WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

ANKARA BATI ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/4 Esas - 2024/428
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2022/4 Esas
KARAR NO : 2024/428

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/01/2022
KARAR TARİHİ: 25/04/2024
K.YAZIM TARİHİ: 10/05/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesi kaynaklı ticari ilişki bulunmakta olduğunu, ekte yer aları mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere davalı yanın önce ... için 2 Tır talebinde bulunduğunu, ancak bu talebin sonradan iptal edildiğini, bu aşamada tırların fiilen davalıya ait iş yerine tahsis edilmediğinden taraflar arasında herhangi bir sorunun doğmadığını, bu iptal işleminin yapıldığı aynı gün bu kez ... için teklif istendiğini, müvekkili şirketin araç başına KDV hariç 4.250,00 Euro verdiğini, bu fiyatın davalı şirket tarafından yazılı olarak 30.11.2021 tarihinde onaylandığını, yüklemenin davalı yan tarafından 03.12.2021 Cuma günü yapılması istenmiş ise de taraflarca yapılan yazışmalar neticesinde 06.12.2021 Pazartesi günü yapılması hususunda tarafların mutabık kaldığını, Pazartesi günü gelecek olan araçların bilgileri verildiğini ve bu suretle taşıma konusunda tüm koşullarda anlaşma sağlandığını, bu görüşmeler devam ederken müvekkili şirketin söz konusu taşıma işini yaptıracağı ... A.Ş. ile konu hakkında anlaşmış, ... A.Ş.'nin ... semtinden iki kapalı kasa TIR ile 05.12.2021 Pazar günü ... Köprüsü, ... Otoyolu ve ... Otoyolu istikametini kullanarak ...'ya intikal ettiğini, araçların ...'da kantar işlemlerini yaparken 06.12.2021 Pazartesi günü saat 08:46'da müvekkiline bir mail geldiğini, mailde aynen “... çok özür dileyerek affınıza sığınarak yüklemenin iptal edilmesini rica ediyorum. Sevkiyat planında değişiklik olması sebebiyle iptal etmek durumundayız. Sizi zor durumda bıraktığımızın farkındayım ama elimizde olmayan sebeplerden dolayı iptal etmek durumundayız. ...” yazılı olduğunu, müvekkilinin bu maile verdiği yanıtta araçların gidiş-geliş parasını almak zorunda olduklarını bildirmiş olduklarını, bu arada taraflar arasında defalarca telefon görüşmesi yapıldığını, son olarak müvekkilinin saat 12:01'de gönderdiği mail ile araçların çekildiğini, araç başına 980,00 Euro fatura edileceğini bildirmiş olduğunu, araçların aynı güzergâhı kullanarak ...'a boş olarak döndüğünü, bu gelişme üzerine müvekkili şirket tarafından 06.12.2021 tarihli KDV hariç 980,00 Euro bedelli ... ve ... numaralı iki adet fatura düzenlendiğini ve davalı yana gönderildiğini, ancak davalı yan vekilinin keşide ettiği 08.12.2021 tarihli ihtarname ile faturalara itiraz edilerek herhangi bir borçlarının bulunmadığının bildirildiğini, bu ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliği üzerine taraflarınca arabuluculuk süreci başlatıldığını, Ankara Batı Arabuluculuk Bürosunun ... numarası ile başlatılan süreç sonunda anlaşma sağlanamadığını, gelinen bu nokta itibariyle işbu davayı açma zarureti doğduğunu, yukarıda açıklanan olaylardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında mail yazışması yolu ile kurulan taşıma sözleşmesinin davalı yan tarafından tek taraflı feshedilmiş olduğunu, ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete tahsis edilen iki araçla ilgili olarak 06.12.2021 tarihli iki adet fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin bu faturalar nedeniyle 1.400,00 Euro kadar zarara uğradığını, öte yandan müvekkili şirketin söz konusu iş nedeniyle elde edeceği kârdan da mahrum kaldığını, müvekkili şirketin bir nakliyeci olarak üzerine düşen bütün sorumlulukların yerine getirmiş olduğunu, başka bir firmadan araç temin ederek yükleme gününde hazır ettiğini, söz konusu araçların ...'dan getirilerek ...'da kantar işlemleri yapılırken yüklemenin davalı tarafça keyfi bir şekilde iptal edildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin kâr mahrumiyeti zararı da bulunmakta olduğunu, bu kâr miktarı göz önünde bulundurularak müvekkili şirket tarafından 06.12.2021 tarihli KDV hariç 980,00 Euro bedelli ... ve ... numaralı iki adet fatura düzenlendiğini, ancak davalı yan vekilinin keşide ettiği 08.12.2021 tarihli ihtarname ile faturalara itiraz edilerek herhangi bir borçlarının bulunmadığının bildirildiğini beyan ederek, haklı davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 1.410,00 Euro alacaklarının arabulucuk sürecinin başlatılmış olduğu 10.