WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

ANKARA 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/369 Esas - 2024/81 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/369
KARAR NO : 2024/81

HÂKİM : .....
KATİP : ....

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar)
DAVA TARİHİ : 07/06/2022
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 22/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde karar tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 28/10/2019 tarihinde müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu ... plaka sayılı otomobilin, seyir halinde iken sürücüsü ... tarafından sevk ve idaresindeki aracın kontrolünün kaybedilmesi sonucu yoldan çıkması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin yaralanarak engelli hale geldiği; söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kastı veya kusuru bulunmayan müvekkilinin omuriliğinde kırık meydana geldiği; kazaya karışan ... plakalı araca davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ZMMS poliçesinin kaza tarihinde geçerliliğini koruduğu; bu nedenle poliçe kapsamındaki koltuk ferdi kaza sigortası ödeneği bakımından başvuruda bulunulduğu, bununla birlikte, sigorta şirketi tarafından kendilerine herhangi bir cevap verilmediği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla, koltuk ferdi kaza sigortasından kaynaklanan tazminat ile ilgili olarak 100,00 TL maddi tazminatın (kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın 28/10/2019 tarihinde meydana geldiği ve davacının zarar ile zarar sorumlusunu öğrendiği gözetildiğinde ileri sürülecek tüm talepler açısından hak düşürücü süreler ve zamanaşımı sürelerinin dolduğu; zamanaşımına uğramış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği; uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak nitelendirilmesinin usul hukukuna aykırı olduğu ve belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından yin davanın reddine karar verilmesinin gerektiği; davacının dava dilekçesinde salt maddi tazminat talep ettiği, alacak kaleminin hangi tazminat türüne ait olduğunun ayrı ayrı belirtilmediği ve talep sonucunun açık olmadığı; müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğu; kusur durumunun .... tarafından tespitini talep ettikleri; davacının emniyet kemerinin takılı olmaması karşısında, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmolunması halinde müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği; davacının kazadan sonra çalışıp çalışmadığı, ...'dan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği; başvurucunun avans faizi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği beyan edilmiş olup; müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davanın zamanaşımına uğramış olması sebebiyle reddini, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
... Tarafından Gönderilen21/06/2022 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 06/07/2022 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 25/08/2022 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 07/09/2022 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 12/10/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 12/10/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 13/10/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 18/10/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
Tarafların Kazadaki Kusur Oranlarının Tespiti Hususunda Düzenlenen 21/11/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu.
... Tarafından Gönderilen 28/11/2023 Tarihli Adli Tıp Ön Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, davalı .... Şirketi'ne ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Maddi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın; 28/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, dava dışı sürücü ...'ın anılan kazada kusuru bulunup bulunmadığı ve bulunmakta ise oranı; dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıda cismani zarar meydana gelip gelmediği; anılan hususun mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalı sigorta şirketinin işbu maddi tazminat tutarından sorumluluğu bulunup bulunmadığı; davalı sigorta şirketinin maddi tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunun tespiti halinde ise temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmiş ise temerrüt tarihi ile uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; Asliye Hukuk Mahkemeleri, Sulh Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
Detayları belirtilen "Hukuk Mahkemelerinde Görev" müessesesinin incelenmesinde, ayrıca 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1. maddesinin (l) bendinde tanımlamasını bulan "Tüketici İşlemi" kavramının tetkiki de büyük bir önem arz etmektedir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. Maddesinin, "Tüketici İşlemi" tanımını düzenleyen (l) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,"
Anılan madde hükmünde de açıkça belirtilmekte olduğu üzere tüketiciler ile ticari veya mesleki amaçlarla (veya onların nam ve hesabına) hareket edenler arasında kurulan sigorta sözleşmeleri, "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiştir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; sigortalıların, sigorta şirketlerine yönelik ikame edecekleri davalarda, görevli mahkemenin belirlenmesi hususunda; sigortacı ve sigortalı arasında "davacı sigortalı" ile "davalı sigorta şirketi" arasındaki hukuki ilişkinin tetkiki önem arz edecektir.
Dava konusu uyuşmazlık kapsamında; her ne kadar davacının araçta "yolcu" olarak bulunmakta olduğu belirtilmekte ise de; dava konusu ... plakalı aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğu ve dava konusu sigorta poliçesinin, davacı ve sigorta şirketi arasında imzalanmış olduğu hususları dikkate alındığında; davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca bir "tüketici işlemi" niteliğinde olduğu ve bu doğrultuda "mutlak ticari dava" olarak nitelendirilmesi imkanının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte; huzurdaki davada "görev müessesesinin" tetkikinde, yukarıda detaylı incelenen 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi uyarınca davanın, "nispi ticari dava" olup olmadığının tespiti lüzumu bulunduğundan; Mahkememizce, davacı sigortalının tacir sıfatının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması amacıyla .... müzekkere yazılmış; ... tarafından Mahkememize sunulan 13/10/2023 tarih ve 1150 sayılı cevabi yazı kapsamında, davacının "ticaret sicil müdürlüğünde kaydı bulunmadığının" ve ... tarafından Mahkememize sunulan 12/10/2023 tarih ve 20790 sayılı cevabi yazı kapsamında ise davacının "mükellefiyet kaydının da bulunmadığının" bildirildiği görülmekle, davacının "tacir sıfatının" bulunmadığı tespit edilmiş olup; huzurdaki davanın, "nispi ticari dava" olarak da nitelendirilme imkanının bulunmadığı da anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yukarıda detayları belirtilen 3/1. maddesi uyarınca; dava konusu "tüketici işlemi" mahiyetindeki sigorta poliçesinden doğan uyuşmazlık ile ilgili görevli bulunan Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşıldığından; Mahkememizin görevsizliğine ve Tüketici Mahkemesinin görevli bulunduğuna dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan ... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;

5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 13/02/2024

Katip ... Hâkim ...
¸ ¸

Gerekçeli Karar