T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/527 Esas - 2024/193 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/527
KARAR NO : 2024/193
HÂKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ..., ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar)
DAVA TARİHİ : 10/06/2020
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 13/04/2012 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan... plakalı aracın, yaya olan davacı müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde; müvekkilinin malul/sakat kaldığı; kazaya kusuru ile sebebiyet veren... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının .... A.Ş. tarafından yapıldığı; .... alınan maluliyet raporuna göre müvekkilinin % 6,3 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu ve 2 ay başkasının bakımına muhtaç kaldığı beyan edilmiş olup; HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca yargılamanın ilerleyen aşamalarında dava harcını artırarak dava değerini yükseltme saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik; 100,00 TL geçici bakıcı gideri; 4.500,00 TL daimi iş göremezlik ve 1.299,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 5.999,00 TL malullük (geçici ve daimi iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri ve adli tıp rapor ücreti) maddi tazminatının davalıdan, temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine - avans faizi ile birlikte tahsiline ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan trafik kazasına karıştığı belirtilen... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından, ... nolu poliçe ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğu; söz konusu poliçeye göre teminatın sakatlanmalarda kişi başı 225.000,00 TL ile sınırlı olduğu; teminatın her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmadığı; gerçek kusuru, geliri ve uzuv kaybı oranına göre tazminat meblağının belirlendiği; dava konusu kazanın oluşumunda müvekkili tarafından sigortalı bulunan aracın kusurunun bulunmadığı; tüm kusurun davacı tarafa ait olduğu; bu nedenle poliçe sorumluluklarının bulunmadığı; geçici iş göremezlik tazminatının sigorta poliçesinin teminatı dışında olduğu; davacı tarafından iyileşme sürecinde bakıcı gideri talep edilmişse de iyileşme ve tedavi dönemindeki bakıcı giderlerinin tedavi gideri olarak değerlendirilmekte olduğu; tedavi giderinin 6111 sayılı yasa sonrası ile .... devredildiği; davacının iyileşme sürecindeki bakıcı gideri talebinin reddi gerektiği; müvekkili şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulduğu; eksik evrak nedeniyle bu evrakların tamamlanmasının davacı taraftan talep edildiği fakat davacı tarafından gerekli belgelerin tamamlanmadığı, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemiş olduğu; faiz talebinin reddi gerektiği beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
.... 12/06/2020 tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
.... Tarafından Gönderilen 15/06/2020 Tarihli Cevabi Yazı.
....'nin 22/06/2020 Tarihli Cevabi Yazısı.
... A.Ş.'nin 13/07/2020 Tarihli Cevabi Yazısı.
....'nin 20/07/2020 tarih ve .... Sayılı Yazısı.
.... 'nin 04/09/2020 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
....'nin 09/11/2020 tarih ve .... Sayılı Yazısı.
Maluliyet Tespiti Hususunda .... tarafından düzenlenen 22/03/2021 tarih ve 3724 sayılı Rapor.
Tazminat Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu.
....'nın 23/11/2023 Tarihli .... Sayılı Cevabi Yazısı.
IV) İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI :
Mahkememiz tarafından verilen 21/09/2021 tarihli, .... sayılı hüküm kapsamında;
"Davanın Kısmen Kabulü ile; ... 1-Davalıdan 81.828,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.329,75 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 83.157,80 TL tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 02/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine... 2-Adli rapor ücretinin davanın kabul oranına göre 1.297,50 TL'sinin dava tarihi olan 10/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, adli rapor ücretine ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine... 3-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine,"
dair hüküm verilmiş olup; anılan hüküm ile ilgili olarak .... tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 21/06/2023 tarihli, .... r sayılı karar kapsamında;
"...Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacı (01/04/1995 D.lu) ...'ın yaralanması nedeniyle .... Soruşturma Nolu ve 'taksirle bir kişinin yaralamasına neden olma' suçundan şüpheli ... hakkında başlatılan soruşturma dosyasında, .... K. Sayılı 23/11/2012 tarihli kararı ile tarafların uzlaştıklarından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı (....) açık olup, mahkemece yargılama sırasında, davalı tarafından bilirkişi raporuna itirazında da bu husus ileri sürülmüş olmasına rağmen, bu konuda değerlendirme yapılmamış, uzlaşma hiç değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmiştir.