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davacı şirket ile davalı müvekkili şirketin eşyalarının taşınması için anlaşmış olduklarını, dava dilekçesinde yer alan iddiaları kabul etmemekle birlikte davacı tarafın taahhüt etliği 2 adet kapalı kasa tırın ...ten kiralandığı ve ...'dan ...ya geldiği sırada müvekkili şirketin haksız bir şekilde sözleşmeyi feshetmesiyle araçların boş bir şekilde gel-git yapmak zorunda kalması sonucu davacının zarara uğradığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkiline göndermeyi taahhüt ettiği ve faturalandırdığı plakalar ile ...'ten kiralanan tırların plakaların uyuşmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan maillerde yer aldığı üzere “7. araç için plakamız ... olarak bilginize sunarız” denildiği halde 2. araç için her hangi bir bilgilendirme yapılmadığını, bilindiği üzere taşıma amaçlı kullanılan tırların “kupa” ve“dorse” olarak iki parça halinde olduklarını, davacı tarafın müvekkiline gönderdiği mailde 1. araç için bildirdiği plakanın (...) biri “dorse” plakası biri de “kupa” plakası olduğunu, davacı yanın tek bir tıra ait kupa” ve “dorse” plakasını sanki 2 tir kiralamış gibi 980,00 Euro üzerinden ayrı ayrı faturalandırarak müvekkilinden talep ettiğini, buna karşılık ...'ten kiralanan tırların plakaların “...” ve “...” olduğunu, davacının kestiği faturalardaki tır plakasının ise “...” olduğunu, işbu hususun araçların kiralanmış olduğuna dair şüphe yarattığını, bilindiği üzere lojistik firmalarının araç kiralama işlemlerinde araçlara “yol takip cihazı” yerleştirmekte olduğunu, işbu cihazın araçların hangi güzergâhı kullandığını, nereden çıkış yapıp nereye vardığını ve araçların kaç km yol kat ettiğini kayıt altına almakta ve işbu kayıtların lojistik firmalarında saklı tutulmakta olduğunu, davacı şirketin farklı plakalar üzerinden faturalandırma yaparak, araçların ...'ya gelişi ve kiralanışı konusundaki beyanları şüphe yarattığından ve hangi araçların gerçekten kiralanıp yola çıkarıldığı bu aşamada taraflarca bilinmediğinden, “...” ve “...” plakalı araçların takip cihazlarının 05.12.2021 ve 06.12.2021 tarihinde izlediği güzergâhı gösterir kayıtlarının ... A.Ş.'den istenerek dava dosyasına kazandırılmasını, ayrıca “...” ve “...” plakalı araçların. “Karayolları Genel Müdürlüğü Yol Kenarı Denetim İstasyonlarından” 05.12.2021 ve 06.12.2021 tarihinde ... güzergâhında kantar işlemlerinin yapılıp yapılmadığının sorulması talep ettiklerini, davacı tarafından ... A.Ş.'ye 1.400,00 Euro ödendiğine ilişkin bir dekont sunmadığı gibi faturadan başka bir delil de sunulmadığını, dolayısıyla ödenip ödenmediği belirli olmayan bir fatura bedelinin müvekkilinden tahsil edilmeye çalışılmasın da kabul edilebilir olmadığını, dava dilekçesinde sözleşmenin 06.12.2021 Pazartesi günü sabah ...'da tırlar kantar işlemini yaparken iptal edildiğinin ileri sürüldüğünü, bu iddianın aksine sözleşmenin 05.12.2021 Pazar günü akşam saat 18:58'de ... ile ... arasında geçen telefon görüşmesinde iptal edildiğini, bu telefon görüşmesinde davacı şirket yetkilisi tarafından araçların yola çıktığına dair bir bilgilendirmenin müvekkiline yapılmadığını, Pazar gününün tatil olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından iptale ilişkin mailin Pazartesi günü sabah gönderilebildiğini, ancak davacı tarafın