T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/229 Esas - 2024/191 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/229
KARAR NO : 2024/191
HÂKİM :....
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 03/08/2011 tarihinde ... (...) işletme şartları sözleşmesi imzalandığı; davalının sözleşme gereği mülkiyeti müvekkile ait ... sistemlerini 10 yıl süreyle kullanmayı ve işletmeyi taahhüt ettiği; davalının sözleşmenin 11. maddesi ile 10 yıllık sözleşme süresinin dolumuna 1 ay kala müvekkiline aksi yönde yazılı bir bildirim yapılmadığı müddetçe sözleşme süresinin aynı şartlarla on yıl daha uzayacağının da peşinen sözleşme ile kabul edildiği; 10 yıllık sözleşme süresinin dolum tarihi 03/08/2021 tarihi iken ve davalı tarafından bu sürenin dolumuna bir ay kala sözleşmenin feshi mümkün iken, davalının 10/01/2022 tarihine dek müvekkilinden cihaz kiralamaya ve ... hizmeti kullanmaya devam ettiği ve sözleşmenin yenilenmesi arzusuyla müvekkili ile sözleşme ilişkisine devam ettiği; fesih ihbar süresinin dolumundan altı ay sonra 10/01/2022 tarihinde, davalının ihtarname göndererek fesih bildirdiği; söz konusu ihtarnameye taraflarınca cevap verildiği; akabinde müvekkili şirket tarafından münakit sözleşmesinin 10. maddesinde düzenlenen hükmün haklı olarak işleme alındığı; müvekkili tarafından sözleşme süresinin sonuna dek davalı tarafından müvekkiline ödenecek kullanım bedellerine tekabül eden 51.595,04 TL bedelli faturanın müvekkili tarafından düzenlenip gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığı; davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada, itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak müvekkili şirket aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladığı; daha sonra verilen yetkisizlik kararı ile dosyanın .... esas sayılı dosyası olarak devam ettiği; icra takibi tarihinin 25/04/2022 olduğu ve takibe konu edilen hususun fatura alacağı olduğu; davacının ortak kullanım telsiz hizmeti yetkilendirmesinin 21/12/2021 tarihli Bilgi Teknolojileri Kurulu kararı ile iptal edildiği; davacının faturayı düzenlediği tarihte lisansının bulunmadığı; buna rağmen sözleşmeyi ifa etmesinin mümkün olmadığından kötü niyetli şekilde fatura düzenlediği; davacı şirketin hukuka aykırı bir biçimde düzenleyerek göndermiş olduğu faturaya da taraflarınca itiraz edildiği ve kayıtlarına alınmadığı; öte yandan davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının lisansının iptal edildiği tarihe kadarki dönem ile sınırlı olmak üzere alacak talebinde bulunabileceği belirtilmiş olup; anılan gerekçelerle Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
... 05/04/2023 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
... 05/04/2023 Tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazısı.
... 05/04/2023 Tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazısı.
... 06/04/2023 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
Taraflara Ait Ticari Defterlerin İncelenmesi Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... Hizm. Ltd. Şti. ("davacı şirket" olarak anılacaktır) ile davalı ... Şirketi ("davalı şirket" olarak anılacaktır) arasındaki "Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... devredilerek, ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki taşınır kira sözleşmesine istinaden davacı şirket tarafından (davalı şirket tarafından ödenmediği belirtilen kira bedelleri ile ilgili) düzenlendiği belirtilen fatura doğrultusunda, davacı şirketin (takip tarihi itibariyle) 52.027,59 TL. (asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları,
görürler."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; Sulh Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
Bununla birlikte 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi kapsamında ise Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş olup, bu doğrultuda; dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın (kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere), kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların; taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaların; taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaların ve 6100 Sayılı Kanun ile diğer Kanunların, Sulh hukuk Mahkemesi veya Sulh Hukuk Hâkimini görevlendirdiği davaların Sulh Hukuk Mahkemesi görevine girdiği belirtilmiştir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Açıklanan hususlar dikkate alındığında, Mahkememize açılan dava dosyası üzerinde yapılan incelemede; taraflar arasında yapılan sözleşmenin, ... İşletme Şartları Sözleşmesi" olarak adlandırıldığı; bununla birlikte, anılan sözleşme hükümleri incelendiğinde, her ne kadar davalı şirket "abone" olarak tanımlanmakta ise de, dava konusu sözleşmenin ayrıntıları incelendiğinde; davacı şirket ile ... arasında var olan (ve dava konusu olmayan) "hizmet alımı ilişkisinde" davacı şirkete verilen yetki uyarınca, davacı şirket tarafından "... Sunan Sistemlerin" farklı şirketlere kiralanması faaliyeti yürütüldüğü ve işbu kira sözleşmeleri uyarınca kiracı şirketler tarafından, davacı şirkete "aylık kira ödenmesi" taahhüdü altına girildiği anlaşılmaktadır.
Başka bir anlatımla; "... Hizmeti"; ... tarafından verilen yetki ile davacı şirket tarafından yürütülmekte olup; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşme "hizmet alımı sözleşmesi" niteliği taşımamakta, salt "taşınır kira sözleşmesinden" ibaret bulunmaktadır.
"Hizmet Alım Sözleşmesi" ise bir çalışmanın yaptırılması veya teknik destek alınması gibi hizmetlerin sunulmasını öngören ve "Sözleşme Makamı" ile bir "Hizmet Sunucusu" arasında imzalanan bir sözleşme olup; anılan sözleşme uyarınca yüklenici (hizmet sunucusu), bir "hizmeti" sunmayı taahhüt etmekte, bunun karşılığında Sözleşme Makamı ise, sunulan hizmet ile ilgili ödeme yapma taahhüdü altına girmektedir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan (dava konusu) sözleşme uyarınca davalı şirketin, "hizmet sunucusu sıfatını haiz olmadığı ve hizmet karşılığında herhangi bir ödeme almadığı"; bilakis kullandığı "... Sunan Sistemleri" ile ilgili olarak, davacı şirkete "aylık kira ödemesi gerçekleştirdiği" ve bu haliyle dava konusu sözleşmenin bir "hizmet alımı sözleşmesi" olmadığı; salt "taşınır kira sözleşmesi" niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda "Genel Hukuki Tasnif" başlığı altında, "Görev Müessesesi" ile ilgili olarak belirtilen mevzuat ve dava konusu sözleşme ile ilgili olarak yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu sözleşmenin bir "taşınır kira sözleşmesi" olduğu ve anılan kira uyuşmazlığı hususunda yargılama yapma görevinin 6100 Sayılı HMK.'nın 2/1 (a) maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla; Mahkememizin görevsizliğine ve Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü amacıyla dosyanın ... Dairesine GÖNDERİLMESİNE;
4) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ....Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 19/03/2024
Katip ... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!