Dosya kazandırılan ... Soruşturma dosyasında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olmasına, davalı tarafından da, bilirkişi raporuna itirazında davanın uzlaşma nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin ileri sürülmüş olmasına göre, taraflar arasındaki uzlaşma evrakı ... getirtilerek, sürücü ve davacı arasında geçerli bir uzlaşma olup olmadığı hükümleri değerlendirilerek, CMK'nın 253/19 maddesi ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı 145. (TBK m.166) hükümleri değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir..."
gerekçesiyle kaldırma kararı verilerek, dosya Mahkememize gönderilmiş ve Mahkememizin işbu .... Esasına kaydedilerek, .... kaldırma kararında belirtilen hususlar gereğince tekrar yargılama yapılmıştır.
V) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizin 21/09/2021 tarihli, .... sayılı hükmü ile ilgili olarak .... tarafından verilen 21/06/2023 tarihli, .... sayılı kaldırma kararı akabinde Mahkememizce; .... Sor. sayılı soruşturma dosyasının bir sureti istenilmiş, .... tarafından Mahkememize gönderilen 23/11/2023 tarih ve .... Karar sayılı cevabi yazı kapsamında; ilgili soruşturma dosyasının ... uyarınca imha edilmiş olduğunun ve Mahkememize, ilgili soruşturma dosyasının UYAP Sistemi suretinin gönderildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, .... Sor. sayılı soruşturma dosyasının (UYAP Sistemi sureti) üzerinde yapılan incelemede; dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak ... tarafından yapılan soruşturma neticesinde verilen .... Soruşturma ve .... Karar sayılı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" kapsamında; isnat edilen eylemin, mevcut haliyle uzlaşmaya tabi "taksirle yaralama suçu" kapsamında kaldığının ve yapılan uzlaştırma görüşmeleri sonucunda tarafların 21/11/2012 tarihli uzlaşma raporunda belirtildiği şekilde usule ve hukuka uygun olarak uzlaştıklarının anlaşılması nedeniyle; müsnet olay hakkında 5271 sayılı CMK.'nın 253. maddesi uyarınca, uzlaştırma nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
... Mahkemesinin İptal Kararı ile ilgili olarak;
Mahkememizce yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK.'nın 253. maddesinin 19. fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz” bölümünün; ... Mahkemesinin (18/10/2023 tarih ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan) 26/07/2023 tarihli, .... sayılı İptal Kararı kapsamında;
".... ...'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında 'Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.' denilmektedir. Anılan maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir (....).
10. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkını da kapsar. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir (....).
11. Kuralda uzlaşmanın sağlanması hâlinde tazminat davası açılamayacağı öngörülmüştür. Ceza soruşturmasına konu suç nedeniyle zarara uğrayan kişilerin maddi ve manevi tazminat talebiyle yargı mercilerine başvurabilmeleri mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir. Bu itibarla uzlaşmanın sağlanması hâlinde ilgililerin soruşturma konusu suç nedeniyle uğradıkları zararın tazmini talebiyle yargı mercilerine başvurulabilmesine imkân tanımayan kural, mahkemeye erişim hakkını sınırlamaktadır.
...
15. 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (1) ila (3) numaralı fıkraları uyarınca hangi suçlar hakkında uzlaşmanın sağlanabileceği belirlidir. Kuralda uzlaşmanın sağlanması hâlinde açılamayacağı öngörülen davalar soruşturma konusu suç nedeniyle açılacak tazminat davalarıdır. Kuralın lafzında herhangi bir sınırlama bulunmadığından uzlaşmanın sağlanması durumunda maddi tazminat talebinin yanı sıra manevi tazminat talebiyle de yargı mercilerine başvurulması mümkün değildir. Başka bir ifadeyle kural hem maddi hem de manevi tazminat davalarını kapsamaktadır. Buna göre kuralın uzlaşmanın sağlanması hâlinde açılamayacağı öngörülen davalar yönünden kapsamı da belirlidir.
16. Bu itibarla kuralda hangi hâl ve şartlarda, hangi davaların açılamayacağı hususlarının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel şekilde düzenlendiği gözetildiğinde kuralın kanunilik şartını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
17. ...'nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Öte yandan ...'nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevler, özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebilir.
...
26. Buna göre uzlaşan kişinin tazminat davası açamamasının katlanılamayacak bir külfet olmadığından söz edebilmek için soruşturma konusu suç nedeniyle uğranılan zarar uzlaşma görüşmeleri esnasında en azından yaklaşık olarak belirlenebilmelidir. Başka bir ifadeyle gerçek zararın altında kalan bir edim karşılığında uzlaşan kişinin edimi aşan kısım yönünden tazminat davası açmaktan vazgeçmiş sayılabilmesi için uzlaşma sürecinde zararı öngörebilmesi gerekir.
27. Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır. Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez.