mailin bir sonraki gün atılmış olmasından yararlanarak zaten bilinen bir iptalden habersiz gibi davranmaya devam ettiğini, 05.12.2021 Pazar günü akşam saat 18:58'de taraflar arasında yapılan arama kaydını dilekçeleri ekinde sunduklarını, davacı tarafça her ne kadar dava dilekçesinde müvekkili şirketin araç başına KDV hariç 4.250,00 Euro verdiğini iddia etse de, davacı tarafça sunulan mail metinlerinde KDV'nin hariç olduğuna ilişkin dair hiçbir ibare bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu bedele KDV'nin dahil olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin kurulmasından sonra ihracatın gerçekleşeceği ülkede yapılan değişiklik nedeniyle işbu taşıma sözleşmesini iptal etmek zorunda kaldığını, taşıma sözleşmelerinde taşıyıcının tasarruf hakkına sahip olan gönderen tarafın talimatlarına uymak zorunda olduğunu, işbu somut olayda eşyanın teslim edileceği yerde müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle teslim engelleri çıktığından TTK'nın 868. maddesi uyarınca davacı taşıyanın müvekkilinin talimatı doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini, davacı taşıyan firmanın müvekkili şirketin talimatlarına uymadan bağımsız hareket ettiğini, bu nedenle müvekkili firmanın talimatlarından bağımsız hareket eden davacı firmanın uğradığı zararı talep etmesinin kabul edilebilir olmadığını, dava dilekçesinde her ne kadar sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğine dair iddiada bulunsa da, işbu hususun kabul edilebilir olmadığını, zira iki tarafa borç yükleten borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan birinin ifayla yükümlü olduğu borcunu yerine getirememesi durumunda, sözleşmenin feshine ilişkin seçimlik hakkın alacaklıya tanınmış olduğunu, eldeki somut davada müvekkilinin borcunun kusuru olmaksızın ifa edememesi nedeniyle alacaklı tarafından sözleşmenin feshedildiğinin açık olduğunu, dava dilekçesinde davacının menfi zarar kalemlerinin yanında kâr mahrumiyeti de talep ettiğini, kâr mahrumiyetinin müspet zarar kalemlerinden olup ancak sözleşmeden dönme halinde kullanılabileceğini, alacaklının müspet zararının tazmini talep etmesi halinde sözleşmenin muhafaza edilip taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin de devam edeceğinin şüphesiz olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, dolayısıyla mahrum kalınan kârın davacı tarafından tek taraflı ve yanlı olarak hesaplanıp faturaya dahil edilmesinin hukuka uygun olmadığını beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2021 yılına ait BA-BS formları, dava dışı ... A.Ş. Kayıtları, emsal kira bedel tespiti, ... Ticaret Odası kayıtları, 27/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu, 07/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu, 13/02/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi heyeti raporunda, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafın dava konusu olay nedeniyle dava dışı ...A.Ş.'den kiralanan iki kapalı kasa TIR ile 05.12.2021 Pazar günü ... Köprüsü, ... Otoyolu ve ... Otoyolu istikametini kullanarak ...ya intikal ettiği, araçların ...'da kantar işlemlerini yaparken 06.12.2021 Pazartesi günü saat 08:46'da davalı şirket tarafından gönderilen mail nedeniyle, aynı güzergâhı kullanarak ...'a boş geri geri döndüğü, bu nedenle zarara uğradıkları iddiasını ispatlayamadığı belirtilmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti raporunda, dava dosyası ve eki evraklar, kök rapor ile davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede edinilen bilgiler neticesinde; Taşıma Hukuku yönünden Kök Rapordan farklı olarak aşağıdaki sonuçlara varıldığı; Uluslararası Taşımalarda; 3065 sayılı KDV Kanunu 311/14 maddesi gereğince, Transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde belirlenecek taşıma işleri vergiden müstesna olduğu, yani % 18 Kdv.'den Muaf olduğu, tahsil edilemeyeceği, davacı