T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/286 Esas
KARAR NO : 2024/352
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
YAZIM TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'un, davacı ...nin üyesi olduğunu, davalı ...’un 78.100,00 TL, 2016 yılına ait aidat borcu ve 3.487,96 TL faiz borcu, kooperatifin genel kurullarında alınan kararlar doğrultusunda ihtarlara rağmen davacı kooperatife aidat borcunun davalı tarafından ödenmediğini, davacı kooperatif aidat alacağı için .... Esas no'lu dosyasıyla takibe aldığını, (kooperatif aidat borcundan kaynaklanan) alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı aleyhine takip miktarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takiplerinde yetkili icra dairesinin .... olduğunu, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin yetki itirazında bulunduğunu, ödeme emrinde davalının ödemesi istenilen borcun davalıya ait olmadığını, borcunun olmadığını, borcun tamamına, faizine, masraflarına ve fer'ilerine itiraz edilerek takibin durduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... Esas no'lu dosyası
-Bilirkişi raporu:
29/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 81. maddesinde, konut yapı kooperatiflerinin ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tapu tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılacağı ve dağılacağı, yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işlerinin sonuçlandırılacağı belirtilmişse de; davacı ...; ortaklardan aidat toplayarak giderlerini karşılamakta kooperatif tasfiye etmediğinden kat mülkiyetine geçilmemiş olduğu, davalı ...'un 24.07.2017 tarihinde ...nin Ortağı olduğunu, üye olduğu tarihten itibaren Genel kurul toplantı tutanaklarının gündem maddelerinde yer alan aidat tutarlarının ödemesini yaptığına dair dekont makbuz banka hesap ekstresi evrakının olmadığı, davacı ...nin defter kayıt ve belgeleri incelendiğinde davalının aidat borcunun kayıtlarda olmadığı, davacı ... defter kayıt ve belgeler incelendiğinde; ticari defterlerinin Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkelerine göre; uygun tutulmadığı, davacı ... Yönetim Kurulu tarafından ibraz edilen cari hesap hareket listesinde davalı ...'un aidat borcunun (Mart Aidatı) 78.250,00 TL olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava kooperatif aidat alacağının tahsili amacı ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
...'nin 24.04.2013 tarih ve ... sayılı ilamında "...'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davasını gören mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebilir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması sonuca etkili değildir. Başka bir ifadeyle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle tetkik merciinin (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek, kesin olarak sonuçlandırmalıdır (Hukuk Genel Kurulunun 28.3.2001 gün ve .... sayılı; 20.3.2002 gün ve .... sayılı ilamları). Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (....'nin 20.3.2002 gün ... sayılı ilamı). İtirazın iptali davasının konusunu teşkil eden icra takibinde borçlu, icra dairesinin yetkisine yönelik bir itiraz ileri sürmediğinden, takibin başlatıldığı yer ile itirazın iptali davasına bakan mahkemenin bulunduğu yerin aynı olması gerekmemektedir." açıklamasına yer verilerek, bu uygulama benimsenmiştir. Yani öncelikle, icra takibinin yetkisine yönelik bir itiraz varsa mahkemece bu çözümlenecektir. Dairenin yetkisine bir itiraz yoksa veya mevcut olup da reddedilir ise Mahkemenin yetkisine yönelik itiraz incelenecektir.
Diğer yandan, .... 'nin 15.04.2015 tarih ve ... sayılı ilamında da belirtildiği üzere, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nin 14. maddesine göre, tüzel kişiler ile ortakları arasındaki davalarda, tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinin kesin yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir. İİK'nin 50. maddesinde ise, para veya teminat borcu için yapılan icra takibi hususunda (davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı hüküm altına alınmış olup öğretide ve uygulamada icra dairelerinin yetkisinin kesin yetki olmadığı kabul edilmiştir. (....) Bu açıklamalara ve anılan yasa maddelerine göre, kooperatif ile ortağı arasındaki alacağın tahsili için girişilen icra takipleri bakımından kesin yetki bulunmamakla birlikte kooperatif ile ortağı arasındaki davalarda kesin yetki kuralının geçerli olduğu anlaşılmaktadır.(...)
Yukarıda da açıklandığı üzere, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nin 14. maddesine göre, kooperatifin ortaklarına ya da ortakların bu sıfatla diğer ortaklar veya kooperatife açacağı davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olup, anılan yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikte olduğundan, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece re'sen dikkate alınması gerekmekte olup, davacı Kooperatifin merkezinin .... ili sınırları içinde olmasına rağmen .... ... takip başlatıldığı anlaşılmakla, yetkili icra müdürlüğünde geçerli takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 1.226,17 TL harçtan çıkarılarak artan 798,57 TL'nin istemi halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair,Davacı Vekili Av. ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!