara ilişkin davacı tarafça ilk olarak 11/04/2020 tarihli 1.915 EURO bedelli faturanın düzenlendiği, bunun üzerine davalı tarafça 17/04/2020 tarihli 1.915 EURO tutarlı iade açıklamalı faturanın düzenlendiği, davacı tarafça daha sonra 10/06/2020 tarihli 1.915 EURO bedelli faturanın tanzim edildiği, tanzim edilen bu faturanın taraflarca ticari defter ve kayıtlara işlendiği ve vergi dairesine bildirildiği, ancak davalı tarafça yeniden 15/06/2020 tarihli 1.915 EURO bedelli iade açıklamalı faturanın düzenlendiği, bu faturanın davalı tarafça kayıtlara işlendiği ancak davacı tarafın kayıtlarında yer almadığı, taraflarca vergi dairesine bildirilmediği, uyuşmazlığın davalı tarafça düzenlenen 15/06/2020 tarihli 1.915 EURO bedelli iade açıklamalı faturadan kaynaklandığı, davalı tarafça iade faturasının düzenlenme ve takibe itiraz edilmesinin sebebi olarak taşımanın davacı tarafın kusurundan kaynaklı olarak sekteye uğradığını ve faturaya konu masrafların davacı taraftan kaynaklı doğduğunu savunduğu, ancak taraflar arasında taşımanın detaylarına ilişkin yazılı bir anlaşma bulunmadığından öncelikle ... Gümrüğü'ne mi yoksa ... Gümrüğü'ne mi gidileceğinin belirlenemediği, tüm dosya kapsamından özellikle delil olarak dayanılan mail yazışmalarından da açıklanan hususun tespitinin mümkün olmadığı, yapılan yazışmalardan davacı tarafça yapılacak olan taşımaya ilişkin süreçten davalının bilgisi bulunduğu, durum ve koşullara göre belirlenen rotanın davalı tarafa bildirildiği, bu itibarla davalı yanın aksi yöndeki savunmasının yerinde olmadığı, davalının bu yönde bilgisi ile muvafakati olmadığına yönelik ve yapılan masrafların davacıdan kaynaklandığına yönelik savunmasını ispat yükü altında olduğu, ancak bu savunmasını ispata yarar delil sunamadığı, davacı tarafça düzenlenen uyuşmazlık konusu faturaya süresi içerisinde itiraz etmeyerek ve defterine işleyip vergi dairesine bildirerek davalının fatura içeriğini kabul ettiğinin kabulü gerektiği, düzenlenen iade faturasının faturaya itiraz olarak değerlendirilemeyeceği, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davalının faturaya konu masrafların davacıdan kaynaklandığı savunmasını ispatlayamaması ve cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmamış olması karşısında davacının fatura tutarı kadar alacaklı olduğu ve davalının itirazının haksız olup iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kabulü ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden 1.915 Euronun takip tarihi olan 18/06/2020 tarihindeki kuruna göre hesaplanan 14.749,90TL'nin %20'si olan 2.949,98TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVACININ DAVASININ KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden 1.915 Euronun takip tarihi olan 18/06/2020 tarihindeki kuruna göre hesaplanan 14.749,90TL'nin %20'si olan 2.949,98TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 1.106,68TL karar ve ilam harcından peşin alınan 202,82TL harcın mahsubu ile bakiye 903,86TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 202,82TL peşin harç, 59,30TL başvuru harcı, 8,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 270,62TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 254,85TL tebligat ve posta gideri ile 3.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.754,85TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 16.200,90TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/03/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!