WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

ANKARA 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/219
KARAR NO : 2024/99

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -....

DAVA : Ticari Şirket
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
KARAR Y.TARİHİ : 05/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket müdürü ... ile 01.09.2005 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, şirketin ticari faaliyetine kuyumcu işletmesi olarak devam ettiğini, şirket kuruluş sermayesi olarak ...'in 5.850 gr müvekkilinin 8.050 gr altın getirdiğini, toplamda şirketin 13.300 gr altınla kurulduğunu, bu sermayenin bir bölümünün (4.750 gr) hava parası olarak ödendiğini, davalı şirket ortağı ve müdürü ...'in 2007 yılından beri şirket yönetimini ele aldığını, müvekkilini kuyumcu dükkanına sokmadığını, bilgi, hesap ve kar payı vermediğini, şirket sermayesini azaltıcı işler yaptığını, bu kapsamda ortaklığın sürdürülmesinin TTK 549 ve 551 madde gereğince beklenemez bir hal aldığını, ortaklığın feshini talep ettiklerini, şirkete ait tüm malvarlıklarının, değerinin, kar payının, şirketin kuruluşundan beri aktif ve pasiflerindeki değişimin, incelenerek şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçelerinde, şirketin 2005 yılında iki ortaklı olarak kurulduğunu, şirket müdürlüğüne ana sözleşme ile ...'in getirildiğini, şirket kuruluş sermayesinin 20.000 TL olduğunu, sermayenin ortaklar arasında eşit şekilde pay edildiğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi bir sermayenin söz konusu olmadığını, tarafların ekonomik durumlarının buna elverişli olmadığını, ayrıca şirket kuruluşunda hava parası ödenmesinin söz konusu olmadığını, şirketin feshini gerektiren koşullar oluşmadığını, şirketin kuruluşundan beri faaliyetine devam ettiğini, şirketin ortaklarını acze düşürecek oranda zarar içinde olmadığını, davcının bu güne kadar şirket iş ve işlemleri ile ilgili her hangi bir itiraz dile getirmediğini, şirket yönetiminde yolsuzluk yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Tarafların üzerinde anlaştıkları bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin fesih ve tasfiyesi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Davalı şirketin sicil dosyasının incelenmesinde, ...' na ... sicil numarası ile 01/09/2005 tarihinde tescil edildiği, şirketin 2 ortaklı olduğu, şirket ortaklarından ... ilk on yıl şirket müdürü olarak tayin edildiği, ... şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
6. 03.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin kuruluşundan itibaren incelenen ticari defter kayıtlarına göre dava dilekçesinde belirtilen tutarda sermaye girişi ve hava parası adı altında ödeme yapıldığına ilişkin bir kayda rastlanmadığı, kar payı dağıtımı yapılmadığı, şirketin 2011 ve 2012 yıllarında zarar ettiği, şirketin defterlerin kapanış tasdiklerinin olmadığı, bu nedenle sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, dava dilekçesinde fesih sebebi olarak öne sürülen, şirket işleyişi, kar-zarar, alınan kararlar hakkında davacıya hiçbir bilgilendirme yapılmadığı iddiası ile ilgili olarak her hangi bir delil sunulmadığı, bu konuda davacı tarafından keşide edilmiş her hangi bir ihtarnameye rastlanmadığı, yine taraflar arasında husumet bulunduğu iddiası ile ilgili her hangi bir delil sunulmadığı, hal böyle olmakla birlikte davacı ve davalı arasında maddi bir ihtilafın olduğu, şirket muhasebe kayıtlarının açık ve objektif olmadığı, şirketin kar dağıtımı yapmadığı, 2011 ve 2012 yıllarında şirketin zarar etmesi, ortakların eşit hisseye sahip olması nedeniyle kaarr almalarının mümkün olmaması hususları göz önünde bulundurularak şirketin feshini gerektirecek haklı sebeplerin mevcut olduğu, bununla birlikte şirketin yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olacağı, böyle bir durumda fesih yerine, davacı ortağın şirketten çıkmasına karar verilebileceği belirtilmiştir.
