T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/303 Esas - 2024/412
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/303 Esas
KARAR NO : 2024/412
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 25/04/2022
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde açılan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili ; Taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davacıya ait iş makinesinin sürücülü olarak davalıya kiraya verildiğini, oluşan alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirtip, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL yönünden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istekmiştir.
Yargılama sürmekte iken 27/02/2024 tarihli dilekçe ile dava değerini 88.639,00 TL ye yükseltmiştir.
YANIT :
Davalı vekili ; Davacının alacağına dayanak yaptığı sözleşmeyi imzalayan ...' in davalı şirketin proje müdürü olup, şirketi temsile yetkilisi olmadığını, davacıya borçları olmadığı gibi, ıslah işlemimine konu miktar yönünden hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
-.... Esas sayılı icra takip dosyası,
-Davacı alacağının dayanağı kiralama sözleşmesi,
-Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı,
-Davacı ile ilgili tacir olup olmadığına ilişkin yapılan yazışmalar,
-Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki talep, taraflar arasında imzalandığı ileri sürülen sürücülü araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir.
Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, Asliye Hukuk Mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil, sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın tacir ve işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere, bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olaya gelince, taraflar arasındaki uyuşmazlık tacir olduğu tartışmasız olan davalı şirket ile davacı gerçek kişi arasında imzalandığı ileri sürülen sürücülü araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı alacağının dayanağı Borçlar Yasasında düzenlenen kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, kira sözleşmeleri Ticaret Kanununda düzenlenen bir konuolmadığı için uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı kabul edilmiştir.
Davacı gerçek kişinin bağlı olduğu vergi daireleri ile ticaret sicil memurluklarına yazılan yazılara verilen yanıtlara göre, davacının tacir sayılmasını gerektirir koşulların bulunduğunun belirlenemediği, ayrıca davacı adına kayıtlı şahıs işletmesinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının gelir vergisi beyannamesi esas alınıp, ticari kayıtları da incelenmek sureti ile hazırlanan bilirkişi raporuna göre de, davacının elde ettiği gelir itibarı ile tacir sayılma koşullarını taşamadığı belirlenmiştir.
Sonuç olarak uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan da kaynaklanmaması ve davanın her iki tarafının tacir olması gerektiğine ilişkin koşulun davacı yönünden gerçekleşmemesi nedeni ile Ticaret Mahkemelerinin görevli olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,
.... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,
Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, davalı vekili Av. .... 'ın yüzüne kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2024
Katip ....
Hakim ....
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!