T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/156 Esas - 2024/67
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/156 Esas
KARAR NO : 2024/67
HAKİM : ...
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/03/2022
KARAR TARİHİ : 31/01/2024
KARAR Y.TARİHİ : 25/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 06/05/2021 tarihinde ... ihalesine katıldığını ve 07/07/2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı tarafça edimin yerine getirilmesine rağmen davalının gecikme cezası adında 18/10/2021 tarihli 27.594,00 TL bedelli ve 26/11/2021 tarihli 69.998,75 TL bedelli faturalar ile gecikme cezası tutarı açıklaması ile hak edişinden kesinti yaptığını, yapılan ceza kesintisinin taraflar arasında düzenlenen sözleşme, mücbir sebep nedeniyle süre uzatımına ilişkin görüşmelere aykırı olduğu gibi sözleşmede yer alan gecikme cezası uygulanmadan önce yazılı ihtar yapılması gerektiği düzenlemesine aykırı olduğundan kesintinin tahsili için davalı aleyhine .... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, davalının icra takibin itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının tekliflerinin geçerlilik süresinin 120 gün olduğunu bildiğini, yasal süreler içinde sözleşmeyi imzalamaya davet edildiğini ancak davacının son gün davete katıldığını, davacının bu aşamaya kadar ürünlerin son teslim tarihini bildiğini, bu nedenle 20/08/2021 tarihinde gecikme cezası uygulanmak kaydıyla süre verildiğini, davacı firmanın 09/08/2021 ve 10/09/2021 tarihli dilekçeleriyle başvurarak ceza uygulanmamasını talep ettiğini, bu nedenle uygulanan cezanın hukuka uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında yapılan satım sözleşmesi uyarınca davalı tarafından uygulanan ceza kesintisinin haksız olduğu iddiasına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takibin davacı tarafından davalı aleyhine 26/11/2021 tarihinde cari hesap dayanak yapılarak 97.592,57 TL alacağın tahsili istemiyle başlatıldığı, davalı tarafından borcun tamamına itiraz edilerek takibin durduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 07.07.2021 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; davacı tarafından köpük kesici kimyasal madde temini ve davalıya tesliminin üstlenildiği, sözleşmenin birim fiyat esaslı olduğu, İdari Şartname'nin 21. Maddesine göre tekliflerin süresinin 120 gün olacağının belirtildiği, teklif tarihinin İdarenin 28/06/2021 tarihli yazısında belirtildiği üzere 06/05/2021 olduğu, sözleşmesinin ise 07/07/2021 tarihinde imzalandığı, sözleşmeye istinaden yapılan yazışmalarda ise davacı tarafından 13/07/2021 tarihinde teslim tarihinin 30/08/2021 tarihine kadar revize edilmesinin talep edildiği, davalı tarafından 26/07/2021 tarihinde sözleşmenin gecikme cezasına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla teslim süresinin 20/08/2021 tarihine kadar uzatıldığı, akabinde davacı tarafça tekrar 20/08/2021 tarihine kadar gecikme cezası uygulanmaksızın ilave süre verilmesinin talep edildiği, davalının ise teslimatların en son 06/09/2021 tarihinde tamamlandığı, sözleşmenin gecikme cezasına ilişkin hükümlerinin sabit olduğunun ve gereğinin yapılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
Yine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21.1.1 maddesinin incelenmesinde mücbir sebeplerin; Genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı, hukuken kabul edilen diğer haller olarak düzenlendiği, 21.1.2 maddesi ile de yükleniciye süre uzatımı verilebilmesi için mücbir sebep olarak kabul edilecek durumun, yüklenici kusurundan kaynaklanmamış olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen 20 gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması, yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi zorunlu olduğunun düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce nitelikli hesaplamalar uzmanı ve kimya mühendisi bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda özetle; sözleşme taslağında teslim tarihi 01/07/2021 – 31/07/2021 olarak belirlendiği halde,
sözleşmenin 07/07/2021 tarihinde imzalanmış olduğu, 4734 sayılı Kamu İhale
Kanunun 42. Maddesi uyarınca verilmesi lazım gelen 10 günlük süre de nazara
alınarak, davalı yanca 20/08/2021 tarihine kadar ilave süre verilmiş olduğu, davacı yanın “Covid-19 nedeniyle üretici firmaların mücbir sebep ilan etmeleri
nedeniyle tedarikin geciktiği” iddiasının, bahse konu firmaların “tekel” niteliğinde olmadığı, başka ülkelerden de tedarik yollarının denenebileceği nazara alınarak,
