WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

ANKARA 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/388 Esas - 2024/16 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/388
KARAR NO : 2024/16

HÂKİM : ....
KATİP : ....

DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 12/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan davalıya ait muhtelif plakalı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından sunulan itiraz edildiği; davalı tarafından sunulan itiraz kapsamında, ihlalli geçiş vakı'asına itiraz etmemiş olduğunun açık olduğu belirtilmiş olup; Mahkememiz nezdinde açılan işbu davada, davalının .... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacağın reeskont avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı şirkete, 06/06/2023 tarihinde, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı şirket tarafından, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
.... Arabuluculuk Bürosunun .... Başvuru Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
.... Tarafından Gönderilen 07/06/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
İhlalli Geçişin Tespiti Hususunda Düzenlenen 14/12/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... (davacı şirket olarak anılacaktır) ile davalı ... Şirketi (davalı şirket olarak anılacaktır) arasındaki "Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davacı şirketin işletiminde bulunan otoyolun; davalı tarafından, otoyol kullanım ücreti ödemeksizin geçiş yapılıp yapılmadığı; bu doğrultuda davacı şirkete (takip tarihi itibariyle) 1.587,50 TL. (asıl alacaklar toplamı) borcu bulunup bulunmadığı; alacağın mevcudiyetinin tespiti halinde takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş; bunun yanı sıra, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olduğu ve bu doğrultuda "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları da bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Değerlendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir (ilamsız) icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.

(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle, iptaline ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 06/06/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından, yasal süresi içerisinde, cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporunun dosyamıza 15/12/2023 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; davalı şirkete ait ... ve ... plaka nolu araçlarla, davacı şirket tarafından işletilen ücretli otoyol ve köprüden ücret ödemeksizin (ihlalli) geçişlerin gerçekleştirilmiş olduğunun; davalı şirketin ihlali geçiş ücretlerini, 15 günlük cezasız ödeme süresinde ve sonraki tarihlerde ödemediğinin; ihlalli geçiş ücretleri toplamının 315,50 TL, bu ücrete bağlı olarak hesaplanan 4 kat ceza tutarının 315,50 x 4 = 1.270,00 TL, ihlalli geçiş ücreti ve ceza toplamının ise 1.587,50 TL olduğunun; dolayısıyla davacının davalıdan toplam 1.587,50 TL. Tutarında alacak talep edebileceğinin; davacı şirket tarafından, davalı şirket .... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığının, 05/12/2022 tarihli takip talebinde toplam asıl alacağın 1.587,50 TL. şeklinde gösterildiğinin; söz konusu alacağa takip tarihinden itibaren %15,75 avans faizi uygulanmasının talep edildiğinin; davalı şirket tarafından, icra takibine itiraz edildiğinin ve icra takibinin durdurulduğunun; tüm bu yapılan tespitler kapsamında neticeten dava konusu otoyol geçişlerinin, davalı şirkete ait ... ve ... plaka sayılı araçlarla gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşıldığının; davalıya ait araçların ücret ödemeksizin gişelerden çıkış yaptığı sırada, araç sürücülerine ihlalli geçiş bildirimi verildiğinin; işbu bildirim kapsamında geçiş ücretinin 15 gün içerisinde ödenmesi halinde ceza uygulanmayacağının, 45 günlük süre içerisinde 1 kat ceza uygulanacağının ve 45 günün aşılması halinde 4 kat ceza uygulanacağının bildirildiğinin; davacı tarafından, ihlalli geçişler sırasında ve ihlalli geçişlerin gerçekleştiği tarihi takip eden 15 günlük süre içerisinde, araç plakalarına tanımlı ve/veya araçta bulunan etiket hesaplarından (OGS/HGS) provizyon sorgusu yapılarak geçiş ücretlerinin cezasız olarak tahsil edilmeye çalışıldığının ancak araç plakalarına tanımlı OGS/HGS etiketi veya hesabı bulunmadığından tahsilatın gerçekleştirilemediğinin; geçiş ücretleri ve cezalarla ilgili olarak davacı tarafından davalı şirkete, ... aracılığıyla 25/10/2022 ve 09/11/2022 tarihlerinde iki adet ihtarname gönderildiğinin, ihtarnamelerde geçiş ücretlerinin ve cezaların 15 gün içerisinde ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı hususlarına yer veriliğinin ve bu bağlamda davacı tarafın, icra takibine başlanılmadan önce bütün yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunun; icra takibi tarihi (05/12/2022) itibariyle ihlalli geçiş ücretlerinin ve cezalarının tamamının muaccel hale gelmiş olduğunun, ayrıca davalının temerrüt halinin de oluştuğunun; ihlalli geçiş ücretleri toplamının 315,50 TL, bu ücrete bağlı olarak hesaplanan 4 kat ceza tutarının 315,50 x 4 = 1.270,00 TL, ihlalli geçiş ücreti ve alacak toplamının ise 1.587,50 TL olduğunun, dolayısıyla davacı şirketin davalıdan toplam 1.587,50 TL talep edebileceğinin ve bu doğrultuda, dava konusu icra takibi kapsamında yapılan hesaplamaların da doğru olduğunun; neticeten davacı şirketin tespit edilen alacağının, icra takip tarihi itibariyle 1.587,50 TL (asıl alacak) miktarında olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bahse konu bilirkişi raporu; davacı şirket vekiline ve davalı şirkete 23/12/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından 18/12/2023 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesi kapsamında, anılan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmasının talep edildiği; bununla birlikte, davalı şirket tarafından herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Neticeten;
Bilirkişi Raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli nitelikte olduğu ve rapor kapsamında, Mahkememizce tespiti istenilen tüm hususların tespitine yer verildiği kanaatine varılarak; davacı şirketin işletiminde bulunan otoyolun kullanımı ile ilgili olarak, ihlalli geçişin (otoyol ücreti ödenmeksizin) davalı şirkete ait araçlar tarafından gerçekleştirilmiş olduğu; takip eden süreçte, geçiş ücretlerinin, davacı şirkete ödenmemiş olduğu; bu doğrultuda davalı şirketin, davacı şirkete (takip tarihi itibariyle) 1.587,50 TL. (asıl alacaklar toplamı) borcu bulunduğu kanaatine varılarak, davanın kabulüne ve itirazın iptaline dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline;
1.587,50 TL. asıl alacak üzerinden; (asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren) işletilecek reeskont faizi ile takibin devamına;
2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 317,50 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
3) Karar ve İlam Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40 TL.'nin, davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 56,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.556,25 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
b) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından, bakiye kalan kısmın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
5) Vekalet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 1.587,50 TL vekalet ücretinin, davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar, dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 16/01/2024

Katip .... Hâkim ....
¸ ¸
Gerekçeli Karar