T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/285 Esas - 2024/250
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/285 Esas
KARAR NO : 2024/250
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/03/2023
KARAR TARİHİ : 29/03/2024
YAZIM TARİHİ : 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2022 tarihinde -müvekkilinin de içinde yolcu olarak bulunduğu- sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı otobüs ile, .... otoyolunu takiben aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun gidişine göre sağ tarafından yola çıkarak aracının ön kısımları ile toprak birikintisine çarpması ile trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kaza sonucunda müvekkilinin kaşından alnına doğru dikiş atılarak yüzünde iz kaldığını, .... müzekkere yazılarak müvekkiline ait ameliyat ve tedavi evraklarının mahkeme dosyasına intikal ettirilmesini talep ettiklerini, söz konusu trafik kazasının, otobüs şoförünün uyuması sonucunda meydana geldiğini, bu durumun araçta bulunan yolcular tarafından da görüldüğünü, trafik kaza tespit tutanağında da davalı kasko sigorta şirketince sigortalanan aracın sürücüsü tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56-1/A ''Sürücülerin; geçme ,dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır.'' kuralı ihlal ediliği tespit edildiği belirtildiğini, bahsi geçen kazaya ilişkin ... tarafından tahkikat başlatıldığını, .... 'na müzekkere yazılarak işbu kazaya ilişkin tahkikat evraklarının ve kaza yeri kamera kayıtlarının mahkeme dosyasına intikal ettirilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sebebiyle uzun bir süre fiziki olarak acı çektiğini, tüm bunlarla birlikte müvekkilinin kazadan dolayı psikolojisinin kötü yönde etkilendiğini, söz konusu kazadan dolayı müvekkilinin yaşadığı korku ve sıkıntıların telafisinin mümkün olmasa da müvekkili için talep edilen manevi tazminatın bir nebze olsa da kazadan dolayı yaşadığı sıkıntıları ve korkuyu gidereceği kanaatinde olduklarını, dava konusu ...plakalı araç manevi tazminat yönünden davalı ... A.Ş. tarafından kasko poliçesiyle (Poliçe No: .... ) sigortalandığını, söz konusu poliçe kapsamında ...plakalı araca ilişkin manevi tazminat klozu bulunması sebebiyle davalı .... Sigortaya karşı işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, nitekim davacı tarafça söz konusu kazaya ilişkin olarak ... ve ... aleyhine .... E. Sayılı dosyasında tazminat davası tanzim edildiğini, bu sebeplerden dolayı müvekkilinin geçirdiği trafik kazasının müvekkilinde oluşturduğu korku ve acının şiddeti ve sürücünün olay yerini terk ettiği de göz önünde bulundurularak değerlendirilme yapılmasını, bu değerlendirme sonucunda toplamda 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının, hasar aşamasında müvekkili şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığını, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen kazaya karıştığını sonradan öğrendikleri kazaya karışan sigortalı aracın müvekkili sigorta şirketinde ... bulunduğunu, bu poliçeden dolayı manevi tazminata ilişkin sorumluluklarının 100.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olduğunu, bu kazaya ilişkin tüm manevi tazminat sorumluluklarının bu kadar olup, devam eden davalar bulunduğundan teminatın kalmama ihtimali bulunduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlama gelmediğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortalarının, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluğun da olmadığını, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın .... ’ne gönderilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Türk Borçlar Kanunu gereği, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği tazminat miktarının adalete uygun olması gerektiğini, kazazede yolculuk etmekte olduğu araçta koruyucu tedribatları kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğini, müterafik kusur durumu tespiti gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte manevi tazminata karar verildiğinde yargılama giderlerinin de poliçe limiti sınırları gözetilerek belirlenmesi gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından dolayı mütefarrik kusur indirimine gidilmesini talep ettiklerini, davacının ihmali sebebiyle meydana gelen müterafik kusur durumunun kusura etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini, meydana gelen kaza neticesinde tutulan kaza tespit tutanağının davalı tarafa tebliğ edilmediğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Hasar dosyası,
-Kaza tespit tutanağı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Davanın haksız fiil nedeniyle manevi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak davalı konumunda olduğu görevin asıl uyuşmazlık tarafları arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmak suretiyle belirlenmesi gerektiği.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır.
Bu durumda davanın, davacı yolcunun dava dışı ... SAn. Tic Ltd. Şti.'nın sigortalısı olduğu yolcu taşımaya tahsis edilmiş araçta yolcu olarak seyahat ettiği ve meydana gelen kaza sonucu çok sayıda yaralının bulunduğu, davacının da bu kaza nedeniyle uğramış olduğu manevi zararının tazmini istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davanın 6100 sayılı H.M.K'nun 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6502 sayılı Yasa'nın 83/2, 6100 sayılı HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,
.... Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,
Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, Davacı Vekili Av. .... 'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/03/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!