T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/51 Esas - 2024/177
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/51 Esas
KARAR NO : 2024/177
HAKİM :...
KATİP : ....
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-) ....
VEKİLİ : Av. ....
: 2-) ...
3-) ....
DAVA : HASAR BEDELİ- DEĞER KAYBI - ARAÇ MAHRUMİYET GİDERİ
DAVA TARİHİ : 19/01/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
YAZIM TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde açılan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
D A V A :
Davacı vekili ; Davalı gerçek kişilerin kayıt maliki ve sürücüsü olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı araçların neden oldukları trafik kazası sonucu davacıya ait araçta hasar ve buna bağlı olarak değer kaybı oluştuğunu, ayarıca araçtan tamir süresi içeresinde yararlanamamaları dolayısı ile zararları oluştuğunu belirtip, şimdilik 10,00 TL değer kaybı, 10,00 TL araç mahrumiyet zararı ve 10,00 TL de araç hasar bedelinden oluşan toplam 30,00 TL zararlarından hasar bedeli ve değer kaybı zararının her üç davalıdan, araç mahrumiyet giderinin ise davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
C E V A P ;
Davalı sigorta şirketi vekili ; ... mahkemelerinin yetkisiz ve ticaret mahkemelerinin görevsiz olduklarını, sorumluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olmak koşulu ile poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davadan önce davacının aracının hasarı nedeni ile 22.500,00 TL ve değer kaybı için 21.799,00 TL ödeme yaptıklarını, davacı aracının orijinal parça ile tamirinin mümkün olmadığını, anlaşmalı serviste tamir yaptırılması halinde kendileri için uygulanan iskontonun zarar hesabı sırasında dikkate alınması gerektiğini, yapılan ödeme dışında davacı aracında başkaca değer kaybı alacağı kalmadığını, kusurun tamamının sigortalı araç sürücüsüne ait olmadığını, kusur dağılımı konusunda rapor alınması gerektiğini, kendilerinden KDV talep edilemeyeceğini, değer kaybı zararının sigorta genel şartlarındaki formül kullanılarak yapılması gerektiğini, kazanç kaybı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, daha önce yapılan ödemelerin zarar çıkması halinde davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı gerçek kişiler ; Hasar ile sonuçlanan kazanın oluşumunda kasıt ve kusurları olmadığını, davaya konu zararların sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
D E L İ L L E R ;
- Kaza tesbit tutanağı,
- Hasar dosyası,
-Davadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile ilgili kayıtlar,
-Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı,
- Ruhsat ve poliçe örnekleri,
-Davacıya ait araç ile ilgili Tramer kayıtları ve hasar dosyaları,
-Davacı tarafından yapılan ödemeler ile ilgili kayıtlar,
- Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Davacının talebi, davacı gerçek kişilerin işleten ve sürücüsü olup davalı şirket tarafından Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenlenen aracın neden olduğu kaza sonucu davacıya ait araçta oluşan ve ödeme dışında kalan hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararlarının davalılar tarafından giderilmesi istemine ilişkindir.
Davala sigorta şirketinin görev ve yetkisizliğe ilişkin itirazları olmakla birlikte, kazanın .... 'da ve yerleşim yeri ... olan davacı üzerinde gerçekleştiği için .... Mahkemelerinin yetkili, talebin TTK'da düzenlenen zorunlu sigorta poliçesinden kaynaklanması nedeni ile Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilip, ret edilmiştir.
Kaza tarihi olan 02/10/2022 tarihinde trafikte ... plaka sayılı olarak kayıtlı olan araç için davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Davacıya ait ... plaka sayılı araç ile sigortalı aracın neden oldukları kaza sonucu davacıya ait araçta hasarl ve buna bağlı olarak değer kaybı oluştuğu, aracın tamiri için geçecek süre içerisinde araçtan yararlanılamadığı için zararları oluştuğu belirtilip, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının giderilmesi istenmiştir.
Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenleyen şirketlerin sigortalı araçların işletilmesi sırasında 3.kişilerin kendilerine ya da araçlarına zarar vermesi halinde sigortalısı adına bu zararları poliçe limitine bağlı olmak koşulu ile ödemeyi üstlenmektedir. Sigorta şirketinin ödemeyi üstlendiği zararlar arasında araç hasar bedeli ile birlikte araçtaki değer kaybından dolayı oluşan doğrudan zararın da yer aldığı, fakat dolaylı zarar niteliğinde olan araç mahrumiyet zararının poliçe kapsamında olmadığı kabul edilmiştir. Zaten davacımızda araç mahrumiyet gideri ile ilgili zararının davalı gerçek kişiler tarafından giderilmesini istemiş, bu zarar ile ilgili olarak sigorta şirketinden talepte bulunmamıştır.
