T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/188 Esas - 2024/114 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/188
KARAR NO : 2024/114
HÂKİM :.....
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 23/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aydınlatma ve bu amaçla üretilen yan ürünlerin satışını yapan bir şirket olduğu; davalının müvekkilinden çeşitli ürünlen satın ve teslim alan bir gerçek kişi tacir olduğu; e-arşiv faturalarıyla toplam 58.022,71 TL bedelinde ürün satın alınarak teslim aldığı; davalı tarafın, müvekkiline toplam 20.000,00 TL ödeme yaptığı; davalıya yapılan tüm bildirimlere rağmen eksik kalan kısmın ödenmemesi üzerine.... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı; davalı tarafın icra takibine itiraz ettiği ve davalı tarafından sunulan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında,.... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin şimdilik 1.000,00 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 27/03/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; bununla birlikte davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış olup; davalı vekili tarafından (yasal cevap süresinin hitamı akabinde) 24/04/2023 tarihinde sunulan beyan dilekçesi kapsamında özetle; uyuşmazlığın sona erdirilmesi için taraflarınca davacıya ulaşılmaya çalışılmasına rağmen, telefonların açılmadığı ve görüşme taleplerinin karşılanmadığı; arabuluculuk görüşmeleri esnasında maddi durumla örtüşmeyen ve sebepsiz zenginleşme yaratacak bir bedelin taraflarından talep edildiği; davacının düzenlediği faturaların sadece bir kısmının müvekkiline tebliğ edildiği; faturaların tebliğ edilip edilmediğinin teyide muhtaç olduğu; bazı faturaların müvekkilinin bilgisi olmaksızın haksız ve kötü niyetli olarak düzenlendiği, hatta bu sebeple davacının düzenlemiş olduğu faturalardan tamamının müvekkilinin ticari defterlerine işlenmediği beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde açılan davanın reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise aleyhe hususları reddetmekle birlikte, ödeme durumunun tespit edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
... Tarafından Gönderilen 22/03/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 24/03/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 24/03/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 24/03/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 24/03/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 27/03/2023 Havale Tarihli Cevabi Yazı.
Alacağın Miktarının Tespiti Hususunda Düzenlenen 23/05/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... Şirketi ("davacı şirket" olarak anılacaktır) ile davalı... ("davalı" olarak veya münferiden ismiyle anılacaktır) arasındaki "Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı şirket tarafından düzenlendiği belirtilen faturalar doğrultusunda davacı şirketin (takip tarihi itibariyle) 38.000,00 TL. alacağının (asıl alacak) mevcut bulunup bulunmadığı; icra takibi sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş; bunun yanı sıra davalı tarafından, yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu doğrultuda "yetki" veya "tahkim" ilk itirazı bulunmadığı anlaşıldığından, ilk itirazlar hususunda, Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememizde ikame olunan dava kapsamında; .... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde, davalı tarafından sunulmuş olan itirazın iptaline karar verilmesinin ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 27/03/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; bununla birlikte davalı tarafından yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Davalı vekili tarafından (yasal cevap süresinin hitamı akabinde) 24/04/2023 tarihinde verilen beyan dilekçesi kapsamında ise; uyuşmazlığın sona erdirilmesi için taraflarınca davacıya ulaşılmaya çalışılmasına rağmen aramalarına cevap alınamadığının; arabuluculuk görüşmeleri esnasında maddi durumla örtüşmeyen ve sebepsiz zenginleşme yaratacak bir bedelin taraflarından talep edildiğinin, davacının düzenlediği faturaların sadece bir kısmının müvekkiline tebliğ edildiğinin, faturaların tebliğ edilip edilmediğinin teyide muhtaç olduğunun; bazı faturaların müvekkilinin bilgisi olmaksızın haksız ve kötü niyetli olarak düzenlendiğinin, hatta bu sebeple davacının düzenlemiş olduğu faturalardan tamamının müvekkilinin ticari defterlerine işlenmediğinin belirtildiği ve bu doğrultuda davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 23/05/2023 tarihinde sunulmuş olup, söz konusu bilirkişi raporu kapsamında; tarafların "Beyan Alış" ve "Beyan Satış" (BA/BS) kayıtları kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafın 2021 yılı 12. ayında 2 adet KDV hariç 25.874,22 TL fatura ile 2022 yılı 2. ayında 3 adet KDV hariç 10.224,73 TL'lik fatura bildiriminde bulunduğunun; bu tutarların .... gelen BA/BS formları ile doğrulanmakta olduğunun; ancak davacı tarafın, 12/01/2022 tarihli ... nolu KDV hariç 2.435,92 TL ve 12/01/2022 tarihli ... nolu KDV hariç 1.119,97 TL fatura toplamlarının aynı ay içerisinde KDV hariç 3.555,89 TL olmasından kaynaklı olarak mevzuat gereği bildirimlerinin yapılmadığının; ayrıca 12/04/2022 tarihli ... nolu KDV hariç 4.758,47 TL ve 06/07/2022 tarihli ... nolu KDV hariç 4.758,47 TL tutarlı faturaların da aynı ay içerisinde