T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/157 Esas - 2024/84 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/157
KARAR NO : 2024/84
HÂKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : .....
VEKİLLERİ :Av. ...
Av. ...
DAVALI : ..., ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin laboratuvar hizmetleri veren bir şirket olduğu; davalının müvekkilinden laboratuvar hizmetleri aldığı; müvekkilinin hizmete ilişkin çeşitli tarihlerde faturalar düzenlediği; davalının tüm faturaları cari hesabına işlediği, fakat borcunu ödemediği; davalının müvekkiline 30.213,83 TL bakiye borcu bulunduğu; .... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı; davalının takipteki borcunu bilmesine rağmen alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak takibe itiraz ettiği; dava öncesinde arabuluculuk toplantısı yapıldığı ancak anlaşma sağlanamadığı beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada, ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın sadece asıl alacak yönünden iptaline; davalı şirket aleyhine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı şirkete 03/07/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı şirket tarafından, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
.... Tarafından Gönderilen 13/03/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 06/04/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 05/06/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
Alacağın Tespiti Hususunda Düzenlenen 04/09/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... Şirketi ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından davalı ...'ne ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından, yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davacı şirketin (takip tarihi itibariyle) 30.213,83 TL. (asıl alacak) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı (davacı şirket vekili tarafından, salt asıl alacak yönünden sunulan itirazın iptali talebinde bulunulmuştur); icra takibi sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... devredilerek,... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 03/07/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 04/09/2023 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacı şirketin 2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığının, 2022 yılı ticari defterlerinin ise E – Defter olduğunun ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığının; 2020-2021-2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde taraflar arasındaki ticari ilişkin mevcut olduğunun anlaşıldığının; bu doğrultuda taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 yılında başladığının, davalı şirketin 2022 yılına 3.637,89 TL tutarında borç bakiyesi ile devir geldiğinin; davacı şirketin 2022 yılında davalıya 5 adet toplam 126.575,94 TL tutarında fatura düzenlediğinin ve bu doğrultuda 130.213,83 TL tutarında cari borç/alacak bakiyesi oluştuğunun; davacı şirketin, davalıdan 04/06/2022 tarihinde 100.000,00 TL tutarında ödeme aldığının anlaşıldığının ve neticeten davacı şirketin, takip tarihi olan 20/01/2023 tarihi itibariyle 30.213,83 TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğunun tespit edildiğinin; davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmamış olması nedeniyle, bu hususta inceleme yapılamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı şirket vekiline 09/09/2023 tarihinde, davalı şirkete ise 11/09/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; gerek davacı vekili tarafından ve gerekse davalı şirket tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Neticeten;
Bilirkişi Raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak; davacı şirketin, dava konusu icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 30.213,83 TL (asıl alacak) alacağı bulunduğu kanaatine varılmış ve "asıl alacak yönünden sunulan itirazın iptaline" ilişkin davanın kabulüne dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
... Esas sayılı icra takibine (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) yapılan itirazın 30.213,83 TL.'lik (asıl alacak) kısmının iptaline;
30.213,83 TL. asıl alacak üzerinden, (asıl alacağa, takip tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile takibin devamına;
2) Hükmolunan alacağın %20’si olan 6.042,76 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
3) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.063,91 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 350,36 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.713,55 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılan 350,36 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 555,86 TL. harcın; davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılan 1.700,00 TL bilirkişi ücreti ile 468,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.168,75 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
b) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca ....bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
5) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin, davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı'nın yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 13/02/2024
Katip ... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!