7. 21.05.2014 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı şirketin 2012 yılı bilançosuna göre şirketin 31.12.2012 tarihi itibariyle öz varlığının 31.875 TL olup davacının ortaklık hissesi değerinin 15.937 TL olarak hesaplandığı, ancak davalının ortaklar cari hesabında ortaklara borçlar hesabındaki 7650 TL nin yarısı olan 3.825 TL kadar şirkete borçlu olduğu bu suretle davacının hisse değerinin 12.112 TL olduğu, 2014 tarihli bilançoda şirketin öz sermayesini koruyamadığı, öz sermayenin - 4.982 TL olduğu bu kapsamda şirketin hisse değerinin sıfır olduğu belirtilmiştir.
8. 23.10.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda; şirketin 2018 yılı bilançosunda borca batık olması nedeniyle, davacının ayrılma akçesinin 31.12.2012 tarihli bilanço verilerine göre hesaplanması gerektiği 2012 yılı bilançosu dikkate alındığında daha önceki ek raporda belirtildiği üzere davacının hisse değerinin 12.112 TL olduğu belirtilmiştir.
9. 08.01.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; şirketin faal olduğu ancak ortaklar arasındaki ihtilaf nedeniyle ticari faaliyetini perakende alım satım yapmak suretiyle gerçekleştirdiği, stok bulundurmadığından satış tutarlarının yıllar itibariyle azaldığı, 2011 ve sonrasında şirketin sürekli zarar ettiği, şirketin daha önceki yıllarda elde ettiği karların zarara mahsup edildiği, 2013 yılı ve sonrasında taraflar arasındaki ihtilaf nedeniyle zararı devam eden şirketin davalı ortak tarafından finanse edildiği, davalı ortağın şirkete aktardığı para tutarının 230.931 TL olduğu, ihtilafın başladığı dönemde 2012-2014 yılları arasında şirketin hiçbir alım-satım faaliyetinde bulunmadığı, 2019 yılının ilk üç ayında toplam mal alışının 11.560 TL olup keşif tarihi itibariyle mal stokunun bulunmadığı, bu durumun da şirket kayıtları ile örtüştüğü, 22.03.2019 tarihli şirket bilançosuna göre şirketin öz kaynaklarını tamamen yitirdiği 22.03.2019 keşif tarihi itibariyle şirket rayiç değerinin yapılan hesaplamada; şirketin kuyumcu ofisinde bulunan tüm envanterinin demo olduğu ve her hangi bir değerinin bulunmadığı, bu kapsamda stok değerinin sıfır olduğu, şirketin mevcut demirbaşlarının ise yaklaşık 16.000 TL değerinde olacağı, şirket ortağı ... tarafından şirketin finanse edildiği, bu ortak tarafından şirkete aktarılan para tutarının, şirketin tahakkuk etmemiş ve borç listesinde bulunmayan 5.600 TL kira, 740 TL aidatın da borca eklemesi durumunda şirketin aktif değerinin 12.126,99 TL olacağı ve davacı hisesine düşen tutarın 6.063,49 TL olacağı belirtilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
10. Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi olmadığı takdirde ortaklıktan çıkarılma istemine ilşkindir.
11. Mahkememizce 22.10.2014 tarihli karar ile; "2005 yılında kurulan şirketin kuruluşundan itibaren 6 yıl süre ile kar dağıtmamış olması, 2011 ve 2012 yıllarında zarar etmesi, aktiflerinde azalma olması, her iki ortağın şirkette eşit hissesinin bulunması, bu nedenle karar alınmasının mümkün olmaması, taraflar arasındaki ihtilafın niteliği" gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
12. Hükmün temyizi üzerine .... 17.11.2015 tarih, .... sayılı ilamı ile "Mahkemece mülga 6762 sayılı TTK 54904 maddesi gereği şirketin feshine karar verildiği, 6102 sayılı meri TTK 636/3 maddesinde haklı sebep halinde mahkeme fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesi ve şirketten çıkarılmasına veya uygun düşen bir çözüme hükmedebileceğinin düzenlendiği, 6102 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanabileceği gözetilerek hangi nedenle anılan madde hükümlerinin somut uyuşmazlıkta uygulanmayacağı hususunda yeterli açıklama yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile mahkememiz ilamı bozulmuştur.
13. Mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan tahkikat neticesinde Mahkememizin 01.07.2020 tarih, .... sayılı kararı ile "fesih talebi bakımından Mahkememizce 22.10.2014 tarihli karar ile davalı şirketin feshi için yasal koşulların oluştuğu saptanmış ve .... Dairesinin 17.11.2015 tarihli ilamında bu saptamaya dönük herhangi bir bozma ve eleştiri getirilmemiştir. Bozma ilamında; fesih dışında kabul edilebilir bir çözüm yolu benimsenebileceği bu hususun mahkemece tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Bozma doğrultusunda mahkememizce davalı şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin tespiti ile ödenmek suretiyle şirketten çıkarılmasının duruma uygun düşen kabul edilebilir bir çözüm olduğu değerlendirilmiş ve bu yolda alınan 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tutar üzerinden davacı hissesine düşen tutarın davacıya ödenmek suretiyle davacının ortaklıktan ayrılması" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, hükmün temyizi üzerine .... , sayılı bozma kararı ile belirtilen ilkeler doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile mahkememiz hükmü bozulmuştur.
14. Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada yeniden bilirkişi incelemesi yapılmak üzere 09.11.2023 tarihinde duruşmada hazır bulunan davacı vekiline "b-Her bir bilirkişi için ayrı ayrı 4.500,00.-TL olmak üzere toplam 13.500,00.-TL delil avansının davacı tarafça yatırılması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, 6100 sayılı HMK'nun 120. ve 324. maddeleri gereğince delil avansı yatırılmadığı takdirde bu delillerden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına" karar verilerek sonuçlarının hatırlatıldığı, ancak davacı tarafından kendisine verilen kesin süre içerisinde eksik delil avansının yatırılmadığı ve davacı vekilince 15.02.2024 tarihli celsede müvekkilinin ödeme gücünün bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
15. Yapılan incelemede davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmadığı, delil avansının yatırılmaması halinde yargılamaya devam edileceği ve o delille ispatlanacağı düşünülen vakıanın ispatlanamamış sayılacağı, böyle bir durumda hakimin, mevcut delil durumuna göre karar verileceği düzenlenmiş olup, yeniden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmeden mevcut delil durumuna göre yargılamaya devam edilmiştir.
16. Açıklanan gerekçelerle, ... bozma ilamında belirtilen yönde fesih talebi bakımından mahkememizce davalı şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin tespiti ile ödenmek suretiyle şirketten çıkarılmasının duruma uygun düşen kabul edilebilir bir çözüm olduğu değerlendirilmiş ve yeniden bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar oluşturulmuş, sözkonusu bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansı ise ispat yükü üzerinde olan davacı yanca yatırılmamıştır. Delil avansının yatırılmaması halinde sözkonusu delilden vazgeçmiş sayılacağı ve mevut delil durumuna göre karar verileceği davacı vekiline bildirildiği gibi davacı vekilince de müvekkilinin ekonomik gücünün delil avansını yatırmaya yeterli olmadığı beyan edilmiştir. Bu anlamda davacı yanca delil avansı yatırılmamış olduğu değerlendirilmiş olup mahkememizce bozma ilamı gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır.
17. Yüksek .... yerleşik içtihatları nazara alındığında karar tarihine en yakın tarihteki şirketin değerinin ve bu arada çıkarılmasına karar verilecek olan ortağın pay değerinin belirlenmesi gerekmekte olduğundan bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılamamış olup Mahkememizce daha önce yolda alınan 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan bilirkişi incelemesine göre belirlenin 6.063,49.-TL davacının pay değerinin davalı yan lehine olduğu değerlendirilerek belirlenmiş olan bu pay değerine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davacı ortağın davalı şirketten ayrılması suretiyle bu ortaklıktan çıkarılmasına,
3-6.063,49.-TL ortaklık payının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
Karar ve İlam Harcı
4-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 18,40 TL harcın düşümü ile arta kalan 409,20 TL harcın, Mahkememizce düzenlenen 14/04/2021 tarih, 2021/213 harç numaralı harç tahsil müzekkeresi ile 395,80 TL harcın tahsil edilmiş olması halinde 13,40 TL harcın davalı tarafdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 711,85 TL ve bilirkişi ücreti olarak 2.600,00.-TL olmak üzere toplam 3.311,85.-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplamı 39,70.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE,
Vekalet Ücreti
8-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/02/2024

Başkan ...
e-imza

Üye ...
e-imza

Üye ...
e-imza

Katip ...
e-imza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"