yasal limit altında kalması nedeniyle taraflarca bildirimlerinin yapılmadığının; yasal mevzuat sınırları içerisinde bildirim yükümlülüğü olan fatura bildirimlerinin taraflarca yapılmış olduğunun ve birbirini teyit etmekte olduğunun; davalı tarafın ticari defterlerinin ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediğinin; bunun yanı sıra davacı tarafa ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmamış olduğunun; belgesiz fiktif kayıtların mevcut bulunmakta olduğunun; belgesi olan banka dekontlarının kayıtlara alınmamış olduğunun; davacı tarafından ticari defter kayıtları dikkate alındığında 2022 yıl sonu itibariyle davacı şirketin, davalı taraftan 9.898,84 TL alacaklı olduğunun; bununla birlikte fiktif kayıtların, dosyada mevcut yazışmaların ve sunulan banka dekontlarının değerlendirmeye alınması halinde, davacı tarafın 38.022,71 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı vekiline ve davalı vekiline 29/05/2023 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından 01/06/2023 tarihinde, davalı vekili tarafından ise 09/06/2023 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik beyan/itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Mahkememizce yapılan incelemede; anılan itiraz dilekçeleri kapsamında belirtilen hususların, davanın esasına müessir nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından (ve taraf vekillerince de sunulan yeni / ek bilirkişi raporu talebi bulunmadığından) Mahkememizce yeni/ek bilirkişi raporu düzenlenmesi cihetine gidilmemiş; mevcut bilirkişi raporunun davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
Neticeten;
Mahkememizce yapılan incelemede; davalının ticari defter ve kayıtlarının sunulmamış olduğu; davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının, usulüne uygun tutulmamış bulunduğu ve anılan kayıtların, dosya kapsamında sunulan belgeler ile örtüşür mahiyette bulunmadığı anlaşılmış olmakla birlikte; tespit olunan fiktif kayıtların, dosyada mevcut yazışmaların ve sunulan banka dekontlarının birlikte değerlendirilmesi halinde, davacı şirketin alacaklı olacağı tespit olunan miktar olan 38.022,71 TL ile dava konusu icra takibinde talep edilen miktarın örtüşür mahiyette olduğunun; bunun yanı sıra, kontrol edilen "Beyan Alış" ve "Beyan Satış" (BA/BS) kayıtlarında mevcut faturaların, icra takibinde sunulan talep ile örtüşür mahiyette bulunduğunun anlaşılması nedeniyle, dava konusu itirazın iptaline karar verilmesi lüzumu hasıl olmuştur.
Bununla birlikte, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu kapsamında da detayları belirtilmekte olduğu üzere; dava konusu alacak kalemleri hususunda taraflarca tutulan kayıtların ve sunulan belgelerin çelişkiler içerdiğinin anlaşılması ve bu doğrultuda, icra takibine yönelik davalı tarafından sunulan itirazda, kötü niyet veya kasıt bulunduğu kanaatine ulaşılmaması nedeniyle, davacı vekili tarafından sunulan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
.... Esas (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... Dairesine devredilerek,.... Esas numarasını almıştır) sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline;
38.000,00 TL. asıl alacak üzerinden; (asıl alacağa takip tarihinden itibaren) işletilecek yasal faizi ile takibin devamına;
2) Davacı tarafından sunulan icra inkar tazminatı talebi ile ilgili olarak; mahkememizce alınan bilirkişi raporu kapsamında detayları belirtilmekte olduğu üzere, dava konusu alacak hususunda taraflarca tutulan kayıtların ve sunulan belgelerin çelişkiler içerdiğinin anlaşılması ve bu doğrultuda, icra takibine davalı tarafından yapılan itiraz ile ilgili olarak kötü niyet/kasıt bulunduğu kanaatine mahkememizce ulaşılmadığından, icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE;
3) Karar ve İlam Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.595,78 TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 179,90 TL peşin harç ve 633,00 TL ıslah harcı toplamı olan 812,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.782,88 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılan 812,90 TL (179,90 TL peşin + 633,00 TL ıslah harcı), 179,90 TL başvuru harcı ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.018,40 TL.'nin; davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış olan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 102,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.602,50 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
5) Vekalet Ücreti
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 21/02/2024
Katip ... Hâkim ...
¸ ¸
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar Mahkememiz dosyasının, 21/02/2024 tarihli celsesinde verilen hüküm kısmının 1. maddesi kapsamında;
"Davanın KABULÜNE";
yazılmış ise de,
Hüküm kısmında, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiğinin belirtilmiş olduğu ve bu doğrultuda "Davanın KABULÜNE" ibaresinde maddi yazım hatası bulunduğu hususunun açık ve anlaşılır nitelikte olduğu ve bu doğrultuda HMK.'nın 304. maddesi anlamında, Mahkeme tarafından res'en düzeltilebilecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından; Mahkememizin 21/02/2024 tarihli celsesinde hüküm kısmının 1. maddesinin;
"Davanın Kısmen KABULÜNE";
şeklinde düzeltilmesine karar verildiği, şerh olunur. 23/02/2024
Katip .... Hakim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!