WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

ANKARA 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1
KARAR NO : 2024/209

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALILAR : 2- ... - ... ...
3- ... - ...

DAVA : Tazminat / Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu Kaynaklı
DAVA TARİHİ : 10/03/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
KARAR Y.TARİHİ : 22/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, ve her birinin 20 adet paya sahip olduğunu, davalı gerçek kişilerin de şirkette pay sahibi olduğunu, davalı şirketin faaliyet alanının temelde çikno ve diğer değerli madenlerin ihracatına ilişkin olduğunu, bu bakımdan davalı şirket tarafından özellikle ... başta olmak üzere doğu ve orta doğu ülkelerine çinko temellü yüksek meblağlı ve yine yüksek kar marjlı değerli maden ihtaracı gerçekleştirildiğini, şirket esas sözleşmesinde belirlendiğinin aksine kar payının müvekkilleri pay sahiplerine dağıtılmadığını, kar paylarının dağıtılmama sebebi olarak işletme sermayesinin gereksiniminin gösterildiğini, şirket faaliyet raporlarına göre şirketin her yıl istikrarlı bir şekilde zarar ettiğini ancak şirketin faaliyetini aksatmadan devam ettirdiğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirket bilançolarında şirketin gelir gider tablolarının harcamalara ve gelirlere yönelik makbuz ve faturaların bulunmadığını, haksız menfaat temin etmek için karın çok düşük gösterildiğini, davalı gerçek kişilerin şirket kaynaklarını kişisel işlerinde kullanması dolayısıyla tespit edilecek usulsüz işlemlerinden kaynaklı olarak kazandığı haksız menfaatin tazmininin istendiğini beyanla; şirketin kuruluşundan bu güne kadarki faaliyet yılları bilançolarında eksik gösterilen kârın tespitine ve davalı pay sahiplerinden şirket adına tazminine, müvekkilinin ödenmeyen kâr payının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte 20.000,00 TL olarak ödenmesine karara verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sadece davalı şirketin ortaklarından olduğunu, şirketin fiilen yönetimi konusunda yetkili olmadığını, davalı şirketin kurulduğundan itibaren genel kurulu toplamadığını, kâr payı dağıtmasına yönelik bir karar almadığını, davacıların işbu davayı ikame etmekte hukuki yararları bulunmadığını, ayrıca dava şartı arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, uyuşmazlık konusunun " Şirket otaklık payı ve kar payı alacağının tespiti ile tahsili ve denetçi atanması, koşulların varlığı halinde şirketin tasfiyesi" olarak tanımlandığını ve sadece bu hususlara ilişkin arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davacının arabuluculuğa konu edilmeyen taşkın taleplerinin reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Uyuşmazlık bulunmayan hususlar bu aşamada belirlenmemiştir.

B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Dava, şirket yöneticilerinin ve haksız fiil sorumlularının sorumluluğuna yönelik tazminat istemine ilişkindir.
6. İşbu dosya, .... sayılı dosyadan, davalı şirket yöneticilerinin sorumluluğuna yönelik “tazminat” istemi bakımından tefrik edildiği ve yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
7. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
8. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve 21/03/2024 tarihli duruşmadaki beyanlarında; dava şartı arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, uyuşmazlık konusunun " Şirket otaklık payı ve kar payı alacağının tespiti ile tahsili ve denetçi atanması, koşulların varlığı halinde şirketin tasfiyesi" olarak tanımlandığını ve sadece bu hususlara ilişkin arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davacının arabuluculuğa konu edilmeyen taşkın taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmiştir.
9. Bilindiği üzere 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.
10. Anılan maddeye göre; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır....” denilmiştir.
11. Maddede belirtildiği üzere ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını yasa dava şartı haline getirmiştir.
12. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
13. Davacının dava açılırken dava dilekçesine anlaşmazlık tutanağını ekleyerek davayı açması gerekir ise de, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul de yukarıda belirtildiği üzere 18/A maddesinde düzenlenmiştir.
14. Somut olayda öncelikle eldeki davanın "ticari dava" niteliğinde olup olmadığının değerlendirmesini yaptığımızda, TTK m. 4 hükmünde hangi davaların ticari dava niteliğinde olduğu düzenlenmiş olup; eldeki davanın şirket yöneticilerinin sorumluluğuna yönelik tazminat istemine ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında davanın ticari dava olduğu değerlendirilmiştir.
15. Öte yandan TTK m. 5/A hükmünde öngörülen anlamda arabuluculuğa tabi bir ticari dava olup olmadığının da belirlenmesi gerekmekte olup davacının davasının, tazminat istemine ilişkin olduğu, bu anlamda arabuluculuğa başvuru eldeki dava yönünden dava şartı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
16. Davalı, cevap dilekçesi ve 21/03/2024 tarihli dilekçesi ile, dava şartı arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde, uyuşmazlık konusunun " Şirket otaklık payı ve kar payı alacağının tespiti ile tahsili ve denetçi atanması, koşulların varlığı halinde şirketin tasfiyesi" olarak tanımlandığını ve sadece bu hususlara ilişkin arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davacının arabuluculuğa konu edilmeyen taşkın taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmiştir.
16. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde, davanın, tazminat davası olduğu, dava şartı arabuluculuğa ilişkin 6102 sy TTK'ya 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A maddesinin metninde "...bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava..." denilmek suretiyle arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak tayin edildiği ve taraflarca dava ikame edilmeden önce bu talep yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır.
17. Ayrıca davacının şirket yöneticisinin sorumluluğu ve yine yönetici olmayan davalılar bakımından haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat davası ile birlikte kar payı istemi, denetçi atanması ve şirketin fesih ve tasfiyesi davalarını da açmış olması nazara alındığında objektif dava yığılmasının olduğu bu durumda her bir davanın ayrı değerlendirilmesi gerektiği, davalardan birinin arabuluculuğa tabi olmamasının diğer davalar yönünden de arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmiştir.
18. Bu durumda, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davanın arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeni ile HMK m. 114/2 ve TTK m. 5/A hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE,
5-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine,
Dair, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacılar ve diğer davalılar yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/03/2024

Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"