taşımalar için tahsis ettiğini öne sürdüğü araçların muhteviyatına bakılınca Uluslararası eşya taşımasına uygun araçlar olmayıp sadece dahili taşıma yapabilme kabileyeti olan konteynır taşımacılığında kullanılan araçlar olduğu, üzerindeki konteynırlar sadece Yurtdışına gümrüklenip Tren Yolu ile aktarmalı olarak gönderilebileceği, tahsis edilen araçlar davalının adresinde yükleme yapmak üzere, adresine gönderildiğine dair bilgi, belge ve kanıtın eksik olduğu, gösterilen bilgilerde sadece Konteyner numaralarından ibaret olduğu, taraflar arasında yapılan anlaşmada talep edilen Uluslararası Kara yolu taşıması yapabilecek özelliklere haiz bir taşıma aracı olmadığı, davacı taşıyıcının Uluslararası Taşıma teamüllerine göre; yukarıda izah ettiğimiz taşımadan vazgeçilmesi halinde yapılan masraf ve demoraj giderleri açısından beher araç için 700.-EURO x 2 Tır için toplamda 1.400.- EURO miktarında bir zarar hesaplandığı, davalının tek taraflı mücbir sebeplerden kaynaklı Fesh ettiği taşıma sözleşmesi beher aracın sabit gider karşılığı (Sürücü, Motorin, Otoban ve Köprü) masraflarının taşıma teamüllerine göre; mücbir sebeplerden kaynaklı tazmini açısından beher araç için 500.-EURO x 2 Tır = 1.000.-EURO olarak da ön görülebileceği, mahkemenin takdirinde olduğu, davacının dosya muhteviyatındaki evraklarla, anılan 2 aracın davalının yükleme adresine gelip geri boş döndüğünü ispatlayamadığı, Sayın Mahkemenizce takdir edilirse her hangi bir zarar oluşmadığı belirtilmiştir.
İkinci bilirkişi heyetinden alınan ek raporda, yapılan tespit ve değerlendirmeler ile ilk ve ikinci raporlarda iletilmiş olan hususlarda dikkate alınarak; davacı tarafın, Ulaştırma Bakanlığı tarafından bildirilen 1 adet aracın...dan ...'ya 05.12.2021 günü sevek edilmiş olduğunun tespit edilmiş olması, davacı yan ikinci aracın sevkine ilişkin herhangi bir belge ile bu hususu kanıtlayamamış olduğu, davacı yanın sadece 1 aracın sevk edilmiş olduğunu ispatlamış olmasından dolayıda toplam Euro 700 + KDV talep edebileceği belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinin haksız olarak iptali nedeniyle uğranılan zarar olan 1400 Euro'nun ve kar mahrumiyeti kapsamında şimdilik 10 Euro'nun davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı yanın önce ... için 2 adet tır talebinde bulunduğu, tarafların anlaştıkları, ancak tırlar yola çıkmadan davalı tarafça işlemin iptal edildiği, ardından davalının ... için 2 adet tır talep ettiği ve davacı yanın bu talebi kabul ederek taraflar arasında anlaşmanın kurulduğu, yüklemenin 06/12/2021 tarihinde pazartesi günü yapılmasına karar verildiği, davacının bu taşıma için dava dışı ... A.Ş. isimli firmadan iki adet tır kiraladığı, tırların 05/12/2021 tarihinde pazar günü ...'ya doğru yola çıktığı ve ...'ya vardığı, ancak anlaşmanın davalı tarafça 06/12/2021 tarihinde pazartesi sabahı haksız olarak iptal edildiği, araçların boş bir şekilde geri döndüğü, dava dışı ... A.Ş. isimli firmanın davacı adına iki adet fatura tanzim ettiği, davacının bu fatura bedelini ödediği ve haksız yere iptal edilen anlaşma sebebiyle davalıdan zarar ve kar mahrumiyeti talebiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında anlaşmanın davalı tarafça haksız olarak feshedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Feshin haksızlığı tarafların kabulündedir. Feshin taşımanın yapılacağı gün gerçekleşip gerçekleşmediği ve buna göre davacının talep ettiği zarar konusunda haklı olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliler toplanarak bilirkişi heyetinden 27/03/2023 tanzim tarihli rapor alınmıştır. Düzenlenen rapora davacı tarafça yapılan itirazlar kabul edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden 04/08/2023 tanzim tarihli kök rapor ve itirazlar üzerine 14/02/2024 tanzim tarihli ek rapor alınmıştır. Düzenlenen ek raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır.
