T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/497 Esas - 2024/670
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2022/497 Esas
KARAR NO : 2024/670
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 20/08/2021
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
K. YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... adına kayıtlı Ankara İli, Ayaş İlçesi Tapu Müdürlüğünde ... Mah. ... ada, ... ve ... parsellerde kayıtlı tarla vasfındaki 2 gayrimenkulün 190.000 TL tutarındaki ipotek senedi ile davalı banka alacağına teminatı olarak gösterildiğini, çekilen kredilerle kredi borçlusu ...'ün kötü niyetli olduğunu, babasının sağlığında babasına ait gayrimenkulleri babasından alarak, diğer anne ve kardeşlerinden kaçırmaya giriştiğini, babası ...'ün akli melikelerinin yerinde olmadığını, ipotek hususunda ...'ün eşinin rızasının alınmadığını, ipotek tesisinin 11.01.2017 tarihli olduğu ve bu tarihten gerek önce gerekse sonra ...'ün sağlıklı olmadığını, kendisine Demans hastalığı tanısı konulduğunu, Ankara ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ...'ün vasi tayin edildiğini, ...'ün kısıtlandığını belirterek müvekkili ...'ü borçlarından 190.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti, ve buna göre Ankara Gayrimenkul İcra Satış ... Esas sayılı dosyasında yapılan takibin borçlu ...'ün 190.000,00 TL tutarlı ipotek borcunun olmadığının tespiti ile icra işlemlerinin iptaline, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ve müvekkili banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kredi kullandırıldığını, Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak davacı ... kefaletname imzalayarak müteselsil kefil olduğunu, kredi kullandırılırken teminat olarak davacı kefil adına kayıtlı Ankara İli, Ayaş İlçesi, ... Mahallesi ... Ada, ... ve ... parselde kayıtlı taşınmazlar üzerinde müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, davalı ...'ün kullanmış olduğu kredilerin geri ödemeleri yapılmadığından ihtarname keşide edildiğini, borçluların ödeme yapmamaları üzerine Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, yapılan işlemlerde herhangi bir şekilde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, müvekkili tarafından başlatılan takibe dair davacının öne sürmüş olduğu herhangi bir itirazı bulunmadığını, kefilliğe dair hiçbir itirazın bulunmadığını, davacının 2017 yılında hem de 2019 yılında aynı sözleşmeye dayalı olarak ayrı ayrı kefaletnameler akdedildiğini, kefaletnamelerin hukuka uygun olduğunu, davacının bu kredi kullanımı sırasında teminat olarak ipotek tesisi işlemi gerçekleştirildiğini, ipoteğin kanunda aranan şartlara uygun olarak tapu nezdinde yapıldığını, davacının yaptığı işlemlerin farkında olduğu gibi taşınmazın müvekkili banka lehine ipoteğe konu edilerek ipoteğin paraya çevrilmesini göze aldığını, davaya konu olayda ise davacının sözleşmeleri imzalandığı tarihte kısıtlı olmadığını, bununla birlikte kısıtlılık kararının icra takibinin başlatıldığı tarihten sonra alındığını, dava konusu kredilerin ve davaya konu edilen ipotek belgesinin tapu müdürlüğü tarafından düzenlenmiş resmi evrak olduğunu, yapılan ipotek tesis işleminin de tapuda yapılan resmi şekil şartı ile hukuka uygun yapılan bir işlem olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının hem kefil hem de ipotek veren olduğunu, davacının banka nezdinde bulunan sözleşmeler ile borçlu olduğunun sabit olduğunu savunmuş davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, yazılı ve sözlü savunma yapmamıştır.
GEREKÇE :
Dava, ipotek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E-... K sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Yetkisizlik kararı veren mahkemede davacının 15/11/2021 tarihli oturuma iştirak etmemesi üzerine, davanın HMK'nun 150. Maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, akabinde davacı vekilinin yenileme talebi üzerine tekrar işleme alındığı, dosyanın 25/03/2022 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderildiği, davacı tarafın devam eden celselere katılım sağladığı ya da mazeret bildirdiği, ancak mahkememizin 08/11/2022 tarihli oturumuna katılmayarak davasını ikinci kez takipsiz bıraktığı, yine akabinde verdiği yenileme talebi üzerine dosyanın tekrar işleme alındığı ve yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın tensip zaptında tespit edildiği üzere basit yargılama usulüne tabi olduğu hususunda bir tereddüt yoktur. Nitekim taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olan kredi alacağı ticari krediden kaynaklandığından dolayı mahkememiz görevlidir.
HMK'nun 150/6. maddesinde; "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır." hükmüne yer verilmiş, HMK'nun 320/4. Maddesinde de; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Basit yargılama usulüne tâbi davaların kısa sürede tamamlanmasını sağlamak ve davayı uzatıcı işlemler konusunda da daha titiz davranılmasını temin etmek amacıyla, dördüncü fıkradaki kural benimsenmiştir. Bu kural gereğince, basit yargılama usulünde, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Böylece, en fazla bir kez, dosyanın işlemden kaldırılmasına imkân tanınmış, tekrarı hâlinde davanın açılmamış sayılması kuralı kabul edilmiştir.
Bu itibarla, 23/06/2022 tarihli duruşmaya katılan davacı vekilinin yeni duruşma gün ve saatinden (08/11/2022) haberdar olmasına rağmen, 08/11/2022 tarihli duruşmaya iştirak etmeyerek ve herhangi bir mazeret de bildirmeyerek davayı ikinci kez takipsiz bıraktığı, davalı tarafça da davanın takip edilmediği anlaşıldığından, HMK'nun 150/6 ve 320/4 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, dosyanın mevcut haliyle davacının davasını ispat edemediği gözetildiğinden davalı taraf lehine yargılama giderlerine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 320/4.maddesi gereğince 08/11/2022 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 3.244,73 TL harçtan mahsubu ile, bakiye kalan 2.817,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalı ... A.Ş.'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi nedeniyle 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/06/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!