yerinde görülmediği,
bu nedenle, davacının gecikme cezasının iadesi talebinin yerinde olmadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamına sunulan kanıtlar değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı tarafından davacının sözleşme gereği ürünleri geç teslim etmesi nedeniyle gecikme cezası nedeniyle bedelden kesinti yapıldığı, davacının ürünlerin geç teslimine ilişkin olarak mücbir sebep iddiasına dayandığı, öncelikle davacının dava dilekçesinde belirttiği geç teslim nedenlerinin mücbir sebep olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, Covid-19 sebebiyle ...'de 12 Mart 2020 tarihinden itibaren ilk kısıtlama kararları devreye girerek 1 Nisan tarihine gelindiğinde yurtdışı uçuşları yasakları, eğitim öğretime ara verme, tüm spor müsabakaları ve liglerin ertelendiği, karantinaların başladığı ve sokağa çıkma yasaklarının geldiği, Covid-19 bulaşıcı hastalığının pandemik hastalıklar kategorisinde kıtalara ve dünyaya hızla yayılan virüsün mücbir sebeplerden sayılması gerektiğinin anlatılan nedenlerle kaçınılmaz olduğu anlaşılmış ve davalı tarafından gecikme cezası tahsil edilmesi hususunda mücbir sebebe dayalı hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 21.1.1 maddesinde genel salgın hastalıkların mücbir sebep olarak sayıldığı, tarafların tacir olduğu basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve iradeleri ile imzalanan sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayacağı dikkate alındığında mücbir sebebe dayalı olarak davalı idarece teslim tarihinin revize edilmesi gerekirken, davacıdan gecikme cezası tahsil etmesinin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
Buna yönelik davacının 13.07.2021 tarihli yazısında; ihale sürecinde geçen 42 günlük süreçte pandemi koşulları nedeniyle üretici firmaların "..." ilan ettiği teslim tarihinin 30.08.2021 tarihine kadar revize edilmesi talebi, davalı tarafından gecikme cezası hükümleri saklı kalmak kaydıyla 20.08.2021 tarihine kadar kabul edildiği ve yine davacının 09.08.2021 tarihli yazısı ile teslimin aynı nedenlerle uzatılması isteminde bulunduğu ve davacı tarafından yazılan 10.09.2021 tarihli yazısıyla üretici firmaların üretim yapamadıklarına dair yazılar ekleyerek son olarak teslimin 06.09.2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 28.1. maddesinde "yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmediği işi süresinde bitirmediği takdirde idare tarafından en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin binde 1 oranında gecikme cezası uygulanır" düzenlemesi yer almaktadır.
Toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde pandemi sürecinin mücbir sebep kabul edileceği ve davalı tarafından da buna dayalı olarak davacının ek süre isteminin kabul edildiği, her ne kadar yapılan yazışmalarda gecikme cezası talebi hakkı saklı tutulmuş ise de sözleşmenin açık hükmünde gecikme cezası uygulanmasının en az 10 gün süreli yazılı ihtar koşuluna bağlandığı, yerleşik yargı kararları uyarınca böyle bir maddenin taraflaca kabul edilmiş olması halinde yazılı ihtar koşuluna uyulmasının zorunlu olduğu, diğer yandan davalı tarafından mal teslim alınırken hiçbir itiraz kaydı yer almadan teslimin kabul edildiğinin de anlaşılması karşısında, sözleşme bedelinden hangi süre için hesaplama yapıldığı da uzatılan süreye uyulmaksızın gecikme cezasına dayalı kesinti yapılması nedeniyle yapılan kesintinin haksız olduğu kabul edilmiştir. Hukuki değerlendirme olması nedeniyle bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davanın kabulüne,
2-.... sayılı icra dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin 97.592,75 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına,
3-Hükmolunan alacağın %20'si oranında belirlenen 19.518,55 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.666,56 TL harçtan peşin alınan 1.178,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.487,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı olmak üzere toplam 1.270,89 TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6- Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 254,50-TL, bilirkişi ücreti olarak 3.000,00-TL yapılan toplam 3.254,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
9-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK. m 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/01/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!