T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/670 Esas
KARAR NO : 2024/201
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No:...) ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALILAR : 1- ... - (T.C. Kimlik No:....) ...
2- ... - ... ...
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 11/10/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olup, kalan hissenin davalı ...'a ait olduğunu, davalının aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, müvekkilinin şirkete ortak olduğu tarihten bu yana şirket ile ilgili hiç bir bilgiye ulaşamadığını, kar dağıtımı yapılmadığını ve şirketin ticaret sicilde belirtilen adreste faal olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Dava dilekçesi davalı şirketin ticaret sicilinde gözüken adresine usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı davaya cevap vermemiş olup yargılamalara da katılmamıştır.
GEREKÇE:
Dava, davacı ... ortağı yönünden TTK madde 638/2'de düzenlenen ortaklıktan haklı sebeple çıkma nedeninin oluşup oluşmadığı ve burada elde edilecek neticeye göre davacının davalı şirketten çıkmasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasında, şirketin herhangi bir aktifi bulunmamakla müvekkilinin haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ederken ayrıca herhangi bir çıkma payı bedeli istemediklerini ifade etmiştir.
Davalı şirketin ... kayıtları ve ... kayıtları celp edilmiş ve incelenmiştir.
..., bir sermaye şirketi olmakla birlikte kanunda düzenleniş biçimi dikkate alındığında ortakların şahsının ve birbirleri ile ilişkilerinin önem arz ettiği bir ortaklık türüdür. Bu sebeple ortaklar arası güven ilişkisine dayalı, şirketin kuruluş amacı doğrultusunda birlikte hareket etme olgusu ön plana çıkmaktadır. Bu sebepledir ki kanun koyucu, ortakların bu ilişkinin kurulmasındaki serbest iradesinin, bu ilişkinin sona erdirilmesi bakımından da devam etmesini uygun görmüş ve TTK madde 638/2'de her ortağın, haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceğini hükme bağlamıştır. Söz konusu düzenleme uyarınca her bir ortak, kendince haklı bir neden olduğunu düşünmesi ve ortaklığın devamının kendisinden beklenemeyecek bir hâl alması halinde ortaklıktan çıkarılmasını mahkemeden talep ve dava edebilir.
Ortaklıktan çıkma davasında haklı sebep unsuru kanunda tanımlanmış yahut sınırları çizilmiş değildir. Davacının bu talebinin haklı olup olmadığı hakim tarafından re'sen değerlendirilir. Gerçekten de aynı cihetteki ... kararlarında bu durum;
“…haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkân kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir. (.... 19.11.2015 T. ve ...)"
“... ortaklığından çıkmak için geçerli haklı sebep kavramının ne olduğu konusunda yasada açıkça bir düzenleme bulunmamakla birlikte, doktrinde ve Dairemiz uygulamasında haklı sebep kavramı; ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kuralına göre ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin ortaktan beklenemeyeceği haller olarak kabul edilmiştir. (... 21.11.2017 T. ve ....)" şeklinde ifade edilmiştir.
İşbu yargılamaya konu somut olayda şirket ortağı davacının, şirketin ekonomik/ticari faaliyet yürütmediğine dolayısıyla somut bu durumda kuruluş amacını gerçekleştirme imkanı kalmayan davalı şirkette pay sahibi olarak kalmasının kendisine külfet oluşturduğuna yönelik iddiası ve ispat vesikaları incelendiğinde;
Davalı şirketin ... sicil numarası ile ...'ne kayıtlı olduğu, şirketin şu andaki diğer pay ortağı ve halihazırdaki müdürü davalı ...'ün 11/06/2008 tarihli ve 4 Karar Numaralı Ortaklar Kurulu Kararı ile şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiği ve bunun 24/06/2008 tarihli 7090 sayılı ... Ticaret Sicil Gazete'sinde ilan ettirildiği, anlaşılmaktadır.
Davalı ...
'nin vergi kayıtlarına ilişkin yazılan müzekkeremize ...'nün 19/10/2023 tarihli cevabi yazısında, "davalı şirketin vergi bilgilerinden 30/11/2009 tarihinde re'sen terk olunduğunun tespit edildiği" belirtilmiş olup aktif olarak ticari faaliyet yürütmediği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin kuruluş amacına aykırı olarak ticari faaliyetlerine son verdiği resmi kayıtlarla ortadadır. Bununla birlikte hakim ortak ve aynı zamanda müdür olan diğer pay ortağı davalı ...'ün, şirketin ekonomik faaliyetlerini yürütme ve dolayısıyla şirket amacını gerçekleştirmeye yönelik herhangi bir girişiminin olmadığı dolayısıyla bu haliyle müdürlük görevini gerektiği gibi yerine getirmediği kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan bu sebeplerle davacının, kuruluş amacını gerçekleştirme imkanı kalmayan davalı şirketin ortağı olarak devam etmesinin kendinden beklenmesi hakkaniyete aykırı sonuç doğurmakta olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile,
Davacı ...'un ... sicil numarasında kayıtlı ... ortaklığından çıkmasına,
Karar kesinleştiğinde, durumun ... bildirilmesi ile TESCİL VE İLANINA,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 869,85 TL yargılama giderinin (harçlar dahil) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekili Av. ...'un yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2024
Katip ...
E-İmza
Hakim ...
E-İmza
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!