Trafik sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketleri, sigortalı veya sigortalının sorumluluğunu üstlendiği kişilerin bu araç ile verdikleri ve poliçe kapsamında yer alan zararları sigortalıları adına sigortalının kusur dağılım oranına göre gidermeyi üstlendiği için öncelikle araç sürücülerinin kusur dağılım oranları, araç hasar bedeli ile değer kaybı ile araç kullanamamaktan kaynaklanan araç mahrumiyet zararlarının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu amaçla bilirkişiden 23/11/2023 tarihli asıl rapor ile itiraz üzerine düzenlenen 22/01/2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporlarda da belirtildiği gibi, davacıya ait ... plaka sayılı araç yolun sağında park halinde iken davalı ... adına kayıtlı olup diğer davalı ...'nın kullandığı ve davalı sigorta şirketinin trafik sigorta poliçesi düzenlediği ... plaka sayılı araç sürücüsünün aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu, davacıya ait araca çarparak hasar ile sonuçlanan kazaya neden olmuştur. Davacıya ait araç kurallara uygun şekilde ve park halinde olduğu için olayda trafik kuralı ihlali ve dolayısı ile kusurunun bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün ise park halindeki araca çarpmak ile ilgili trafik kuralını ihlal ettiği için % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacının taleplerinden biri olan değer kaybı ile ilgili olup, bilirkişinin davacıya ait araç ile ilgili tramer kayıtları ve hasar dosyalarını da incelemek sureti ile reel piyasa koşullarına göre yaptığı değerlendirmeye göre, hasarlanan bölge ve yapılan tamir işlemleri sonrası davacıya ait araçta 25.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davadan önce yapılan 21.799,00 TL değer kaybı ödemesi sonrası halen davalılar tarafından giderilmesi gereken değer kaybı zararının 3.201,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili rapor hazırlandıktan sonra değer kaybı alacağının miktarını rapor ile belirlenen miktara yükseltmiş, dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Davacının bir diğer talebi araçlarında oluşan 32.000,00 TL hasar giderinin ödeme dışında kalan kısmının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Bilirkişinin bu zarar türü için yaptığı değerlendirme sonucu KDV ve işçilik dahil hasar giderinin 35.958,00 TL olduğu, davacının bu konudaki talebi 32.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından daha önce yapılan 22.500,00 TL ödeme zarardan mahsup edildiğinde, davacının araç hasarı nedeni ile davalılardan talep edebileceği bakiye alacağının 9.500,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili rapor hazırlandıktan sonra araç hasar bedeli alacağının miktarını rapor ile belirlenen 9.500,00 TL ye yükseltmiş, dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, aracın yetkili serviste tamiri halinde kendileri için yüksek miktarda iskonto uygulandığı için bu iskonto oranının zarar hesaplanır iken dikkate alınması gerektiği gibi, kendilerinden hasar bedeli hesabı sırasında KDV talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Sigorta şirketleri davacının aracında oluşan gerçek zararı gidermekle sorumlu olup, davacının aracını sigortacının gösterdiği yerde tamir ettirmesinin zorunlu olmadığı, bu nedenle servis ile davalı sigorta şirketi arasında uygulanan iskonto oranın hasar bedelinin hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı kabul edilmiştir. Yine davacı aracın tamiri için parça bedeli ve işçilik için KDV ödemek zorunda olduğu, bunun davacı zararı içerisinde ve poliçe kapsamında olması nedeni ile davacı alacağına KDV de eklenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacının son zarar talebi gerçek kişi davalılara yönelik araç mahrumiyet gideri olup, bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi, aracın tamiri için geçecek ortalama sürenin 10 gün olduğu, bu süre içerisinde davacının aracından yararlanması mümkün olmadığı gibi, davacıya aracının kasko sigorta poliçesi olup ikame araç tahsis edildiği iddia ve ispat edilemediği için araç mahrumiyet giderinin 5.750,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Sigortalı araç hususi nitelikli olduğu için alacağa uygulanması gereken faizin yasal faizi olması gerektiği, davalı gerçek kişiler haksız fiil nedeni ile sorumlu oldukları için tüm borçları yönünden temerrütün kaza tarihinde oluştuğu, davalı sigorta şirketi yönünden ise davadan önce kısmi ödemenin yapıldığı 08/10/2022 tarihinde tüm alacak için temerrütün gerçekleştiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-) 9.500,00 TL hasar bedeli ile 3.201,00 TL değer kaybından oluşan toplam 12.701,00 TL'nin her üç davalıdan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,
Davacı alacağının davalı sigorta şirketi yönünden 08/10/2022 kısmi ödeme tarihinden, davalı gerçek kişiler yönünden 02/10/2022 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına,
2-) 5.750,00 TL araç mahrumiyet giderinin 02/10/2022 kaza tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,
Alınması gereken 1.260,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.080,49 TL'nin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.
Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE.
Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 18.451,00 TL vekalet ücretinin ( davalı sigorta şirketi 12.701,00 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydı ile ) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE.
Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 994,25 TL ve bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 3.994,25 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE.
Davalı gerçek kişiler için zorunlu arabuluculuk dava şartı olmadığı için Arabuluculuk için ödenen 3.120,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE.
Dair, Davacı Vekili Av. ... 'in yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
04/03/2024
Katip ....
Hakim ....
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!