T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/477 Esas - 2024/192 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/477
KARAR NO : 2024/192
HÂKİM :....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'in müvekkili ... ile davalı ... ... Ltd. Şti. arasında akdedilen hizmet sözleşmeleri gereğince müvekkili kuruma ait genel müdürlük binasında taşeron firma personeli olarak görev yaptığı; dava dışı çalışan ...'in emekli olmaya hak kazanması üzerine davacıya başvurduğu; dava dışı işçinin kıdem tazminatı hesaplanarak kendisine ödendiği; alt işverenler nezdinde hizmet alım yolu ile istihdam ettirilen dava dışı işçinin kıdem tazminatını ödeme yükümlülüğünün 4857 Sayılı Kanunun 112. maddesi uyarınca kuruma ait olduğu; söz konusu ödemenin de bu kapsamda gerçekleştirildiği; yapılan ödemenin hizmet alım sözleşmeleri ve eki şartnameler kapsamında davalı firmalardan rücuen talep hakkı verdiği; bu nedenle dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından .... Org. San. Tic. Ltd. Şti. - .... Sos. Hizm. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının sorumlu olduğu miktar olan 29.480,72 TL'nin söz konusu iş ortaklığından talep edildiği ancak belirtilen şirketlerden cevap alınamadığı; bu kapsamda alacağın tahsili amacı ile .... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada, davanın kabulüne, dava konusu icra takibinde yapılan itirazın iptaline, asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı şirketten tahsiline; davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı şirkete, Mahkememizce düzenlenen tensip zaptının ve dava dilekçesinin 27/07/2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
Nitelikli Personel Hizmet Alımına Ait Sözleşme.
.... 01/08/2023 Tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazısı.
Mahkememizce alınan 12/01/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("..." veya "..." olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... Şirketi'ne ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı Rücu Talepli İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı şirket tarafından, yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen hizmet sözleşmesi uyarınca; davacı ... tarafından, dava dışı işçi ...'e ödenmek zorunda kalındığı bildirilen kıdem tazminatı miktarının davalı şirketin sorumluluğunda bulunup bulunmadığı; sorumluluğunun bulunduğunun tespiti halinde, sorumlu bulunduğu tazminat miktarı ile faiz oran ve miktarının yanı sıra temerrüt tarihinin tespiti neticesinde; davacı ..., davalı şirketten (dava konusu icra takibi tarihi itibariyle) 29.480,72 TL. (asıl alacak) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı ve takip sonrası uygulanacak faizin türü ile icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ... tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 27/07/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu "rücu alacağının" varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 12/01/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı ... ile davalı şirket arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin incelenmesinde; davacı ... ve davalı şirket ile dava dışı ... Sos. Hizm. Tic. Ltd. Şti. iş ortaklığı arasında imzalanan 01/02/2018 - 31/12/2019 tarihlerini içeren Hizmet Alımına Ait Sözleşme kapsamında, yüklenicinin (davalı şirket), tüm giderleri kendisine ait olmak üzere çalışanların iş ile ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü bulunduğunun; bu çerçevede çalışanların iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve zorunlu olması halinde diğer sağlık gözetiminin yapılması, mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlı ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi, iş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının izlenmesi, denetlenmesi ve uygunsuzlukların giderilmesi gibi iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin alınması zorunlu tedbirlerinin yüklenicinin sorumluluğunda bulunduğu; teknik şartname uyarınca yüklenicinin (davalının) çalıştırdığı elemanlara ilişkin olarak ilgili mevzuat kapsamında yükümlü olduğu her türlü özlük haklarını ödeme sorumluluğunun, yükleniciye ait olduğunun; bunun yanı sıra iş, sosyal güvenlik ve diğer mevzuat uyarınca yüklenicinin istihdam edilen hizmet personelinin işvereni olarak kabul edileceğinin ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülükler ile istihdam edilen tüm personelin özlük, yıllık ücretli izne ilişkin hakları ile ilgili Kanun ve bunlara ilişkin tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş tüm yükümlülüklerin, yüklenici (davalı şirket) tarafından yerine getirileceğinin hüküm altına alındığının tespit edildiği; bunun yanı sıra taraflar arasında götürü bedel hizmet alımı sözleşmeleri bulunduğunun ve anılan sözleşme uyarınca yapılması gereken işin yüklenici (davalı şirket) işçileri tarafından yerine getirileceğinin, yüklenici tarafından sözleşme kapsamında çalıştırılacak işçi ile akdedilecek iş akdinin, yüklenici ile işçi arasında yapıldığının ve ... kayıtlarının da bu hususu doğrulamakta olduğunun tespit edildiği ve son olarak taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak tarafların sorumluluk oranlarının incelemesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde, davacı ..., işçilik alacaklarından sorumlu bulunduğuna dair herhangi bir düzenlemeye rastlanılmadığının tespit edildiği belirtilmiş ve detayları bilirkişi raporu kapsamında ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde belirtilmekle neticeten yapılan hesaplamada davacı ..., dava konusu icra takip tarihi itibariyle 29.480,72 TL rücuen tazminat talep edebileceğinin belirlendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı ... vekiline 25/01/2024 tarihinde, davalı şirkete ise 20/02/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından 25/01/2024 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesi sunularak, rapor kapsamında yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiş; davalı şirket tarafından ise bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Neticeten;
Bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporunun, davanın esasına etkili, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; davacı ... ile davalı ... Şirketi arasından akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca çalıştırılan işçilerin (dava konusu) "kıdem tazminatı" alacaklarının, iç ilişkilerinde davalı şirketin mes'uliyetinde bulunduğu kanaatine varılmış ve bilirkişi raporunda detayları belirtilen hesaplamalar doğrultusunda, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
.... Esas sayılı (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın iptaline;
29.480,72 TL. asıl alacak üzerinden; (asıl alacağa takip tarihinden itibaren) işletilecek yasal faizi ile takibin devamına;
2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 5.896,15 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
3) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.013,83 TL harç miktarından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 356,06 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.657,77 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılan 356,06 TL peşin harç, 269,80 TL başvuru harcı ve 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 664,26 TL. harç miktarının; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 427,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.427,00 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
5) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 19/03/2024
Katip .... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!