WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

ANKARA 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2019/577 Esas - 2024/17 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2019/577
KARAR NO : 2024/17

HÂKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ..., T.C. Kimlik No: ...
...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ...
...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Menfi Tespit, İstirdat ve Alacak Davası
DAVA TARİHİ : 24/10/2019
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 06/02/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit, İstirdat ve Alacak davasının yapılan açık yargılaması neticesinde,
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu ... isimli adi şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle sürekli mal alışverişi olduğu; müvekkilinin davalıya, bu ticari ilişki kapsamında belli dönemlerde kıymetli evrak verdiği ve bütün borçlarını ödediği; ancak davalı tarafın bir takım kıymetli evrakı geri vermeyerek kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı ve müvekkilini zarara uğrattığı; davalı tarafından icra takibine konu edilen senetlere ilişkin, müvekkiline kestiği ve alacaklı olduğunu gösterir herhangi bir fatura bilgisi bulunmadığı; senetlerin kaydının tamamının "..." şeklinde düzenlendiği ve şirketin mutlak surette defterlerine kayıtlı olan ve olması gereken senetler olduğu; davalı tarafından daha önce de müvekkilinin imzasının da taklit edilmesi suretiyle icraya konulan bir takım senetler bulunduğu; davalı tarafın kötü niyetli şekilde işlemlerini sıkça yenilediği; alacaklara ilişkin müvekkilinin yaptığı ödeme ve kesilen faturalar hesaplandığında 62.000,00 TL'yi aşar şekilde ödeme (senet ve banka ödemesi) yapıldığı ve davalı tarafından fatura kesildiği; ancak davalının kestiği açık fatura bedelinin bu bedelden oldukça düşük bir bedel olduğu; bu yönleri ile müvekkilinin alacaklarının tüm yönleri ile hesaplanmasını ve davalıdan tahsilini talep ettikleri; istirdat taleplerine ilişkin davalı tarafından, icra takibinin kesinleşmesi üzerine müvekkilinin çalıştığı işyerine maaş haczi müzekkeresi gönderildiği; müvekkilinin maaşının önemli bir bölümünün haciz kesintisine uğrayarak davalıya gönderildiği; istirdat taleplerinin kabulü ile davalıdan kendisine ödenen maaş haczi kesintilerinin tahsili ile müvekkiline ödenmesinin talep edildiği; davalının kötü niyetli işlemlerinin açık olduğu ve icra takibinin teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile durdurulmasının talep edildiğinin beyan edildiği; müvekkilinin .... Esas sayılı dosyasında asıl alacak, faiz, tüm fer'ileri ile icra takip ve harçları yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının müvekkiline borcu olduğundan şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca müvekkilinin yaptığı/yapacağı ödemeler yönünden istirdat taleplerinin kabulü ile işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline, icra dosyasına yapılacak işlemler için ihtiyati tedbir konularak durdurulmasına, davalının kötü niyetli işlemleri kapsamında %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı/borçludan 18.640,47 TL tutarındaki alacağına ilişkin olarak 06/10/2016 tarihinde .... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı; kesinleşen takip sonrasında borçlunun Temmuz 2019 maaş ödemesinden itibaren maaşından kesinti yapılarak icra dosyasına gönderildiği; karşı tarafın böyle bir borcun olmadığı ve ödenen tutarın iadesi gerektiği iddiasıyla menfi tespit ve istirdat davası açtığı; müvekkilinin alacaklı değil borçlu olduğu iddiasıyla alacak talebinde bulunulduğu; müvekkili hakkındaki tüm bu iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğu; menfi tespit yönündeki talebin tamamen yersiz olduğu; senetlerin, tarafların ticari ilişki nedeniyle sürekli birbirlerinden mal alışveriş yaptıkları için davacı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiği; mükerrer şekilde icraya konulduğuna ilişkin iddianın haksız olduğu ve bu durumu kanıtlar nitelikte hiçbir husus bulunmadığı; müvekkiline isnat edilen imza taklidi yapıldığına ilişkin iddiaların ispattan yoksun ve suçlayıcı olduğu; bu iddialara kanıt olarak dava dışı ve başka bir icra takibinin konusunu oluşturan senedin gösterildiği; dava konusu senetlerin hangisinin veya hangilerinin imza taklidi sonucu icraya konulduğunun belirtilmediği; takibin durdurulmasını gerektirecek bir mağduriyetten söz etmenin mümkün olmadığı beyan edilmekle; menfi tespit, istirdat ve alacak taleplerinin reddine, açılan işbu davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
... Esas sayılı Dosyası.
... Esas sayılı Dosya Sureti.
... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
... Tarafından Gönderilen 19/12/2019 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 31/05/2021 Tarihli Cevabi Yazıları.
... A.Ş. Tarafından Gönderilen 10/06/2021 Tarihli Cevabi Yazı.
... A.Ş. Tarafından Gönderilen 15/06/2021 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Şubesi Tarafından Gönderilen 08/06/2021 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Noterliği Tarafından Gönderilen 10/06/2021 Tarihli Cevabi Yazı.
... A.Ş. Tarafından Gönderilen 18/01/2022 Tarihli Cevabi Yazı.
... A.Ş. Tarafından Gönderilen 19/02/2022 Tarihli Cevabi Yazı.
... T.A.Ş. Tarafından Gönderilen 18/11/2022 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 06/12/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 06/12/2023 Havale Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 12/12/2023 Havale Tarihli Cevabi Yazı.
Alacağın Tespiti Hususunda Düzenlenen 24/02/2021 Tarihli Kök Bilirkişi Raporu, 17/05/2023 Tarihli Ek Bilirkişi Raporu.
Menfi Tespit (İmza İncelemesi) Hususunda Düzenlenen 17/12/2021 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) ile davalı ... ("davalı şirket" olarak anılacaktır) arasındaki sürekli ticari ilişki kapsamında davalıya verilen ve icra takibine konu kıymetli evraka ilişkin "Menfi Tespit, İstirdat ve Alacak Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Açıklanan hususlar dikkate alınarak, Mahkememiz nezdinde açılan dava kapsamında yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, 6102 Sayılı TTK.'nın 4/1. maddesi kapsamında sınırlı sayıda belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla; davacı gerçek kişi olan ...'in "tacir sıfatının" bulunup bulunmadığı hususunda ilgili ... müzekkere yazılmış ve ... tarafından sunulan 22/12/2023 tarih ve 608011 sayılı cevabi yazı kapsamında, davacı ...'in ikinci sınıf tacir olduğunun ve işletme hesabına göre defter tuttuğunun (6102 Sayılı TTK anlamında "tacir sıfatının" bulunmadığının) belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda; Mahkememiz nezdinde açılan davada ihtilaf konusunun, TTK. 4/1. maddesinde (sınırlı sayıda) belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı; bunun yanı sıra, ... tarafından sunulan cevabi yazı uyarınca, davacı gerçek kişinin TTK.'nın 4/1. maddesi anlamında "tacir sıfatının" bulunmadığı ve bu doğrultuda söz konusu davanın nispi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı hususları birlikte değerlendirilerek; Mahkememizin görevsizliğine ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan .... Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 16/01/2024

Katip ... Hâkim ...
¸ ¸

Gerekçeli Karar