WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

ANKARA 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/126 Esas
KARAR NO : 2024/404

HAKİM : ... ...
KATİP :....

DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....

DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
YAZIM TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nın, müvekkili şirkete karşı “15/08/2023 ve 07/09/2023 Tarihli Faturalar ile ilamsız ödeme emri” göndermek sureti ile haksız ve dayanaksız ilamsız takip başlattığını, davalı tarafın müvekkilinin 15/08/2023 ve 07/09/2023 tarihli faturalar ile hareketle .... Es sayılı dosyası ile ilamsız haciz yolu ile icra takibi talebinde bulunduğunu, anılan icra takibinin derdest olduğunu, ödeme emrinin müvekkili şirketin açık adresine tebliğe çıkarıldığını, nasıl ve kim tarafından alındığını bilmedikleri usule aykırı tebligat ile tebliğ edilerek kesinleştirildiğini, müvekkili şirketin takipten haberdar olur olmaz icra dosyasına itirazda bulunduğunu, 20/02/2024 tarihinde itirazın süresinde olmadığından reddedildiğini, hukuka aykırı tebligata itiraz ve merci hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilin, davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ve haksız takibin durdurulmasını hususunda dava açma zarureti doğduğunu, takibe konu 15/08/2023 ve 07/09/2023 Tarihli Faturalara ilişkin iade faturalarının düzenlendiğini, takip konusu faturaların konusuz olduğunu, Fatura No: ... numaralı 07/09/2023 tarihli ve ... numaralı 15/08/2023 tarihli iade faturalarının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, iade faturalarından davalının haberi olması ve ticari defter ve kayıtlarında bulunuyor olmasına rağmen davalı kötü niyetli olarak .... Es sayılı icra dosyası ile takibe başlandığını ve takip dosyasında haciz işlemleri yapılmakta olduğunu, bu sebeple öncelikli olarak takibin durdurulması gerektiğini, icra takip dosyasına yatan veya yatacak olan paranın alacaklı davalıya ödenmemesi için tedbir talep ettiklerini, vekil eden davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti .... Es. sayılı takip dosyasının iptaline karar verilmesini, yargılama esnasında ödeme hasıl olur ise sebepsiz yapılan ödemenin davalıdan alınarak davacı müvekkili şirkete verilmesine, kötü niyetle takibe devam eden davalı/alacaklının dosya borcu üzerinden %20 kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, kötü niyetli davalı/alacaklının icra dosyası kapsamında muhtemel icra işlemlerinin sürdürmesinin önlenmesi için İhtiyati Tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, icra müdürlüğü tarafından davacının sicilde gözüken adresine Tebligat Kanunu ilgili maddeleri uyarınca tebligat yapıldığını, davacının usulsüz tebliğ hususundaki itirazlarının haksız nitelikte olduğunu, davacı tarafından, müvekkilinin düzenlemiş olduğu faturaların konusuz olduğu, bu faturalara ilişkin iade faturası düzenlendiği ve buna rağmen icra takibi yapıldığının iddia edildiğini, ancak faturalar ile ilgili iade işleminin yapılmış olmasının, davacı şirketin müvekkiline borcunun bulunmadığı anlamına gelmediğini, zira Türk Ticaret Kanunu’nun md. 21/1 hükmündeki ifadeden de anlaşılacağı üzere faturadan söz edilebilmesi için, taraflar arasında daha önceden kurulmuş bir sözleşmesel ilişkinin bulunmasının gerekli olduğunu, faturanın sözleşmenin yapılması değil, yerine getirilmesi safhası ile ilgili bir ticari belge olduğunu, bu bakımdan faturanın sözleşmenin şartlarını tespit eden değil, tespit edilmiş olan şartların bir kısmını gösteren ve bunları belirli şartlarla belgeleyen bir vesika olduğunu, bu hükme göre faturanın bir ispat vasıtası olduğunu, kaldı ki, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının da belirsiz olup, iade faturalarının alacağın varlığı açısından bir öneminin bulunmadığını, müvekkilinin davacı firmaya danışmanlık hizmeti verdiğini, müvekkilinin bu hizmet çerçevesinde davacı firmaya sağlayacağı desteğin hangi hizmetlerden ibaret olduğunun sözleşme ile belirtildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğini, buna rağmen kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilinin alacağının geciktirilmesi ve kötü niyetle ödenmemesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava icra takibine konu faturalar nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Somut olayda davacı menfi tespit davası öncesi arabulucuya başvurduğunu ve son tutanağı dosyaya sunmak suretiyle ispat edemediğinden davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı Yasanın 18/A-2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.031,62 TL'den çıkartılarak geriye kalan 604,02‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
HMK m.333/1 gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davalı tarafından yapılan 60,80 TL'lik yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, Davalı Vekili Av. ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır.

Hakim ...
¸e-imzalıdır.