28. Bu bağlamda uzlaşma görüşmeleri esnasında sağlıklı şekilde belirlenmesi güç veya öngörülmesi mümkün olmayan zararlara ilişkin açılacak davalar yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın uzlaşmanın sağlanması durumunda tazminat davası açılamayacağını düzenleyen kuralla ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklenmiştir. Başka bir deyişle kuralda yargının iş yükünün azaltılması amacıyla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlama arasında makul bir denge kurulamamıştır.
29. Bu itibarla kuralın orantılık alt ilkesi yönünden ölçülülük ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır."
gerekçeleriyle İPTALİNE karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla Mahkememizce, ... tarafından verilen iptal kararı üzerinde yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK.'nın 259/19. maddesinde ifadesini bulan “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz” hükmünün; ...'nın "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasını ihlal mahiyetinde bulunduğunun ve bu itibarla, uzlaşmanın sağlanması hâlinde ilgililerin soruşturma konusu suç nedeniyle uğradıkları zararın tazmini talebiyle yargı mercilerine başvurulabilmesine imkân tanımayan kuralın, "Mahkemeye Erişim Hakkının" ihlali niteliğinde olduğunun belirtildiği; başka bir anlatımla anılan Kanun hükmünün, "usul hukuku anlamında bir Anayasal Hükmün / İnsan Hakkının ihlalinin tespiti" niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Neticeten;
.... tarafından 21/06/2023 tarihinde verilen .... sayılı kaldırma kararı sonrasında, ... tarafından verilen (18/10/2023 tarih ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan) 26/07/2023 tarihli,.... sayılı ihlal kararı dikkate alınarak; bu aşamada "taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle davanın reddine" karar verilmesinin, ...'nın "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasının ve dolayısıyla davacının (usul hukuku anlamında) "Mahkemeye Erişim Hakkının" ihlali mahiyetinde olacağı; bunun yanı sıra Mahkememiz nezdinde ikame olunan yargılamanın halihazırda derdest bulunması (ve söz konusu ihlal kararının da, usul hukukunu ilgilendiren bir ihlal kararı olduğunun anlaşılması) nedeniyle "... Kararlarının Geriye Yürümezliği" ilkesi kapsamında değerlendirilemeyeceği (derdest bulunan yargılamada uygulanması gerektiği) kanaatiyle;
.... 21/06/2023 tarihli,.... sayılı kaldırma kararı kapsamında, "...davalının sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına..." dair karar verilmiş olması nedeniyle; ... Kararı ve mevzuat değişikliği doğrultusunda, davanın tekrar kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
VI) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KISMEN KABULÜNE;
Bu doğrultuda;
a) 81.828,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.329,75 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 83.157,80 TL.'nin poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde, davalıdan (davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 02/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek) avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Adli rapor ücretinin davanın kabul oranına göre 1.297,50 TL'sinin dava tarihi olan 10/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, adli rapor ücreti ile ilgili fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;
c) Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2) Karar ve İlâm Harcı :
a) Alınması gerekli 5.769,14 TL harçtan, peşin ve ıslah alınan 319,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.449,74 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Mahkememizin 21/09/2021 tarih,.... sayılı kararı akabinde, davalı ... A.Ş'den tahsili için yazılan 01/12/2021 tarih ... harç numaralı harç tahsil müzekkeresinin Mahkememize iadesinin İSTENİLMESİNE;
c) Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç, 265,00 TL ıslah harcı, 54,40 TL başvuru harcı ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 381,60 TL harcın, (.... 21/06/2023 tarihli, .... sayılı kaldırma kararı öncesinde tahsil edilmiş olması halinde, mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde) davalı taraftan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 520,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.020,75 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 2.020,70 TL'nin, (.... 21/06/2023 tarihli, .... sayılı kaldırma kararı öncesinde tahsil edilmiş olması halinde, mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde) davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE, bakiye kalan 0,05 TL. yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti sonucunda, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.319,98 TL.'nin davalıdan, 0,02 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Mahkememizin 21/09/2021 tarih, .... sayılı kararı akabinde, davalı ... A.Ş'den tahsili için yazılan 01/12/2021 tarih 2021/660 harç numaralı harç tahsil müzekkeresinin Mahkememize iadesinin İSTENİLMESİNE,
d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
4) Vekâlet Ücreti :
a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL. vekalet ücretinin, (... 21/06/2023 tarihli, .... sayılı kaldırma kararı öncesinde tahsil edilmiş olması halinde, mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde) davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddedine karar verilen 1,50 TL üzerinden) takdir edilen 1,50 TL. vekalet ücretinin,(.... 21/06/2023 tarihli, .... sayılı kaldırma kararı öncesinde tahsil edilmiş olması halinde, mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde), davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 19/03/2024
Katip ... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!