T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2020/588 Esas - 2024/313 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/588
KARAR NO : 2024/313
HÂKİM :...
KATİP : ...
DAVACI :...
...
VEKİLİ : Av. ...
...
DAVALI : ...
...
VEKİLİ : Av. ....
...
DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiil - Hizmet Kusurundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2020
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Haksız Fiilden - Hizmet Kusurundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin diyaliz merkezi olarak hizmet vermek üzere ... adresindeki taşınmazı kiraladığı; 09/06/2019 tarihinde yağan yağmurun neticesinde şehir kanalizasyon sistemiyle tahliye edilemediği; diyaliz merkezinin bulunduğu ... ile arka cephesinde bulunan tren yoluna paralel 2000 sokakta yaklaşık 2 metre su biriktiği; biriken suların diyaliz merkezinin bodrum katına girerek 1 metrelik su birikintisi oluştuğu; biriken suyun pis ve çamurlu olduğu ve diyaliz merkezine ait ekipmanlara zarar verdiği; zarar gören taşınmazın müvekkilinin halihazırda işletmeye devam ettiği yer olduğundan, taşınmazın sağlık koşulları açısından elverişsiz hale geldiği; yaşanan su baskınına ilişkin.... sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı; tespit dosyası ile su sızıntısı ve su basması sonucu oluşan makine ile ilgili zararların giderilmesi için gereken toplam maliyetin 26.265,00 TL, inşaat ile ilgili zararların giderilmesi için gereken toplam maliyetin 12.920,00 TL olduğu sonucuna varıldığı; açıklanan nedenlerle davalının kusurlu olduğu beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada, 39.185,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aletlerin onarım gideri olan ve faturaları sunulan 85.000,00 TL ve 8.694,08 TL zararların ticari faizi ile davalıdan tahsiline, müvekkilinin ticari faaliyetinin durmasından ve gecikmesinden kaynaklanan zarar miktarının tespiti ile şimdilik 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, .... D.İş sayılı dosyası tespit raporunda zarar tespiti yapılmayan zarara kalemlerine ilişkin zarar miktarının tespiti ile şimdilik 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından yapılan incelemeler sonucu .... adresinde meydana gelen arızanın oluşu ile ilgili herhangi bir kusurlarının bulunmadığı; açılan davada usule ilişkin zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki ve derdestlik ve husumet yokluğu ile davanın reddinin gerektiği; ... ilçesinde 09/06/2019 tarihinde aşırı yağış nedeni ile sel baskınlarına idare tarafından anında müdahale edildiği; alt yapının yeterli ve işler vaziyette olduğu; müvekkilinin görev ve sorumluluklarını yerine getirdiği; yağan yağmurun afet derecesinde yağdığı; mücbir sebep neticesinde meydana geldiği iddia olunan hasarın oluşumunda idarenin hiçbir kusurunun ve kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı; kazaya sebebiyet veren yağış miktarının .... ile yazışma yapılarak öğrenilmesi gerektiği; yağışın afet boyutunda olduğu ve bu durumda idareye kusur yüklenemeyeceği beyan edilmiş olup; usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın öncelikle usulden reddine; davanın usulden reddinin Mahkeme tarafından uygun görülmemesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Büro Numaralı, .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
.... 02/04/2024 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
.... 'nın 31/03/2021 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
.... 06/04/2021 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
.... 02/07/2021 Tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazısı.
... 29/09/2021 Tarih ve .... sayılı Cevabi Yazısı.
... 21/12/2021 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
23/03/2022 Tarihli Hasara İlişkin Düzenlenen Bilirkişi Raporu Kök ve Ek Raporları.
01/12/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu.
Sel Baskınına İlişikin Görüntüleri İçerir CD Kayıtları.
... 20/12/2022 Tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazısı.
13/03/2023 Tarihli Bilirkişi Heyeti Kök Raporu.
... 27/09/2023 Havale Tarihli ... Sayılı Cevabi Yazısı.
... 06/12/2023 Havale Tarihli ... Sayılı Cevabi Yazısı.
27/03/2024 Tarihli Bilirkişi Kök Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı .... ("davalı idare" veya "davalı ..." olarak anılacaktır) yönelik açılan "Haksız Fiilden - Hizmet Kusurundan Kaynaklı Tazminat Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın; 09/06/2019 tarihinde .... ilinde yaşanan yağış neticesinde, davacı şirketin işyerinde meydana gelen su basması ile ilgili olarak davalı idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı; kusurunun bulunduğunun tespiti halinde, davacı şirketin işyerinde meydana gelen zarar miktarının tespiti ile uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) İdarî dava türleri şunlardır:
a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar,
(2) İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, gerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında; İdari Yargı ile Adli Yargı (Asliye Ticaret Mahkemeleri) arasındaki görev sınırları detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir. Belirtilen işbu genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
Tüm bu açıklamaların yanı sıra, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 (b) maddesi kapsamında da; idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından ikame edilecek tam yargı davalarının, İdari Yargı Makamlarının görevinde bulunduğu da açıkça belirtilmiştir.
Bu noktada (somut uyuşmazlığın çözümünde); Uyuşmazlık Mahkemesinin ve ... Hukuk Genel Kurulunun kararlarının da münferiden irdelenmesi önem arz etmektedir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/02/2024 tarihli, .... sayılı ilamı kapsamında da; Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunduğu yönünde karar tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarını destekler mahiyette verilen ... Hukuk Genel Kurulunun 16/10/2018 tarih ve .... sayılı kararında ise .... tarafından yapılan yol ve kaldırım çalışmaları sırasında davacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zarar verildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında 2004 sayılı Kanun'un 42. ve geçici 13. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığı ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiği belirtilmiştir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, 09/06/2019 tarihinde Ankara ilinde yaşanan yağış neticesinde, davacı şirketin işyerinde meydana gelen su basması ile ilgili olarak davalı idarenin (kanalizasyon sistemlerindeki) hizmet kusuruna dayalı olarak ikame edilen tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca; kamu hizmeti yürüten davalı idarenin, bu hizmeti yürüttüğü esnada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan işbu dava kapsamında; kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin ve bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti gerekmekte olup; söz konusu tespitin ancak idare hukuku ilkelerine göre gerçekleştirilmesi mümkün bulunduğundan ve bunun yanı sıra Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının, tüm yargı organları bakımından bağlayıcı niteliği de dikkate alınarak; Mahkememizin yargı yolu bakımından görevsizliğine ve bu doğrultuda davanın HMK'nın 114/1 (b) ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, İdare Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
3) Davacının, İdari Yargı Makamı nezdinde dava ikamesi hususunda MUHTARİYETİNE,
4) Karar ve İlâm Harcı :
Alınması gerekli 427,60 TL harç ile ilgili olarak; peşin alınan 2.272,66 TL harcın dikkate alınması suretiyle fazla tahsil olunduğu anlaşılan 1.845,06 TL harcın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, yatırana İADESİNE;
5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA;
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6) Vekâlet Ücreti :
Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 133.079,08 TL üzerinden) takdir edilen 21.292,65 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 09/05/2024
Katip ... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!