WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

ANKARA 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/425 Esas
KARAR NO : 2024/406

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....

DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
YAZIM TARİHİ : 23/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kooperatif ortağı iken ortaklıktan istifa ettiğini, ancak kooperatifin hizmetlerinden yararlandığını, kooperatifin genel kurullarında kararlaştırılan konut sahiplerin yapması gereken ödemeleri yapmadığı için hakkında .... E. Numaralı dosyada başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edip takibin durmasını sağladığını, açıklanan nedenlerle davalının takibe yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı, görev ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, kooperatiften 2011 yılında istifa ettiğini, 2012- 2021 dönemine ait aidat talebinde bulunulduğunu, talep edilen davacı alacaklarından müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... E. nolu dosyası,
-Davacı kooperatif kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı, davacı kooperatifin tasfiyeye girmesinden sonra kooperatiften edindiği konutu satıp ortaklıktan istifa ettiğini noter kanalı ile kooperatife bildirmiş olmasına karşın, kooperatifin tasfiye giderlerine diğer ortaklar ile eşit düzeyde katılması gerektiği, davacı tarafın takibe konu ettiği alacaklar bağlamında, takip tarihi itibarıyla davalıdan talep edebileceği alacak tutarının, 3.850,00 TL asıl alacak, 1.030,57 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 4.863,57 TL olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık temelde davalının kooperatif üyesi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalıya kooperatif üyesi olması nedeniyle 2008 yılında tesis edilen kat mülkiyeti sonrası daire tahsis edildiği, kooperatifin 2009 yılında tasfiye haline girdiği, davalının 2011 yılında noter aracılığı ile kooperatiften istifa ettiği ancak genel kurullara çağrılmaya devam edildiği ve yönetim kurulunca istifa hakkında bir karar verilmediği (kanunen zorunlu olmamakla beraber) tartışmasızdır.
Davacı istifasını noterle bildirdiği gerekçesi ile kooperatif üyeliğinin sona erdiğini iddia etmişse de aldığı daireyi kooperatife iade etmemiştir. Kooperatifin üyelerinin aidatları dışında bir geliri olmadığından davalı daireyi aldıktan sonra diğer üyelerin yükünü ağırlaştıracak ve kendisine haksız bir menfaat elde edecek şekilde fiillere girişmiştir. Hukukun böyle bir kötü niyeti koruması mümkün değildir. Gerçekten de kanun koyucu kooperatifler kanununun 10. maddesinde istifayı düzenlemiş .... dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca bu istifa ortaklıktan çıkma sonucu doğurduğundan davalının aldığı daireyi iade etmesi, gerekirse muhik bir tazminat indiriminden sonra ödediği aidatları alarak ayrılması gerekirken tüm menfaatleri yedinde tutup diğer kooperatif üyelerini kendisine tahsis edilen taşınmaza isabet eden borçları da ödemek zorunda bırakma gayretindedir. .... 2023 tarihli kararında bu hususta" Kooperatifçilikteki açık kapı ilkesinin bir gereği olarak, her ortak kooperatife girme hakkına sahip olduğu gibi çıkma hakkına da sahiptir. Ortağa tanınan bu hak hiçbir şekilde kooperatif yönetim kurulu veya genel kurul kararıyla veyahut ana sözleşmeye konulacak bir hükümle ortadan kaldırılamaz ise de ortağın çıkma hakkını kullanması dürüstlük kuralına aykırı olmamak şartıyla korunur. Ancak bu hak sınırsız değildir. Zira ortak, kooperatiften konut veya işyeri almış ise, borçtan kurtulmak amacıyla kooperatif ortaklığından çıkamaz. Aksi halde ortaklık yöntemiyle elde etmiş olduğu konut veya işyerini kooperatife iade etmesi gerekir. Dolayısıyla yapı kooperatiflerinde ortaklık ilişkisinin, kooperatifin hukuki varlığını devam ettirdiği durumlarda ortaklığın da devam etmesi zorunlu bulunmaktadır. Ancak kooperatifin fesih ve tasfiye şartları oluşmuş ise, yönetim kurulu ile mutabakat sağlanarak tasfiyeyi kolaylaştırmak için kooperatif ortaklığından çıkmak mümkündür. Keza, kooperatif amacını gerçekleştirmiş ve dağılma sürecine girmiş ise; çıkan ortağın konutu veya işyeri çıkma gerekçesi ile geri alınamaz. Sadece bu ortağın tasfiye giderlerine katılması istenir." denilmektedir. (...)
Davalının kooperatif ortağı olduğunun tespiti ile 2009 yılında tasfiye haline geçen kooperatif aidat borçlarından davalının sorumlu olduğunun kabulü ile davanın ve alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin taleplerin kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜNE,
.... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın 3.850,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hükmedilen 3.850,00 TL üzerinde %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 3.850,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 2.679,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, Davacı Vekili Av. ... ve Davalı Vekili Av. .... 'in yüzüne karşı miktar yönüyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/05/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır.

Hakim ...
¸e-imzalıdır.