Davalı yan feshin 05/12/2021 tarihinde sözlü olarak telefon görüşmesiyle yapıldığını savunmuşsa da dosya kapsamında bu savunmasını ispata yarar delil bulunmadığından 06/12/2021 tarihli mail gözetilerek iptal işleminin 06/12/2021 tarihinde yani yüklemenin yapılacağı gün olduğu, bu sebeple davacının oluşan zararını talep etmekte haklı olduğu kabul edilmiştir.
Dosya arasına alınan bilgi ve belgelerden, özellikle Karayolları Genel Müdürlüğü'nün cevabı yazısından ... / ... plakalı tırın ...'dan ...'ya 05/12/2021 tarihinde hareket ettiği ve ... denetleme noktasından geçtiği, ... / ... plakalı tır ile ilgili ise herhangi bir kayda rastlanılmadığı, bu itibarla davacının yalnızca bir tır yönünden iddiasını ispatladığı, ikinci tır yönünden iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Zira tüm yazışmalarda bir adet tıra ilişkin bilgilendirme olup ikinci tıra ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanılmamıştır. Davacının yalnızca bir tırı ...'dan ...'ya sevk ettiğinin ispatlanması karşısında davacının yalnızca bir tır için talepte bulunabileceği kabul edilmiştir. Davalı yan tırın boş olmadığını savunmuşsa da, davacının yüklemenin yapılacağı yerde tırı boş bir şekilde hazır etmeyi yükümlendiği, tırın dolu/boş gelip gelmeyeceği konusundaki değerlendirmenin davacının inisiyatifinde bulunduğu, tırın dolu şekilde geldiğinin tespit edilmesinin taraflar arasındaki anlaşmaya bir etkisi bulunmayacağından davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.
TTK'nın 865. Maddesinin 2. Fıkrasında gönderen sözleşmeyi feshederse, taşıyıcının kararlaştırılan taşıma ücreti ile bekleme ücretinden ve tazmini gereken giderlerden, sözleşmenin feshi sonucunda tasarruf ettiği giderlerin veya başka bir şekilde elde ettiği veya kötüniyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaatlerin indirilmesiyle kalan tutarı isteyebileceği düzenlenmiştir.
Mail yazışmalarında beher araç için 4.250 Euro teklif verilmiş, KDV'nin hariç tutulduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlanılmamıştır. Bu itibarla bu fiyata KDV'nin dahil olduğu, davacının aksi yöndeki iddiasının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda TTK 865/2. Maddesi uyarınca yapılan hesaplama sonucu bir araç için davacının oluşan zararının 700 Euro olduğu tespit edildiğinden davacının zarar talebinin kısmen kabulüne, KDV DAHİL 700,00 Euronun 30/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranındaki faizle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ikinci araç yönünden davacı iddiasını ispatlayamadığından davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı yanın kar mahrumiyeti talebini ispatlayamadığı anlaşıldığından bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm altına alınan tutarın yabancı para alacağı olduğu, alınacak karar ve ilam harcı ile taraflar lehine takdir edilecek vekalet ücretinin tespitinde dava tarihindeki kurun mu yoksa karar tarihindeki kurun mu esas alınması gerektiğinin tartışmalı olduğu, uygulamada bu konuda görüş birliğinin bulunmadığı ancak mahkememizce tespit edilen kararlarda(Örneğin; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/580 Esas 2021/508 Karar sayılı kararı) karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğinin belirtildiği, mahkememizce de bu şekildeki bir değerlendirmenin daha hakkaniyetli olacağı kabul edilerek karar tarihindeki kura göre harç ikmaline ve vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVACININ ZARAR TALEBİNİN KISMEN KABULÜ İLE, KDV DAHİL 700,00 Euronun 30/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranındaki faizle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine,
3-Alınması gereken 1.664,98 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 353,97TL harcın mahsubu ile bakiye 1.311,01 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 544,24 TL'sinin davalıdan, 552,03TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 353,97TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 446,17TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 295,60TL tebligat ve posta gideri ile 6.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.295,60TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 3.125,47TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2024

Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı