WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

ANKARA 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/135 Esas
KARAR NO : 2024/116

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/02/2024
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, davalı ... ve dava dışı ...'a zamanında verdiği borca karşılık olarak bono aldığını, bononun 09/01/2002 vade tarihli ve o dönem henüz altı sıfır atılmazdan önceki hali ile 25.000.000.000 TL bedelli olduğunu, ... ve ...'ın, müvekkilinden aldıkları borca karşılık verdikleri bonoyu vadesinde ödemediğini, bunun üzerine 11/02/2002 tarihinde ... 5. İcra Dairesi'nin 2002/894 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, 25.000.000.000 eski TL asıl alacak ve vade tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede işlemiş faizi ile birlikte toplam 26.833.333.000 eski TL alacak üzerinden açıldığını, alacağın kambiyo senedine bağlı olduğunu ve o dönemde mevcut yasal düzenlemeler uyarınca; mutlak ticari iş sayılan kambiyo senetlerinin tahsilinde Merkez Bankası'nca uygulanan reeskont faiz oranında faiz işletileceğinden alacağa %80 oranında faiz işletildiğini ve bu halde takibe başlandığını, takibe dayanak bononun 2002 yılında icra takibine konuluğunda, huzurdaki davada davalı ... tarafından yalnızca senet üzerindeki imzaya itiraz edildiğini, bu itiraza ilişkin yargılamanın ... 5. İcra Hakimliği'nin 2002/115 Esas 2003/161 Karar sayılı dosyası ile incelenerek karara bağlandığını ve itirazın reddedildiğini, bu haliyle kesinleşen dosyada faize yahut faiz oranına dair hiçbir itirazda bulunulmadığını, ilgili mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca takipten önce, alacaklının talep ettiği faiz oranına borçlu tarafından itiraz edilmediği takdirde o faiz oranının geçerli olduğunu bu nedenle faiz yönünden herhangi bir itilaf bulunmadığını, dava dışı diğer takip borçlusu ...'un, 2021 yılında vefat ettiğini ve mirasçıları tarafından mirasın reddedildiğini bu sebeple diğer borçlu müteveffadan alacağı tahsil şansının kalmadığını, taraflar arasında devam eden ... 5. İcra Dairesi'nin 2002/894 Esas sayılı dosyasında (yeni esas ... 7. Genel İcra Dairesi 2023/24530 Esas) ...'un vefatı ardından, mirasçılık belgesi alınması için yetki istemi, mirasçılık belgesi alınması, dosya hesabı yaptırılması ve taraflara tebliği işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu işlemlerin akabinde davalı ... tarafından takibin iptali ve taliki istemi ile ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/786 Esas sayılı dosyasının açıldığını, dosyada yapılan inceleme sonrasında 2022/786 Esas 2023/249 Karar sayılı kararı ile Mahkeme'nin 14/03/2023 tarihinde davanın kabulüne karar verdiğini, anılan kararın taraflarınca istinaf kanun yoluna götürüldüğünü henüz Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilmiş bir kararın bulunmadığını, müvekkili ...'ın, oğlunu eğitim için Amerika'ya göndermek istediğini, bu sebeple aracı kişiler tarafından davaya konu bono borçluları ... ve ... ile tanıştırıldığını, ... ve ...'ın kendilerini; Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde vize işleriyle ilgili birimde çalışıyor olarak tanıttığını, istedikleri Amerika vizesini almak için 25.000.000.000 eski TL istediklerini, müvekkili ...'ın, 25.000.000.000 eski TL'yi elden nakit olarak ... ve ...'a teslim ettiğini ancak karşılığında da davaya konu bonoyu aldığını, protokolün tarafları olan Mehmet Uzun ile adına vize çıkartılması taahhüt edilen ...'nın mahkememizde tanık olarak dinletileceğini, protokolden de açıkça anlaşıldığı üzere davalı ... ve merhum ...'un, "vize alma" işlemleri için el altından işlem yapmayı meslek haline getirdiğini, aradan geçen sürede ... ve ...'ın, müvekkili ...'ın oğlu için vadettikleri vizeyi almadıkları gibi müvekkilinden aldıkları parayı da ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin bonoyu icra takibine koyarak alacağını tahsil etmek istediğini, borca esas bononun, vadesinde ödenmediği için icra takibine konulduğunda davalı borçlu ... tarafından, yalnızca bono üzerindeki imzaya itiraz edildiğini, itirazla birlikte yapılan yargılama sonrası ... 5. İcra Hakimliği'nin 2002/115 Esas 2003/161 Karar sayılı ilamı ile imzanın ...'a ait olduğunun ortaya çıktığını, böylece taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin de sabit hale geldiğini, öte yandan huzurdaki dosya kapsamında dinlenecek tanıkların beyanları ile de temel ilişkinin bir kez daha açığa çıkacağını, davalı borçlu ... tarafından açılan takibin iptali davasında icra dosyasının takipsiz bırakıldığının ileri sürüldüğünü, oysa icra dosyasının hiçbir zaman takipsiz bırakılmadığını, takibin iptali için açılan ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/786 Esas sayılı dosyasında açıklandığı üzere; icra takip dosyası başladıktan sonra borçlu ...'ın Turgutlu İcra Dairesi 2014/3966 Esas sayılı takip dosyasında da borçlu olduğunun görüldüğünü, Turgutlu İcra Dairesi'nin takip dosyasında dosya alacaklısı olan üçüncü kişi Berho Seven tarafından borçlu ...'a ait araç üzerine konulan haciz neticesinde satışının istendiğini ve sıra cetveli oluşturulduğunu, oluşturulan sıra cetvelinde tarafılarınca satışa konu edilen araç üzerine konulan haciz tarihinin yanlış belirtildiğini ve haliyle sıra cetvelinin de hatalı oluşturulduğunu, bunun üzerine taraflarınca sıra cetveline itiraz edildiğini, sıra cetveline karşı yapılan itirazlarının Turgutlu İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/141 Esas sayılı dosyasıyla incelendiğini; 2015/141 Esas 2015/147 Karar sayılı ilamı ile de reddedildiğini, söz konusu ret kararına karşı taraflarınca Yargıtay'a temyiz yoluna başvurulduğunu, Temyiz başvurularının Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/29617 Esas sayılı dosyası ile değerlendirildiğini ve ... 5. İcra Dairesi'nin 2002/894 Esas sayılı dosyanın gönderilmediğinden bahisle geri çevrilerek 2015/29617 Esas 2016/3076 Karar sayılı ilamı ile mahalline iade edildiğini, bunun üzerine 08/02/2016 tarihinde dosyanın istendiğini, yeniden Yargıtay'a gönderildiğinde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'ne tevzi olarak 2016/4538 Esas 2019/4203 Karar sayılı ilamı ile hükmün onandığını, bahsi geçen onama kararına karşı taraflarınca 16/12/2019 tarihinde karar düzeltme yoluna başvurulduğunu ancak bu taleplerinin de Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/116 Esas 2020/1132 Karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, 19/02/2020 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin alacağına kavuşmak için tüm yolları denediğini, ne var ki borcunu ödemeyen borçlunun, bir de takibi iptal ettirmek amacıyla dava açtığını, yukarıda da belirtildiği üzere söz konusu davanın yerel mahkemece kabul edildiğini, kabul kararı kesin olarak verilmişse de tarafılarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu; başvurularının reddi kararının da istinafa götürüldüğünü, takibin iptali talepli davaya ilişkin kabul kararının taraflarına 14/03/2023 tarihinde UETS ile tebliğ edildiğini, henüz 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığını; işbu davanın süresi içerisinde açıldığını, dava konusu alacağın bonodan kaynaklandığını, Kambiyo senetlerine yönelik hükümlerin TTK'da ayrıca ve açıkça düzenlenmiş olduğunu, davanın TTK md. 4 hükmü gereğince mutlak ticari dava olduğunda şüphe olmadığını, bununla birlikte TTK md. 5 hükmü gereğince alacak veya tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğunu, bu kapsamda taraflarınca 12/02/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden olumlu sonuç alınamadığını, anlaşma sağlanamadığını belirterek; müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleşilen tutarın tam olarak tespiti sonrası artırılmak ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 30.000,00 TL'sinin bononun vade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usul ekonomisi gereği davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, zamanaşımına uğramış kambiyo senedi nedeni ile sebepsiz iktisap hükümlerine dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre;
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Somut olayda uyuşmazlık zamanaşımına uğramış kambiyo senedinden kaynaklanan sebepsiz iktisab nedeniyle alacak istemine ilişkin olup, dava; konusu itibariyle mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp, tarafların da tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 28/02/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır.

Hakim ...
¸e-imzalıdır.